Tüp Bebek Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar
Tüp bebek tedavisinin kısırlık için etkili bir çözüm olarak artan popülerliğine rağmen, bazı yanlış anlaşılmalar çiftlerin tedaviye yönelmesine engel olur. Özellikle maliyet, tüp bebek tedavisine yönelmenin önündeki temel engellerden biridir.Maliyetin yanı sıra, tedavinin anne ve bebek sağlığına zararlı olabileceğini düşünmelerine neden olan bazı yaygın efsaneler de vardır. Doğru bilinen bu yanlışlar nedeniyle, tedavi yoluyla çocuk sahibi olabilecekleri bir zamanda çiftler, tedaviyi geç olana kadar erteleyebilir.Tabii ki, herhangi bir tedavi, ancak doğru bilgilere sahip olduktan sonra düşünülmelidir. Tüp bebek tedavisinde de, gerçekleri anlamak için en iyi karar bir tüp bebek uzmanına danışmaktır.Herhangi bir doğurganlık tedavisi görüyorsanız, muhtemelen bazı gerçekleri ve istatistikleri zaten biliyorsunuz. Öyle olsa bile, henüz bilmediğiniz birkaç gerçek olabilir. İşte, tüp bebek tedavisi hakkında sizi şaşırtabilecek 10 doğru bilinen yanlış!
Mehmet Ali Deniz Yazio: Cenk Tosun Neden Sakatlandı, Nasıl İyileşir?
Beşiktaş’ın Everton kulübünden kiraladığı Cenk Tosun, Erzurum spor maçında sakatlandı. Ciddi bir sakatlık geçiren futbolcunun diz kapağını alttan bağlayan Patellar Tendon koptu. Sporcu bu sakatlık sebebiyle 1 yıl sahalardan uzak kalacak.İşin ilginç olmayan yanı ise bu sakatlığın ardından Türkiye’de yaşanan sebep savaşıydı. Sakatlığın Erzurumspor’un stadının zemininden kaynaklandığını iddia edenler kulübü suçladı. Bu son derece olağan bir şey çünkü Türkiye futbolunda kim ne yaşarsa yaşasın suçlu karşıdakidir.Daha sonra doktor açıklaması geldi. Diyor ki sakatlık kas zayıflığından kaynaklanıyor. Şimdi bu sakatlıktan mağdur olanlar kimi suçlayacağını düşünüyor. Aynaya baksınlar. İşte gerçek sebepler.
Oruç Tuttuğunuzda Vücudunuzda Neler Olur?
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca Müslümanın oruç tuttuğu Ramazan ayı başladı. Ramazan, son birkaç yıldır Kuzey Yarımküre'deki ülkelerde günlerin daha uzun, havaların da daha sıcak olduğu yaz dönemine denk geliyor.Bu, Norveç gibi bazı ülkelerde her gün 20 saate yakın gıdalardan mahrum kalmak demek. Peki oruç tutmak sağlığı nasıl etkiler? 30 gün oruç tutan bir insanın vücudunda neler olur?
Şule Arslan Yazio: Azalırken Çoğalmak Mümkün mü? Minimalizmi Keşfetmek
Less is more “Az, çoktur” sözüne yürekten inanıyorum. Geçen hafta Netflix’te The Minimalists adlı bir belgesel izledim. İki arkadaş, Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus'un umutsuzca mutluluk arayan her ikisi de çok başarılı yönetici olmalarına rağmen gittikçe daha fazla depresifleşen, stresli ve mutsuz hissetmelerinin nedenlerini anlatıyorlardı. 'Her şeye sahibiz ancak neden mutlu değiliz?' diye soruyorlardı kendilerine. Belki de çokça bizim de kendimize sorduğumuz gibi…Joshua ve Ryan, daha minimalist yaşamak ve daha azına sahip olmakla mutluluk, sakinlik ve zenginlik bulmayı öğrenmek için başarılı kariyerlerinden vazgeçiyorlar ve ortak kaleme aldıkları kitapları Minimalizm'i tanıtmak için ABD'yi dolaşıp hikayelerini paylaşıyorlardı. Minimalizm (sadeleşmek) yavaşlamak, yavaşlayarak ve farkına vararak hayatı daha yüksek kalitede yaşamak demek. Benim de size tam da bu konuyla alakalı bir tavsiyem var 'Yavaş yavaş azalın, azalarak çoğalın'.Nasıl sadeleşebiliriz, nasıl azalabiliriz? Azaldıkça nasıl çoğalabiliriz?Öncelikle amacım kimseyi minimalist yapmak değil😊 Ancak denemeye çalışmak eminim birçok konuda fayda sağlayacak her birimizde. Minimalizm kişiye özeldir, herkes kendi minimal yaşamını kendi belirleyebilir. Çünkü insan ihtiyaçlarına, hayata yaklaşımına, uğraşlarına ve hatta sevdiklerine göre farklılık gösterir ama kendine özel olmaktan uzaklaşırsa da tek tip olmaktan kurtulamaz, kendi yolunda bir başkasının kopyası gibi oluverir, oysa bizim minimalizmde amacımız dahasade yaşayarak fazlalıktan arınıp kendine daha da yaklaşmak ve özüne yetebilmek. Kısacası bahsi konu olan tüm teknikleri kendinize göre adapte edebilirsiniz;)Hadi gelin daha minimal yaşayarak nasıl üretkenliğimizi artırabiliriz bir bakalım.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Eve Kapandığımız Şu Günlerde Sıkıntımızı Giderecek 6 Basit Uğraşı
“Of canım sıkılıyor. Yapacak onca iş olduğu halde hepsini yüzüstü bırakıp çekip gidesim var.” diyen kaç kişiyiz? İç sıkıntısı çok tuhaf bir şeydir. Hem özgürleşmek ister hem de insan arar hâle gelirsiniz. Hiçbir şey çekici gelmez. Heyecan eksikliği ayyuka çıkmıştır. Rutinler düşman gibi gelir.İnsan özgün ve yaratıcı oluşunu bu iç sıkıntısına borçlu tek türdür. Siz hiç canı sıkılan su kaplumbağası gördünüz mü? Veya sıkıntıdan Ay’a saran Güneş… Sıkıntı hissinden mi sıkıntı hissinin açacağı zarardan mı korkuyoruz? Mesela sıkıntıdan patlayan yok ama bize hep öyle gelir. Her ikisi de değil. Doğru cevap, sıkıntıyla ilgili düşüncelerimizden ödümüz kopuyor. Sıkıntıya öylece durması için alan açmadığımız için, yanına endişe, buhran, çökkünlük ve tabi depresyon ekleniveriyor. İşte istenen, aslında endişe yaratan tablo tam olarak da bu oluyor. Bizi sıkan şeyin bize zarar vereceğini düşündüğümüzden sıkıntı yaratan ger durumdan yılandan kaçar gibi kaçıyor, kaçınıyoruz. Hikâyemiz belki de çocuklukta başlıyor. Hatırlar mısınız, ne vakit sıkılacak olsak hazır çözümlerle annemiz tam oracıkta beliriverirdi. Aman sakın çocuk sıkılmasın diye endişelenir, yaratıcı annelikte level atlardı. Bir taraftan da bizdeki kendine yardım becerisi de yerle yeksan olurdu. Ne olacak şimdi, canı sıkılınca sorumlu arayan sorumsuz jenerasyonun ebeveynleri için bilinçli uzun yaşam mı icat edilecek? İşte bu tam bir can sıkıntısı olurdu. Bu yıl sınırlandırılmış bir hayatın misafiriyiz. Ev sahibi etrafı dağıtmamıza izin vermiyor. Yaratıcı olmaktan başka yolumuz yok. Koca kış camlar, perdeler bile sıkı sıkı kapalı geçti. İş yükümüzde dahil, bizi harekete mecbur eden şeylerin çoğu can sıkıcıydı. Bu kadar durum analizi yeter. Şimdi gelelim çözüm tekliflerine…
Burak Öge Yazio: Size Sıkıntı Yaşatan Kişilerle Nasıl Başa Çıkarsınız?
Zehirli insan duygusal anlamda sorun çıkaran ve bu yüzden etrafındaki bireyleri düşünmeyen kişidir. Fakat siz bu kişilere rahatsız edici bir şekilde davranmaya devam ederseniz sürekli çatışma içerisinde kalırsınız. Siz durduk yere üzülüyor ya da keyfiniz kaçıyorsa etrafınızda zehirli insan vardır. Size doğruyu, yapmanız gerekeni uygun bir dille söylemeyip canınızı yakıyorsa o kişi zehirlidir. Bu kişiler sevgiliniz, arkadaşınız, iş arkadaşınız ya da annebabanız olabilir. Uzun süre bu kişilere maruz kalıyorsanız size çok zarar vermeye başlarlar. Çatışma içerisine girmeden bu kişilerle iletişimizi sürdürmelisiniz. Bazı durumlar vardır bu kişileri oldukça tetikler ve çatışma uzar gider. Bu tetikleyicilerden uzak durmalısınız.
Kahraman Güler Yazio: Mükemmeliyetçi Olduğunu Nereden Anlarsın?
“Mükemmel”, “Mükemmeliyet”, “Mükemmeliyetçi”… Çoğu zaman kulağa hoş gelen, iyiyi ve başarıyı temsil ediyormuş gibi görünen cümlelerdir. Hatta pek çoğumuza cazip geldiği gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Ancak gelin görün ki, mükemmeliyet kavramı bize çağrıştırdıkları gibi, hayatımıza katkılar sağlayan, bizi daha iyiye ve başarıya götüren, yenilmez kılan bir şey değil. Çünkü burada belirlediğimiz yüksek standartlar, ulaşamayacağımız kadar yüksektir. İşin kötü tarafı, sadece yüksek standartlara ulaşmak da yetmez, aynı zaman da hata da yapılmamalıdır. Eminim bu zorlu yolculuğu tanıdık bulanlar olacaktır. Bir de tabi ki “Acaba ben..?” diyenler… O zaman hep birlikte bakalım mükemmeliyetçi kişilerin özellikleri nelermiş?