onedio
Buket Harıkçı Yazio: ‘’COVID-19 Virüsü Laboratuvarda Üretilmiş Olsaydı, Daha Etkili, Daha Ölümcül Yapılırdı.’’
Hafta sonu, Kadıköy’de değerli arkadaşım, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Hakan Darıcı ile birlikteydik. Mart ayından bu yana neyin içine düştük, neden böyle bir hastalık ile mücadele veriyoruz ve bu işin sonu nereye gidecek diye başladığımız sohbetimizi bir hücre bilimci ve Histoloji uzmanıyla görüşmek artık ihtiyaçtan öte zorunluluktur hepimiz için… Çünkü ağzı olanın konuştuğu, yetkisi olmasa bile davranış ve tavırlarıyla neredeyse reçeteler yazan bir yığın insanla dolu hem medya hem etrafımız. Bu açıdan COVID-19 hakkında uluslararası makale ve kitap bölümleri yayınlamış, bulunduğu konum itibariyle ağzından çıkan her bir kelimeyi titizlikle seçen ve aktaran bir bilim insanı ile görüşmek gerçekten verimli oldu. Buradan kendisine, yayınlanan son çalışmaları, etik kurallar çerçevesinde anlattığı ve davetimi kabul ettiği için teşekkür ediyor ülkemize bilim dalında sunduğu katkılar için gururlarımı iletiyorum.
Mehmet Zihni Sungur Yazio: Kaçınılmaz Kaygılarımız ve Kaygıyı Azaltmakta Pratik Öneriler
Kaygının geleceğe yönelik bir tehdit ya da tehlike algısı söz konusu olduğunda devreye giren bir duygu olduğu ve Korona günlerindeki tehdit ve tehlike algısının insandaki tehdit sistemlerini alarma geçirdiğini daha önceki yazımda belirtmiştim. Tehdit sistemleri devreye girince, sistem tehlike aramaya başlar. Birey bedenine odaklanarak korona virüse bağlı oluşabilecek bedensel belirtileri taramaya başlar. ‘Nefes yeterince tutulabiliyor mu? Ateş yükseliyor mu? Halsizlik ve çeşitli ağrılar oluyor mu?’ biçimindeki taramalar sıkça yapılmaya başlanır. Tabii ki tarama yalnızca bedensel belirtilerle sınırlı kalmayacaktır. Korona virüsle ilgili hiçbir yeni haberi atlamamak için sosyal medya da ciddi bir zaman harcanacak, tüm yeni bilgiler de bir tarama sürecine sokulacaktır. Tarama sonucunda elde edilen bulgular bir bilgi işleme sürecinden geçirilir ve bu işlem sırasında kaygının düzeyine bağlı olarak aşağıda sözü edilen bazı bilgi işlemleme hataları da devreye girebilir.
Reklam
Kahraman Güler Yazio: Seni Aldatmam Gereken Konular Var
etiket
Son günlerde SADAKATSİZ dizisiyle sıkça tartışılan aldatma ve sadakat kavramlarını sorgulamaya ve bu iki kavramı toplumsal cinsiyet tutumlarından ayrı olarak ele alalım. Sadakat güçlü ve içten bağlılık anlamına gelir. İnsan neye güçlü ve içten bağlı ki? Nerden çıkardık bu kadar sağlam olduklarını. Sadakatsizlik bir seçim mi yoksa sadakat insana dayatılan ve yukardan indirilen bir yük mü? İnsanlar biyolojik açıdan çok eşli, toplumsal değerler kültürel bağlamda tek eşlidir. Bu arada bu her cinsiyet içinde geçerlidir. Doğada farklı canlı türleri farklı eşlilik biçimleri gösterir.  Eğer toplumsal anlamda kabul görmek için birine tek eşli olma sözü verdiysek işte o zaman durumun çok boyutlu ele alınması lazım. Evlilik sınırlarının ihlali olan aldatma, ister açıkça var olan ister gizli bir durum olsun, evlilikle birlikte verilen sözlerin bozulması anlamına gelmektedir.
Reklam
Levent Buda Yazio: Pozitif Günler
etiket
Zordu, zor……… Sanırım 30 Ekim 2020 ardından ben böyle deprem görmedim diye yazmıştım…….. Şimdi bugün tekrar yazıyorum, 54 yaşındayım, hekimim ve ben böyle bulaşıcı hastalık görmedim……… 20 Kasım 2020 tarihinde 16 Kasım’da test yaptırmış ve negatif çıktığım için çok sevinçli olduğumu yazmış ve sizlerle sevincimi paylaşmıştım………. Ancak 20 Kasım günü önce eşim Covid-19 pozitif çıktı, aynı akşam filyasyon hekimlerinin benden aldığı test de pozitif sonuç verdi…………
Reklam
Gökçen Erdoğan Yazio: Bir Sofra Yalnızca Bir Sofra mıdır İnsan İçin?
etiket
Karnınızı doyurmak için mi yiyorsunuz, keyif almak için mi? Elbette keyif aldığım bir yemeğin beni doyurmasını da beklerim ama keyif almadan yemek ve doymak pek bana göre değil. Çünkü ben sevdiklerimle masaya otururum. Aramda bağ olmayan insanlarla yemek masalarında bir araya gelme adetim pek yoktur, başka bir alternatifini bulurum. Çünkü yemek yalnızca meyvelerin, sebzelerin, bakliyatların, yağların bir araya geldiği alelade bir karışım değildir. Birleştiricidir yemek. Anlatıcıdır. İnsanlar yemeklerde tanışır, yemeklerde kaynaşır, yemeklerde dertleşir, yemeklerde susar hatta. Sofralar, insanlığın kavşaklarıdır. İnsan ilişkilerinde öyle önemli dönemeçlerde bir sofrada oturmuşsunuzdur ki düşünün, şaşarsınız.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Bazıları Bu Yıl Sınava Girmeyecek!
etiket
28 numaralı ceset; kesin tahliye, sınava girmeyecek!Covid cenazeleri, elini bırakanların çokluğu kadar yalnızlar. Genç olanlarını bekleyen sınavlar vardı, sınava girmeyecekler. Ait olmadıklarını düşündüklerini dünyaya ait olmaya çalışma serüvenleri bitti.  Soğuk morglarda hepsinin bir numarası var, bu onları kimlikli kılıyor. Mahkemedeki mübaşir benzeri bir morg görevlisi sesleniyor, 28 numaralı ceset hazır! Şu sıralar ölümlü birini başka ölümlüler kendi ölümlerinin korkulu hayaliyle defnedemiyorlar ve bu onları daha çok ağlatıyor.  Covid vedayı unutturmakla görevli bir virüs. Vedasız vedalara ilk kez şahit olan bir yıl yaşıyoruz. Yılın en içten kelimesi sessiz ve korkulu bir ‘’güle güle’’. Bir virüs gelip, ürperten şaşaasıyla ellerin kalplerden daha değerli olduğunu hatırlattı. Dokunmadan geçen günlerde birbirimize dokunmadan tutunmak zorundayız. Karantina sürecinde sürekli beraberliğin getirdiği kopmaları biliyoruz, boşanmalar arttı. Fakat evlilikler de arttı. Hiç evlenmemiş olanların karantinanın çıldırtan yalnızlığına meydan okuyan bir ilişki isteği çok anlamlı değil mi? Zorunlu yalnızlığı yalnız geçirmek istememekten daha insani bir şey olamaz.
Bora Farsak Yazio: Hipokrat ve Yemini
etiket
Ahh Ah şu doktorlar; kızımızı vermek için doktor ararız (en azından eskiden öyleydi 😂😂), ikinci el araba alırken doktordan satılık ararız, doktordan satılık ev varsa niye olduğunu hiç anlamadığım şekilde daha caziptir. Yan komşu da profesör deriz. Sağ olsun söyleyenler. Aslında bakarsanız, okumuş, kültürlü, iyi niyetli, bilgili, dürüst, çalışkan, insanlara hizmet eden bir insan tanımıdır doktorluk. Her ne kadar söylediklerini dinlemesek de bilim kurullarını da doktorlardan kurarız. Bu gerçekler baki ama hastanız ile ilgili bir sıkıntı bir komplikasyon ya da vefat olana kadar geçerlidir. Önce Allah'a sonra doktora emanet ettiğimiz hastada bir sıkıntı çıktığı andan itibaren Allah kitap unutulur ve suçlu doktordur.En geçerli söz de: Bunlar bir de Hipokrat Yemini etmişlerdir... Biliyorsunuz bizde herkes yeminine pek sadıktır.Çok sevdiğim bir söz vardır: bir konuda fikrin yoksa kendinden emin konuş. Tam da o hikayedir bu. Bizim hiç din kitabı okumamış dindarlarla, hiç Atatürk okumamış Atatürkçülere benzer 'Hipokrat yemini etmişler bir de ' demeleri. Hipokrat yemini nedir?? deseniz doktorların ettiği yemin der, içeriğini biliyor musunuz deseler muhtemelen yarısından çoğu bir şeyler sallar, Hipokrat kimdir??? deseniz onu zaten o kadar bile sallayamazlar.
Reklam
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Mutlu İlişkilerin 4 Belirgin Özelliği
etiket
Birbirimizi onaylayamadığımız ilişkide ne işimiz var? Madem yan yana kalabiliyor, hayatı birlikte karşılayıp ağırlayabiliyoruz, o hâlde bu neden sürdürülebilir olmasın? Bunun kolay olmadığını biliyorum ama imkânsız olmadığını şimdi beraber öğreneceğiz. Bir ilişkiye başlarken çoğu zaman bu ilişkiyle beraber tazelenmeyi, toparlanmayı umarız. Hiç kimse yara almak, dağılıp ufalanmak için orada değildir.
Reklam
Reklam