Hayatınızdaki Kahramanlara En Süper Hediyeler
Gerçek bir süper kahraman gibi gördüğünüz ya da Superman hayranı sevdiklerinize çok özel bir hediye ile teşekkür etmek ister misiniz? Lisanslı olan bu Superman hediyeleri üzerine istediğiniz ismi yazdırabilirsiniz. Kişiye özel olan hediyeler sayesinde sevdikleriniz kendini gerçek bir Superman gibi hissedecek! Superman baskılı saat, madalyon ve kupa gibi hediyeler ile en süper hediye sizinki olsun!
Karın Sıkılaştırıcı Öneriler
Özellikle bel etrafında bulunan yağlar her kadının derdi olmuştur. Evde kendi başınıza uygulayabileceğiniz bu egzersizlerle dümdüz bir karına sahip olmak elinizde. Yere sırt üstü uzanın ve ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Dizinizi çenenize doğru getirmeye çalışın ve bu sırada omuzlarınızı, boynunuzun konumunu değiştirmeden yerden yukarı doğru kaldırın. Sandalyenin üzerine oturun ve sıkıca tutunun. Dizlerinizi sırayla kıvırarak çenenize doğru kaldırmaya çalışın ve hareketi 12-16 kez tekrarlayın. Sırt üstü yere uzanın. Ellerinizi yanlara düz bir şekilde uzatın. Bacaklarınızın ikisini de 90 derece açıyla yukarı doğru kaldırın ve bacak bacak üstüne atar gibi düz olarak bir süre sabit durdurduktan sonra değiştirin. Bunu 12-16 defa tekrarlayın. haber kaynağı: 724saglik.org/güzellik
10 Fotoğraf ile Toynaklı Ayakkabı
Ayakkabı almak bazen çok zor olabiliyor. İnsanın ayağını sıkıyor, şekli rengi... Bir sürü karar verecek şey var. Ama bu Maskull Lasserre isimli adam eşsiz bir tasarıma imza atmış. Ayakkabı tabanları hayvan patisi şeklinde iz bırakıyor. Böyle bir ayakkabıyı giymek ister misiniz bilmiyorum ama karlı günlerde epey eğlenceli olacaktır.
Reklam
2014 Gelinlik Modelleri
Belki de küçük yaşlardan beri hayalini kurduğumuz bir şey varsa, bu kesinlikle düğün gecemizdir. 2014 gelinlik modelleri ile düğün gecesi, herkesin hayalini kurduğu bir şeydir, ancak bayanlar o geceye erkeklerden çok daha fazla önem verir. Düğün gecesinin en önemli detayı, kuşkusuz gelinliktir. Düğünün belki de en önemli detayı olan gelinlik seçimi, oldukça zorlu ve uzun bir süreç olabilir. Karşınıza çıkan yüzlerce modelden hangisini seçeceğinize karar vermek, gerçekten de oldukça zor bir seçimdir. Gelinlik modelini seçerken, sezonun gelinlik modasının yanı sıra, kişinin vücut tipine uygun bir gelinlik seçmesi de oldukça önemlidir. Örneğin straplez gelinlik modelleri, omuzları geniş bayanlarda daha hoş görünürken, balık formda gelinlik modellerini giyebilmek için ince ve uzun bir fizik gerekmektedir. ;
Doğal Makyaj Yapmanın Püf Noktaları
Doğal makyajı aslında iki türlü düşünebilirsiniz: Biri yüzünüze bolca, sizi olduğunuzdan çok farklı gösterecek derecede makyaj malzemesi sürüp böyle yaptığınızı belli etmemeyi başarmaktır ki başarılı bir çalışma olsa da aslında doğal makyaj ifadesinin ruhuna ters düşer. Diğeri yüzü olduğundan farklı göstermeye değil biraz renklendirmeye ve kusurları kapatıp hatları bir parça belirginleştirmeye yönelik makyajdır ve doğal makyajın tanımına daha uygundur. Ayrıca sürekli olarak yoğun makyaj yapmak cilde ciddi zararlar verebileceğinden ikinci seçenek daha masum ve zararsızdır. Doğal makyajın püf noktaları;
Reklam
Başak Burcunun Çekici Yönleri
Titizlikleri ile bilinen Başak burçları, keskin zekaları ile etrafındakileri kısa sürede etkileyebiliyorlar. Peki, bu burçları diğerleirnden çekici kılan özellikler neler? işte, yanıtlar: Başak Erkeğini Çekici Kılan Özellikler Hayatında duygusallığa kesinlikle izin vermeyişi. Bu bazı kadınlara çekici gelebilir. Çalışma aşkıyla dolu, yani kariyer sahibi oluşu Titizlikleri, kaliteye önem vermeleri, seçkin giyim zevki Bir kadını kendine aşık etmek isterse bunu mutlaka başarması Keskin zekası Müthiş analiz gücü Seçiciliği Yeme, giyim kuşam, sağlık ve çalışma gibi olguları fazlasıyla önemsemesi Dürüst ve samimi oluşu Aklının başından zor alınması Gayet özel bir insan olması Aşık olduğunda karşılıksız olsa dahi yıllarca aynı kadını sevmesi Kuvvetli ve dayanıklı oluşu Kıskanç olmayışı Kusursuz hafızası. Size ait hiçbir şeyi unutmaz. Disiplini ve bilgili oluşu Başak Kadınını Çekici Kılan Özellikler Gerçekten mutlu olacağına inanıyorsa, karşına engeller çıksa da vazgeçmez Titizliği ve dakikliği Tertemiz bir yüreğe sahip oluşu Kolayca hiçbir şeye, hiçbir insana kanmaması Yaş tahtaya ayak basmayışı Aşırıklıklardan hoşlanmayışı Gelişmiş zekası ve estetik duyarlılığı Sadakati Akıllı oluşu Cömert ve sevecen halleri Kimi zaman partnerini şaşırtabilmesi, minik şakalar yapmaktan hoşlanması Işıl ışıl yanan gözleri, sevimli muzurlukları Ne kadar aşık olsa da, yeri geldiğinde mantığını kullanabilmesi Mütevaziliği Ellerinin maharetliliği Pratik oluşu
Reklam
Ülkelerin İki Kelimelik Tanımı
Google aramalarında ortaya ilginç bir detay çıktı. Kullanıcıların bir ülkeyi ararken yaptıkları iki kelimelik değerlendirmeler belirlendi. Peki Türkiye için hangi kelimeler geçerli dersiniz? İşte yanıtı... Finlandiya: Zeki ve zengin İsveç: Başarılı ve pahalı Norveç: Hokeyde kötü ancak zengin İngiltere: Güçlü ve de zengin İrlanda: Fakir ve yeşil Fransa: Irkçı ve gey İspanya: Fakir ve çürük Portekiz: Fakir ve küçük Türkiye: Ucuz ve kurak Almanya: Zengin ve güçlü Polonya: Zayıf ve fakir Ukrayna: Fakir ve Rusya için önemli Kazakistan: Fakir ve de büyük Çin: Kirli ve zengin Japonya: Tuhaf ve zengin Kuzey Kore: Kötü ve fakir haberler.com
Reklam
Reklam
Para Kullanmayı Reddeden Adam: Mark Boyle
Yaşadığımız soruların çoğunun kaynağında para olduğunu düşünürüz. Bunu düşünmekte haklı da sayılırız. Banka borçları, hep almak istediğiniz ayakkabı, okulun taksitleri, evin kirası, arabanın sigortası… Her şey para ile ilgili. Parasını karşılayabildiğiniz mutlusunuz, karşılayamadığınızda ise mutsuz. Peki, bizi bu kadar mutsuz eden bir şeyi niye hayatımızdan çıkaramıyoruz?Çünkü bir kısır döngü içindeyiz. İçinde varolmak zorunda olduğumuz toplumun temeli paraya dayanıyor ve eğer parayı hayatımızdan çıkaracaksak, toplum içinde barınamayız demektir. Bunu belki biz yapamayız ama yapabilen birisi var. Sizi onunla tanıştıralım ve hikayesini anlatalım: Mark Boyleİrlandalı Mark Boyle üniversiteyi bitirip iş hayatına atıldığında hayalleri tanıdıktı. Mümkün olduğu kadar çok para kazanmak, daha büyük bir eve sahip olmak, istediği her şeyi satın alabilmek. Ve işler tam da istediği gibi gidiyordu. Bir organik gıda şirketinde yöneticilik yapan Boyle’ın limanda demirli bir yatı bile vardı.Her şey 2007 yılında başladı. Bir akşam yatında arkadaşıyla şarap içiyor ve dünyayı mahveden şeylerden söz ediyorlardı. Çevre kirliliği, hayvan katliamları, fakirlik, eşitsizlik… Konuşmanın bir noktasında Boyle aslında değindikleri tüm sorunlarda onların da payı olduğunu fark etti. Dünyadaki sorunların farkında olacak kadar duyarlıydılar ama yine de yaşam tarzları ve tüketimleri bu sorunları ortaya çıkartan kapitalist makinayı besliyordu.Üniversitedeki son senesinde Gandhi filmini izleyen ve o günü ‘hayatının değiştiği gün’ olarak tanımlayan Boyle, yatta farkına vardığı şeyler üzerine bir kez daha Hintli aktivistin felsefesini anımsadı: “Kendiniz, dünyada görmek istediğiniz değişim olmalısınız.” Boyle o akşam bir şeyleri değiştirmek istiyorsa, kendi hayatından başlaması gerektiğini fark etti.Boyle’ın ilk faaliyeti Freeconomy Community (Özgür/Bedava Ekonomi Topluluğu) isimli bir topluluk kurmak oldu. Bu topluluğun amacı üyelerinin hiç para taşımaması ve mümkün olduğu kadar az mal varlığına sahip olmasıydı. 2,5 sene boyunca Boyle böyle yaşadı. Hatta Hindistan’a kadar gidip Gandhi’nin memleketini gezdi.2009 yılında Boyle her şeyi bir adım ötesine taşıdı. Artık tamamen parasız yaşayacaktı. Para harcamayacaktı ve para kazanmayacaktı. Sahip olmayacaktı ve elindekini paylaşacaktı.“Tüketici ve tüketilen arasındaki uçurum o kadar büyüdü ki artık satın aldığımız şeylerin yol açtığı zarar ve acının hiç bir şekilde farkında değiliz. Çok az insan başkalarına acı çektirmek ister, çoğu aslında zarar verdiğinin farkında değildir. Bu uçurumun ortaya çıkmasının sebebi, para.”Boyle bu kararının ardından işini bıraktı, sahip olduklarını terk etti ve para kullanmadan yaşayacağı yeni bir hayat inşaa etmeye başladı. Gıda ihtiyacını kendi yetiştirdiği, doğadan topladığı ve takas yoluyla aldığı bitkilerle karşılıyor.Bir karavanda yaşıyor. Karavanı para harcamadan almış. Yurtdışında yaygın olan ve insanların kullanmadıkları eşyalarını ihtiyacı olanlara hediye etmesini amaçlayan Freecycle isimli bir organizasyon vasıtasıyla…Kurucusu olduğu ve kendisi gibi yaşamak isteyen insanların yer aldığı Freeconomy Community üyeleriyle birlikte bir tarlanın etrafında yaşıyorlar. O tarlaya ekim yapıyorlar, pişirdiklerini paylaşıyorlar. Kaldıkları yerin yakınındaki bir nehirde yıkanıyorlar, ulaşım ihtiyacını bisikletlerle karşılıyorlar.“Eğer kendi gıdamızı yetiştiriyor olsaydık, bugün olduğu gibi 3’te 1’ini çöpe atıyor olmazdık. Eğer kendi masa ve sandalyelerimizi üretiyor olsaydık, evimizi her değiştirdiğimizde onları çöpe atmazdık. Eğer kendi suyumuzu temizlemek zorunda kalsaydık, çöpümüzü onun içine boşaltmazdık.”Boyle yaşadığı hayattan çok memnun ama tüm dünyanın böyle yaşayamayacağını düşünüyor. Eğer bu söz konusu olsaydı, ortaya kaos çıkardı. Bu düzenin sunduklarına bağımlı durumdayız. Boyle’a göre hayatımızı kökten değiştiremesek bile yaşama şeklimizi gözden geçirebiliriz. İnsanoğlu bu dünyada geçirdiği zamanın %90’ı boyunca parasız ve daha ekolojik yaşadı. Şu anda da parayı kullanan tek türüz çünkü doğa ile olan tüm iletişimimizi kaybettik.“İnsanlar benim kapitalism karşıtı olduğumu söylüyor. Sınırlı bir dünyada sınırsız büyümeyi hedefleyen kapitalismin birçok defosu olduğunu düşünmekle beraber ben hiçbir şeyin karşıtı değilim. Ben doğa yanlısıyım, topluluk yanlısıyım ve mutluluk yanlısıyım. Eğer tüm bu tüketim ve çevre yıkımı bizi daha mutlu etseydi anlardım. Ama aksine mutsuzluğun göstergesi olan her şey; depresyon, suç, akıl hastalıkları, obezite ve intihar yükselişte. Daha çok para sahibi olmak, daha çok mutlu etmiyor.”
Bu Kitaplar İnsan Derisiyle Kaplı!
Pahalı ve eski kitapları bir araya getiren büyük kütüphanelerde her daim garip bir yan vardır. İnsanların fısıldayarak konuştuğu bu ortamı yapay bir sessizlik kaplar. Toz kokusu ise sürreal bir hava yaratır. Söz konusu garip kütüphanelerse şüphesiz hiçbir yer, Harvard Üniversitesi'yle boy ölçüşemez. Çünkü birkaç yıl önce bu kütüphanede bulunan üç kitabı, diğerlerinden ayıran bir şey fark edildi. Onların deri kaplaması, diğerlerine benzemiyordu. Yapılan araştırmalar da gösterdi ki, bu pürüzsüz kaplamalar, insan derisindendi. Hatta bu kitaplardan birisinin derisi, canlı bir insandan yüzülmüştü. Aslında insan derisiyle kitap kaplamak 17. yüzyılda epey yaygındı. Adı 'anthropodermic bibliopegy (insan derisiyle kitap ciltleme sanatı)' konulmuştu ve bu sanat, özellikle anatomi kitaplarına uygulanıyordu. Kitaplar, genellikle tıbbi görevlilerin, araştırmaları sırasında kadavradan yüzdükleri deriyle kaplanıyordu. Herhalde hiçbir şey boşa gitmesin istendiğindendi bu. Harvard'daki bu garip kitaplardan biri Roma şiirini, bir diğeri Fransız felsefesini ele alıyor. Canlı canlı yüzülen bir insanın derisiyle kaplanan sonuncu kitap ise Ortaçağ İspanya'sının hukuk düzeni üzerine bir inceleme. İçinde ise şu ilginç paragraf bulunuyor: 'Bu kitabın kaplaması, 4 Ağustos 1632'de, Wavuma tarafından, henüz canlıyken derisi yüzülen sevgili arkadaşım Jonas Wright'tan geriye kalan tek şey. Kral Mbesa bana bu kitabı verdi ki bu kitap da zavallı Jonas'ın sahip olduğu birkaç şeyden biriydi; şimdi onun üzerini derisi kaplıyor. Huzur içinde yatsın.' Harvard'a uğrarsanız bu kitapları inceleyebilirsiniz. Greg Newkirk 'in Roadtrippers Daily'de yayınlanan makalesini Gökçe Gündüç, Türkçeleştirdi. Kaynak: Sabitfikir
Reklam