onedio
Spotify'ın Ücretli Üye Sayısı 12 Milyonu Geçti
Dünyanın en büyük online müzik dinleme servislerinden Spotify, 50 milyon aylık kullanıcı sayısını geride bıraktı. Spotify CEO’su Daniel Ek‘in bugün kaleme aldığı bir blog paylaşımında yer verdiği bilgilere göre servisin kullanıcılarının 12,5 milyonunu ücretli üyeler oluşturuyor.Online müzik servisinin freemium gelir modelini eleştiren Taylor Swift’in Spotify ile yollarını ayırmasına da cevap niteliğindeki notunda Ek, Swift’in eğer Spotify ile devam etseydi, yılda 6 milyon dolar kazanabileceğini de belirtiyor. Swift’in maddi kaybı belki telafi edilebilir ama müzik endüstrisindeki bütün bu dönüşümün anlam ve önemini anlayamaması asıl kaybı olabilir.Swift’in Spotify gibi servisleri fazla deneysel bulduğunu ve müziğinin bedava sunulup sunulmayacağına sanatçının karar vermesi gerektiğini söylemesiyle başlayan tartışmalar, online müzik endüstrisiyle ilgili önemli bazı sorunları da gündeme getirdi. Web Summit 2014’ün kapanışına katılan Bono da, sorunun ödenen bedellerden çok kayıt şirketlerinin şeffaf olmamasıyla ilgili olduğunu söylüyordu. Notunda bu soruna değinen Ek, Spotify’ın bugüne kadar 2 milyar doların üzerinde telif ücreti ödediğini belirtiyor ve Spotify’ın endüstri çapında şeffaflığı arttırmak için elinden geleni yapacağını söylüyor. Ek, Spotify’ın müzik ekonomisinin bugüne kadar hiç olmadığı kadar müzisyenlerin lehine çalışır hale getirmek istediklerini de belirtiyor.Tatrışmaya Web Summit 2014’te katılan Adele’in menajeri Jonathan Dickins de, Spotify’a yönelik eleştirilere, YouTube’u işaret ederek cevap vermişti. En büyük online müzik dinleme servisinin YouTube olduğunu söyleyen Dickins, Taylor Swift, Spotify’dan çıksa bile onu kolaylıkla YouTube’da bulabileceğini ve aynı şekilde biraz reklam izleyerek müziğine bedava erişebildiğini söylemişti. Dickins’e göre müzik endüstrisinin geleceği online dinleme olacak, bunda haksız da sayılmaz.Telif aracılık şirketi Kobalt, geçtiğimiz haftalarda Spotify’ın Avrupa’da iTunes’u gelirler açısından geride bıraktığını duyurmuştu.Webrazzi
Wi-Fi Üzerinden Kahve Yapılabilecek
Ev otomasyonu konusunda deneyimli olan Belkin, WeMo serisinde birkaç yeni cihaz tanıttı. Akıllı tencerelerden sonra şimdi de Wi-Fi yeteneğine sahip kahve makineleri geliyor. Mr. Coffee adı verilen makine telefon veya tabletinize yükleyeceğiniz bir uygulamadan kontrol edilebiliyor ve 10 kupa kahve yapabiliyor. Uygulama ile kahve yapımını zamanlayabiliyor, durumunu izleyebiliyor, cihazı açıp kapayabiliyor ve temizlik zamanı geldiğinde bildirim alabiliyorsunuz. Kahvenizi daha yataktan çıkmadan hazırlamanıza olanak sağlayacak alet 150 dolardan satışa sunulmuş durumda.
Sanatçılar Akün ve Şinasi Sahneleri İçin Nöbet Tutuyor
Akün ve Şinasi sahnelerinin gizlice satıldığının ortaya çıkmasın ardından tiyatrocular ve sanatseverler her akşam 19:00'da tiyatro önünde nöbet tutmaya başladı.Ankara'da bulunan Akün ve Şinasi sahnelerinin geçtiğimiz günlerde gizlice satıldığının ortaya çıkmasının ardından sanatseverler ve Devlet Tiyatroları (DT) oyuncuları her akşam saat 19:00'da tiyatro önünde bir araya geliyor.Satışın öğrenilmesinin ardından Cumartesi gününden bu yana her akşam sürdürülen nöbetlerde Ankara halkı sürece ilişkin bilgilendiriliyor. Önümüzdeki günlerde KESK'e bağlı Kültür Sanat Sen, bazı kültür sanat dernekleri ve platformlar arasında yapılacak toplantının ardından büyük bir eylem için Ankara halkına çağrı yapılacağı öğrenildi.'SAHNELERİN SATILMASI ANKARA'NIN KÜLTÜRSÜZLEŞTİRİLMESİ DEMEK'Bu akşamki nöbete katılan Kültür Sanat Sen üyesi DT oyuncusu İskender Altın, İleri'ye yaptığı açıklamada Akün ve Şinasi sahnelerinin satılmasının Ankara'nın ve Çankaya'nın kültürsüzleştirilmesi, tiyatronun ve sanatın kovulması demek olduğunu vurguladı.Şinasi ve Akün'ün Devlet Tiyatrolarına geçmeden önceki yıllarda da tiyatro ve sinema salonu olarak kente sanat hizmeti verdiğini hatırlatan Altın, bu iki sahnenin satışını tiyatroların özelleştirilmesinin devamı olarak gördüklerinin altını çizdi. Ankara gibi büyük bir kente mevcut sahnelerin yetmediğini belirten Altın, bu iki sahnenin satılmasının kentte ciddi bir kültürel boşuk yaratacağını sözlerine ekledi.İlerihaber
Reklam
Fatih Akın'ın 'The Cut' Filmi Vizyonda
Fatih Akın'ın yönettiği ve Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılan 'The Cut' (Kesik) filmi geçen Perşembe Almanya’da vizyona girdi. Çalışmalarını Almanya’da sürdüren, kendini yaşadığı kent olan Hamburglu olarak tanımlayan Türkiye kökenli yönetmen, Osmanlı’nın son döneminde 1915 Ermeni Tehciri sırasında iki kızıyla bağlantısı kopan Ermeni bir demirci ustasının öyküsünü anlatıyor.Akın'ın imza attığı 10. uzun metrajlı film olan The Cut'ın senaryosu Hollywood’un efsaneleşmiş senaristlerinden Mardik Martin'e ait. Filmin başrolünde Cezayir asıllı oyuncu Tahar Rahim yer alırken, kadroda kendisine Akın Gazi, Numan Acar ve Korkmaz Arslan gibi Türk oyuncular da eşlik ediyor.Film 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda Tehcir Kanunu gereğince Mardin’de bütün Ermeni erkeklerin toplanması ile başlıyor. Tehcir kapsamında ailesinden koparılan demirci Nazarat Manukyan yıllar sonra iki kızının hâlâ hayatta olduğunu öğreniyor ve onların izinde Suriye’den Küba’ya, oradan da Amerika’ya uzanan bir yolculuğa çıkıyor.Yönetmenin kendi söylemiyle ‘The Cut’, ‘Duvara Karşı’ filminde aşkla başlayan, sonra ‘Yaşamın Kıyısında’ ölümle devam eden üçlemenin ‘iblis’ yanını oluşturuyor.Alman eleştirmenler tarafından pek beğenilmeyen filmin konusu nedeniyle tartışmalara yol açacak iddialı boyutu bulunduğu, ancak Fatih Akın’ın diğer filmlerine kıyasla sinema dilinin tatmin edici olmadığı öne sürülüyor. Bundan önceki çalışmalarında yorumu seyirciye bırakan Akın’ın bu kez içerik üzerinden mesaj vermeye çalıştığı ve bunda pek başarılı olamadığı belirtiliyor. Filmin Türkiye’de de gösterime gireceği açıklanmasından sonra aşırı milliyetçi çevrelerden ölüm mesajları alan Akın, 1915 Ermeni Tehciri’ni film yapma fikrinin tabuları yıkma fikrinden oluştuğu görüşünde.‘The Cut’ filminin Türkiye’de muhtemelen Aralık ayında sinemalara geleceğinden yola çıkılıyor. Bu arada Fatih Akın’ın bundan sonraki projesinin, 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist yeraltı terör örgütü ile ilgili olacağı söylentileri var.Geçen günlerde Hamburg Film Festivali'nde prestijli Douglas Sirk Ödülü’ne layık görülen yönetmen, burada konuyla ilgili açıklamasında yeni filmi ile ilgili iddialara ‘Biraz sürpriz olsun. Üzerinde çalışıyorum’ şeklinde bir cevap vermişti.
Reklam
Pink Floyd’un Türkçe Vedası
Müzik tarihinin en büyük efsanelerinden Pink Floyd, yepyeni albümü bugün çıktı. Hem de içinde Türkçe isimli bir parçayla. Bu güzel bir haber. Ama aynı zamanda bir veda. Artık başka albüm olmayacak. Bir devir kapanıyor...İnsanları dinlediği müziğe göre değerlendirmek ayrımcılık sayılır mı? Ayrımcılık yapmak pahasına da olsa şu cümleyi kurabilirim: Hayatımda hiç Pink Floyd dinleyen kötü bir insana rastlamadım.Müzik tarihinin bir bölümünü biçimlendiren bu adamların melodileriyle dünyaya iyilik aşıladığına inanırım. Ama artık bir dönem sona erdi. Pink Floyd, yeni albümü ‘Endless River’ (Sonsuz Nehir) albümüyle yolculuğunu tamamlıyor.Albüm, grubun 20 yıl önce çıkardığı ‘Division Bell’in yapımı sırasında David Gilmour, Nick Mason ve Richard (Rick) Wright’ın birlikte çalıp kullanmadıkları kayıtların üzerine inşa edilmiş.Pink Floyd, Syd Barrett’sız tam kadro. Grup, Roger Waters’la birlikte 2005’teki Live8 yardım konserinde 24 yıl sonra bir araya gelmişti.Rick Wright’ın 2008’de yaşamını yitirmesinin ardından kimse yeni bir Pink Floyd albümü beklemezken Gilmour ve Mason, 20 saati aşan kayıtları dinleyip, buradan yeni bir albüm çıkabileceğini düşünmüş. Yeni eklemeler yapılmış ve bir şarkı dışında (Louder Than Words) tamamen enstrümantal bir veda albümü ortaya çıkmış.Albüm hem Rick Wright’a hem de Pink Floyd’a veda niteliğinde. Keza Gilmour, Rolling Stone dergisine verdiği söyleşide “Bu çalışmanın üzerine koyacağımız her şey ikinci sınıf kayıtlardan oluşacaktı. Rick’in yokluğunda bir Pink Floyd turnesi mümkün olmaz. Üzücü ama bitti” diyor.ŞARKININ ADI: ANISINAAlbümde Rick Wright’a ithaf edilen şarkının ismi Türkçe, ‘Anısına’. İsrailli klarnetçi Gilad Atzmon’un eşlik ettiği parçanın oryantal, mistik havası nedeniyle Gilmour, Türkçe ağıtları inceleyip böyle bir isim koymuş.Tabii söz konusu Pink Floyd’sa Roger Waters’ı anmamak olmaz. Grubun kurucuları arasında yer alan Waters, 1985’te olaylı bir şekilde Pink Floyd’dan ayrılmıştı. Waters, grubun isim hakkını almak için dava açıp kaybetmiş ama diğer grup üyeleriyle arasında soğuk savaş yıllarca sürmüştü. Waters’ın ardından Gilmour’ın sürüklediği Pink Floyd iki albüm daha çıkarttı. Pink Floyd ve Waters ayrı turneler gerçekleştirdi. Sadece birkaç kez bir araya geldiler.2005’te Afrika’ya yardım için toplanan Live8 konserlerinde Waters ve Pink Floyd 24 yıl sonra aynı sahneye çıktı. Hyde Park’taki kalabalığı çeken kameralar binlerce Floyd hayranının gözyaşları içinde şarkılara eşlik edişini gösteriyordu. Herkes bundan sonra grubun tekrar bir araya geleceğini düşündü.Hatta bir Amerika turnesi için 150 milyon dolar önerildi. Gilmour bu teklifi kabul etmedi. Hatta konser nedeniyle o yıl albümlerin 8 kat artan satış gelirlerini de ‘Live8’e bağışladı. “Pink Floyd’un buradan kazanacağı bir gelir olmamalı” diyen Gilmour, bu hareketiyle konsere katılan diğer sanatçıları da benzer bağışlar yapmak zorunda bıraktı.2010’da Waters ve Gilmour bu kez Filistinli çocuklar için aynı sahneyi paylaştı. Teklif Gilmour’dan gelmişti. The Wall’un yaratıcılarının Gazze duvarının dibinde yaşanan dram konusundaki hassasiyeti, ikisini bir konserde buluşturmaya yetti.Ertesi yıl Waters, Londra’daki bir konsere David Gilmour ve Nick Mason’ı davet etti. Gilmour, rock tarihinin en güzel sololarından birine sahip olan ‘Comfortably Numb’ı  sahnede inşa edilen duvarın üzerinde çaldı. Ama hepsi bu kadar.YILLARIN PİŞMANLIĞIDavid Gilmour: Ben ve Roger yıllarca o kadar gürültü yaptık ki Rick’in grupta ne kadar harika işler yaptığı fark edilemedi.Waters’ın ayrılma kararının ardından Pink Floyd’la ilişkisi bunlarla sınırlı kaldı. Gilmour, birkaç konserde bir araya gelmeleri hakkında “Eskiden kötü zamanlar yaşadık, olumsuz şeylerdi. Bunda benim de payım vardı” dedi. Waters, Pink Floyd’u dava etmesinin yanlış olduğunu itiraf etti. Fakat Gilmour, birlikte asla yeniden bir albüm yapmayacaklarını söyledi.Buna rağmen ‘Endless River’ albümü duyulduğunda “Roger Waters da var” iddiası gündeme geldi. Waters, “Ben 29 yıl önce Pink Floyd’dan ayrıldım. ‘Endless River’da yokum. Anlayın artık” diye bir açıklama yapmak zorunda kaldı.Evet, o kadar yıl geçmesine rağmen Pink Floyd’un son albümü bile Roger Waters-David Gilmour çekişmesiyle anıldı. Rick Wright’a saygı niteliğinde albüm için Gilmour’ın hiç istemediği şey de bu aslında. “Ben ve Roger yıllarca o kadar gürültü yaptık ki Rick’in grupta ne kadar harika işler yaptığı fark edilemedi” diyor.İKİ DELİNİN KATKISIWaters’ın gruptan ayrılışını Stalin’in ölümüne benzeten davulcu Nick Mason ise hâlâ grubun en neşelisi gibi. MOJO dergisine verdiği söyleşide “David istifa edince Pink Floyd bana kalacak ve sadece davulla bir dünya turnesi ayarlayacağım” diyor. Mason, Syd Barrett’ı anmadan Roger Waters’a hakkını vermeden de edememiş: “Gerçek şu ki bu dengesiz insanlar büyük müzisyenlerdi. Eğer deli Syd ve deli Roger’ımız olmasaydı muhtemelen biz saçma sapan şarkılar yapardık”.Ne olursa olsun, birkaç deli adamın ruhunu üflediği bu grup insanları hep etkilemeye devam edecek. ‘Endless River’ da bu ruhun son ürünü olacak. Milyonların kalbinde yer edinecek. Şarkıda geçtiği gibi, “Sonsuz nehir, her zaman ve daima”...Hürriyet / Gökçe Aytulu
Assassin’s Creed: Rogue’un Çıkış Fragmanı Yayınlandı
Ubisoft’un en başarılı oyun serilerinden olan Assassin’s Creed, bildiğiniz gibi bu sene iki farklı versiyonuyla piyasaya çıkıyor. Assassin’s Creed Unity; PC, PlayStation 4 ve Xbox One için, Assassin’s Creed Rogue ise PlayStation 3 ve Xbox 360 sahipleri için geliyor. Unity, yeni nesil grafik motoru ile hazırlanmışken Rogue, Black Flag’in kullandığı motoru kullanıyor.Rogue, eski nesil konsol sahipleri Assassin’s Creed’siz kalmasın diye çıkmasına rağmen konusuyla bir hayli ilgi çekiyor. Eskiden bir Assassin olan Shay, önemli bir karar alarak Templar tarafına geçiyor ve Assassin avlamaya başlıyor. Bu sebeple Templar olarak Assassin avlayacağımız ilk oyun olma özelliği taşıyor.Amerika kıtasında geçen oyunda ayrıca gemi savaşları da daha gelişmiş bir şekilde bulunuyor.Assassin’s Creed Rogue, bugün Amerika’da piyasaya çıktı. Avrupa’da ve ülkemizde ise 14 Kasım’da piyasaya çıkacak. PC versiyonunun 2015′in başlarında geleceğini de belirtelim.Süper Karga
Reklam
Bakan Çelik: 'Suriyeliler Açık İşlerde Çalışacak'
Çalışma Bakanı Faruk Çelik, üzerinde çalıştıkları düzenlemeyle Suriyeli sığınmacıların ‘ açık iş ‘ pozisyonlarına yerleştirilebileceğini ve işçilerin maaşlarının mevcut asgari ücretin altında olmayacağını açıkladı.Çelik, bakanlığının 2015 bütçe görüşmelerinde Suriyelilerle ilgili Göç İdaresi’nin çıkarmış olduğu bir yasa olduğunu hatırlatarak “Bunlara geçici, tanımlama kimliği diyebileceğim bir kimlik verilecek. Mevcut açık iş dediğimiz pozisyonlarda bizim işçilerin yüzde 10’unu aşmayacak şekilde çok ince teknik bir çalışma yapıyoruz” dedi.‘Açık iş’ nedir?Çelik, ‘açık iş’ kavramının ne olduğunun sorulması üzerine ise “Şu anda işçi bulmakta, işgücü temininde zorlanılan bütün illerimize dönük açık işler var. Oraya dönük bir çalışmadır. Mevcut işgücümüzü, mevcut işgücü talebine, kendi ülke insanımızın vereceği cevabı etkilemeyecek bir çözüm arayışı içinde olduğumuzu belirtmek istiyorum” diye konuştu.Asgari ücret altına düşmeyecekÇelik Suriyeli sığınmacıların ‘gidici misafir’ olmadığını söylerken, yakın zamanda gitmeyeceklerini de vurguladı. Bu nedenle kayıtdışı çalıştırılan işçilerin rekabetle ücretlerde ciddi bir dalgalanma yarattığını belirten Çelik, “Bunların tümünü ortadan kaldıran, asgari ücret bandını da koruyacağımız bir düzenleme olacak. Mevcut asgari ücretin altında kesinlikle olamaz. Çünkü o zaman yerli iş gücüne zarar verir” ifadelerini kullandı.Haftaya yetişebilirÇalışmanın 5-10 günlük bir sürede hazır olacağını söyleyen Bakan Çelik, bir sonraki Bakanlar Kurulu’na ya da sonraki yetişebileceğini söyledi.Diken
Reklam
Kararsız Kalanlar İçin Haftanın 7 Gününe Özel Farklı Türk Dizisi Önerileri
Malum yeni sezonla aynı anda bir sürü dizi hayatımıza girdi ama şu geçen sürede elimizde kalanlar baya az. Boş vakitleri hangi diziyle değerlendirsem diye düşünenler için işte size bir kaç öneri.NOT: Tabi ki unuttuğum, atladığım diziler olacak ama reytinglerde iyi sonuç alan sosyal medya da adını çokça duyduğumuz dizileri eklediğimizi de hatırlatmak isteriz.
Reklam
Reklam