onedio
Burcu Esmersoy'un Dikkat Çekici All Dergisi Röportajı
Seni görünce aklımıza yaz geliyor... Sen kendini yaz kadını gibi hissediyor musun? - Kesinlikle. Enerjimi güneşten alıyorum. Zaten Instagram hesabıma baktığınızda paylaşımlarımın çoğunun deniz ve güneşle ilgili olduğunu görürsünüz. Dinlenme denildiği zaman da aklıma deniz ve kumsal gelir. Herkesin “Çok sıcak, uyuyamıyoruz” dediği dönemde ben yorganla yatıyorum. Çünkü çok seviyorum sıcağı. Ayrıca yazın, insana çok yakıştığını da düşünüyorum. Mesela yanınca ten rengin çok güzel oluyor, kendini çok iyi hissediyorsun. Ayrıca sarışınlara da bronz tenin ekstra yakıştığını düşünüyorum. Kışın da Maldivler’e kaçışım ne kadar yaz tutkunu olduğumu göstermiyor mu?kaynak:http://www.radikal.com.tr/
Saçlarınız İçin Doğal Yağ Tedavisigri Pijama
Evinizde yapacağınız maskelerle saçlarınızı kendi ellerinizle güzelleştirin. Saçlarınız için en yararlı bitkisel yağlar ve kullanışları; Sıcak yağ tedavisi ; Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Hintyağı tedavisi ; Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya bastırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir. Zeytinyağı ve bal tedavisi ; Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar. Protein tedavisi ; Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke, mümkünse elma sirkesi ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz. Kakao yağı tedavisi ; Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir. Mayonez tedavisi ; Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın ;
Reklam
Reklam
Reklam
Cinsel Sağlığınız İçin 15 Önemli Adım
Alerji testi yaptırın Vajinal bölgenizde, sadece regl dönemi sırasında gelişen bir kaşıntınız mı var? Yanıtınız evet ise o zaman sizin sorununuz alerji olabilir. aklınızda bulunsun, kokulu pedler vajinanın duyarlı cildinde kaşıntıya sebep olabiliyor. Köpüklü banyo yapmak ve bu bölgeyi kokulu sabunla yıkamak da alerjiyi tetikleyebiliyor. siz iyisi mi kokulu ürünler kullanmayı bırakın. Belirtiler ortadan kalkarsa, suçluyu bulmuşsunuz demektir. Doktorunuz aksini öenermedikçe, vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini de kullanmayın. Çünkü bunlar vajinayı bakterilere karşı koruyan laktobasil asit ortamının zarar görmesine yol açabiliyor. Diyetinizi gözden geçirin Yapılan çalışmalar, haftada 4-6 kez tavuk yiyen kadınların sistite daha eğilimli olduğunu gösteriyor. Bu soruna tavukta bulunma ihtimali olan E koli bakterisinin neden olabileceği düşünülüyor. Teksas Üniversitesi Southwestern Medical Centerde yapılan bir araştırma; diyet içeceklerdeki maddelerin, mesanede tahrişe yol açabileceğini ve idrar tutamama sıkıntısını artırabileceğini ortaya koyuyor. New York Long Island Jewish Medical Center de yapılan çalışmada ise günde 2 dilimden fazla beyaz ekmek tüketmenin, içeriğindeki rafine karbonhidratın kan şekeri seviyesini yükseltmesi nedeniyle mantara daha uygun bir zemin hazırladığını ifade ediyorlar. Stresten uzak durun Uzmanlar stres altındaki kadınların regl dönemlerini, sakin mizaca sahip olan ve stressiz bir yaşam süren kadınlardan iki kat daha ağrılı geçirdiklerine dikkat çekiyor. Bunun muhtemel sebebi ise stres yüzünden yükselen prostaglandin (çeşitli dokularda bulunan ve yağ asitlerinin türevi olan yağ kökenli bir madde) üretiminin, ağrılı krampları tetiklemesi. Bu artış özellikle regl döneminin ilk yansında görülüyor. Dolayısıyla, siz de hiç olmazsa regl döneminde stresten uzak olmaya çalışın. Mantardır diye düşünmeyin Vajinal bölgedeki her kaşıntının mantar enfeksiyonundan kaynaklandığını zannedip, gelişigüzel ilaç alarak kendi kendinizi tedavi etmeye kalkmayın. Çünkü, aslında sorununuzun nedeni başka bir hastalık, örneğin, bakteriyel vajinit olabilir. Mantar enfeksiyonu peynir kesiği kıvamlı bir özellik sergilerken, bakteriyel vajinit akıntısı ise daha akıcı oluyor. Doktorunuz bakteriyel vajinit tanısı koyarsa, antibiyotik tedavisi uygulayacaktır. Smear testi yaptırın Uzmanlar, hiçbir yakınmanız olmasa bile Pap Smear testini düzenli olarak yaptırmanız gerektiği uyarısında bulunuyor. Çünkü bu test İle jinekolojik kanserler arasında 2. sırada yer alan rahim ağzı kanseri erken dönemde yakalanabiliyor. Hatta rahim ağzında kanser başlangıcı olabilecek herhangi bir hücresel değişiklik bile pap smear testi ile belirlenebiliyor. Bu nedenle aktif cinsel hayata başlayan her kadının, 20 yaşından itibaren yılda bir kez pap smear testi yaptırması çok önemli. Risk faktörü taşıyanlarda ise testin 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyor. Klamidya enfeksiyonlarını önemseyin Her yıl düzenli olarak doktor kontrolünden geçin. Çünkü, genltal bölgeye kolaylıkla yerleşebilen ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri kabul edilen klamidya bakterisi enfeksiyonu günümüzde çeşitli testlerle ortaya çıkarılabiliyor ve başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Eğer tedavi edilmezse, bir yandan fallop tüplerinde tıkanma sonucu kısırlığa yol açabiliyor, öte yandan genltal siğil virüsü olan HPV’nin enfeksiyonunu kolaylaştırarak rahim ağzı kanseri riskini artırabiliyor. İdrara çıkışınızı takip edin Uzmanlara göre; günde 8 kez İdrara çıkmak normal. Eğer daha sık idrara çıkıyorsanız, muhtemelen çok fazla SM tüketiyorsunuz demektir. Yine de, çok ani olarak tuvalete çıkma ihtiyacı hissediyorsanız ya da tuvalete erişemeden İdrar kaçınyorsanız, bu, fazla çalışan bir mesaneden muzdarlp olduğunuz anlamına gelebilir. Tıpta aşırı Uzmanlar stres altındaki kadınların regl dönemlerini, sakin mizaca sahip olan ve stressiz bir yaşam süren kadınlardan iki kat daha ağrılı geçirdiklerine dikkat çekiyor. Bunun muhtemel sebebi ise stres yüzünden yükselen prostaglandin (çeşitli dokularda bulunan ve yağ asitlerinin türevi olan yağ kökenli bir madde) üretiminin, ağrılı krampları tetiklemesi. Bu artış özellikle regl döneminin ilk yansında görülüyor. Dolayısıyla, siz de hiç olmazsa regl döneminde stresten uzak olmaya çalışın.aktif mesane adı verilen bu durum ilaçla tedavi edilebiliyor. Jinekologunuzla görüşün Bazı kadınlar farklı idrar kanalına sahipler. “Nasıl” diyorsanız, hemen söyleyelim: Mesela idrar kanalı vajinaya yakın olabiliyor. Bunun sonucunda da bakterilerin içeri girmesi kolaylaşıyor. Böyle bir anatomiye sahipseniz, kişisel hijyeninize daha çok dikkat etmelisiniz. Örneğin tuvalet ihtiyacını karşıladıktan sonra arkaya doğru temizlememeniz ve ellerinizi her tuvalet sonrası yıkamanız gibi. Bisiklet selenizi değiştirin Doktorlar ince ve küçük sele kullanan kadın bisikletçilerin üriner bölge enfeksiyonlarına daha yatkın ve seksüel duyarlılıklarının da normalden daha az olduğunu belirtiyorlar. Çünkü, küçük bisiklet seleleri, perine kanalındaki sinirlere anormal bir baskı yaparak genital organları etkiliyor. İyisi mi siz büyük bir sele kullanın ve vücudunuzu ileri doğru uzatmaktan de kaçının. Vulvanızı kontrol edin! Uzmanlar her kadının vulva bölgesini üç ayda bir kendi kendilerine muayene etmeleri gerektiğini belirtiyorlar. Çünkü bu sayede pek çok hastalık, erken dönemde, yani henüz tedavi edilebilir aşamadayken saptanabiliyor. Siz de vulvanızı düzenli olarak muayene edin ve bu bölgede siğil, kitle, şişlik ya da koyu lekeler fark ederseniz, hemen doktorunuzu arayın. Genital bölge kuru kalsın Mantar ile diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremeleri nedeniyle genital bölgenizin kuru kalması, sağlığınız açısından çok önemli. Reyonlarda sergilenen seksi iç çamaşırlar hemen hepimizin gözlerini kamaştırsalar da, siz yine de sağlığınızı korumak için naylon yerine pamuklu olanlarını tercih edin. Çamaşırınızın dar olmamasına da özen gösterin. Tabii aynı kural pantolonunuz ve çorabınız için de geçerli. Makas kullanın! Ağda ve jilet, genital tüylerin yok edilmesinde oldukça etkili yöntemler. Ancak her ikisi de kıl köklerinde enfeksiyon gelişmesini kolaylaştırıyor ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden oluyor. Genital bölgedeki tüyleri kısaltmak için makas kullanmanız, özellikle genital bölgeniz enfeksiyona ve tahrişe duyarlı ise sizin için daha iyi bir seçenek olabilir. Gereksiz yere ağrılar içinde kıvranmayın Dış genital bölgede ağrı mı duyuyorsunuz? Kadınların yüzde 15′inde görülen ve vulva ağrısı olarak adlandırılan bu sorun, eskiden doktorlar tarafından çaresiz olarak nitelenir, hatta “psikolojik” olarak adlandırılıp, ciddiye alınmazdı. Günümüzde ise kronik ağrılar arasında kabul edilen vulva ağnsı ilaçlar ve akupunkturla tedavi edilebiliyor. İlişkide yan pozisyonda durun Kadınların yüzde 18′inde geriye dönük rahim olarak adlandırılan bir rahim tipi
Mutlu Evliliğin Püf Noktaları
Modası hiç geçmeyen kurum;evlilik…Ancak aynı zamanda sorunları hiç bitmeyende o… Bekarlar evlenmek,evlenenlerde boşanmak istiyor.Peki yanlışlık nerede? Her şeyin suçlusu evlilik mi yoksa bir yerlerde hata yapan biz miyiz ? Önlemlerinizi alın Evliliğin dönemlerinden korkmayın Uzman Psikolog Bülent Budak,evliliğin tanımlamasını istediğimizde,”İnsanların birbirine hissettiği cinsel isteklerin,sevgi,şefkat ve ilgi ihtiyacının giderilmesinin yanı sıra daha düzenli,huzurlu ve sağlıklı bir yaşam için asırlar önceden oluşturulmuş bir düzenden bahsediyoruz “diyor. Bu sosyal yapılanmanın doğada var olmadığını belşirten Budak,”İnsanların yerleşik yaşama geçmeye ve sosyal hayata başlamalarıyla birlikte,farklı örf ve adetler içerisinde böyle birkurum yapılandırıldı.İnsanlar kendilerini yaşadıkları toplumun örf ve adetlerine uymak zorunda hissettikleri için evlenmek istiyorlar. Bir de çocuk faktörü var.Çünkü insane,en temel korkularından biri olan ölüm korkusunu rahatlatabilmek için ardında bir eser bırakmak istiyor ve çocuk sahibi oluyor.Evlilik dışı bir çocuğun dışlanması ihtimali insanları evlendirmeye yönlendiriyor.Son yıllarda bilimsel değil ama sosyal olarak 30 yaşını geçen kadınlarda evlenme sendromu oluştu”diyor.Düzenli ve sağlıklı yaşamak için evleniyoruz”Evlilik insane doğasına aykırı mı?”diye sorduğumuzda ise Uzman Psikolog Bülent Budak,bu fikrin insanların sorumluluktan kurtulmak için ürettikleri bir mazeret olduğunu belirtiyor’”Doğaya bakınca hayvanların tek eşli olmadığını görüyoruz.Bu açıdan bakınca evliliğin bu doğaya aykırı olduğu söylenebilir.Ancak yaşadığımız binalar da,bindiğimiz arabalar da doğaya aykırı.Doğaya uyumlu yaşamak için ata binip mağaralarda yaşıyor olmamız gerekiyordu.Hayatımızı iyileştirmek için ürettiğimiz bu yapılanmalar gibi,düzenli ve sağlıklı bir yaşam için de evlilik kurumunu ürettik.Yani evlilik bir gereklilik olarak ortaya çıktı.” Mutlu evliliğin püf noktaları 1.Acele etmeyin’Özellikle aile büyüklerinin “Yaşın kaç oldu,yaşıtların hep evlendi bende torun istiyorum”türünden
Cinsel İhanet mi, Duygusal İhanet mi?
Erkekler cinsel olarak aldatılmayı kabullenemezken, kadınları en çok duygusal ihanet rahatsız ediyor! Aldatılmak, elbette herkes için kıskançlık ve acı duygularını harekete geçirir. Ama erkek ve kadın aldatmanın en iğrenç kısmının hangisi olduğunu konusunda farklı düşünüyor; Bu farklılığın galip gelen açıklaması, kadın ve erkeğin oynadığı eşsiz evrimsel roller, ama yeni bir araştırmaya göre bunun insanların ilişkilerinde yaşadığı bağlılıkların çeşidiyle alakası var. Yaygın evrimsel açıklama, erkeklerin cinsel ihaneti daha büyük bir günah olduğunu çünkü eğer bu konuda bu kadar katı olmazlarsa çocuklarının gerçekten kendilerinden olup olmadığını bilemeyeceklerini uzun yıllar boyunca öğrendikleri için olduğunu söylüyor. Kadınlar, diğer yandan, duygusal ihanetle ilgili daha hassaslar, çünkü beraber çocuk büyütebilecekleri birisiyle ilgileniyorlar. Son yapılan bir araştırmaya göre, erkekler cinsel, kadınlar ise duygusal bir ihanetten sonra kendilerini daha suçlu hissediyorlar. Başkalarına bağlılık Penn State’te Psikolog olan ve ilişkilerdeki bağlılıkları araştıran Kenneth Levy, insanların ilişkilerini nasıl gördüklerine dair kişisel farklılıkları kadın ve erkeğin aldatmak üzerine görüşlerinde farklılık yaratıyor olabilir diyor. Levy ilişkilerdeki iki tarz bağlılıktan bahsediyor: kibirli ve güvenli. Kibirli bir bağı olan insan “İlişkisinin değerini görmez” diyor, ve onları hiper bağımsız olarak tanımlıyor. Ya da diğer kelimelerle, “Çoğumuz özgürlüğümüze değer veririz, ama aynı zamanda ilişkilerimize de. Bu bireyler sadece özgürlüklerine önem veriyorlar, ilişkilerini ayrı tutarak.” Diğer taraftan, güvenli bir bağa sahip olanlar ilişkilerinin değerini biliyor ve ilişkiyle birlikte gelen özgürlük kısıtlamasından rahatsızlık duymuyor, diyor Levy. Cinsel ihanet, duygusal ihanete karşı Bu fikri test etmek için, Levy ve meslektaşı Kristen Kelly, 400 öğrencinin romantik ilişkilerdeki bağlılık stilleri hakkında standart bir değerlendirme yamalarını istediler ve hangisini daha az stresli bulduklarını da belirtmelerini istediler; cinsel ya da duygusal ihanet. Psychological Science’da da yayınlanan çalışmalarının sonuçlarına göre; aynen Levy’nin öngördüğü gibi kibirli stili olan erkekler cinsel ihaneti daha can sıkıcı bulurken, güvenli eşler duygusal olanı daha sıkıcı buluyor. Ve beklenmedik şekilde, kadınlarda da aynısı geçerli oluyor. “Kısacası erkek ya da kadın
Reklam
Evlilik Öncesi Eğitim Zorunlu Olmalı!
Bilindiği üzere, çoğu zaman millet olarak evliliği sağlıklı yürütemiyoruz, adam gibi boşanmayı beceremiyoruz… Çatışmanın olmadığı evlilik olmaz, olamaz. Gündelik hayatın stresi ve zorlukları bireylerin ailesel değerleri ve kişisel düşünceleriyle birleşince, çiftlerin kimi zaman fikir ayrılıkları ve tartışmalar yaşamaları kaçınılmaz olabiliyor. Ailedeki çatışmalar tırmandığında bundan ailedeki herkes olumsuz etkileniyor ve nihayetinde çocukların uyumları ve ruh sağlıkları bozuluyor. Çok az çift evliliklerindeki sorunları çözmek için profesyonel yardım alıyor, evlilik terapisine gidiyor. Ama asıl şaşırtıcı olan neredeyse kimse evlilik öncesi bir eğitim almayı veya boşanma sürecini sağlıklı geçirmek için destek almayı aklından bile geçirmiyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, evlilik çağına gelmiş ve aile kurmak amacıyla bir araya gelen çiftlerin, evlilik hayatına hazırlanmalarını amaçlayan “Evlilik Öncesi Eğitim” programları ve tavsiye ettikleri bilgilendirici kitapları var… Bu eğitimle ve kitaplarla evlilik öncesi süreçte çiftlerin birbirlerini iyi tanımaları, evlilikle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturmaları, etkili iletişim kurma yollarını ve olası sorunlarla nasıl baş edeceklerini bilmeleri ve evliliğe “iyi bir başlangıç yapabilme” fırsatı yakalamaları amaçlanıyor. Bu program tavsiye niteliğinde, biz Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER) terapistleri evlilik öncesi eğitimin yasal olarak zorunlu kılınmasını ve bu hizmeti devletin ücretsiz olarak sunmasını istiyor. EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU KILINMASI GEREKİYOR… Sağlıklı bir evlilik ve ebeveyn
Kolay Orgazmın İlacı Bulundu
İngiliz bilim adamları geçtiğimiz yıllarda orgazmı kolaylaştıran bir aşı geliştirdi, kadınlar artık daha çabuk, daha kolay, daha uzun orgazm yaşayacak…Londra’daki Cinsel Sağlık Merkezi’nde geliştirilen kolajen bazlı aşıya “G Shot” adıyla patent alındı.Aşı, G noktasının bulunduğu vajina duvarına yapılıyor ve o noktayı dolgunlaştırıp büyüterek kadınların daha kolay, daha çabuk ve daha uzun orgazm olmasını sağladığı ileri sürülüyor.Aşı bu yılın başında ABD’de hızla yayıldı.Tabii Türkiye’ye de geldi. İstanbul’da da G noktasını genişletmek isteyenler doktorların kapılarını çalıyor.İnsan vücudunun tüm dokularında bulunan maddelerden üretilen ve aşıda kullanılan dolgu maddesi, 4-6 ay arasında vücut tarafından eritiyor.6 ay sonra yeniden aşı yaptırmak gerekiyor.İyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatıyor.Birkaç santim büyüklüğündeki G noktası alanının genişlemesi ile cinsel ilişki daha da zevkli hale geliyor
Reklam
Blake Lively Kendi Seçtiği Ürünleri Satışa Sundu
Blake Lively; tüm dünyada fırtınalar koparan ve her ülkeden milyonlarca fanı olan, 'Gossip Girl' dizisinin başrol oyuncularından ve aynı zamanda yüzyılın stil ikonlarından biri... Şimdi ise kendini bambaşka bir alanda gösteriyor.Ünlü oyuncu, kendi seçtiği ürünlerin satıldığı bir online alışveriş sitesini yayına sundu. Websitesinde bizzat kendisinin seçtiği ürünler satılıyor. Aksesuardan dekorasyona, tekstilden gıdaya pek çok orijinal ürün bulunan sitenin anasayfasında ünlü yıldızın editör mektubu yer alıyor.
Minibüsle Seyahat Edenlerin İyi Bildiği 22 Gerçek
İlk duraktan binenin rahat koltuklarda uyuya uyuya gittiği, son durakta inmeyecekse insan denizinde yüze yüze çıktığı minibüsler, minibüslerimiz... Ama öyle ama böyle herkesin az çok kullandığı minibüslerle ilgili bazı tespitlerde bulundum. (Umarım bizim minibüsçüler tarafından bir köşeye sıkıştırılmam sayın okur. :)) 
Reklam