Avea da Akıllı Bileklik Pazarına Girdi
Türkiye'deki GSM operatörlerinden Turkcell'den sonra Avea da akıllı bileklik pazarına adım atıyor. Firma Smartband adının verdiği akıllı bilekliğini duyurdu.Giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşması firmaları bu alanda çözümler üretmeye itiyor. GSM operatörleri de bu alanda yatırımlar yapıp ürünlerini piyasaya sürüyor. Bu alandaki ilk adım Turkcell'in T-Fit adını verdiği akıllı bilekliği ile Haziran ayında gelmişti. İkinci hamle ise Avea'dan geldi.Avea, Smartband adını verdiği akıllı bilekliğini duyurdu. Adım sayma, kalori hesaplama, alınan mesafe bilgisi gibi verileri ölçebilen akıllı bileklik üzerindeki ekranı sayesinde aktiviler hakkında bilgi verebiliyor.Aynı zamanda uyku kalitesini de ölçebilen akıllı bileklik, hangi saatte uyanmak gerektiği konusunda bilgi veriyor. Akıllı telefona kurulan uygulama yardımı ile istatistiki bilgileri de gösterebilen akıllı bilekliğin satış fiyatı 139 TL olarak açıklandı.Vodafone'da yokTürkiye'de faaliyet gösteren üçüncü operatör olan Vodafone'un şimlidik bu tarz bir ürünü bulunmuyor. Firmanın kendi markası altında sattığı telefon ve tablet modelleri yer alıyor.Kaynak: Al Jazeera
Yaşanabilecek Hem Büyüleyici Hem Ucuz Olan 8 Ülke
Başka bir şehirde ya da ülkede yaşamanın hayalini kurduğunuz oldu mu?Bir çoğumuzun ara sıra aklından geçen bu soru, cesaretsizlik, korku veya maddi durum gibi nedenlerden dolayı cevapsız kalıyor. Eğer çalıştığınız sektör yazarlık, tasarım veya turizm gibi gezerek yapılabilecek bir işse, bir süre Dünya’yı keşfedip, başka ülkelerde yaşamayı düşünebilirsiniz. Ayrıca, yeni yerleşeceğiniz ülkede ana dilinizi öğretebilir veya bir kafede çalışabilirsiniz. Fakat, başka bir ülkeye taşındığınızda ülkenin yaşadığınız yere göre daha pahalı oluşundan ve nasıl geçineceğinizden çekiniyorsanız korkmayın, size sunabileceğim 8 farklı alternatif var. Hem büyüleyici hem de düşük bütçeli 8 ülkeyi sizler için derledim.
Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay Daha
Gün geçmiyormuş ki memleket sınırları içinde bitli, kırk parasız, leş gibi kokan hippilerin başına yeni bir olay daha gelmesin, süslemesinler güzide gazetelerimizin biricik köşelerini.Bir önceki galeri için; Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay
Siz Hiç Müzeye Daldınız Mı?
Bildiğiniz, gezdiğiniz, gördüğünüz müzeleri ve aklınızdaki müze anlayışını bir kenara bırakın. Öyle bir müze düşünün ki bu müzenin ev sahibi balıklar ve diğer deniz canlıları olsun. Denizin dibinde unutulmuş bir medeniyete tanıklık ediyormuş gibi hissedin kendinizi. Başka bir dünyayla tanışın. Yaşamın sular altındaki yansımasına tanık olun.
Reklam
Mars Atmosferinde Yaşam İzi Bulundu
NASA, Curiosity keşif aracının Mars'ın atmosferinde yaşam izine rastladığını açıkladı. Bulguların biyolojik faaliyetlere işaret edip etmediğini anlamak için yeni analizler gerekiyor.Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında açıklamada bulunan Curiosity ekibi, keşif aracının Mars atmosferinde metan gazı izine rastladığını belirtti. Metan gazı, varlığı henüz kesinleştirilmeyen organik bileşiklerden geliyor olabilir.Gale Krateri'ndeki Sharp Dağı'nın eteklerinde analiz ve gözlemlerini sürdüren Curiosity, Mars atmosferinde milyar başına bir (ppb) oranından daha düşük bir metan yoğunluğu tespit etmişti. Ancak Sharp Dağı'nda son iki ay içinde yapılan dört analizde, Curiosity dört kat daha fazla metan izine rastladı. Tespit edilen yüksek metan oranının kaynağının belirlenmesi için çok daha fazla analiz yapılması gerektiği ifade edildi.Science dergisinde yayımlanan en son veriler hakkında açıklama yapan NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı'ndan Chris Webster, 'Dünya'daki metan gazının büyük kısmı biyolojik faaliyetlerler ortaya çıkıyor. Aynısını Mars için de söyleyebilmeyi umuyoruz' dedi. Webster, 'tespit edilen yüksek miktardaki metan gazının jeolojik veya biyolojik faaliyetlerden kaynaklandığını bilmediklerini söyledi.NASA bilim insanları, Curiosity'nin tespit ettiği metanın keşif aracının kuzeyindeki bölgeden geldiğini ve rüzgarlarla taşındığını düşünüyor.Metanın kaynağını analizler gösterecekMars atmosferinde metan aramak için yapılan analizlerde, Curiosity'nin son bir yıl içinde soluduğu havanın karbondioksitten arındırılmış kısmı analiz edildi. Elde edilen milyarda bir oranı, Mars atmosferinde metanın yıllık miktarının 200 metrik ton civarında olduğunu gösterdi.Dünya'daki metanın büyük kısmı havasız ortamlarda yaşayabilen bakterilerden meydana gelirken, sıcak suyun mineral zengini kayalardan akması gibi biyolojik olmayan faaliyetlerle de metan ortaya çıkabiliyor. Mars'ta ise metanın ağırlıklı olarak morötesi ışınlara maruz kalan mineral zengini meteor, kuyrukluyıldız ve yıldızlararası materyalden kaynaklandığı düşünülüyor.Ancak bu teori, Curiosity'nin son zamanlarda tespit ettiği ani metan artışını açıklamıyor. Çünkü Gale Krateri'nde böyle bir artışa sebep olacak meteor çarpması tespit edilmedi. 2009'dan bu yana var olan bir teori, metanın Mars'ın farklı bölgelerinde oluştuğu ve rüzgarlarla yayıldığı yönünde.NASA, ilk olarak Kasım 2012'de açıklanan metan analizlerinde, Kızıl Gezegen'de metanın izine rastlanmadığını açıklamıştı. NASA, bir ay sonra yapılan açıklamada Mars toprağında organik bileşen izine rastlandığını ancak sonuçların kesinleşmesi için birçok analiz yapılması gerektiğini duyurmuştu. Mart 2013'te ise yaşamın temel bileşenleri olan kimyasal elementlerin izine rastlandığı açıklandı.Yaşam izi sunabilecek olan metan gazının kaynağını tespit etmek için daha uzun analizler gerekecek.Kaynak: Scientific American ve Al Jazeera
Reklam
2 Bin 700 Yıllık Mezarlar Su Yüzüne Çıkıyor
Antalya Side’de Mayıs ayına yetiştirilmesi planlanan Sualtı Müzesi’nin kurulacağı Apollon Tapınağı önünde yer alan su altındaki tarihi mezarlar da müzeye dahil edilecek.Meksika’nın Karayip Denizi’nde bulunan dünyaca ünlü sualtı müzesinin Side’de kurulan benzerinde çalışmalar hızla sürüyor. Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şubesi ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı işbirliğinde sürdürülen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek verdiği çalışmalarda sona yaklaşıldı.DTO Antalya Şube Başkanı Bekir İnanç Kendiroğlu, deniz tabanında bulunan M.Ö. 7’nci yüzyıla ait mezarların da müze bünyesine dahil edilmesi için girişimde bulunduklarını belirtti.2700 yıllık geçmişi olan mezarların 1’inci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından tahrip edilerek içlerinin boşaltıldığını belirten Bekir İnanç Kendiroğlu, “Deniz dibindeki mezarların da sualtı müzesine dahil edilmesi için hazırladığımız projeyi bakanlığa sunduk. Gerekli izinlerin ardından arkeolog dalgıçlar su altındaki bu mezarların restorasyonunu yapacak. Mezarları sualtı müzesine dahil etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.Mezarların dalış turizmi için oldukça güzel tarihi eserler olduğunu kaydeden Kendiroğlu, “Bu mezarların büyük kısmı kum altında. Çevresini temizleyerek ortaya çıkarmak ve sergilemek bölge turizmi için de önemli” dedi.Bir turizm merkezi olan Side’yi dünya çapında sualtı turizm merkezi yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Kendiroğlu, “Mayıs ayında açılışı yapılacak olan 100 heykelin yer alacağı sualtı müzesi için gerekli izinlerin ve çalışmaların ardından tarihi mezarlar da Side’ye kazandırılacak. Side’ye dalış turizmi için binlerce turist gelmesini istiyoruz” diye konuştu.DHA
Facebook'tan Fotoğraflara Otomatik Düzenleme
Sosyal ağlarda vakit geçirdikçe fotoğraf paylaşmak da günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri oldu. Ancak telefon kameralarının yetersiz olduğu noktalarda uygulamalar devreye giriyor. Facebook da yeni güncellemesiyle fotoğrafların daha iyi görünmesini sağlıyor.Facebook özellikle mobil uygulamalarda fotoğraf paylaşım işini bir parça daha geliştirmeye hazırlanıyor. Instagram ‘a eklediği yeni filtre seçeneklerinden sonra kendi uygulaması üzerinde de değişikliğe giden sosyal ağ devi, iOS kullanıcıları için otomatik fotoğraf iyileştirme seçeneğini devreye soktu.Çok büyük değişiklikler yapmayan yeni iyileştirme seçeneği, fotoğrafları daha net ve parlak olacak şekilde ayarlayabiliyor. Aynı zamanda bu otomatik iyileştirme oranını kullanıcılar da fotoğrafı paylaşmadan değiştirebiliyor. Android için de yakın zamanda geleceği belirtilen güncellemeyi uygulamanın içindeki ayarlar sekmesinden kapatmak mümkün.Güncellemenin Türkiye’deki Facebook kullanıcıları için henüz aktif olmadığını belirtelim.LOG
Reklam
Sony, Akıllı Gözlüğü SmartEyeglass Attach'i CES 2015’te Tanıtacak
Son dönemde siber saldırılar nedeniyle zor günler geçiren Sony, Google Glass benzeri bir akıllı gözlük geliştirmekte olduğunu açıklayarak yeniden işleriyle anılmak istiyor. Sony’nin akıllı gözlüğü, herhangi bir gözlüğün saplarına takılabilir özellikte ve konsept modelin adı .Bluetooth 3.0 ve kablosuz ağ bağlantılı bir kontrol paneline sahip olan Sony’nin akıllı gözlüğü ARM Cortex-A7 işlemciyle çalışıyor. 40 gram ağırlığındaki gözlükte, 640×400 çözünürlüklü görüntü veren 0.23 inç boyutunda bir OLED mikro ekran, elektronik pusula, hız ölçer ve dokunmatik sensörler yer alıyor.400 mAh değerinde bir pil gücüne sahip Sony’nin akıllı gözlüğü , 2 metre uzaktaki 16 inçlik ekrana eşdeğer bir görüntü sunacak. Sony, akıllı gözlüğünün spor, iş ve eğlence alanında keyifli bir kullanım sunacağını düşünüyor.6 Ocak’ta Las Vegas’ta düzenlenecek olan CES 2015 etkinliğinde konsept modelini tanıtılacak akıllı gözlüğün seri üretime yıl içinde başlanacak ama satışa sunulma tarihi konusunda bir bilgi verilmiyor.Artık akıllı telefonlardaki yenilikler eskisi kadar heyecan vermiyor ve giyilebilir cihazlar pazar payı kapmaktan ziyade ilk kullanıcılarını kazanabilme kaygısında. Hatta ilk dönemler büyük merak uyandıran Google Glass‘ın bile gözden düştüğü tartışılıyor. 2015 yılı akıllı gözlükler ve diğer giyilebilir cihazlar için neler getirecek dersiniz?Webrazzi
Note Edge Türkiye'ye Geliyor!
Samsung , son yıllarda başarılı akıllı telefon çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl Note 3 sonrası tanıtılan Galaxy Round ile Dünya'nın ikinci kavisli telefonunu yapan Samsung , bu yıl yeni bir model daha duyurdu.Galaxy Note 3 ile Galaxy Round 'da olduğu gibi Note 4 ile neredeyse aynı özelliklere sahip Note Edge , kavisli yan kenarı ile dikkat çekiyordu.Galaxy Note Edge , başarılı kavisli kenarının yanı sıra, güçlü teknik özellikleri ile ön plana çıkıyordu.5.6 inç boyutunda 1600p Quad HD Super AMOLED ekran ile tanıtılan Note Edge , Qualcomm ve Exynos işlemciler ile duyurulan Note 4 'ün aksine sadece Snapdragon 805 yonga seti ile duyurulmuştu.2.7 Ghz 4 çerkidekli Snapdragon 805 yonga seti ve Adreno 420 grafik işlemci ile güçlü bir donanıma sahip olan Note Edge , Note 4 gibi yüksek performans sunuyordu.Ayrıca depolamada 3 GB RAM , 32 ve 64 GB dahili hafıza ve 128 GB harici MicroSD kart desteğine sahip Note Edge , 3000 mAh boyutunda bataryaya sahipti.Note 4 'te olduğu gibi 16 megapiksel arka ve 3.7 megapiksel ön kameralara sahip olan Note Edge , nihayet ülkemizde de satışa sunuluyor.2799 TL ile önümüzdeki günlerde raflarda olacak Note Edge , çok yakında Android 5.0.1 güncellemesini de almaya başlayacak.ShiftDelete.Net
Reklam
Rusya Krizinin Türkiye'ye Faturası 6 Milyar Dolar!
İSTANBUL - 1998’de büyük bir finansal kriz yaşayarak borçlarını ödeyemez hale gelen, 2008 küresel krizinden de büyük ölçüde etkilenen Rusya’nın ekonomik durumu şimdi de Ukrayna nedeniyle uğradığı yaptırımlar ve petrol fiyatlarının gerilemesiyle iyice bozuluyor. Enerji ihracatı ülkenin gelirinin üçte ikisini, bütçenin ise yarısını oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün ekonomi üzerinde yarattığı baskıyla ülkenin parası yılbaşından bu yana yüzde 50’den fazla değer kaybetti, borsası ise yüzde 50.50 düştü. Kuzey komşumuzun ekonomisinde 1998 krizinin ayak sesleri yeniden duyulmaya başladı. Rusya’daki ekonomik çöküş Türk iş dünyasını da endişelendiriyor. Analistler, Rusya ekonomisinin resesyona sürüklenmesinin Türkiye’ye faturasının 6 milyar dolara kadar çıkabileceğini hesaplıyor.İhracat 5.5 milyar dolara gerilediRusya, AB ve ABD ile Ağustos ayından beri karşılıklı ambargo uyguluyor. Bu ambargo sonrası Rusya’ya ihracatın daha da artacağı bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi. Aksine, Rusya’ya ihracatta ciddi gerileme yaşanıyor. Geçtiğimiz yılın Ocak-Kasım aylarında Rusya’ya yapılan ihracat 6 milyar 501 milyon dolar olmuştu. Bu yılın aynı döneminde ise bu rakam 5 milyar 584 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rublenin dolar karşısında değer kaybetmesi, Rusya’ya ihracatın önümüzdeki aylarda daha da gerileceği şeklinde yorumlanıyor. Rusya ekonomisinin küçülme riski, rublenin aşırı değer kaybı ve alım gücünün zayıfl amasının Türkiye’nin Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri için ne anlama geldiğini uzmanlara sorduk. Uzmanlar da ağır bir fatura çıkardı.ALB Menkuldeğerler’den Enver Erkan, petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte Rusya ekonomisindeki dengelerin bozulduğunu belirtti. Rusya, bütçesini yaparken petrol fiyatlarını 95 dolar üzerinden tahmin ettiğinde 2015 yılı büyüme beklentisinin sıfıra indiğini belirten Erkan, fiyatların şu an bulunduğu seviyede ise küçülmenin yüzde 4.7’yi bulabileceğini söyledi. Rusya’nın Türkiye’nin 1’inci ithalat ve 4’üncü ihracat pazarı olduğunu hatırlatan Erkan şöyle konuştu:Kriz Kafkaslar’a yayılırsa ticaretimiz darbe alır“Petrol fiyatlarındaki düşüş bizim için olumlu ancak iç piyasada fiyatlandırılmış durumda. Petroldeki düşüşün Rusya’ya yarattığı kriz ise bizi olumsuz etkiler. Özellikle krizin Rusya ile sıkı ekonomik ilişkiler içindeki Kafkas ülkelerine, Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) yayılması Türkiye’nın dış ticaretinde önemli bir kayba yol açabilir. Türkiye, yılın ilk 10 ayında Rusya ve BDT’ye 14 milyar 200 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Bu coğrafyada yaşancak bir krizin Türkiye’nin ihracatında en az 5 milyar dolar kayba yol açacağını düşünüyoruz. Turizme olumsuz etki de göz önüne alındığında Rusya’nın 2015 yılında Türkiye’ye faturası en az 6 milyar doları bulur.”Asıl etkilenme bavul ticaretinde olacakİstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ulvi Orhan, konuyla ilgili yaptığı değrlendirmede, “Rusya, Türkiye için oldukça önemli bir ülke. Rusya ekonomisi zor durumda. Hem ambargo, hem de petrol fiyatlarının düşmesi buna neden oluyor. Para devalüe oldu. Çok kısa sürede halkın alım gücü kayboldu. Bu da bizim reel sektöre yansıdı. Siyasi olarak yakınlaşmalar var. Ancak bunun ekonomiye yansıması nasıl olacak henüz görmedik. Bugün Laleli, Osmanbey ve Merter’de işler bıçak gibi kesildi. Bu insanlar çok ciddi kiralar ödüyorlar. Rusya’daki kriz bir sezon daha devam ederse korkarım ki bu firmaların büyük bir kısmı kapanmak zorunda kalırlar. Bu piyasaların doğal müşterisi komşu ülkeler. Güneyde problemli ülkeler var. Kuzeyde de Rusya Ukrayna krizi çıkması daha da kötü etkileyecek. Bugün halen Rusya’nın yapısından ötürü, satışların büyük kısmı bavul ticareti ile gerçekleşmekte. Asıl etkilenme bu bavul ticaretinde olacak. Bu yıl Rusya’ya mal satan firmalarda yüzde 50 iş kaybı var.Turizme sert darbe inebilirRusya’daki krizin bir diğer kurbanının turizim olmasından korkuluyor. Rusya’nın turizm sektörü açısından önemine vurgu yapan Erkan, Rusların alım gücünün düşmesinin 1997 kriziyle benzerlikler göstererek Türkiye’nin turizm gelirinde önemli bir kayba neden olabileceğini kaydetti. Erkan turizm sektöründeki kaybın 700 milyon dolar ila 1 milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti.Rusya pazarı bir ayda yüzde 35 gerilediAntalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak da turizm sektörünün Rusya’dan etkileneceğini belirterek şunları söyledi: “Ekim ayında Rusya pazarında yüzde 35’e yakın bir gerileme var. Bu gerileme aylık yabancı ziyaretçi sayısını yüzde 5 düşürdü. Bu yıl ciddi büyüme bekliyorduk fakat 10 aylık dönemdeki yüzde 35’lik düşüş büyümemizi de yüzde 4’e düşürdü. Önlem alınması gerekiyor. Bu işin bir yolu var; tanıtımı iki katına çıkarmak lazım. Turizm açısından önümüzdeki sene sıkıntılı olacak.” Türkiye’ye Almanya ile birlikte en yüksek turist girişi, Rusya’dan gerçekleşiyor ve son yıllarda hızla artıyor. 2012’nin Ocak-Eylül döneminde 3.3 milyon olan Rusya’dan turist girişi 2014’te 4.1 milyona çıktı.Zeybekci: Rusya ile 100 milyar dolarlık hedefte ümitliyizEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, en geç 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretteki tüm kota, sertifika, miktar kısıtlamalarıyla ilgili problemlerin ortadan kaldırılacağını belirterek, “İki veya üç yıl içinde en fazla, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz” dedi. Zeybekci, önümüzdeki süreçte Rusya’ya olan mal ihracatının artacağını da söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda Ekonomi Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Rusya ile ilişkiler de gündeme geldi. Zeybekci, şöyle konuştu: “Rusya Federasyonu’yla toplamda 32 milyar dolar civarında olan dış ticaret hacmimizin sadece 6 milyar dolarını biz ihracat olarak yapabiliyoruz, geri kalan 25-26 milyar dolarlık kısmını Rusya’dan enerji ithal ediyoruz. Rusya’yla şu anda sürdürmüş olduğumuz bir süreç var, yani iki ülkenin gerek teknik heyetleri gerekse bakanları olarak 2014 sonuna kadar veyahut da 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretimizin önündeki tüm kota, sertifika veyahut da miktar kısıtlamalarıyla ilgili tüm problemleri ortadan kaldırarak, en fazla iki veya üç yıl içinde, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz.Bu ülkeler de risk altındaSon dönemde yaşanan gerginlik aslında uzun zamandır bölge ülkelerini zorluyor. Rublenin hızlı düşüşü, Rusya'nın komşularını olumsuz etkiliyor. En fazla etkiyi gören ülke ise Ukrayna oluyor. Parası %85 değer kaybeden bu ülke, Rusya ile yaşadığı sorunlar dışında, yüksek faiz ve Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile de boğuşuyor. Gürcistan, ve Rusya’nın en büyük ticaret ortaklarından Kazakistan da durumdan etkilenen ve para biriminin değer kaybına uğradığı ülkeler arasında. Moldova, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Belarus durumdan kötü etkilenen eski Sovyet ülkelerindenEVRİM KÜÇÜK / TAYLAN BÜYÜKŞAHİN | Dünya
Malick'in Yeni Filmi Berlinale'de
65. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. Altın Ayı ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen, Oscar ve Altın Palmiyeli yönetmen Terrence Malick ve Peter Greenaway, yeni filmleriyle Altın Ayı için yarışacaklar5-15 Şubat 2015'te 65. kez düzenlenecek Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. 1999’da ‘Nightshapes’le Berlinale’den ödülle dönen Alman yönetmen Andreas Dresen’ın yeni filmi ‘Als wir träumten’ (As We Were Dreaming) Altın Ayı için yarışacak yapımlardan. ‘İnce Kırmızı Hat’, ‘Badlands’ ve Altın Palmiye ödüllü ‘Tree of Life’ın yönetmeni Terrence Malick’in başrolüne Christian Bale'i yerleştirdiği yeni filmi de Berlinale’de yarışıyor. İngiliz yönetmen Peter Greenaway ise efsane Rus yönetmen Eisenstein’ı konu alan yeni filmi ‘Eisenstein in Guanajuato’ ile açıklanan seçkide yer alıyor. Ayrıca eşcinsel bir çiftin hafta sonu boyunca yaşadığı aşkı konu alan ‘Weekend’le dikkat çeken genç İngiliz yönetmen Andrew Haigh’in yeni filmi ’45 Years’ da yarışmada dikkat çekiyor. Kenneth Branagh’ın ‘Cinderella’ uyarlaması ise Berlinale’de yarışma dışı özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.Milliyet Sanat
Reklam
Çocukken Ayrı Bir Odası Olmayanların Çok İyi Bildiği 14 Şey
Eskiden her çocuğun kendine ait odası olacak diye bir şey yoktu. Halen çoğu yerde olmasa da geçmişe nazaran bugün kendi odası olan çocuk sayısı bir hayli fazla, aileler daha bilinçli. Belki siz bilmiyorsunuz ama odasız çocukluk geçirmenin ne demek olduğunu anlatmak istedik.
Milletvekillerinin 'Twitter' Karnesi
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde kasım ayına ilişkin yapılan araştırmaya göre TBMM'deki 536 milletvekilinin 470'i aktif sosyal paylaşım sitesi 'Twitter' kullanıcısı.İstanbul Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler biriminden yapılan açıklamaya göre, İÜ İletişim Fakültesi bünyesindeki Atölye T5 ile DNA 360 şirketi iş birliğiyle milletvekillerinin twitter'daki hareketleri kasım ayı boyunca incelendi. TBMM'deki 536 milletvekilinin 470'inin aktif twitter kullanıcısı olduğu belirlendi. Kalan 66 milletvekilinden 61'inin twitter hesabı bulunmamakla birlikte 5 milletvekilinin hesabını pasif hale getirdiği saptandı.Twitter'da aktif hesabı bulunan 470 milletvekilinin 401'ini erkek, 69'unu kadın vekiller oluşturuyor. Kadın milletvekilleri, erkek vekillere oranla twitter kullanımına daha fazla önem veriyor.Araştırmaya göre, 263 AK Parti milletvekili aktif olarak twitter kullanıcısı. 263 milletvekili ile toplam 16 milyon 671 bin takipçiye sahip AK Parti’yi, CHP, MHP ve HDP takip ediyor.Kasım ayı raporuna göre en çok takipçisi olan milletvekilinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu görülüyor. Kılıçdaroğlu, 2 milyon 405 bin 28 takipçiye sahip.Kılıçdaroğlu'nu, 2 milyon 103 bin 191 takipçiyle AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu takip ediyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 1 milyon 277 bin 667 takipçiyle liderler arasında üçüncü, milletvekilleri arasında ise altıncı sırada yer alıyor.Meclis'te en fazla takipçisi olan milletvekilleri sıralamasının ilk 10'unda beş AK Partili, üç CHP'li, bir MHP'li ve bir de Anadolu Partili vekil bulunuyor.TBMM'deki kadın milletvekillerine bakıldığında liste başında, CHP’den ayrılarak Anadolu Partisi'ni kuran Emine Ülker Tarhan'ın bulunduğu görülüyor. Tarhan, 1 milyon 39 bin 874 takipçiyle twitter'ın en fazla takip edilen kadın siyasetçisi.Etem Geylan, AA
‘İmar Borsası’ Devri
‘Torba yasa’ taslağı ile kentsel dönüşüm alanlarında imar hakları menkul değere dönüştürülerek ‘imar borsası’nda şirketlerce alınıp satılabilecek. Mimarlar Odası Başkanı Muhcu “Tapu yurttaş için güvence olmaktan çıktı” diyorÇevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 67 maddelik ‘torba yasa’ taslağı imar hakları ve kentsel dönüşüm alanlarında önemli değişiklikler getiriyor. Yeni düzenlemeye göre 6306 sayılı yasa kapsamında afet riski altındaki alanlar, kentsel dönüşüm alanları, jeolojik açıdan sakıncalı bölgelerdeki gayrimenkuller sertifikalandırılarak menkul değere dönüştürülecek ve bu sertifikalar oluşturulacak ‘imar borsasında’ alınıp satılabilecek. Yine imar planı kararlarıyla yurttaşların gayrimenkul hisselerindeki değer artışı menkule dönüştürülerek transfer edilebilecek. Torba yasa taslağındaki düzenlemeler hakkında Birgün gazetesinden Olgun Kundakçı'ya konuşan Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, düzenlemenin yurttaşların mağduriyetine yol açacağını söylüyor. Muhcu, “Tekelleşmiş gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve inşaat şirketleri lehine zorla el koyma süreçleri kolaylaşırken, vatandaşların tapu ile güvence altında olan barınma hakları ortadan kaldırılıyor” dedi.SERTİFİKA VERİLECEKDüzenlemenin bir imar borsası oluşturulması ve bu borsanın piyasa kurallarına göre işletilmesi esasına dayandığını belirten Muhcu, “Kentsel dönüşüm uygulamalarında yapılan kamulaştırmalarda kamu idareleri vatandaşlara tapu niteliğinde olmayan sertifikalar vererek gayrimenkul haklarını menkule dönüştürecek. Yasa taslağında belirtilmemiş olsa da gayrimenkul hakları yerine verilen bu sertifikaların uluslararası piyasaya sürülmesi dahi söz konusu olabilecek. Vatandaşların haklarının riske atılması, dava açma ve haklarını takip etme olanaklarının zayıflatılması söz konusu” dedi.TAPU GÜVENCESİ KALKTIYasa taslağına göre kamu idareleri bir alan için imar planı veya plan tadilatı yaptığında oluşan değer artışının yüzde 40’ının kamuya aktarılması öngörülüyor. Bu payın ödenmesi için yurttaşların tapusu ipotek altına alınacak. Muhcu, “Vatandaşın mali durumunun bu payı karşılamaya uygun olmaması halinde, vatandaşın mülkiyet haklarını yine bir sertifika haline getirip imar borsasına aktarabilecek. Kamu idaresi imar planı yaptığında, bir alanı kamulaştırdığında, bir binayı riskli yapı ilan edip yıktığında vatandaşların hakkını menkule dönüştürebilecek. Dolayısıyla tapu güvence olmaktan tamamıyla çıkıyor. Vatandaşın hakları imar borsasında risk altına giriyor” dedi.BAKANLIĞIN YETKİLERİ GÜÇLENDİRİLDİTorba yasa taslağının kentsel dönüşüm karar ve projelerini hızlandırmak ve merkezileştirmek amacıyla gündeme getirildiğini belirten Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, torba yasa taslağındaki pek çok düzenlemenin yerel yönetimlerin yetkilerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı lehine gasp ettiğini belirtti. Muhcu, taslaktaki diğer düzenlemeleri ise şöyle yorumladı:>> Torba yasa taslağına giren Bakanlık tarafından yapılacak ‘mekansal strateji planları’ ile yerel yönetimlerin planlama sürecinin dışına atılması taslakta güçlendirildi. Türkiye’nin imza attığı AB kentsel şartı ve AB yerel yönetim şartı ile devlet tarafından güvence altına alınacağı taahhüt edilen yerinde yönetim ilkesine aykırı bir düzenleme getiriliyor.>> Yerel yönetimler planlama sürecine bağlı olarak 30 gün içerisinde yapılara ruhsat ve iskan vermemesi halinde bu belgeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri trafından verilebilecek. Daha önce afet riski altındaki alanlar ile kentsel dönüşüm alanı kararlarıyla ruhsat ve iskan haklarına müdahale edilmişti. Bu taslakla bütün alanlarda Bakanlık yetki sahibi oldu. Muhalefet belediyelerinin merkezi hükümetin plan ve ruhsat kararlarını hukuka, yerel koşullara aykırı görerek ruhsat vermemesinin önüne geçildi.>> Plan yapma yetkileri Bakanlığa bağlandı. Bakanlık isterse yerel yönetimlerin yaptığı planları yok sayarak başka plan yapıp yürürlğe sokabilecek.>> İmar planları yapıldığında oluşan değer artışının yüzde 40’ının kamuya aktarılması öngörülüyor. Bu yüzde 40’lık payın yüzde 70’i Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na kalan yüzde 30’u ise Büyükşehir Belediyesi kapsamındaysa ilçe ve büyükşehir belediyesi tarafından bölüşülecek. Ancak imar planı Bakanlık tarafından yapılmışsa bu değer artışının tamamı Bakanlığa kalacak. AKP yerel yönetimleri söz konusuysa yüzde 30’luk pay yerel yönetimlere aktarılırken, muhalefet partilerinin belediyesiyse Bakanlık isterse değer artışının tamamına el koyabilecek.>> Yapı denetimi kuruluşları yerine, kadrosu mimar ve mühendislerden oluşan bir sermaye kuruluşu olarak tariflenen teknik müşavirlik kuruluşları kurulacak. Bu kuruluşlar yıkım işleri, proje denetimi ve yapı denetiminden sorumlu olacak; riskli yapı tespiti ve yıkım raporu hazırlanması işlerini üstlenecek. 2001’de çıkarılan kanunla yapı denetimi özel kuruluşlara verilmişti. Geçmişte zaafa uğratılan kamu denetimi şimdi tamamen ortadan kaldırılıyor. Yapı denetimi hem özelleştiriliyor hem tekelleştiriliyor.>> Mimar, mühendis ve plancıların telif ve müelliflik hakları ortadan kaldırılıyor. Bina cepheleri mimarın onayı olmadan değiştirilebilecek. Cephede yerel malzemelerin kullanılmasına ya da Osmanlı Selçuklu taklidi yapı ve sokak siluetleri oluşturulmasına karar verilebilecek.Olgun Kundakçı | Birgün
Reklam