onedio
Napolyon'un Şapkasına 1.9 Milyon Euro
Fransız İmparatoru Napolyon tarafından giyilen bir şapka için açık artırmada, Güney Koreli bir koleksiyoncu 1,9 milyon euro ödedi.İki uçlu şapka, o zamanlar subaylar tarafından yaygın biçimde giyilen bir stile sahip.Şapkanın 1800 yılında Marengo Savaşı sırasında Napolyon tarafından giyildiği düşünülüyor.Daha sonra Napolyon'un veterinerine hediye olarak verilmiş.Monako Kraliyet ailesi şapkayı, diğer öğeleri yüzlerce Napolyon hatırası ile birlikte, Paris yakınlarındaki Fontainebleau'de açık artırmada satışa koydu.BBC Türkçe
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Başladı
İkinci kez düzenlenen Uluslararası Boğaziçi Film Festivali başladı. Festivalde 102 ülkeden filmler gösterilecek. 100 yılını geride bırakan Türk sineması'na da özel yer ayrılacak.Boğaziçi Film Festivali, bu yıl 2. kez kapılarını açtı. Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi tarafından düzenlenen festivale 102 ülkeden 3 bin 682 film başvurusu yapıldı.Festivalin açılış töreni, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yapıldı. Açılışa Meltem Cumbul, Janset, Belçim Bilgin ve Cansu Tosun'un da aralarında bulunduğu çok sayıda genç oyuncu ve yönetmen katıldı.Festivalde, konuk ülke Polonya'dan ve Asya filmlerinden de seçkiler yer alacak. 100 yılını geride bırakan Türk sineması da festivalde önemli bir yer alıyor. Festival 28 Kasım'a kadar devam edecek.Demokrat Haber
Ahmet Eser'in Objektifinden 1967 Senesine Damga Vuran Sanatçılar
Ahmet Eser, 1967 yılında elindeki körüklü 9x12 makinesi ile ve arkasına takılan 6x9 rol film şasesiyle İstanbul Aksaray'daki Opera Tiyatrosu'na gitmiş. O günleri şöyle anlatıyor: 'Tahminen 20-30 kadar tanınmamış amatör genç prova yapıyorlar. Sahne arkasına siyah bir perde gerdim ve fotoğraf çekimi için bir yer oluşturdum. Prova arasında bana gelip tiyatronun fuayesine asılmak için poz verdiler. Bunların arasında Kemal Sunal, Perran Kutman, Şemsi İnkaya, Aykut Oray ve başkaları da vardı. Bu fotoğraflar tiyatro oyunlarını ve oyuncularını tanıtan PASAV isimli tiyatro dergisinde yayınlandı. (Ekim, 1967) Diğer portre fotoğrafları ise kendi stüdyomda 35-40 yıl önce çekmiş olduğum sinema-tiyatro sanatçılarına aittir.'
Reklam
Evrenimizin Muhteşem Simülasyonu
American Museum of Natural History tarafından hazırlanan muhteşem bir simülasyon! Himalayalar'dan başlayan görsel yolculuk Güneş Sistemimize, oradan galaksimize, pulsarlara ve şu ana kadar bilimin teorik olarak ulaşabildiği 13.7 milyar ışık yılı uzaklığa kadar gidiyor.
Meraklısına Birbirinden Güzel 26 Klasik Otomobil
Yeni bir klasik arabalar galerisiyle daha karşınızdayım. Daha önceki 3 galeriyle, baya bir klasik araba hayranı olduğunu anladım ve bende niye devam ettir miyim diye düşündüm. O yüzden her ayın ortasında başka bir klasik arabalar galerisi oluşturmaya karar verdim umarım beğenirsiniz. Daha önceki galerileri ziyaret etmeyi unutmayın :)1 - 2 -3
Reklam
Google Yasadışı Balık Avlayanların Korkulu Rüyası Oluyor
Okyanuslardaki aşırı avcılık yıllardan beri süregelen bir problem ve yetkililer geniş okyanuslarda ağ atan her gemiyi kontrol edebilecek teknolojiye sahip değil. Google, SkyTruth ve Oceana tam olarak bu yetersizliği gidermeye geliyor. Her geminin açık denizlerde kaybolmaması için bulundurmak zorunda olduğu AIS’lerden (otomatik tanımlama sistemi) gelen sistemi uydu haritalarıyla birleştirecek olan üçlü herhangi bir geminin yasak olan bölgede avlanıp avlanmadığını anlayabilecek. Gerçek zamanlı veri sağlaması hedeflenen sistemin elbette kör noktaları yok değil – zira gemiler AIS’yi kapatabiliyorlar. Tabii bu da radarlarda çıktıkları anda deniz polisinin enselerine binmesine sebep olabiliyor. İlginç teknoloji kaçak avcılığı bitirebilecek mi göreceğiz.
Reklam
Hain Sincap GoPro Kamerasını Çalarsa
YouTube video yapımcısı Viva Frei, GoPro kamerasının üzerine ekmek yapıştırarak bir sincaba sunmuş ve sonunda şaşırılmayacak bir şekilde sincabın kamerayı çalmasına önayak olmuş.
İzmir'e Özgü 17 Kelime
etiket
İzmirce, İzmir'de yaşamamış insanlar için saçma kelimeler bütünüdür. Ama bir İzmirliyi, çiğdeme 'çekirdek' derken göremezsiniz. Böyle problemleri ortadan kaldırmak için karşınızda İzmirce sözlüğü:
Reklam
Bağırsaklarının Fotoğrafını Çekmek İçin Film Yutan Öğrenciler
İngiltere'de Kingston Üniversitesi fotoğraf öğrencileri Luke Evans ve Joshua Lake dışarıyı fotoğraflamayı bırakıp bağırsaklarını görüntülemek istemişler.“I turn myself inside out” adını verdikleri bu mikro-fotoğraf projesi için 35mm filmleri parlak bir maddeyle kaplayarak yutmuşlar. Bu madde vücut sıvılarının filme işlemesini sağlamış. Filmler vücuttan atıldıktan sonra elektron mikroskobu ile taranıp büyük ölçekli baskıları alınmış.İşte ortaya çıkan fotoğraflar…
Pokemon Oyunlarının 12 Yıldaki Değişimi!
The Pokemon Company, Pokemon oyunlarının seneler içindeki değişimlerini gösteren bir video yayınlamıştı. Pokemothim isimli web sitesi ise tüm oyunları yan yana göstererek oyunlar arasındaki gelişmelerin daha iyi bir şekilde görülebileceği bir video hazırladı. Özellikle X ve Y oyunlarının motorlarındaki değişimin fark edildiği videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Reklam
TL Para Birimlerinin En Başarılısı
Türk Lirası (TL), son bir aylık dönemde dolara karşı yüzde 1'in üzerinde değer kazanarak, tüm gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en iyi performansı gösterdi. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolara karşı son bir aylık performansı değerlendirildiğinde, TL yüzde 1,4'lük değer kazancıyla gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en güçlüsü oldu. Rus Rublesi ise aynı dönemde dolar karşısındaki yüzde 14'lük düşüşüyle en kötü performansı gösterdi.ABD'den gelen olumlu makroekonomik veriler, Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) genişlemeci adımlarının ardından doların diğer para birimleri ve emtialara karşı güçlü seyri bu hafta da devam etti. Küresel piyasalarda büyümeye ilişkin endişeler de dolara olan talebi artırırken, yatırımcıların güvenli liman olarak doları tercih etmeleri dikkati çekti.Son bir aydır yükseliş trendinde olan dolar endeksi (DXY), haftanın son işlem gününde 88,28 ile 4,5 yılın en yüksek seviyesini gördü.Haftanın ilk işlem gününe 2,2578 seviyesinden başlayan dolar/TL ise hafta içinde en yüksek 2,2717'ye çıktıktan sonra gelişmekte olan para birimlerinden pozitif ayrışarak 2,2257'ye kadar geriledi.Analistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemde izlediği etkin likidite politikası, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüşler ve makroekonomik verilerdeki düzelme sayesinde Türk Lirası'nın dolara karşı gelişmekte olan diğer ülke para birimlerine göre daha iyi performans gösterdiğini ifade ediyor.Türkiye ekonomisinin yıl sonunda yüzde 3-4 aralığında bir büyüme performansı göstermesini beklediklerini dile getiren analistler, cari açıktaki düşüş eğilimi de göz önüne alındığında Türkiye'nin küresel sermaye akımları için cazip olabileceğini dile getiriyor.Dolar/TL'nin yıl sonuna kadar 2,20-2,25 aralığında hareket etmesini beklediklerini aktaran analistler, petrol fiyatlarının gerilemeye devam etmesi durumunda dolar/TL'nin 2,20'nin altına gerilemesinin söz konusu olabileceğini ifade ediyor.'Yabancılar dövizde satış tarafında'ING Bank Döviz Masası Müdürü Burçin Metin, dolar/TL kurunda gerileme oldukça kurumsal yerli yatırımcılardan talep geldiğini ve o nedenle kurda çok hızlı bir geri gekilmenin olmadığını söyledi.Petrol fiyatlarındaki gerilemenin TL'yi pozitif etkilediğini dile getiren Metin, TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine ayak uydurmadığını ve pozitif tarafta kaldığını belirtti. Hafta içinde 2,2371 seviyesine kadar gerileyen dolar/TL'nin kurumsal taleple birlikte 2,2487'ye kadar yükseldiğini ifade eden Metin, 'TL'de kısa vadede tekrardan bir bozulma beklemiyorum. Dolar/TL'de yukarda 2,2550 ve aşağıda 2,2360 seviyelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer bu konjonktürde dolar/TL 2,2360 seviyesini kırarsa petrol fiyatlarının da desteğiyle ciddi düşüşler görebiliriz' değerlendirmesinde bulundu.'Yabancı tarafında alım görmüyoruz. Aksine bono faizlerinde biraz gerileme var. Bu gerilemenin yarattığı bono tarafında yaşanan girişle beraber yabancıların dövizde daha çok satış yaptığını görüyoruz' diyen Metin, alım fırsatı konusunda ise kurda biraz daha düşüş olabileceğini ve 2,20'nin altına inmesi durumunda kısa vadede kurumsal taraflar için alım fırsatı doğabileceğini ifade etti.Burçin Metin, kısa vade için yukarı yönlü sert bir hareketin olmayacağını, dolar/TL'nin bu yılı 2,20-2,22 seviyesinden kapatacağını, piyasanın yılın geri kalanında Merkez Bankası'ndan faiz indirimi beklemediğini ve kurda 2,30'ların üzerine çıkılmayacağını tahmin ettiğini belirtti.'Dolar/TL'de 2,20-2,25 seviyeleri orta ve uzun vadede alım fırsatı olarak görülebilir'Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy ise doların seyri açısından dolar endeksinin (DXY) takip edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:'Dolar endeksi Fed'e bağlı olarak 88'in üzerinde kuvvet kazanırsa ya da 91-92'yi görürse dolar/TL tarafında da TL'nin zayıfladığına işaret olacaktır. Dolar/TL kurunda 2,25 pivot seviye. Bu seviyenin üzerinde kaldıkça, 2,2630'lar test edildikçe her ihtimalde 2,28-2,30'lar görülebilir. Dolar/TL'de 2,30'lar geçilmedikçe sorun yok. Kısa vadede 2,30 seviyesi geçilecek olursa 2,50'lere kadar hareket genişleyebilir.'Dolar/TL kurunun 2,25'in altında kaldığı sürece 2,23'ün ara destek ve 2,20'lerin hedef olacağını öngören Paksoy, 2,20-2,25 seviyelerinin orta ve uzun vadede alım fırsatı olarak görülebileceğini ifade etti.Cüneyt Paksoy, Fed'e bağlı olarak 2015 yıl sonuna kadar doların yükselişlerde ara ara mola verse de yukarı yönlü hareketini sürdüreceğini söyledi.Dünya
Say: 'Laik ve Hür Bir Ülkede Öleceğim'
Piyanist Fazıl Say, Cumhuriyet Gazetesi'nden Esra Açıkgöz ile yaptığı röportajda yeni albümünü ve planlarını anlattı. Say kendisine yönelik yapılan eleştirilere cevap verirken “Ben laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum” dedi.Farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getiren dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. Yakın zamanda 2 yeni albümünün çıkacağını söyleyen Say Haziran Direnişi'nde yaptığı eserler için “ Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım” ifadelerini kullandı. Laik bir ülkede doğdunu, laik ve hür bir ülkede öleceğine inandığını söyleyen piyanist Fazıl Say kendisine yöneltilen 'elitist' eleştirileri için de “ Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar” dedi.- Müzik hayatınız boyunca verdiğiniz konserlerde seslendirdiğiniz parçalar var bu albümde. Dile kolay 30 yıldır bestelediğiniz onlarca parça arasından bunları nasıl, neye göre seçtiniz? Neden bu 19 parçayla çıkıyorsunuz karşımıza?Bu CD’de Opus 1 dediğim, 1990 yılında, 20 yaşımdayken bestelediğim eserim “Nasreddin Hoca’nın Dansları”ndan itibaren yıllarca konserlerimde çaldığım solo piyano müziğimden örnekleri derledim. Beni dinleyen takip eden sanatseverler, “Kara Toprak” bestemi, kızım Kumru için yazdığım parçayı, baladlarımı bilirler, konserlerimde de çok çaldım. Sıkça memleketimden ezgilerin, ritimlerin yer aldığı baladlar, çağdaş eserler ve tabii ki konserlerde insanların çok zevkle dinlediği caz fantezilerim de var içinde…- Aziz Nesin, Âşık Veysel, Nâzım, Nasreddin Hoca, İsmail Dede Efendi... Albümde, esinlendiğiniz, ithaf ettiğiniz, içine kattığınız sanatçılar olarak yerlerini alıyor. Türkiye kültür ve sanat tarihinde bir yolculuğa çıkarıyorsunuz albümle bizi. Nedir bu isimlerin, toprakların sizdeki etkisi?Sanatçı ait olduğu toprağın çiçeğidir. Tabii ki bu saydıklarınız var, gayet doğal bunların olması. Benim geldiğim ailenin anlayışı da budur. Bu topraklara sahip çıkmak, bu toprakları insanlığın geleceği için çağdaş bir noktaya getirmek için uğraşanlardan biri olmak, bu bizim geleneğimizdir. Belki de ruhumuza işlenmiş, bizi biz yapan özelliğimizdir. Saydığınız isimler hiç tanımamış olsam da benim hocalarımdır, dostlarımdır aynı zamanda... - Say Plays Say, aslında bir albümden ötesi, bir nevi sizin hayat anlatınız. Ben albümü dinlerken iniş-çıkışlara rağmen daha çok umut ve aydınlık hissettim. Siz hayatınıza baktığınızda ağır basan duygular bunlar mı yoksa?- Ben yaşamaktan mutluluk duyan, ümitler taşıyan bir insanım. “O ümitler nedir?” diye soracak olursanız, “özgür ruh”, “özgür bir dünya”, “ hür bir insanlık” diye tanımlamak elimden gelir belki... Hür olalım, gerisi gelecektir.- 40’ınızdan sonrası için hedef ne?- Üretmeye ve daha iyi şeylere ulaşmaya devam etmek. 2015’de mesela altı CD’lik Mozart’ın tüm sonatları kaydım çıkacak. SAİT FAİK eserimi DVD yaptık o çıkacak. Bunun yanında ilki çok sevilen, büyük bir satış rakamı yakalayan şarkılarıma devam, İlk Şarkılar 2 çıkacak.- Müziğinizde Türkiye ve Anadolu esintisini de taşıyorsunuz. Köylerde konserler vermeye önem veriyorsunuz. Buna rağmen “burnu büyüklük”, “elitistlik” eleştirilerinden kurtulamıyorsunuz. Neden kaynaklanıyor sizce bu?- Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar… Bunların önüne geçilemiyor maalesef. En iyisi onları görmemek, onlar yüzünden çok çektik hakikaten. En kötüsü de, dost zannettiğin insanların ihaneti...- Gezi Parkı için de üç beste yaptınız. Neydi Gezi Parkı’nın size öğrettiği, hissettirdiği?- Milyonlarca insan “hür bir insan hayatı” için el ele verdi. Bir nevi Rönesans, bir nevi 68 devrimi… Önemli olan gaz sıkılması değil, önemli olan hür bir hayat, hür bir millet, özgürlük ve demokrasi için milyonlarca insanın sokağa dökülmesi. Kendilerine baskı yapanlara, her şeye rağmen zeytin dalı uzatması… Uzatılan zeytin dalını tutup tutmamak artık karşı tarafa kalır. Bu insanlar hem Türkiye’ye, hem tüm dünyaya çok mühim bir mesaj verdiler. Öncülük ettiler. Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım...- Kültür ve Turizm Bakanlığı iki konserinizi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın programından çıkartınca, geçen ay hükümete çok samimi, tane tane ve sakince her şeyi anlattığınız bir açık mektup yolladınız. Ancak ne yazık ki yine anlamayı denemediler. Gerçekten bir umudunuz var mıydı buna dair?- Evet yazdım, “bari, artık eserlerimi sansürlemeyin” dedim... “Biz zaten sansürlemedik” dediler, şaka gibi... Her şey aynı yerde kaldı, eserler programda yok, eserlerim henüz programa geri alınmadı yani. Ankara’da üç eser, Antalya’da da Nâzım oratoryosu programdan çıkartıldı... Öyle kaldı durum. Sanatçılar da çok fazla direnemiyor...- Başka ülkelerde yaşama şansınız var. Nereye gitseniz kapılar size sonuna kadar açık. Zaman zaman üzüntü ve sinirden, bu ülkeden gideceğim dediğiniz de oldu. Ancak ayrılamadınız. Niye bırakamıyorsunuz bu ülkeyi?- Yok, ben on beş yıl Türkiye’den ayrı yaşadım. Sekiz yıl Almanya’da, yedi yıl da ABD’de, New York’ta yaşadım. 2002 yılında memleketime geri dönmüştüm. Ben burada, laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum. Umutlar yüreğimizdedir...İlerihaber.org
İskandinav Müziğin Sevilen İsmi İstanbul'a Geliyor
İsveçli müzisyen Lykke Li 18-19 Kasım tarihlerinde Babylon'da.Son albümü 'I Never Learn' turnesi kapsamında ilk kez Türkiye'ye gelecek olan İsveçli şarkıcı ve söz yazarı Lykke Li , 18 ve 19 Kasım tarihlerinde Babylon'da sahne alacak.28 yaşındaki müzisyen, son albümündeki dokuz parçanın da 'hayatının gerçek bir kesitini anlattığını' ifade ediyor:'Yaşamadığım bir şeyi şarkılarımda anlatmam imkansız, bu benim için samimi değil.'Konserin sınırlı sayıdaki öğrenci biletleri 50 TL; diğer biletler ise 80 TL ile 100 TL arasında değişiyor.Gerçek adı Li Lykke Timotej Svensson Zachrisson olan İsveçli indie pop sanatçısı, sahne adı olarak 'Lykke Li'yi kullanıyor. 2008 yılında 'Youth Novels' adlı albümüyle müzik piyasasına giren Li, 2011 yılında çıkardığı ikinci albümü 'Wounded Rhymes'ta yer alan 'I Follow Rivers' adlı parçası ile dünya müzik listelerine girmeyi başardı. Sanatçının müziğinde elektronik, indie pop ve alternatif ögeler bulunuyor.İşte Lykke Li'in sevilen parçalarından bazıları:Sanatçının, Youtube'daki izlenme sayısı 40 milyonu geçen 'I Follow Rivers' videosunu Tarık Saleh yönetti:'Youth Novels' adlı albümünden 'Until We Bleed':T24
Reklam