Her ne kadar dünyayı felaketin eşiğine getiren, Dünyanın dört bir tarafında kan dökülmesine sebep olan, hayvanlara eziyet eden, doğayı katleden insanlar olsa da, yine de onlardan yana ümidimizi kaybetmememiz gerektiğini gösteren anlar ve olaylar da yaşanmıyor değil.
Günümüz iş dünyasını rekabetçi, teknoloji güdümlü, haliyle hızlı ve küresel bir alan. Bu dinamik hal kültürel, teknolojik ve fiziksel unsurların iş dünyasını doğrudan etkilemesinin sonucu aslında. Kullandığımız cihazların ve onlarla yaptığımız işlerin değişmesi Kendi Cihazını Getir gibi trendlerin başlamasına kadar vardı.İş yerlerinin ve demirbaşların dönüşmeye başlamasının bir başka sebebi de yeni nesil çalışanların daha özgür çalışma şekilleriyle daha verimli çalıştığına duyulan inanç. Bilgi toplumunun ve ağların (network) etki alanı genişledikçe eski iş yapış şekilleri kadar eski ofis tasarımları da yeni bir biçim almaya başladı. Daha sosyal çalışma alanları daha yaratıcı sonuçlar yaratmaya başladı. Ancak bu dönüşüm uzun bir zaman aldı. Bahsettiğimiz dönüşümün gerçekleşmesi için hem iş yapış şekillerinin hem de mimariye bakışın değişmesi gerekti. İş yerleri tasarımını açıklık ile özel alan ve etkileşim ile bağımsız olan arasındaki sürtüşme belirledi. Bu sürtüşme günümüz kampüs ofislerine gelinmesiyle sonuçlandı, şimdilik...Peki, birçoklarının hayalini süsleyen Google ofislerine kadar beyaz yakalı nasıl ofisler gördü?
2012'deki araştırmalar erkeklerin neden kadınların göğüslerini çekici bulduğunun sebeplerini göstermek istedi. Buldukları cevap ise Evrim'le doğrudan alakalıydı. Erkekler kadınları meme uçlarından uyarınca, kadınlar fiziksel olarak partnerlerine daha çekilmiş ve bağımlı hissediyor.
Country müziğin prensesi Taylor Swift ne kadar erkek arkadaşlarıyla gündemde olması onun gerçek başarısını örtemiyor . 14 yaşında ailesini de ikna ederek Nashville'a taşındı . Sonra ise country müzik ile başarıyı yakaladı . Taylor bu başarısını güzel sesine borçlu . Asla playback yapmıyor . Kanıtı olan 10 canlı performans.
Güneş'te meydana gelen patlamaların yarattığı şiddetli bir fırtına Dünya'ya doğru ilerliyor. Bu kez Dünya'ya çok yakından geçmesi öngörülen patlamanın, Dünya'daki uydu haberleşme sistemlerini, radyo dalgalarını ve manyetik alanları etkilemesi bekleniyor. Yüksek enerji ve manyetik alan taşıyan plazmanın, önümüzdeki birkaç gün içinde atmosferdeki manyetik alanı bozabileceği bildiriliyor.Kolorado' daki Uzay ve Hava Tahmin Merkezin(NOAA)'deki yetkililer kuvvetli Güneş patlamasının etkilerine karşı uyarı yaptı. Uyarıda Güneş'in tam ortasında meydana gelen bu patlamanın 'potansiyel olarak' Dünya'da güçlü etkiler yapmasını bekledikleri belirtildi.Amerika'da 10 Eylül 18:15'te (6:15 p.m.ET) gözlemlenen patlamanın, önümüzdeki iki gün içerisinde Dünya'daki GPS uydu, haberleşme ve radyo sistemlerini etkilemesi bekleniyor.Uzay ve Hava Tahmin Merkezi yetkilisi Tom Berger konuyla ilgili, 'Bu patlamanın uydularda ve radyo istasyonlarında büyük etkiler yaratmasını beklemiyoruz. Bu seferki patlama korkutucu olan değil' dedi. Berger, Dünya'nın kuzeyinde yaşayan insanların, bu patlamanın etkilerini Kuzey Işıklarının benzeri olarak görebileceklerini de söyledi.Saatte 2.5 milyon mil hızla Dünya'ya ilerleyen patlamanın, Cuma günü erken saatlerde etkisini göstermesi bekleniyor.Ağustos ayından bu yana, son dönemde Güneş'te çok sık ve orta büyüklükte patlamalar yaşanıyor. En son 24 ve 26 Ağustos'ta yaşanan bu ve benzeri patlamaların doğrudan insanlara zarar vermeyeceği ve fırtınanın zararlı etkilerin atmosferin içine girdiklerinde yok olduğu biliniyor.DHA
Türksat, 4A uydusuna geçişin 17 Eylül'ü 18 Eylül'e bağlayan geceyarısı yapılacağını duyurdu. Daha önce yapılması planan geçiş, Ramazan ayı nedeniyle ertelenmişti.Ramazan ayında yapılması planlanan yeni Türksat 4A uydusu geçisi ertelenmişti. Yeni uydu ile beraber evinde uydu alıcı ile televizyon izleyenlerin ayarlarını güncellemeleri gerekiyor. Türksat'tan yapılan açıklamaya göre televizyon ve radyoların frekans geçişleri 17 Eylül 2014 tarihini 18 Eylül 2014 tarihine bağlayan geceyarısı yapılacak.Türksat 2A haberleşme uydusunun ömrü 2016 yılının başında tamamlanacağından, söz konusu uydu üzerindeki yayınlar Türksat 4A haberleşme uydusuna aktarılacak, yeni TV kanallarıyla birlikte Türksat uyduları üzerindeki TV kanal sayısı 500’ün üzerine çıkacak.Uydu alıcılarının ayarlanmasıTürksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) ile uyumlu uydu alıcıları yeni frekansları otomatik olarak güncelleyecek. TKGS sistemi olmayan uydu alıcıları içinse, 11844 MHz frekansı, Dikey V-polarizasyon, 2222 Sembol Oranı, FEC ¾ veya 11747 MHz frekansı, Yatay H-polarizasyon, 27500 Sembol Oranı ve FEC 5/6 değerleri girilerek “Şebeke Taraması” yapılması gerekiyor.Türksat 4A haberleşme uydusu, 42° Doğu yörüngesinde (Türksat 2A ve Türksat 3A uyduları ile birlikte) hizmet vereceğinden, uydu üzerindeki yayınları izlemek için ek bir antene ihtiyaç olmadığı gibi mevcut anten ayarlarında da herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek bulunmuyor.Halen Digiturk, D-Smart ve benzeri dijital platformları kullananların alıcılarında herhangi bir değişiklik yapması gerekmiyor.Kaynak: Al Jazeera
Ödül bahis şirketi Ladbrokes, gelecek ay verilecek Nobel Edebiyat Ödülü için bahislerde Kenyalı yazar Ngugi wa Thiong’o’nun adının öne çıktığını duyurdu. Ancak ödülün gerçek favorisi son birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da Haruki MurakamiGuardian gazetesinde yer alan habere göre, bahis şirketi Ladbrokes, gelecek ay verilecek Nobel edebiyat ödülü için düzenlenen bahislerde Kenyalı yazar Ngugi wa Thiong’o’nun adının öne çıktığını duyurdu.Ngugi’nin oranının 1'e 33’ten 1'e 10’a yükseldiğini belirten Ladbrokes sözcüsü Alex Donohue, her yıl Ekim ayında Stockholm’de verilen ve dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri olarak gösterilen Nobel edebiyat ödülünün bu seneki sahibinin Ngugi olabileceğinin altını çizdi ve ekledi: “Bu noktada da bahisçilerin Ngugi’yi oldukça sevdiğini söyleyebiliriz.”Yükselen bahis oranına karşı bu yılın Nobel favorisi Ngugi değil, 1'e 5 oranla Japon yazar Haruki Murakami. Ödül için adı geçen diğer yazarlar arasında Milan Kundera ve yakın zamanda emekliliğini açıklayan Phillip Roth da bulunuyor.Nobel edebiyat ödülü, geçtiğimiz yıl jüri üyeleri tarafından 'çağdaş öykücülüğün ustası” olarak nitelendirilen Alice Munro’ya verilmişti.Milliyet Sanat
Pek çok ülkede “Big Brother” adıyla düzenlenen yarışmanın İskandinav ülkelerindeki edisyonları tüm dünyanın ilgisini çekiyor.Bir evin içindeki insanların birlikte yaşama çabalarını konu alan yarışmanın ABD ve İngiltere dışındaki sürümleri dünyada çok fazla ses getirmiyordu. Ancak İsveç ve Norveç’teki yarışmacıların cesur tavrı onları dünya sosyal medyasının gündemine soktu.Şok görüntüler için BBG'den tıklayın
Hollywood’un “Cani”si James Bond filmlerinin ana kötü karakteri ve eski Hulk filmiyle tanınan Richard Kiel 74 yaşında hayata veda etti.1977 yapımı James Bond filmi “The Spy Who Loved me” ve 1979 tarihli “Moonraker” filmlerindeki performansıyla hafızalara kazınan Kiel’in Kaliforniya, Fresno’da bir hastanede son nefesini verdiği belirtildi. Aktörün ölüm nedeni ise tam olarak açıklanmadı.Haberin devamı için tıklayın
FedEx isimli tanınmış bir şirkette sistem analist uzmanı olan Chuck Noland şirketiyle ilgili sorunları çözmek için dünya genelinde seyahatler yapmaktadır. Uzun süreli bir ilişkisi olan ve yoğunluğundan dolayı evlenmeye bile fırsat bulamayan Noland Noel gecesi sırasında aldığı bir telefonda bir işi çözümlemek için Malezya'ya gitmesi gerektiğini öğrenir. Yola çıkan adam Güney Pasifik'te uçtuğu sırada uçak bilinmeyen bir sebeple düşer.Bilincini kaybeden Noland uyandığında kendini ıssız bir adada tek başına bulur. Modern dünyanın nimetleriyle yaşamını sürdürmüş olan çaresiz adam bu adada ne kadar ayakta kalabilecektir?İMDB; http://www.imdb.com/title/tt0162222/İzlemek İçin ; http://720pizle.com/izle/dublaj/cast-away.html
Dünya Meteoloji Örgütü (DMÖ), güneşin zararlı ışınlarından yerküreyi koruyan atmosferdeki ozon miktarının son yıllarda artış gösterdiğini ve ozon deliğinin kapanmakta olduğunu bildirdi.DMÖ Bilimsel Araştırma Birimi Sorumlusu Geir Braathen, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında, DMÖ'nün atmosferdeki ozon miktarı değişimine ilişkin raporunu açıkladı.Atmosferdeki ozon miktarını azaltan maddelerin yavaş yavaş kullanımdan kaldırılmasını amaçlayan 1987 tarihli Montreal Protokolü'nün başarı sağladığına işaret eden Braathen, DMÖ'nün ozon konusunda 4 yıl önce yaptığı son araştırmadan bugüne kadar çok iyi bir gelişme kaydedildiğini söyledi.Braathen, 'Bu raporda ilk kez, toplam ozon miktarında küçük bir artış belirtisi gördüğümüzü ifade ediyoruz. Bu da ozon katmanındaki iyileşmenin başlamış olduğunu gösteriyor' dedi.Yerden 40 kilometre yükseğe çıkıldığında, ozon miktarında gerçekleşen artışın net bir şekilde görülebildiğine işaret eden Braathen, Montreal Protokolü'ne tam olarak uyulması halinde 2050 yılına kadar ozon deliğinin kapanabileceğini kaydetti.BM Çevre Programı'na göre, Montreal Protokolü'ne uyulması halinde 2030'a kadar 2 milyon insanın cilt kanserine yakalanması önlenecek ve pekçok konuda insanların ve yerkürenin yaşadığı riskler azalacak.Muhabir: Murat Ünlü | AA
İsveç'te çöpten elde edilen enerji ile 1 milyona yakın evin ısıtılması sağlanırken, 300 bin evin ise elektrik ihtiyacı karşılanıyor.İsveç, evsel atıkların modern yöntemlerle işlenmesi yoluyla elde ettiği biyogazı hem ısıtma hem de elektrik üretmek için kullanıyor. Nüfusu 10 milyona yakın ülkede, evlerde oluşan çöplerin yüzde 99'unu elektrik üretimi için kullanılırken, kalan yüzde 1'lik kısım ise tarımsal gübre amaçlı değerlendiriliyor.İsveç vatandaşı 33 yaşındaki James Cronin, AA muhabirine, 17 yaşından beri çöpleri ayıklayıp, en yakındaki istasyona bıraktığını, bu işlemi yapmadan önce özel bir eğitim almadığını ancak okulda fen derslerinde geri dönüşümün önemini öğrendiğini söyledi. Cronin, şöyle devam etti:'Stokholm'de eğer geri dönüşüm yapmazsak bunun bir cezası yok ancak her gün televizyonlarda, radyoda, internette geri dönüşümle ilgili haberleri görüyoruz ve duyuyoruz, bu artık bizim için bir alışkanlık. Şimdiki çocuklar ise bu konuda daha şanslı, çünkü okulda derslerde bu konu ayrıntılarıyla işleniyor.'Pernilla Enström ise evde çöpleri plastik, cam ve metal olarak üç kısma ayırdığını ancak annesinin biraz daha çok sınıflandırma yaptığını söyledi ve şunları kaydetti:'O sprey kutularını, yemek artıklarını ya da pilleri de ayrı bir şekilde sınıflandırıyor, bazen kullanmadığımız eşyaları ikinci elde satıyoruz . Çöpleri evimize en yakın geri dönüşüm kutularına bırakıyoruz. Bazı apartmanlarda ise bu kutular konteyner şeklinde ve apartmanın içinde, birkaç yıl önce ise durum farklıydı, bisikletlerimize çöplerimizi yükleyip biraz uzaktaki konteynerlara bırakıyorduk.'Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip İsveç, kendi çöp kaynaklarının bitmesi durumunda komşu ülkelerin yanı sıra İngiltere, İtalya, İrlanda ve Balkan ülkelerinden çöp alıyor. İsveç, 2013 yılında 25,5 gigawatt yenilenebilir enerji üretim kapasitesine ulaştı ve bu kapasite, 2014 yılı için 26,6 gigawatt olarak tahmin ediliyor.Ülkede, 2013 yılında yenilenebilir enerji üretimi yatırımlarına 1 milyar dolar ayrılmış ve enerji verimliliği için uzun yıllardır enerji verimliliği çalışmaları yapılıyor.Kaynak: AA
Çeşitli forumlara üye olmak, buradaki imza kısmını özetleyerek siteyi tanıtmak, konulara kısa ve alakasız olmayan yorumlar yazmak, benzer site sahipleriyle düzenli olarak etkileşimde olmak herkesçe bilinir ancak önemlidir. Bilginiz dahilinde soruları cevaplayabilirsiniz. Yardımcı olmak sempati uyandırır.Gündeme dair anket ve araştırmalar, ziyaretçilerin sitede kalma süresini artırır. Kupa bardak gibi bütçenizin elverdiği ölçüde hediyeler verebilirsiniz. Adwords ve Facebook reklamları ile sadece aylık 50 TL gibi bir bütçe ayırarak olumlu geri dönüş alabilirsiniz. T-Shirt, balon, el ilanları, yerel reklamlar gibi imkanlar dahilinde planlanabilecek seçenekler de mevcuttur. Tüm bu yatırımlara değecek bir siteniz olduğuna inanıyorsanız adım atmaktan çekinmeyin.Bülten hazırlayabilir ve medya kuruluşlarıyla paylaşabilir ücretsiz tanıtım yazısı yayınlayan sitelere içerik gönderebilirsiniz. Ziyaretçi olsam ne arardım ya da neler daha çok aranıyor sorusunun cevabı ile isabetli adımlar atabilirsiniz.Kaliteli, gündemle alakalı özgün, imla hatası olmayan içerik ve görseller, “sonrasında atıfta bulunabilmesi adına” önemlidir. İlgili ve benzer bloglara kısa olmayan yorumlar yazılabilir. Bilginiz dahilinde e-kitap yazabilirsiniz. İllegal paylaşımlardan kaçınmak şarttır. Hit arttırıcı programlar, bunu para karşılığında sizler için yapacağını söyleyen kişiler dikkate alınmamalı.Hızlı ve sorunsuz bir tema ve kaliteli hosting, uzun süreli alınmış “kısa ve akılda kalacak” yasaksız bir alan adı (domain), özel IP, Google Web vb araçları kullanarak yapılacak analizler önemlidir. Hit artışına paralel olarak özel bir server’a geçmek isabetli olacaktır. Sürekli tema ve hosting firması değiştirmek olumsuz etki yaratacağından bu gibi seçimleri tek seferde planlamalıyız. Dikkat çeken özel bir logo, bir iki düzenleme programıyla hazırlanıp paylaşılacak videolar iyi hit sağlayabilir. Bot üzerinden kopya içerik alıp spin programlarıyla bir yere kadar değiştirmek kısa vadede olumlu etki yapsa da Google cezalarıyla muhatap olmanıza neden olur. Anahtar kelimeler dikkatli seçilmelidir.Özel bir 404 sayfası hazırlamak ve anasayfaya link vermek, WP altyapısı kullanıyorsanız özel SEO ayaları oluşturmak, sosyal medya’ya otomatik içerik gönderen programları araştırmak da atılması gereken adımlardan. Sadece yazı, sadece görseller ya da videolar – sitede kalma süresini değiştirmez ancak 300 kelimeden az olmayan – özgün bir video ve imaj ile desteklenen makaleler dikkat çekici olacaktır. Harmanlama önemlidir. Kırık linkleri ve olası sorunları bulabilecek kadar teknik bilgi sahibi olmalıyız. Sayfaları yoran javascrіpt az ve öz kullanılmalı. Siteye hızlı erişim önemlidir. Googel Adwords keyword tool ile kelime araştırmaları yapılabilir. Mobil cihazlar için sitem uyumu mu sorusuna mutlaka müspet bir cevap almalıyız.Resimlerin ALT taglarında аnаhtаr sözсükler kullanmalısınız. Delicous, Reddit gibi siteler üzerinden paylaşımda bulunmak önemlidir. Benzer sitelerin nasıl yükseldiği araştırılabilir. Dizinleri tavsiye etmesek de DMOZ, Yahoo üyeliği için bir yerden sonra destek alınabilir. Tabi içeriğinize ve sitenize güveniyorsanız. Analytics anahtar kelime raporunuzda, sitenize hangi kelimelerden gelindiğini ve ne kadar süre geçirildiğini tespit ederek iyileştirmeler yapmak mümkün. Trafik sağlayan kelimeler ve içerikler görülürse benzerleri oluşturmak günü kurtarabilir. Rakiplerin nerelerden link aldığını inceleyebiliriz.Spam etiket ve başlıklarla sitenize ziyaretçi çekmeye çalışmayın. Özetle, sitenizde o hafta oynanan bir futbol karşılaşmasının özet görüntüsü yoksa (ki bu zaten yasak) bunun olduğu iddiasıyla insanları sitenize çekmeye çalışmayın. Yazacak konu bulamıyorsanız; tarihte bugün’ler, top 10 listeleri, “kimdir” aramalarını dolduracak içerikler oluşturup zamanlayabilirsiniz. Milliyet’in arşiv sayfası gayet kaliteli ve buradan özgün içerikler bulabilirsiniz… Bu arada bir gün güncellenen 10 hafta ellenmeyen siteler arama motorlarının gözünde hoş karşılanmaz. Zamanınız varsa paravan 4-5 blog oluşturup özgün içerik üretebilir 5-6 ay sonra azar azar asıl siteye link vermeye başlayabiliriz. Paravan blog olayını kabaca anlattım ama işlevi bu şekilde.Binlerce spor, kadın-moda, teknoloji ve “her telden” blogu – toplama sitesi mevcuttur. Yeni bir web sitesi için adım atmadan önce “hangi konular öne çıkabilir?” konusunu araştırmak, “yığınlar arasında kaybolmamak” adına faydalı olacaktır. 2.5 milyardan fazla yapılan günlük arama yüksek bir rakam. Önemli olan alanı iyi seçmek. Misal, Facebook.com yerine Gacebook.com domain’i de alınabilir. Klavyedeki yanlış tıklamalar üzerinden alan adı seçmek mümkün. Hit alan sitelerin benzerleri özetle.. Çarpıcı başlıklara sahip içerikler, 3.sayfada bile olsa dikkat çekebilir. Başlık deyip baştan savma adımlar atmayalım.Sayfalar arası site içi bağlantılar verin ve bunu yaparken sitenizin link çöplüğüne dönüşmediğine dikkat edin. Başarılı navigasyon ile hem ziyaretçileri sitemizde daha uzun tutarız hem de hit sağlarız. 100 kelimelik bir makale de 3 anahtar kelime tekrarı uygun bir orantı olarak kabul edilir. WP’de bu oranları sizler için takip eden SEO eklentileri mevcuttur. 300 kelimeden az makale oluşturmamaya dikkat edin. En iyisi 800 ila 1000 kelime arasında olandır. Tabi şişirmeden. Geleceği parlak Yandex için de geliştirmeler yapın. Anasayfayı sabit bir şekilde 10 saniye ziyaret ettirip sonrasında çıkan programlar ile binlerce suni ziyaretçi kazanabilirsiniz ama durum ceza alacağınız güne kadar geçici olacaktır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla'nın Fethiye ilçesindeki 5 bin yıllık tarihe sahip Kayaköy'ü ranta açıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunan 5 bin yıllık tarihe sahip Kayaköy'ü 49 yıllığına kiralamak için ihale yapacak. 23 Ekim'de yapılacağı açıklanan ihaleye 2 şirketin teklif vereceği öğrenildi.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında 2013 yılı başlarında imzalanan protokolle Kayaköy'de tarihi kalıntıların yer aldığı bölge turizme açılırken, diğer bölgeye de kısmi inşaat serbestliği getirildi.Yeni düzenleme sonrasında Kayaköy'e 300 yatak kapasiteli otel yapılması da kararlaştırıldı. Proje kapsamında Kayaköy'ün üçte birlik kısmını kapsayacak oteli işleten firma, tarihi köyün kalan kısımlarının da onarımını sağlayacak. Sağlanan muazzam rant karşılığında ise Rum evleri aslına uygun olarak onarılacak. Bu bağlamda daha önce çıkılan ihalelere katılımcı bulunamadığı için proje hayata geçirilememişti.Açık arttırma usülü yapılacak olan ihalede 220 dönümlük araziyi kapsayan projenin toplam maliyetinin 30 milyon TL olarak öngörülürken, ihale için 2 firmanın teklif verdiği öğrenildi.Kayaköy'ün kurtarılması için çalıştıklarını söyleyen Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) Başkanı Akif Arıcan, ihale sürecinin yeniden başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2006 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile başlayan sürecin Ertuğrul Günay zamanında hız kazandığını hatırlatan Arıcan, 2013 yılında Kayaköy'ün ihaleye çıkarıldığını fakat yeterli tanıtım yapılmadığı için ihaleye katılımın olmadığını kaydetti.Kayaköy’ün restore edilmesiyle Fethiye’nin dünyaya açılan bir penceresi olacağını kaydeden Arıcan, “Kayaköy’ün markalaşmasından dolayı bir çok firmanın da kendini daha düzenli ve kaliteli bir iş sahasına dönüştüreceğini düşünüyorum. Yapılan bu çalışmalar ile Fethiye olarak turizmde hak ettiğimiz yere gelmeyi hedefliyoruz. İlçemize kazandırılacak bu değer aynı zamanda ülke turizmine de büyük katkı sunacak.” dedi.Haber Artı Bir
Bilgisayar donanımında üreticiler arasında yarış tüm hızıyla devam ediyor. Kısa bir süre önce tanıttığı 8 TB'lık sabit diski ile adından söz ettirmeyi başaran Seagate'e cevap gecikmedi. Western Digital bugün dünyanın en yüksek kapasiteli sabit diskini duyurdu.Western Digital'in HelioSeal ailesine dahil ettiği bu 10 TB kapasiteli yeni sabit disk, hava sızdırmaz gövdesinin içinde helyum bulunduruyor ve 7200 rpm devir hızında çalışabilen modern sabit disklerden 5 santigrat derece daha düşük sıcaklıkta da çalışabiliyor.Diğer taraftan Seagate'in ise 2020'de 20 TB sabit disk üreteceğini açıklamıştı. Bakalım sabit disklerde ilerleyen yıllarda bizleri neler bekliyor.Western Digital'in bu 10 TB'lık sabit diskinin ülkemiz pazarında ne zaman ve ne kadara satışa çıkacağı hakkında henüz bir bilgi bulunmuyor.teknokulis