Kahraman Güler Yazio: Seni Aldatmam Gereken Konular Var
Son günlerde SADAKATSİZ dizisiyle sıkça tartışılan aldatma ve sadakat kavramlarını sorgulamaya ve bu iki kavramı toplumsal cinsiyet tutumlarından ayrı olarak ele alalım. Sadakat güçlü ve içten bağlılık anlamına gelir. İnsan neye güçlü ve içten bağlı ki? Nerden çıkardık bu kadar sağlam olduklarını. Sadakatsizlik bir seçim mi yoksa sadakat insana dayatılan ve yukardan indirilen bir yük mü? İnsanlar biyolojik açıdan çok eşli, toplumsal değerler kültürel bağlamda tek eşlidir. Bu arada bu her cinsiyet içinde geçerlidir. Doğada farklı canlı türleri farklı eşlilik biçimleri gösterir. Eğer toplumsal anlamda kabul görmek için birine tek eşli olma sözü verdiysek işte o zaman durumun çok boyutlu ele alınması lazım. Evlilik sınırlarının ihlali olan aldatma, ister açıkça var olan ister gizli bir durum olsun, evlilikle birlikte verilen sözlerin bozulması anlamına gelmektedir.
Levent Buda Yazio: Pozitif Günler
Zordu, zor……… Sanırım 30 Ekim 2020 ardından ben böyle deprem görmedim diye yazmıştım…….. Şimdi bugün tekrar yazıyorum, 54 yaşındayım, hekimim ve ben böyle bulaşıcı hastalık görmedim……… 20 Kasım 2020 tarihinde 16 Kasım’da test yaptırmış ve negatif çıktığım için çok sevinçli olduğumu yazmış ve sizlerle sevincimi paylaşmıştım………. Ancak 20 Kasım günü önce eşim Covid-19 pozitif çıktı, aynı akşam filyasyon hekimlerinin benden aldığı test de pozitif sonuç verdi…………
Gökçen Erdoğan Yazio: Bir Sofra Yalnızca Bir Sofra mıdır İnsan İçin?
Karnınızı doyurmak için mi yiyorsunuz, keyif almak için mi? Elbette keyif aldığım bir yemeğin beni doyurmasını da beklerim ama keyif almadan yemek ve doymak pek bana göre değil. Çünkü ben sevdiklerimle masaya otururum. Aramda bağ olmayan insanlarla yemek masalarında bir araya gelme adetim pek yoktur, başka bir alternatifini bulurum. Çünkü yemek yalnızca meyvelerin, sebzelerin, bakliyatların, yağların bir araya geldiği alelade bir karışım değildir. Birleştiricidir yemek. Anlatıcıdır. İnsanlar yemeklerde tanışır, yemeklerde kaynaşır, yemeklerde dertleşir, yemeklerde susar hatta. Sofralar, insanlığın kavşaklarıdır. İnsan ilişkilerinde öyle önemli dönemeçlerde bir sofrada oturmuşsunuzdur ki düşünün, şaşarsınız.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Bazıları Bu Yıl Sınava Girmeyecek!
28 numaralı ceset; kesin tahliye, sınava girmeyecek!Covid cenazeleri, elini bırakanların çokluğu kadar yalnızlar. Genç olanlarını bekleyen sınavlar vardı, sınava girmeyecekler. Ait olmadıklarını düşündüklerini dünyaya ait olmaya çalışma serüvenleri bitti. Soğuk morglarda hepsinin bir numarası var, bu onları kimlikli kılıyor. Mahkemedeki mübaşir benzeri bir morg görevlisi sesleniyor, 28 numaralı ceset hazır! Şu sıralar ölümlü birini başka ölümlüler kendi ölümlerinin korkulu hayaliyle defnedemiyorlar ve bu onları daha çok ağlatıyor. Covid vedayı unutturmakla görevli bir virüs. Vedasız vedalara ilk kez şahit olan bir yıl yaşıyoruz. Yılın en içten kelimesi sessiz ve korkulu bir ‘’güle güle’’. Bir virüs gelip, ürperten şaşaasıyla ellerin kalplerden daha değerli olduğunu hatırlattı. Dokunmadan geçen günlerde birbirimize dokunmadan tutunmak zorundayız. Karantina sürecinde sürekli beraberliğin getirdiği kopmaları biliyoruz, boşanmalar arttı. Fakat evlilikler de arttı. Hiç evlenmemiş olanların karantinanın çıldırtan yalnızlığına meydan okuyan bir ilişki isteği çok anlamlı değil mi? Zorunlu yalnızlığı yalnız geçirmek istememekten daha insani bir şey olamaz.
Bora Farsak Yazio: Hipokrat ve Yemini
Ahh Ah şu doktorlar; kızımızı vermek için doktor ararız (en azından eskiden öyleydi 😂😂), ikinci el araba alırken doktordan satılık ararız, doktordan satılık ev varsa niye olduğunu hiç anlamadığım şekilde daha caziptir. Yan komşu da profesör deriz. Sağ olsun söyleyenler. Aslında bakarsanız, okumuş, kültürlü, iyi niyetli, bilgili, dürüst, çalışkan, insanlara hizmet eden bir insan tanımıdır doktorluk. Her ne kadar söylediklerini dinlemesek de bilim kurullarını da doktorlardan kurarız. Bu gerçekler baki ama hastanız ile ilgili bir sıkıntı bir komplikasyon ya da vefat olana kadar geçerlidir. Önce Allah'a sonra doktora emanet ettiğimiz hastada bir sıkıntı çıktığı andan itibaren Allah kitap unutulur ve suçlu doktordur.En geçerli söz de: Bunlar bir de Hipokrat Yemini etmişlerdir... Biliyorsunuz bizde herkes yeminine pek sadıktır.Çok sevdiğim bir söz vardır: bir konuda fikrin yoksa kendinden emin konuş. Tam da o hikayedir bu. Bizim hiç din kitabı okumamış dindarlarla, hiç Atatürk okumamış Atatürkçülere benzer 'Hipokrat yemini etmişler bir de ' demeleri. Hipokrat yemini nedir?? deseniz doktorların ettiği yemin der, içeriğini biliyor musunuz deseler muhtemelen yarısından çoğu bir şeyler sallar, Hipokrat kimdir??? deseniz onu zaten o kadar bile sallayamazlar.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Mutlu İlişkilerin 4 Belirgin Özelliği
Birbirimizi onaylayamadığımız ilişkide ne işimiz var? Madem yan yana kalabiliyor, hayatı birlikte karşılayıp ağırlayabiliyoruz, o hâlde bu neden sürdürülebilir olmasın? Bunun kolay olmadığını biliyorum ama imkânsız olmadığını şimdi beraber öğreneceğiz. Bir ilişkiye başlarken çoğu zaman bu ilişkiyle beraber tazelenmeyi, toparlanmayı umarız. Hiç kimse yara almak, dağılıp ufalanmak için orada değildir.