Göbek Yağlarından 10 Ara Öğün ile Kurtulun!
Diyet yapan veya dengeli beslenmek için uğraş verenlerin iradelerini en çok zorlayan, sonuç almayı engelleyen ve sağlıksız beslenmeye neden olan durum öğün aralarında veya gece geç saatlerde ansızın ortaya çıkan yeme-içme krizleri. Bu krizlerin önlenmesi ya da iyi yönetilebilmesi kilonun korunmasında büyük önem taşıyor. Yeme-içme krizlerini önlemenin sırrı ise uzmanlara göre doğru düzenlenmiş ara öğünler. Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Banu Çaycı yeme krizlerinin önlenmesinde ara öğün programının önemine dikkat çekerek midenin 2,5-3 saatlik süreçlerde boşaldığını ve bu noktaya gelindiğinde yiyeceklere karşı irademizin zorlandığını belirtti. Çaycı, mide tamamen boşalmadan yarım saat veya bir saat önce alınacak 100-200 kalorilik ara öğünlerin, iştahı bastırdığını, ani iniş çıkışlarla yiyeceklere karşı direnci düşüren kan şekerinin düzenlenmesine ve hipoglisemi ataklarının önlenmesine katkıda bulunduğunu söyledi. Düzenli ara öğün yiyen kişilerde metabolizma hızının arttığına dikkat çeken Çaycı, göbek bölgesinde yağlanmanın bu yolla önlenebileceğini vurguladı. Ara öğünlerde dikkat edilmesi gerekenin abur cuburdan kaçınarak sağlıklı atıştırmalıklara yönelmek olduğunu söyleyen Çaycı şöyle devam etti: “Light bisküviler, yağsız peynir, light yoğurt, ayran veya süt, tuzsuz leblebi, taze ve kuru meyveler, birkaç yağlı tohum örneğin 3-4 ceviz, 5-6 fındık, 7-8 badem gibi seçenekler, taze, haşlanmış, közlenmiş yağsız sebze parçaları mükemmel seçimlerdir. Şeker ve şekerli gıdalar, cips, kremalı bisküviler ve patates kızartması gibi yağ içeriği yüksek gıdaları, asitli ve şekerli içecekleri, tuz oranı yüksek yiyecekleri tüketmek ara öğünlerde tamamen yanlış seçimlerdir ve bu gıdalar kilo almanıza neden olur. Ara öğünler 150 kkal geçmemeli ve yeterince protein, karmaşık karbonhidrat ve lif içermelidir.” Prof. Dr. Banu Çaycı, sağlıklı atıştırmalıkların da doğru planlanırsa kişilerin damak tadına hitap edebilecek seçenekler sunduğuna dikkat çekti. Çaycı hemen herkesin işte veya evde kolaylıkla erişebileceği yiyeceklerden 100-200 kaloriyi geçmeyen sağlıklı alternatif ara öğünler önerdi. Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Banu Çaycı’dan ara öğün önerileri
Kinoa Mucizesi ile Diyete Başla!
Benim geçen ay tanıştığım ve Karabuğday detoksu ( faciası) sonrası büyük bir önyargı ile yaklaştığım kinoa hakkında biraz araştırma yaptım.. Detoks gününde kivi ile karıştırarak hazırladığımız karışımı öğünlerde ve acıktığımızda -ki oldukça geç acıktık! yedik. Ertesi gün tartıda tam olarak 900gr eksilmiş olan kilomu gördüm!! Bunun adı cidden mucize.! İnanılmaz bir tokluk hissi ile oldukça dinç olduğunuz verimli bir gün sonunda neredeyse 1 kilo vermek hem moralinizi, hem vücut direncinizi olumlu yönden etkiliyor!Kinoa, Bulgur ve pirincin en büyük alternatifidir ve Güney Amerika’da yetişmektedir. Mazisi ise çok eski; İnkalar’a kadar uzanmaktadır. İnkalar kinoaya ‘tahıl ana’ diyormuş. Birleşmiş Milletler tarafından 2013 ‘Kinoa Yılı’ ilan edilmiştir. Tahıllara kıyasla kinoanın besin değeri oldukça iyidir. Lizin gibi temel amino asitler ve bol miktarda kalsiyum, demir ve fosfor içerir.[3] 100 gram kinoa 372 kalori, 5,8 gram yağ, 69 gram karbonhidrat, 6 gram lif içerir.Kinoanın en çok tercih edilme nedenleri başında, cildi yıpranmaya karşı koruyucu etkisinin geldiği düşünülebilinir. A, B, C, D ve E vitaminlerini içeren, yüksek lif oranıyla bağırsakları çalıştıran, demir içeriğiyle vejeteryanlar için de iyi bir seçenek olan, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayan kinoa, glüten içermediği için alerjisi olanlar için de önemli bir besin kaynağı.Türkiye’de yeni yeni keşfedilen kinoa, yüksek kalitede protein içeriğine sahip olmasının yanı sıra, vücudumuz için gerekli bütün temel aminoasitleri yapısında bulundurmasıyla farkını ortaya koyan süper bir besin… Kinoa, diğer tüm tahıl çeşitleri arasında zirveye yerleşmiş durumda. Özellikle kilo verme sürecinde,İçermiş olduğu yüksek protein sayesinde, kolesterol seviyenizi yükseltmeden tokluk hissinizi artırması ,Kalsiyumdan zengin besinlerin metabolizmayı hızlandırdığı bilindiğine göre, sütten daha fazla kalsiyum içermesi ve emilim gücünün daha yüksek oranda olması,Glüten içermemesi nedeniyle, tahıl grubuna karşı in tolerans gösteren kişilerin rahatlıkla tüketebilmesi ve dolayısıyla vücutta ödem oluşmasını engellemesi,İçermiş olduğu magnezyum sayesinde, diyetle birlikte yoğun spor yapıldığı dönemlerde kas ve kemik yapınızın korunması ve vücuda enerji vermesi,Kinoanın yararları arasında bulunuyor!Kinoa’yı nasıl ve ne kadar tüketmeliyiz?Kinoa, birkaç saat suda bekletip, içindeki enzimleri harekete geçirdikten sonra sadece on beş dakika gibi kısa bir sürede pişiyor. Suda bekletmek için vaktiniz yoksa da pişme süresi değişmiyor. Suda bekletmediğinizde, Islatarak pişirir, bolca yıkarsanız ve bu durumda sadece ekleyeceğiniz su miktarı değişiyor. Islatarak pişirildiğinde çok sevilmeyen kuru börülceye benzer kokusu oldukça hafifliyor.Bulgur ve pirincin en iyi alternatifi olan Kinoayı bir uzman eşliğinde beslenme programı alan kişiler, programlarındaki bulgur/pirinç ölçüsü kadar kullanabilirler ayrıca Kinoa’yı pirinç ve bulgurun kullanıldığı her yerde kullanabilirsiniz.Kabızlık problemi olanlar ara öğünlerinde probiyotik yoğurt ile karıştırark tüketebilirler.Özellikle zayıflama diyeti yapan bireyler pişen Kinoayı soğutup sebze ve ya meyve garnitürleriyle birlikte yumaklar halinde sabahları kahvaltıda müsli olarak tüketebilirlerKısacası ölçüsü ve ne şekilde tüketileceği kişiye, kişinin yaşam tarzına ve beslenme alışkanlıklarına göre değişebilir ancak umuyorum kısa sürede ülkemizde çok daha rahat ve kolay ulaşılabilir hale gelir ve bu harika besin günlük beslenme alışkanlıklarımızdan biri olur.İşte Kinoa Diyet Yemek Tarifleri!!KİNOA SALATASI ( BROKOLİLİ )Malzemeler :150 gr kinoaYarım avokado1 küçük boy brokoli1 küçük boy kırmızı biber1 yemek kaşığı sirke1 yemek kaşığı zeytinyağıLimonDoğal tuzYapılışı :Kinoayı önce sıcak suda ıslatınız ve ilk suyunu dökünüz.. Sonra 1 bardak kinoa için, 2 bardak suya az tuz ekleyerek 15 dk kadar pişiriniz.Buharda pişen brokoli ve diğer tüm malzemeleri haşlanmış kinoa ile karıştırınız.Arzu edilirse tüm yeşil ot çeşitleri ya da sebzelerle değişik tatlarda kinoa salatası yapabilirsiniz!Kinoa KöftesiYarım su bardağı kinoa1 havuç4 tane taze soğan2 diş sarımsakYarım bardak fasulye1/4 bardak galeta unu1 yumurta1 kaşık kimyonTuz, kırmızıbiber2 yemek kaşığı yağYarım demet maydanozAkşamdan ıslattığınız fasulyeleri pişirin, soğumaya bırakın.Blender’ın içine havuç, taze soğan, sarımsak ve maydanozu koyup çekin. Diğer tarafta kinoayı bir bardak sıcak suyla orta ateşte üzerini kapamadan pişirin. Eğer tane tane bulgur kıvamında olmasını istiyorsanız bir çay kaşığı tuz atın. Biraz soğuduktan sonra kinoayı blender’den geçirdiginiz karışımın içine ilave edin. Üstüne biraz blender’den geçirilmiş ya da elle ezilmiş fasulye, yumurta, yağ ve baharat ilave edip iyice karıştırın. Elinizle köfte şekli verip iyice ısınmış teflon tavada pişirin, biraz piştikten sonra tavanın içine bir kaşık yağ koyup iyice iki tarafını da kızartın. Yanına baharatlı elma patates yapıp birlikte servis yapın.
Yeni Doğan Bebek Bakımı Nasıl Yapılmalı?
Göz bakımıBebeğin gözünde akıntı ve ya çapaklanma varsa steril gazlı bezi kaynamış ılık suda ıslatıp gözü içten dışa doğru tek bir hareketle fazla bastırmadan silinebilir ve günde beşer onar kez olmak üzere göz pınarı denilen burun köküne yakın çıkıntılı kısma hafif dokunuşlarla masaj yapılabilir. Gözde kızarıklık yoğun çapaklanma ve şişlik varsa doktora başvurmak gerekebilir.Kulak bakımıBebeğin kulakları içine asla temizleme amaçlı yabancı cisim sokulmamalıdır. Sadece kulağın arkası ve dış kulak kepçesi silinmelidir.Burun bakımıYeni doğan bebeğin burnu serum fizyolojik içeren damlalar ile nemlendirilebilir. Dıştan görülen kurutlar yumuşak pamuklu bir mendil ile alınabilir, burun çok tıkanmış ise fazla basınç uygulamak koşuluyla nemlendirdikten sonra burun aspiratörleriyle temizlenebilir.Ağız bakımıDil ve ağız mukozası normal görünümde ise ağız bakımına ihtiyaç yoktur. Ağız bakımı yapılacak ise steril gazlı bez kaynamış ve ılımış suyla ısıtılarak ağız içi tek seferde silinebilir. Eğer ağzında pamukçuk oluştuysa, doktorun önereceği ilaçlarla ağız içi ve meme ucu bakımı yapılmalıdır.
Reklam
Reklam
20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz.  Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Reklam
Rahim Kanseri Belirtileri
Kadınların yaşadığı bazı jinekolojik sorunlar kanserin ilk belirtileri olabiliyor. Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Petek Balkanlı Kaplan, menopoz sonrası kanamaların mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Kaplan, yaptığı açıklamada rahim kanserinin, üreme organları kanserleri arasında en sık görüleni olduğunu söyledi. Rahim kanserinin genellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda menopozdan sonra görüldüğünü söyleyen Kaplan, şöyle devam etti: “Rahim kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, progesteron (yumurtalıklardan salgılanan cinsiyet hormonu) ile karşılanmamış östrojen (kadınlık hormonu) ana risk faktörüdür. Rahim hücreleri uzun süre yüksek dozda östrojene maruz kalırsa kontrolsüz olarak büyür. Önce rahim içi zarı kalınlaşması ve ardından kanser oluşur. Kanser oluş sıklığı hormonal değişikliklerle ilişkilendirilebildiğinden, hormon düzeyini yükselten her koşul kadınlar için risk artırıcı bir durum olabilir.” Kaplan, rahim kanserindeki diğer risk faktörlerini ise, yumurtalıklarla ilgili problemler, şeker hastalığı, hiç çocuk doğurmamış olmak, menopoza erken yaşta girmek, erken yaşta adet görmeye başlamak, kilo fazlalığı, yüksek tansiyon olarak sıraladı. Rahim kanseri belirtileri Rahim kanserinin erken evrede pek fazla bulgu vermediğini bildiren Kaplan, “Anormal vajinal kanama ve lekelenme, rahim kanserinin en önemli bulgularıdır. Kanamaların büyük bir kısmı menopoz sonrası kanamalardır. Hastalık ilerledikçe ağrı ortaya çıkabilir. Özellikle menopoz sonrası dönemde bütün kanamalar mutlaka araştırılmalıdır” dedi. Kaplan, rahim kanserine kesin tanının biyopsi ve patolojik incelemelerin ardından konulduğunu belirtti. Tedavi Rahim kanserinde tedavi şeklinin ameliyat olduğunu ifade eden Kaplan, şunları kaydetti: “Operasyonda rahim, yumurtalıklar ve karın içinden sıvı alınması, karnı örten yağlı gözenekli doku ve lenf nodlarının çıkarılması gerekir. İleri vakalarda ilave olarak karın zarı, bağırsaklara tutulmuş kısımları ve etkilenmiş organlar çıkarılabilir. Erken evrelerde teşhis edilen rahim kanserinin iyileşme şansı yüzde 95'tir. Hastaların büyük kısmı olay rahim dışına ulaşmadan yakalandığından rahmin ve yumurtalıkların çıkarılması, tedavi için yeterli olmaktadır. Daha ilerlemiş vakalarda kanserli dokuların tamamının çıkarılması mümkün olmayabilir. Bu hastalarda ilave kemoterapi ve radyoterapi gerekmektedir.” Kaplan rahim kanserinden korunmak için normal kiloda olmanın, östrojen tedavisi sırasında progestron kullanmanın, anormal vajinal kanama olduğunda hemen doktora başvurmanın ve düzenli jinekolojik kontrolleri aksatmamanın önemli olduğunu sözlerine ekledi.
2014 Yaz Makyaj Trendi: Turuncu Ruj
Makyajlara bahar geliyor! Sezonun en iddialı renklerinden biri olan portakal rengi, 2014 yazının vazgeçilmez makyaj trendlerinden biri olacak. İlk olarak 2014 İlkbahar/Yaz podyumlarında karşımıza çıkan turuncu rujlar, bu sezon hemen herkesi etkisi altına almaya hazırlanıyor. Bu makyaj trendini uygulamaya biraz çekimser davransanız da ilerleyen zamanlarda dudaklarınıza portakal rengini taşımadan edemeyeceksiniz! Kırmızı halı törenlerine de hızlıca giriş yapan turuncu rujlar pek çok ünlünün ilk tercihi arasında yer alıyor. Şimdi gelin birlikte turuncu ruj sürmenin püf noktaların ı öğrenelim. Enerji dolu bu renk, her cilt tipinde rahatlıkla kullanılabiliyor. Turuncu ruj sürerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ise gözleri ve yanakları aşırı renge boğmak yerine biraz daha naturel tonlara yönelmek. Toprak tonları bu renkle şahane oluyor! Gözlerinizi belirginleştirmek isterseniz, çok siyah olmayan bir eyelinerdan yardım alabilirsiniz. Yüzünüze hafif parlaklık katmak isterseniz, kirpiklerinize hafif rimel sürdükten sonra göz pınarlarınızın olduğu kısımlara küçük bir dokunuşla aydınlatıcı sürebilirsiniz. Dudaklarda Turuncu Ruj Etkisi
Reklam
Küçük Gözleri Makyajla Büyütme Tekniği
Küçük olan gözlerinize yaptığınız makyajın yakışmadığını düşünüyorsanız açık renklere yönelmelisiniz. Küçük gözlere yapılan makyaj siyah ve koyu renklerdeyse göz yapınız daha küçük gözükecek ve rengi kaybolacaktır. Devamlı açık renk farlarla renklendirilen gözler daha büyük görünür. Bunun yanında siyah kalem yerine gözaltına çekilen beyaz kalem gözlerin hile ile biraz daha büyük görünmesini sağlayacaktır. Eyelinerın gözleri küçük gösterdiğini zannederek kaçınan bayanlar için en etkili eyelıner sürme yöntemi kalın olarak göz üstüne eyelıner sürme yöntemidir. Eyelıner uygularken kalın şekilde sürüp kuyruk yapmamalısınız. Bu yöntemle gözleriniz daha büyük algısı yaratacaksınız.
Armut Tipi Vücut İçin Bikini Önerileri
Armut tipi vücuda sahip olan bayanların en belirgin özelliklerinden biride kalçalarının geniş olmasıdır. Armut formunu andıran vücut yapıları ile bikini tercihinde zorlanan bayanlar için birkaç tüyo vererek yaza daha rahat girmelerini sağlayacağız. Armut tipi vücutta göğüsler küçük ölçülerde olduğundan bikinin üst kısmı mutlaka açık ve tek renklerden oluşmalıdır. Çiçekli ve koyu renkler göğüslerinizi daha küçük gösterecektir. Bel bölgesi ince olan bu vücut stilinde orantılı bir bel ölçüsü olduğu için bikini en iyi tercihtir.
Reklam
Makyaj Çantanızda Olması Gerekenler
Makyaj çantanıza her türlü malzemeyi alarak karmaşıklığa neden olmak iyi bir makyaj yapmanızı zorlaştırır. Bunun için acil ihtiyaçlar için en çok kullandığınız makyaj malzemelerine ayrı bir makyaj çantası edinmelisiniz. En sık kullandığınız makyaj malzemelerinin içinde ilk olarak fondöten gelmektedir. Daha sonra transparan bir pudra makyaj çantanızın olmazsa olmazı bir malzeme olarak çantanızda yer almalıdır. Rimel, far ve allık çantanızda mutlaka olması gereken malzemelerdendir. Ruj sürmeyi sevmeyen bayanlar için dudağa hafif bir şekilde renk veren dudak stickleri uygun bir seçenek olacaktır. Ya da en sık kullandığınız bir ruju çantanıza atarak acil makyaj çantası yaratmalısınız. Cilt üzerinde oluşan gözenekleri gidermek için çantanızda olması gereken diğer bir malzemede makyaj bazıdır. Makyaj yapmadan önce süreceğiniz baz ile daha gözeneksiz bir cilt görüntüsü yakalayabilirsiniz.
2014 Yılının Kadın İç Giyim Modası
Her kadın, kendini şımartacak bir yolu her zaman bulur; çikolata, ayakkabı ve tabi ki iç çamaşırları. Çiçekli, dantelli, çılgın ve belki de sadece siyah. Her sene kendini yenileyerek devam eden iç çamaşırları bu yıl acaba ne gibi yenilikler getiriyor? Eğer sen de yeni bir şeyler denemek ve trendi yakalamak istiyorsan doğru yerdesin! İşte karşınızda 2014 yılının kadın iç giyim modası.Göz Alıyor!İç Giyim de Sarılar, maviler, parlak yeşiller hep birlikte. Çarpıcı olmak için özellikle seçilen bu renkler, bakan gözlerin anında ilgisini çekmeyi başarıyor. Dünyada kadınların en çok tercih ettiği markalardan biri olan Victoria’s Secret, yeni modellerinde pastel ve göz alıcı renkleri yan yana getiriyor. Stellam McCartney’in koleksiyonda da bu yıl neon pembe, maviler ve buna karşılık klasik renkler olan siyah, lacivert de yer alıyor.Kalınlaşan askılarBu sezon, eskiden olduğu gibi neredeyse kaybolan, kendini gizleyen askılar yok. Artık kendini gösterme zamanı. Özellikle ünlü markalarda kendini gösteren kalın askılar, bazen dantellerle, bazen de taşlarla süslenip şık bir görüntü oluşturuyor. Ayrıca farklı renklerde askı kullanımı da dikkat çeken detaylardan bir tanesi.Sırt Dekoltesi ÖnemliÇoğu erkek iç çamaşırlarının standart kalıpları olduğunu düşünür, kızlar ise öyle olmadığını bilirler! Bu yılda farklılaşan askı modelleri seksi bir sırt görüntüsü sağlıyor. Ayrıca bu tür askılar, sırt için destekleyici bir görev görüyor.Stil Değiştirme VaktiKim demiş iç çamaşırlarının seksi olmasının tek yolunun sadece kadınsılıktan geçtiğini? Yeni koleksiyonlarda spor tarzda iç çamaşırları göze çarpan en büyük yenilik. Çizgiler daha kalın ve bedeni daha çok sarıyor. Rahatlığın ön plana çıktığı bu stilde, tabi ki göz alıcılık arka planda bırakılmamış.Dantel, dantel, dantel…Her ne kadar spor stili bu yıl hakim olsa da, yüzyıllardır bir klasik olan dantel çeşitli renk ve desenlerle, iç giyimdeki yerini koruyor. Parlak renklerdeki danteller yeni iç çamaşırlarında oldukça fazla kullanılıyor. Dahası, spor stili ile birlikte kullanılması oldukça modern bir görüntü oluşturuyor.
Reklam