onedio
Alvina Valenta Tasarımı 7 Gelinlik Modeli
Dünyaca ünlü gelinlik tasarımcısı Jessica Williams imzası taşıyan Alvina Valenta gelinlik modelleri ile karşınızdayız. Tüm avrupa’da yıllardır beğeni ile takip edilen ünlü tasarımcı, henüz ülkemizde çok tanınıyor olmasa da, tasarladığı bir birinden şık gelinlik modelleri ile Türkiye’de de oldukça sevilecek gibi görünüyor.Jessica Williams’ın tasarladığı Alvina Valenta Gelinlik Modelleri 2015 kataloğunu sizler için inceledik. Henüz 2015 modelleri hazırlık aşamasında olduğundan şimdilik birkaç model ile yetinmek durumundayız. Ancak ilerleyen haftalarda Alvina Valenta daha fazla gelinlik modeli ile karşımızda olacaktır.
Bayramda İstanbul'da Kalmanın 7 Güzel Tarafı
Her yer deniz, kum, güneş, ya Bodrum ya Çeşme check-in'i, her yer havuza karşı ayak fotoğrafı! Ama üzülmeyin, Curcuna ilk başta akla gelmeyen bayramda İstanbul'un güzel taraflarını derledi!
Reklam
Unutamayacağımız 4 Anime ve Gifleri
Spoiler içerir, animeleri izlemek isteyenlerin bakmamasını tavsiye ederiz...Animeler her ne kadar çocuklaştırılsa da insanlar üzerinde bıraktığı etki yıkıcı bıraktığı doğrudur. Bunu kanıtlayacak 4 anime ve gifleri :DKesinlikle izlemenizi tavsiye ederiz :)
Logan Zillmer Tarafından Hazırlanan 16 Harika Sürreal Fotoğraf
ABD'li fotoğrafçı Logan Zillmer'ın hayal dünyasını yansıtan bu mükemmel çalışmaların bazılarında hayata dair şeyler bulmak mümkün. Dijital manipülasyon yoluyla eşsiz efektler üreten Zilmer adeta bizleri kendi yarattığı bir hayal alemine götürüyor.İyi eğlenceler dileriz... 
Reklam
Aldatılmanın En Önemli Sebebi!
Kamuoyunun ve medyanın her daim ilgisini çeken ve tartışmalara konu olan aldatma vakalarında son yıllarda hızlı bir artış görülüyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği evlilik ve ilişki terapistleri tarafından, partnerlerini aldatan kişiler üzerine yapılan bir anket çalışmasında aldatma sebepleri üzerinde duruldu… 300′ü erkek 200′ü ise kadın olan 500 evli yetişkinle hem sanal ortamda hem de yüz yüze yapılan anket çalışmasıyla, bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin aldatma yani evlilikte paralel yapı kurma ihtimallerinin yüksek olduğu ortaya çıktı. CİSED Genel Başkanı Evlilik ve İlişki Terapisti Uz. Dr. Cem Keçe; “Bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin yetişkinliklerinde aldatabilme ihtimalinin yüksek oluyor yani gayrimeşru yasak aşk, aldatan ebeveynlerin çocuklarında daha fazla görülüyor!” dedi. PARALEL EVLİLİKLER TÜRK AİLE YAPISINI TEHDİT EDİYOR… Gayrimeşru yasak aşkların Türk aile yapısını tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Keçe; “Evlilik kurumunun içinde bir şekilde yer alan ama çiftlerden birinin farkında olmadığı gayrimeşru yasak aşk için kullanılan evliliklerde paralel yapı; aldatma, yasak aşk veya sadakatsizlik olarak biliniyor. Paralel aynı düzlem içinde olan ve kesişmeyen, aynı zaman içerisinde gelişen ve aynı özellikleri gösteren olay, yapı ise evlilik kurumu anlamında kullanılıyor. Meşru partnere alternatif gayrimeşru bir yapı, evlilik içinde evlilik gibi bir durum… Buna ‘paralel evlilik’ adını veriyoruz. Haz, şiddet ve ihanetin tadıyla bezenmiş bir yasak meyve olan evliliklerdeki paralel yapının tanımı kültürden kültüre veya çiftler arasındaki anlaşmalara göre farklılık gösterebiliyor. Çünkü evliliklerde paralel yapı, duygusal düzeyde, cinsel ilişki düzeyinde veya sanal olarak kurulabiliyor ve kişinin romantizm, zaman ve ilgi gibi duygusal ve bedensel kaynaklarını ilişki dışındaki bir kimseye yöneltmesi şeklinde gerçekleşiyor. Yeni ilişkinin boyutu yüz yüze görüşme ile sosyal paylaşım sitesi facebook ve sohbet sitelerinde kurulan internet ilişkileri, mektup veya telefon aracılığıyla uzaktan görüşme arasında değişebiliyor. Evliliklerde paralel yapı kurmanın birçok sebebi var. Bilinen sebeplere ek olarak CİSED’in yaptığı anket çalışması acı bir gerçeği ortaya çıkarttı…” dedi. ALDATAN ANNE BABALARIN ÇOCUKLARI ALDATIYOR… Bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin yetişkinliklerinde aldatabilme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Dr.Keçe; “CİSED’in evliliklerinde paralel yapı kuran 500 kişi üzerinde yaptığı anket çalışmasına göre aldatan kadınların %30′nun ve aldatan erkeklerin ise %50′nin ebeveynleri aldatmış, aldatan kadınların %20′i ve aldatan erkeklerin ise %40′ı ebeveynleri aldatmasa bile geniş ailelerinde aldatmaya şahit olmuş veya duymuş ve aldatan kadınların %40′i ve aldatan erkeklerin ise %60′ı ise ebeveynleri ve yakın aile üyeleri aldatmasa bile çevrelerindeki aldatma hikâyeleriyle büyümüş… Buradan çıkan sonuç; insana ne ekerseniz onu biçiyorsunuz…” dedi ALDATMA SORUNLARINA TERAPİ ÇÖZÜM OLABİLİYOR… Evliliklerdeki paralel yapının yani aldatmanın bir yol kazası olduğuna dikkat çeken Dr. Keçe; “Tıpkı toprak gibidir hayat, ekmezseniz boş, ekerseniz dolu! Aldatma ekerseniz aldatma biçiyorsunuz. Sonuç olarak insan geçmişine ne ekiliyorsa yetişkinliğinde çaresizlikle onu biçiyor. Ama bu durum kader değil… Kişi farkındalık ve iç görüyle geçmişinin analizini yaparsa ekileni biçme şeklinde iç dünyasına yerleştirilen düzeneği bozabiliyor. Bunun için okumak, kişisel gelişim eğitimlerine katılmak veya gerekirse psikoterapi almak için bir terapiste gitmek işe yarıyor ve çözüm olabiliyor. ‘Köprüden önceki son çıkış’ kavramıgibi, evlilikten çıkmadan yani evlilikleri bitirmeden önce mutlaka bir evlilik ve ilişki terapisi almak gerekiyor.” dedi.
Erkekler Neden Alyans Takmaz?
Bazı evli çiftlerin arasında sorun haline gelen alyansı en çok erkekler takmak istemiyor.Yeni evlenen erkekler veya yıllardır evli olan bazı erkekler alyans takmayı sevmezler. Bu onların sadakatsiz ya da anlayışsız olduğunu gösterir mi? İşte bu sorunun cevabı!Burada önemli olan şey eşinizin yüzük takmamak için nasıl bir gerekçe sunduğu! Rahatsız ettiğini mi söylüyor? O zaman parmağına göre tekrar ayarlatmayı teklif edebilirsin.Kaybetmekten mi korkuyor? O zaman sigorta yaptıralım önerisinde bulun. Elleriyle çalışıyorsa, iş dışında takmasını isteyebilirsin. Kısacası bahanelerini çürütebilirsin.Ancak eşin sana yüzüğü taktığını söyleyip istemediği zamanlarda çıkartabilir. Bu yüzden bu konuyu çok da dert etmek, boşu boşuna can sıkıntısı yapmana neden olur. Zaten eşinin sana sadık kalmasını o yüzüğün sağlayacağını düşünüyorsan, başka konulardaki sıkıntılarını irdelemelisin. Günümüzde parmağa takılan bir yüzük kadın ve erkekler için çok caydırıcı olamayabiliyor.
Reklam
Aşk Yalnızca Bir Hastalık mıdır?
Bilim adamları aşkın bir hastalık olduğunu açıkladı. Aşk acısını en çok ruhsal olarak acı çekmeye meyilli, melankolik insanlar yaşıyor. Bilim adamları aşkın obsesif-kompulsif rahatsızlıkla karşılaştırabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca kişinin aşkı tanımlama ve ona göre davranış biçimi zihinsel sağlığının da göstergesi. Aşk acısını en çok ruhsal olarak acı çekmeye meyilli, melankolik insanlar yaşıyor. Aşkın tedavisi yok. Bu sorun bazı durumlarda yetkili bir psikolog yardımını dahi gerektirebiliyor. Uzmanların aşkın neden bir sorun olduğunu düşünmelerine ve inanmalarına şaşmamak gerekir. Bazı durumlarda aşırı tepkiler sonucu üzücü olaylar yaşanabiliyor. Ancak aşk adı altında yapılan gövde gösterileri ve olumsuz davranışları da sadece bu güzel duyguya bağlamamak gerekiyor. Nitekim, aşk sadece kişinin özbenliğini ortaya çıkaran bir rol üstleniyor.
Erkeklerin İlgi İşaretleri
Erkekler her zaman kadınları anlayamadıklarından yakınır. Onlara göre kadınlar çözmesi güç bulmacalar gibidir. Fakat söz konusu iki taraf arasındaki etkileşimse o zaman kadınlar da erkekleri anlayamadıklarını söyler. Popüler bir kadın dergisi erkeklerin karşılarındaki kadına ilgi duyup duymadıklarını anlamak için kadınların, bazı işaretlerin izini sürmesi gerektiğini söylüyor. Konuşurken size doğru eğiliyor ve gözlerinize bakıyor. Bu davranış şekli onun size ilgi duyduğuna bir işarettir. Sizinle ilgili hiç bir detayı kaçırmak istemiyor. Vücut dili de bu isteğini ele veriyor. Haftada bir bir yerde onunla tesadüfen karşılaşmanız normal sayılabilir. Fakat bu tesadüflerin sayısında bir artış varsa o zaman bilinçli bir durumla karşı karşıyasınız demektir.Sizinle birlikteyken her fırsatta elinize, kolunuza hatta dizinize ya da ayağınıza dokunuyor. Size olan ilgisini fiziksel bir temasla iletiyor. Modern dünyanın yalnızlaştırdığı bir çok insan artık arkadaşını ya da sevgilisini dinlemek yerine sadece kendisinden bahsetmek istiyor. Hoşlandığınız erkek baş başa kaldığınızda sizi dinlemek istiyorsa ve daha da önemlisi sizi “gerçekten” dinliyorsa o zaman size karşı bir şeyler hissediyor demektir. Haftasonu için birlikte plan yaptınız fakat bir arkadaşınıza hediye almayı unuttuğunuz için bir süreliğine de olsa planı erteleyip bir alışveriş merkezine girmeniz gerekiyor. Bu duruma surat asmıyoe aksine sizinle hoş vakit geçirmeye devam ediyorsa bu size olan ilgisinin bir işareti olabilir.
Bayramda Diyet Depresyona Neden Olmasın
Diyet zorunluluğu olanların bayram psikolojisini ve bu konuda ailelere düşen görevleri psikolog Gülşah Yahşi anlattı. Günlük hayatta diyeti nedeniyle zorluklarla karşılaşan kişinin, bayram günlerinde daha da zorlandığını dile getiren Yahşi; ‘Bayramlarda yiyip içtiğimiz şeylerin çerçevesini kültürümüzden gelen gelenek ve görenekler belirler. Ramazan Bayramı denince de gözümüzün önüne gelen görüntüler; baklavaların sunulması, kalabalık masalarda eş dost akraba ile yemekler yenilmesi, herkesin bir arada olması… Bu yoğun ve renkli tablonun içinde diyet zorunluluğu olan kişiler üzüntü, kızgınlık, çaresizlik, yalnızlık, güçsüzlük, kontrolsüzlük, kendine güvenin yitirilmesi, kendine olan inancın zedelenmesi gibi duyguları bir arada yaşayabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için öncelikle diyet zorunluluğu olan kişilerin karşılaşacakları zorlukların farkında olması ve günlük yaşamda bile çevrelerini, sosyal hayatlarını düzenlerken diyetlerine göre hareket etmeleri gerekir. Bayram öncesi kişide içsel bir sıkıntı başlayabilir. Bayram harici günlerde bile zorlanıyorken bayram döneminde yeme ile olan iletişiminin seviyesini nasıl koruyabilir? Ya biraz baklava yemek isterse? Ya fazla kaçırırsa? Bu tedirginlikler ortaya çıktığında kişi gerekli desteği göremez ve motivasyonunu sabit tutacak ve güçlendirecek bir kişi ya da bir şey (kendine olan inancının sembolize ettiği nesneler olabilir) bulamazsa, direncini yitirebilir ve korktuğu şeyle yüz yüze gelebilir.’ açıklamasında bulundu. HİÇBİR DİYET ÇOK YASAKÇI DEĞİLDİR Bu dönemleri atlatmak için kişinin diyetisyeninden ya da klinik psikologtan destek alması gerektiğinin altını çizen Yahşi, ‘Etkili olabilecek çözüm, kişilerin duygularını kendilerine yakın hissettikleri kişilerle paylaşmasıdır. Onlardan manevi anlamda destek olmalarını isteyebilirler. Yiyecekle olan mesafesini ayarlamada çevresindeki insanların duyarlılığı, bu problemi aşmada kişiye yardım eder. Kişi şunu unutmamalıdır. Bayram bir süreçtir. Kişinin diyet programıyla beraber hedeflediği bir şey vardır. O hedef unutulmamalıdır. Bayramda diyet dışı tutumlar sergilerse kişi sonrasında ‘kendimi kontrol edemedim, işte yine başa döndüm, güçsüzüm, zayıf bir kişiliğim var’ gibi düşünüp, düzeltmek için uğraştığı bozuk yeme davranışından kurtulamaz ve yanında bu sefer, depresyon gibi başka psikolojik sıkıntıları da oluşabilir. Bu nedenle diyet yapan ve diyete yardımcı olan kişiler bayramdan önce diyetisyen ile neyi ne kadar yiyebileceği, limitleri aşarsa ne yapması gerektiği konuşulmalıdır. Hiçbir diyet çok yasakçı değildir. Bu arada ikili ilişkilerini bozmasın veya keyfi kaçmasın diye ikramlara hayır diyememe gibi bir sorun varsa psikologla birlikte diyet tedavisi devam edebilir.’ diye konuştu.
Reklam
Reklam
Reklam