onedio
Savaşın İnsanları Nasıl Farklılaştırdığını Anlatan, Hikayesi Kocaman Kendi Mini Dizi: Unsere Mütter, Unsere Väter
Unsere Mütter, Unsere Väter 2. Dünya Savaşı'nı konu alan Alman yapım bir mini dizi. Nazi ordusunun Doğu Cephesi'nde Moskova'ya doğru kesin zafere ilerleyen aynı birlikte görevli abi-kardeş, başka birlikte görevli bir hemşire, şarkıcı olmaya çalışan bir genç kadın ve Alman vatandaşı olan Yahudi bir terziden oluşan beş yakın arkadaşın savaş sırasındaki hikâyelerinin anlatıldığı bir dizi. Ancak pek çok diziden farkı savaşı değil, savaşın insanları getirdiği hali en çarpıcı şekliyle anlatıyor. Üstelik de savaşın kaybedenler gözünden bu denli iyi anlatılması mümkün olamaz desek, ne denli kaliteli bir yapıt olduğunu anlatmış oluruz...
Ücretsiz, Reklamsız ve Yasal Müzik Platformu: Aurous
Online müzik dinleme servislerinin revaçta olduğu günümüzde internet üzerinden müzik dinlemek için aylık üyelik ücreti ödemek gerekiyor. Andrew Sampson tarafından geliştirilen Aurous adlı servis ise hem ücretsiz hem de reklamsız olmasıyla dikkat çekiyor.
Reklam
Bakliyat Fiyatları Nasıl Yüzde 25 Zamlandı?
Öyle bir gıda ürünü düşünün ki önemli bitkisel protein kaynaklarının başında geliyor. Kalsiyum, fosfor, demir ve diğer mineraller bakımından günlük beslenmede oldukça önemli bir yere sahip. Antioksidan içermeleri nedeniyle kalp damar hastalıkları, obezite, kanser riskini azaltmada, yüksek tansiyon ve diyabetik hastalar için uygun bir ürün. Yemeklik baklagillerden bahsediyoruz... Türkiye'nin bakliyatta ithalata bağımlı konuma gelmesi ve kurdaki yükseliş market raflarına zam olarak yansıdı. 1990'lı yıllarda bakliyatta kendi kendine yeten hatta ihracat yapan Türkiye nasıl ithalatçı konuma geldi?
Reklam
Meizu, Akıllı Saat Tanıtacak!
Türkiye'de günden güne daha çok konuştuğumuz Çinli akıllı telefon üreticisi Meizu , gelişmeye devam ediyor. Son olarak geçtiğimiz haftalarda en üst seviye özelliklerle donatılmış PRO 5 modelinin tanıtımını gerçekleştiren marka, bugünlerde metal kasalı orta seviye akıllı telefonu ve yeni akıllı saatini tanıtmaya hazırlanıyor.
Düşünce Kalıplarını Yıkan '4661m2-Hapishanede Sanat' Adlı Projeden 18 Fotoğraf
Hayatta ikinci şanslar önemlidir. Aslında hapishaneler de bu sebeple vardır. Genel algının aksine hapishaneler, suçlu insanları bir deliğe tıkıp toplumda soyutlamak için var edilmemişlerdir. Asıl amaç suçlu insanları rehabilite edip topluma yeniden kazandırmaktır. Bu noktada suçun mahiyeti de önemlidir. Yanlış anlaşılmasın toplumda infial yaratan suçlardan bahsetmiyoruz. Aklınıza baklava çaldıkları için hapishaneye gönderilen çocuklar örneğini getirebilirsiniz. Velhasıl, çoğu hapishanenin, fiziki şartlarıyla insanları rehabilite etmekten oldukça uzak bir durumda olduğunu da belirtmek gerekir.  '4661m2-Hapishanede Sanat' adlı projede işte bununla ilgili. İsveçre'de bulunan Lenzburg hapishanesinin, proje sayesinde hem içi hem de dışı bambaşka bir kimliğe bürünmüş. Projenin sahibi 'NEWERCREW' adlı ve bünyesinde Malik, Note, Onur, Chromeo, Shark, Ata Bozaci, Robert Proch, Nevercrew, Mizzo, Daniel Zeltner, David Monllor, Benjamin Solt, Lain, Ti, Sarah Parsons gibi önemli sokak sanatçılarına barındıran bir grup. Haklarında daha fazla bilgi almak ve çalışmalarını takip etmek için behance hesaplarını takip edebilirsiniz.
Reklam
Ne Olursa Olsun Tüm Dünyaya Karşı İyi İnsan Olarak Kalmaya Çalışanların Bildikleri 21 Şey
etiket
Atıp tutmak kolay.Hiç tanımadan insanları yargılamak kolay. Zor olan iyi insan olabilmek, her şeye rağmen öyle kalabilmek.Birisinin yuvasına düşen ateşte ellerini ısıtıp, etrafa tükürüklerle karışık kötü sözcükler saçmak kolay. Zor olan, o ateşi bu topraklarda üşüdüğün halde söndürebilmek...İşte 'Ne Olursa Olsun Tüm Dünyaya Karşı İyi İnsan Olarak Kalmaya Çalışanların Bildikleri 21 Şey'
Avseq01: Hayatımızda Kısa Bir Süre Kalan “Görüntülü Yoğun Teker”in Maceraları
Anlamadınız değil mi? Avseq01 ifadesinin gören bazılarınız hemen anılara daldı bile. Ama yeni neslin “ne diyor lan bu dinozor” dediğinin farkındayım. VCD’den bahsediyorum. Bir Japon elektronik firması kanalı ile 1993 yılında kısa bir süreliğine hayatımıza girip, ardından yerini DVD’lere bırakan Video CD’lerden… Tahtakaleciler, Yazıcıoğlu iş hanı müdavimleri buradaysa başlıyorum.
Reklam
Dünyanın En Zengini İsviçreliler
Credit Suisse’in yaptığı araştırmaya göre kişi başına 567 bin dolarlık ortalama servete sahip olan İsviçreliler açık ara dünyanın en zengini olmaya devam ediyorlar. Listenin ikinci sırasında 400 bin dolarlık servet ile Yeni Zelandalılar, üçüncü sırasında ise yaklaşık 365 bin dolar servet ile Avustralyalılar geliyor.Credit Suisse Bankasının Araştırma Merkezi'nin altıncısını düzenlediği ‘Küresel Varlık Raporu’ açıklandı. 2015 yılının ortasından geçen bir yılki ekonomik verilerin dikkate alındığı, dünya genelinde ülkelerin fert başına düşen varlıklarını araştıran çalışmaya göre İsviçreliler açık ara dünyanın en zengin ferdi olmaya devam ediyorlar. Fert başına düşen zengin servet sıralamasının ilk sıralarında AB ülkelerinin yer almaması ise dikkat çekiyor. Listede İsviçrelileri, Yeni Zelandalılar takip ederken, üçüncü sırada Avustralyalılar yer alıyor. Bu sıralamaya en yakın olan AB ülkesi ise Fransızlar. Fransa’da ortalama servet 262 bin, Belçika’da ise 259 bin dolar.Türkiye'de yetişkin kişi başına düşen servet 19 bin 301 dolarRapora göre Türkiye'de yetişkin kişi başına düşen servet ise 2015 yılında 2000 yılındaki 12 bin 342 dolardan 19 bin 301 dolar seviyesine yükseldi.2014 yılı ortasında yetişkin başına servet 24 bin 690 dolar seviyesindeydi.
21 Harika Fotoğrafıyla Üçüncü Nükleer Santralin Adresi 'İğneada'
etiket
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Türkiye'de yapılacak üçüncü nükleer santral için Kırklareli'nin İğneada bölgesinin planlandığını söyledi. Alaboyun, üçüncü nükleer santralin yapımına ilişkin, 'Şu an ilk gelenler Çinliler ile Amerikalıların Westinghouse firması. Mutabakat zaptı imzalandı. Japonların da ilgisi var' dedi. Nükleer Santral Avrupa’nın en büyük Longoz ormanlarının bulunduğu İğneada Milli Parkı’nın yakınlarına inşa edilecek. İğneada'nın güzelliklerini bu vesileyle hatırlamak istemezdik ama umarız ki elimizden kayıp giden bir güzellik olmaz bu.
Reklam
İşte Tweet Atan Tavuk!
Betty adındaki tavuk, “Tavuk Tweet Merkezi”nde yaşıyor. 30 Ekim’de başarıyla 5 kelimelik bir tweet atması beklense de şimdiye kadar pek gelecek vaat eden gelişmeler yaşanmadı. Bu girişimin sebebi ise, tavuk Betty’i Guinness Dünya Rekorları’na “ilk tweet atan tavuk” olarak kaydedip taçlandırabilmek. Fast food zinciri, süreci merak edenleri bilgilendirmek için videolar çekiyor ve hatta bazen Periscope’tan yayın yapıyor.
109. Doğum Gününde Alman Filozof Hannah Arendt'e Ait 15 Etkileyici Söz
Hannah Arendt, Alman siyaset bilimcidir. Aslında pek çoğumuz onu felsefeci olarak da bilse de kendisi ömrü boyunca bu unvanı reddetmiş; felsefe 'bireyin kendisi'ne dair sorunlarla uğraşır, benim çalışmalarım 'tekil olarak insana değil, dünyada yaşayan ve dünyayı kaplayan insanlığa' odaklanmıştır diyerek kendisine  siyaset bilimci denmesini tercih etmiştir. Her ne kadar o böyle düşünse de kendisi liberal, muhafazakar veya marksist gibi kategorilere göre tarif edilemeyecek felsefi vizyona ve politik görüşe sahip bir filozoftur. 14 Ekim 1906'da Almanya'da doğması gerçekten de Arendt'in yaşamında belirgin etkilere neden oldu. O, kendisini hiçbir zaman 'doğuştan bir yazar' olarak tanımlandı, 'yalnızca anımsamak ve anlamak için, böyle bir çağda yaşamış olması nedeniyle' yazdı. Döneminin en iyi okullarında klasik Yunanca ve Latince öğrenen, 20. yüzyıl düşüncesinde tartışılmaz bir öneme sahip Karl Jaspers ve Martin Heidegger gibi filozoflarla çalışma olanağı bulan Arendt, kısa bir süre sonra milyonlarca insanla beraber kendi yaşamını da bütünüyle etkileyen antisemitizm olgusuyla karşı karşıya geldi. Bir mülteci olarak önce Fransa sonra ABD'ye giden Arendt'in 'yerinden edilme' ile başlayan bu yeni yaşamı, siyaset kuramının en çarpıcı yapıtlarını verdiği zamanların da başlangıcına işaret eder. Arendt'in özellikle bugün için ilgi çekici yanı, pek çok açıdan farklı bir dünyada yaşamasına karşın çözümlemelerinin günümüzün hâlâ devam eden sorunlarına yönelik pek çok değerlendirmeyi içerisinde taşımasıdır. Onun üzerinde durduğu sorunlar, çeşitliliği bakımından pek çok değişik alanda yeniden incelenebilirse de, bugün bireyin sınır aşımına uğramış özel ve kamusal alan içindeki konumuna ilişkin görüşleri, küreselleştikçe eşitsizliğin ve ayrımcılığın da aynı ölçüde yayılarak dini ve etnik kökenli şiddete dönüşmesi konusundaki çözümlemeleri ve her şeyden önemlisi içerisinde bulunduğumuz koşulları yeniden düşünme çağrısı, günümüzün sözde haklı gerekçelerle her alanda yayılan şiddet olgusu düşünüldüğünde daha da önem kazanıyor. Martin Heidegger ile birlikte Marburg Üniversitesinde felsefe çalışan Arendt'in onunla uzun, fırtınalı romantik bir ilişkisi oldu. Bu ilişki, Heidegger'in Nazi sempatisi yüzünden zaman zaman eleştirilmiştir. Ayrılmalarına rağmen bir ömür boyu inişli çıkışlı arkadaşlıkları sürmüştür. İlişkilerinin bitmeye yakın dönemlerinde Hediegger'den istediği halde kopamayan Arendt, 10. maddede yer alan sözleri sarf etmiştir.
Reklam