CHP Milletvekili Oktay Ekşi hackerların saldırısına uğradı.“Börteçine Siber Tim” hacker grubu tarafından Twitter hesabı hacklenen Oktay Eşi’nin adresinden, CHP’nin neden Kürtlerin yanında olduğu şeklinde mesajlar yazıldı.Odatv
Kırmızı renkteki ay tutulması Asya ve Amerika’da birçok yerde görüldü. Ay tutulması bu renkte gerçekleştiğinde bu olaya “kanlı ay tutulması” adı veriliyor.WSJ
Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, Irak Şam İslam Devleti’in (IŞİD) Kobane saldırılarına ilişkin Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mektup gönderdi. Ghobadi mektubunda “Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için” dedi.Bahman Ghobadi’nin mektubundan bir bölümü yayımlıyoruz;“Sayın Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı,Ülkenizin bir kaç adım ötesinde son on senenin en kötü havadisleri yaşanıyor, aynı zamanda siz başbakan görevi ile üstlendiniz. Hiç şüphesiz ki sizin siyasi geleceğiniz bu trajedi ile bağlanmış durumda. Evet, bu Kobane ve Kobane’nin ezilen Kürtleri hakkında, ve size bu mektubu yazar iken, yüzlerce Kürt erkek ve kadın onurlarını kendi ellerine alarak Kobane’yi metre metre savunuyorlar.YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR...Unutmayın ki Kürtler coğrafi olarak birleşik değil ve birbirlerine uzak olabilirler ama, tek ruhları vardır ve o ruhun parçaları bir yerdedir. Kobane’nin Kürtleri insan, ve sizin komşunuz, onların gelecekleri sizin ve diğer insanların geleceklerinden ayrı değil. Kobane’ye yardım etmek insanlığa yardım etmektir, kendinize yardım etmektir. Sayın Davutoğlu,Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için...”NİKOLAİDİS: KOBANE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR2011 yılında yayımladığı Sin (Günah) adlı romanıyla Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nü kazanan ve geçtiğimiz günlerde Kıyamet adlı romanının yayınlanmasıyla Türkçe okuruyla da buluşan yazar Andrej Nikolaidis, Kobane için bir açıklamada bulundu. Yazarın açıklaması şöyle:“Ben Saraybosna’da doğdum, 4 yıl süren bir kuşatmaya karşı yaşam savaşı vermiş bir kent. Kuşatma altındaki başka bir Bosna kenti olan Srebrenitsa’da soykırımda katledilenlerin yasını tuttum. Srebrenitsa’ya yaklaşan Radovan Karadziç’in ordusunu hatırlıyorum, tıpkı şimdi Kobane’nin büyük bölümünü ele geçiren IŞİD gibi. Benim en büyük korkum NATO nezdinde Kobane halkının IŞİD’in kabul edilebilir –meşru kurbanları olarak görülmesidir, tıpkı Bosna’da Srebrenitsa halkının BM barış güçlerince kabul edilebilir- meşru kurbanlar olarak sayılması ve Karadziç’in tetikçilerinin ellerine bırakılması gibi...Politik duruşumuz ve özellikle etnik ya da dinsel kimliğimiz Kobane söz konusu olduğunda bakış açımızı asla bulanıklaştırmamalı. Çok basit! Kobane’nin yurttaşları çok güçsüzler ve son derece acımasız ve güçlü bir düşmana karşı yalnız bırakılmış durumdalar. IŞİD durdurulmalıdır. Kobane yalnız bırakılmamalıdır.” Evrensel
Chow Hon Lam, Malezya'da bir tişört tasarımcısı ve aynı zamanda illüstratördür. Chow günde 1 tasarım yaparak 365 gün boyunca illüstrasyon üretmeyi amaçladığı, Uçan Fare 365 olarak adlandırmış bu kişisel projesini henüz yeni tamamladı.Yaptığı bu çalışmada; Thor, Hulk, Superman gibi süper kahramanların dünyayı kurtarmaktan arta kalan zamanlarını nasıl değerlendirdiklerini, illüstre ederek mizahi bir dille anlatmayı amaçlamış.
Business Insider sitesinin hazırladığı listede , ülkedeki genç nüfusun lise ve üniversite sınavlarında aldıkları en yüksek yanlışsız ya da en az hatalı sonuçlar değerlendirildi.Ülkeler , öğrencilerin aldıkları notlara göre sıralandı.
Gelecekte üretilecek akıllı telefonlarda obje veya yüz tanıma için taklit nöronlar içeren özel donanımlar bulunabilir.Qualcomm’dan Charles Bergan, MIT Technology Review’in EmTech konferansında yaptığı sunumda gelecekteki telefonların neyin fotoğrafını çektiğinizi anlayacağını ya da yüzünüzü tanıyacağını açıkladı. Bergan’ın takımı bu hedefi gerçekleştirmek için yapay zeka alanındaki yeni ve çok güçlü bir yaklaşım olan ‘ derin öğrenme ’ metodunu kullanıyorlar.Akıllı telefonların kamera uygulamaları çeşitli sahneler için ayrı modlar sunarak bu sahnelerde çekilen fotoğrafın en kaliteli şekilde çıkmasını sağlayabiliyorlar. Qualcomm ise bu farklı sahneleri otomatik olarak tanıyan bir uygulama geliştirdi. Bu, gelecekte telefonların internet üzerinde veri alış verişi yapmadan kendilerini ayarlayabileceğini gösteriyor. Bergan, aynı yaklaşımın bir fotoğrafı çekmek için en uygun anı yakalamada kullanılabileceğini de söyledi.Ek olarak bir geliştirdikleri yüz tanımlama uygulaması da tanıtan Bergan, programın yüzünü kötü ışıkta ve titrek bir şekilde çekilmiş fotoğrafına rağmen tanıyabildiğini gösterdi.Her iki uygulama da ‘ derin öğrenme ’ tekniği kullanılarak üretilmiş ve örneğin sahne tanıma programında taklit nöronlar binlerce sahne fotoğrafı gösterilerek eğitilmiş.Bergan, Qualcomm’un böyle bir projeyi üretmesinin bir sebebinin de mobil cihaz üreticilerinin daha akıllı kamera talepleri olduğunu belirtti. Şirket daha önce devreleri nöron şeklinde dizilmiş ‘ neuromorphic ’ çiplerle bazı testler yapmıştı. Ancak bu teknoloji hala araştırma safhasında bulunuyor.Görünen o ki Qualcomm sadece frekans ve işlemci gücüne dayanan ürünlerin de ötesine geçerek işlemci gücünün çok daha verimli ve anlamlı kullanılmasına yönelik bir ürün stratejisi izleyecek. Bu durum daha önce ele aldığımız “ Görüntü algılama teknolojileri neden önemli?” başlıklı yazımız ile paralel şekilde değerlendirildiğinde, gelecek yıllarda karşılaşacağımız uygulama ve ürünlerin takip edeceği yol için bize bir harita sağlayabilir.TechInside Haber Merkezi kullanıcısı geçmişi olmayan ama geleceği parlak sanal bir hesaptır.Donanım Haber
Uygulama, doktorların birbirleriyle ve tıp öğrencileriyle, hastalarına ilişkin fotoğrafları paylaşmaları amacıyla geliştirildi. Şimdiye dek 150 binden fazla doktor karşılaştıkları vakalara ilişkin fotoğrafları, hastanın kimliğini gizleme koşuluyla paylaştı.Ancak bazı uzmanlar hastanın mahremiyeti konusunda kaygılarını dile getiriyor.Uygulamada hastaların yüzleri otomatik olarak karartılıyor ama, dövme gibi hastanın tanınmasına yol açabilecek unsurları kullanıcılnın kendisinin bulanıklaştırması ya da karartması gerekiyor.Her fotoğraf veri tabanına eklenmeden önce moderatör tarafından gözden geçiriliyor.Figure 1 adlı uygulamayı bulan Dr. Josh Landy, bu hizmetin herhangi bir hastanın özel sağlık bilgilerine erişim sağlamadığını kaydetti.BBC'ye mülakat veren Dr. Landy, 'Biz hiçbir kişisel tıbbi bilgi depolamıyoruz. Sır saklamanın en iyi yolu, ona sahip olmamaktır. Biz sağlık hizmeti sunan bir örgüt değiliz.' dedi.Ancak doktorlar bu uygulamayı kullanmaya başlamadan önce kendi kimliklerini ve görevlerini kaydettirmek zorunda. Doktorların ayrıca, bu uygulamayı kullanmalarına izin vermeleri için, işverenlerini ve hastalarını bilgirlendirmeleri tavsiye ediliyor.Dr. Landy 'Yasal olarak doktorun kimliğinin açıklanmasının, hastanın da kimliğini açığa çıkarma anlamına gelmediğini belirledik. Bununla birlikte kimi hastalıklar o derece ender görülüyor ki, bu vakalara ilişkin fotoğraflar yayımlanamaz. Bir kullanıcı buna benzer bir fotoğraf paylaşmak istedi ama Amerika'da bu hastalık sadece 6 kişide görüldüğü için, hastanın kimliği kolayca açığa çıkabilirdi.' dedi.Uygulamayı herkes indirebiliyor ancak sadece kimlikleri kanıtlanmış sağlık görevlilileri fotoğraf yükleyebiliyor veyayorum yapabiliyor.'Sansasyonel görüntüleri reddediyoruz' diyen Dr. Landy, 'bu platformdaki herşey eğitim amaçlı. Ama çok renkli görüntüler de mevcut. Doktorların hergün gördükleri türden. Ender olarak gördüğünüz bir dünyaya şeffaflık kazandırılıyor.' diye ekliyor.Figure 1, halen Kuzey Amerika, İngiltere ve İrlanda'da kullanılmakta. Geçen yıl bu uygulamaya 6 milyon dolar yatırım yapılmıştı.UpToDate ve DynaMed gibi abonelik gerektiren başka dijital uygulamalar, klinik veri tabanı sağlama amacıyla, öteden beri sağlık çalışanlarınca kullanılmaktaydı. (BBC Türkçe)
Geçtiğimiz Aralık ayında, Kickstarter’da 1,5 milyon doların üzerinde fon toplayan Kano , her yaştan kullanıcının kendi bilgisayarını kendisinin yapmasını (DIY) ve kodlamayı öğrenmesini sağlayan bir girişim. Kampanyadaki 100 bin dolar fon hedefini misliyle aşan Kano geçtiğimiz Eylül ayına kadar 18 bin ön sipariş teslimatı gerçekleştirmişti. Bu başarıyla adından söz ettiren Londra merkezli Kano, sonunda bilgisayar kitini 150 dolardan (ücretsiz sevkiyat dahil) piyasaya sundu.Her ne kadar 6-14 yaş arasındaki çocuklar için olsa da Kano’nun lego stilindeki kendin yap bilgisayarları “her yaştan çocuğu” hedefliyor. Kano’nun bilgisayar kitinde Raspberry Pi Model B, Bluetooth kalvye, kendin yap mikrofon, kılıf, baskı ve yapıştırıcılar, WiFi gücü, 8 GB’lık bir SD kart bulunuyor. Yani kiti alıp, kılavuzu ve yardımcı materyalleri takip ederek doğrudan bilgisayarınızı yapmaya koyulabiliyorsunuz. Kano bilgisayar ekranı olarak TV’nizi kullanabiliyorsunuz.Kano’nun asıl heyecan veren tarafı kodlamayı da öğretiyor olması. Kano Blocks adındaki yazılımıyla kodlamanın temellerini Nokia telefonların yıldızı Snake, Atari’nin Pong ve bugünün hiti Minecraft oyunlarını kendiniz yaparak öğreniyorsunuz. Snake oyunun Phyton kullanarak size öğreten Kano, oyunu kendinize göre özelleştirmenize izin veriyor. Kullanıcıların kendi oyunlarını yayınlayabilecekleri bir uygulama mağazasının da önümüzdeki dönemde açılması planlanıyor.Kano, renkli tasarımı ve oyunlaştırılmış içeriğiyle çocukların da ilgisini çekecek şekilde üretilmiş.Bununla birlikte kendin yap kültürünü benimseyenleri de bir araya getirebilecek yeni bir girişim.Saul Klein, Yonatan Raz-Fridman ve Alex Klein tarafından kurulan Kano, aralarında Index Ventures’ın olduğu bir grup yatırımcıdan tohum yatırımı almış. Bugün 11 ülkeden 22 kişinin çalıştığı Kano’yu incelemek isterseniz burada.Webrazzi
Bir hamburger yapmak için 3,5 metrekareden fazla toprak lazım. Bir kilo sığır eti üretmek için 15,500 litre su gerekiyor. Aynı miktarla 12 kilo buğday ya da 118 kilo havuç üretmek mümkün.
Sektörün en çok tercih edilenlerinden olan Skype çok yakında Hindistan genelinde neredeyse kullanılamaz hale gelecek. Program ile telefonları aramak yasaklanıyor.Uzun yıllardır çizdiği başarılı performans ile yoğun kullanıcı kitlesini elinde tutmayı başaran Skype, ilginç bir kararla birlikte şaşırtıcı bir yasağın konuğu oldu.Skype, Hindistan'daki bazı mercilerin kararı ile sadece yazılı ve sesli sohbet seçenekleriyle kullanılabilinecek. Yazılım ile herhangi bir ev ya da cep telefonunu aramak mümkün olmayacak.Skype'tan Skype'ı arama opsiyonu halen açık olsa da dedikodular bu seçeneğin de yasaklanabileceğini söylüyor. Bunun yanısıra Hindistan dışından Skype ile ülkedeki bir ev ya da cep telefonunu aramak yine mümkün. Kısacası bu anlamsız yasak sadece Hintli kullanıcıları kapsıyor. Bir başka seçenek ise Hindistan vatandaşlarının yurt dışına yine Skye ile arama yapabilmeleri!Yasak yayılabilir mi?itibaren geçerli olacak bu yasağın ülkedeki hizmet sağlayıcılarının kazançlarına sekte vurmaması için hayata geçirileceği söyleniyor. Viber, Google Hangouts ve WhatsApp (arama özelliği aktif olduğu zaman) gibi örneklerin ise bu yasaktan etkilenip etkilenmeyeceği ise belli değil.Premium Skype hizmeti alan veya hesabında kredi bulunan Hintli kullanıcıların geri ödeme alacağı ya da özel Wi-Fi hizmetinden faydalanacakları da bir başka bilgi.Benzeri yasakların ülkemize de uğramaması dileğiyle!Yazan: Burçin AygünSDN - ShiftDelete.Net
Fabian Oefner en son yayınlanan projesi 'Visualizing a Ferrari through Speed' ile inanılmaz güçlü ve parlayan renkler kullanıldı. Arabada kullanılan 'Maranello Ferrari' hava püskürtücü tabanca ile renk akışları Spiral şekilde akıyor. Bu rengi hareketli ve bir tonlama içerisinde olduğunu gösteriyor.
Sinema tarihinin en eski türlerinden olan Komedi Filmleri aslında gündelik hayatın sıkıcılığına ve durağanlığına biraz olsun neşe katmak için güzel bir fikir olarak gözükse de, bazı filmler sadece bundan ibaret değil.Aşağıda sizler için listelediğimiz Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi; sadece basit birer güldürü olarak düşünemeyeceğimiz, yaşı yetenlerin hafızalarından hiç çıkmamış sahneleri ile, yeni izleyecek olanlarımızın ise hiç unutamayacağı hatıralar ile eminim ki üzerinizde çeşitli izler bırakacak. Şimdi sizleri daha fazla bekletmeden en komik filmleri güzel bir liste ile tanıtalım..
Türkiye'de ilk Apple Store'u Nisan ayında açan Apple, ikinci mağazanın da İstanbul'da açılacağını açıkladı. İkinci Apple Store'un açılış tarihi henüz belli değil.Apple, İstanbul Zorlu Center'da 5 Nisan 2014'te açılan ilk Apple Store'un ardından ikinci mağazanın da açılacağını resmen duyurdu. İkinci Apple Store için belirlenen yer ise Akasya Acıbadem AVM olarak belirtildi.Apple'ın özellikle müşteri hizmetlerinin güçlenmesi adına ikinci bir mağaza açacağı bir süredir konuşuluyordu. Türkiye'deki milyonlarca Apple müşterisi, özellikle teknik servis hizmetinin gelişmesi için talepte bulunuyordu.En geç iki ay içinde açılması beklenen ikinci Apple Store'un Genius Bar rezervasyon sistemini az da olsa rahatlatması bekleniyor. Apple'ın İstanbul'un ardından diğer büyük şehirlerde ne zaman Apple Store açacağı ise merak konusu.Kaynak: Al Jazeera
Gece herkes uyurken 4 bölüm dizi izleyenler, Nisan ayında başlayacak yeni sezon için Ekim'den heyecanlananlar; merhaba! Sürekli yaşadığımız için normalleşen ama durup düşününce garip gelen dizi maceralarımızı listeledim. Sizin yabancı dizi anılarınızı da yorumlara bekliyorum.
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
Adobe‘yle bir araya gelen Microsoft, popüler Photoshop uygulamasının dokunmatik cihazlarda daha iyi çalışması için birçok yeni özellik geliştirdi. Adobe'nin geliştirme aşamasında olan yeni uygulamasında inanılmaz rahat Multitouch kısayolları ve cihazlar arasında kablosuz etkileşim var. Bu bir oyun değiştirici olabilir!
Televizyon, gazete, dergi ve radyolarda bir dönem kullanılmış ve hayatımızda yer etmiş bazı cümleler vardır. O cümleler hayatımızda o kadar yer almıştır ki, günlük hayatta arkadaş, iş, aile çevresinde konuyla alakalıysa esprisini bile yapabiliriz.
Çocuklar arasında oldukça popülerleşen animasyon filmi Karlar Ülkesi (Frozen), 8-bit oyun oldu! Özellikle 8-bit müzikleri ile ilgi çeken oyunun videosunu aşağıda görebilirsiniz.