onedio
Göğüslere Dalıyoruz!
Yaramaz tasarımcı Fukusawa Takayuki yaptığı kolyelerle yine olay yarattı. Japon tasarımcı Fukusawa Takayuki, eğlenceli ve farklı tasarımlar oluşturmak için yaptığı işlere bir yenisini daha ekledi. Daha önceden yaptığı “Göğüsleri gözetle” isimli tasarım tişörtleriyle Japonya’da ilk günden itibaren satış patlaması yaratan tasarımcı yine adından söz ettirecek. İşte adından söz ettiren o eğlenceli tasarımlardan fotoğrafçı Hase Kohei’nin çektiği kareler:
Özellikle Anneannelerimizi Çok Mutlu Edecek 21 Dantel İçeren Sokak Sanatı Örneği
Sokak sanatı modern çağa ait bir gelişme olarak görülse de Polonyalı sanatçı NeSpoon bu tabuyu yıkmak üzere. Geleneksel dantel işlemeleri ile modern sanatın aynı anda uygulandığı bu ilginç çalışmalar görenlere karmaşık duygular yaşatıyor. Hatta bazı çalışmalarında boya kullanmayıp sadece tığ işi danteller kullanan sanatçı adeta ninelerimizin ruhunu okşuyor :)İyi eğlenceler dileriz...
Gözlüksüz Tablet Bilgisayar Dönemi
Tablet bilgisayarları gözlüksüz kullanmayı sağlayacak yeni bir ekran teknolojisi geliştirildi.Yeni sistem bir yazılım sayesinde kullanıcıların gözlük numaralarını temel alarak tablet bilgisayarların ekranlarındaki piksel ayarlarını kişiselleştiriyor.Ayrıca araştırmacıların eklediği özel bir film tabakası sayesinde görüntülerin keskinliği arttırılıyor.Araştırma ekibi bu yeni teknoloji sayesinde görme sorunu nedeniyle tablet bilgisayarları kullanmakta sıkıntı yaşayan milyonlarca kullanıcıya fayda sağlayacağını belirtiyor.İngiltere'de her üç kişiden biri miyop oyarak bilinen uzak görüş bozukluğu yaşıyor. Bu rakam ABD'de yüzde 40'a çıkarken Asya’da nüfusun yarısından fazlasına uzanıyor.Son zamanlarda görüş sorunu yaşayan kullanıcıların bilgisayar ekranlarını kişiselleştirmek için çalışmalar yapılıyordu.Son çalışmanın araştırmacıları ürettikleri yeni sistemin öncekilerine göre daha başarılı olduğunu belirterek yüksek netlik ve çözünürlük elde ettiklerini açıkladı.California, Berkeley ve MIT üniversitelerinden araştırmacılardan oluşan herhangi bir görüntü farklı açılardan ışığı tanımlayan bir algoritma geliştirdi.Geliştirilen protip iPod'a monte edildi.Yazılımın dışında bilgisayara iğne delikli bir film tabakası yerleştirildi.Bu şekilde görüntüler daha net ve açık şekilde görüldü.Araştırma ekibi bu yöntemin ileride görme sorunu yaşayan hastaların tedavisinde de kullanılabileceğini belirtiyor.
Yalan Yakalama Taktikleri
J.J. Newberry, yalan tespit etme sanatı konusunda uzmanlaşmış, eğitimli bir ajandı. Silahlı çatışmaya tanık olmuş bir kadın karşısında oturup “Ben kimseyi görmedim, silah seslerini duyduğumda sadece gözlerimi kapadım ve kaçtım.’’ dediğinde kadının yalan söylediğini anlayacak kişi oydu. Yalan yakalama yöntemleri sadece ajan Newberry gibi ajanların kullanımında değil. Bugün hepimiz yalanları tespit etmede usta olabiliriz.1. TutarsızlıklarSorguladığı kadın silah seslerini duyunca kaçtığını ve hemen saklandığını söylediğinde, Newberry tutarsızlığı hemen fark etmişti.“Silah sesi duymuş ama dönüp bakmamış öyle mi? Bu, bir insanın öyle bir duruma vereceği tepkiyle kesinlikle uyuşmuyor.” Doğru söylemediğine inandığınız biriyle konuşurken sizin de bakmanız gereken şey budur: Hikayede tutarsızlıklar var mı?2. Beklenmeyen Bir Soru Sorunİnsanların sadece yüzde dördünün başarılı yalancı olduğunu belirten Newberry, ‘‘Ama Pinokyo gibi burunları uzamadığından, yalanını sizin yakalamanız gerekir” diyor. Yani, yalanı yakalamak için kişilere dikkatli yaklaşın ve hiç beklemedikleri bir anda onlara cevabını önceden hazırlamadıkları sürpriz bir soru sorup onları tuzağa düşürün.3. Kişinin Normal Halini Göz Önünde BulundurunKarşınızdakinin dürüst olmadığının en önemli göstergelerinden biri, davranışlarındaki değişikliklerdir. Normalde gergin olup da şimdi sakin olan veya normalde sakin olup da şimdi gergin olan birine dikkat etmemiz gerekir.4. Samimi Olmayan Duygulara Dikkat EdinBirçok insanın gülümsemeyi taklit edemeyeceğini söyleyen Dr. Maureen O’Sullivan, “Ya zamanlaması yanlıştır, ya olması gerekenden fazla süre sürer ya da başka duygularla karışır. Hatta belki siniri saklamak için gülümseme taklit edilmiştir. Bunu da içten bir gülümsemeye göre dudakların daha küçük ve daha ince olmasından çıkartabilirsiniz” diyor. Bu sahte duygular, kişinin doğru söylemediğinin iyi birer göstergesidirler.5. İçten Gelen Tepkilere Dikkat Edin“İnsanlar içe doğma ya da sezgi derler, ancak bence asıl gördükleri karşısındakinin gerçek duygularıdır’’ diyor O’Sullivan. Karşınızdakinin dürüst olmadığını düşünür, şüpheleniyorsanız içgüdülerinize güvenin.6. Ufak Yüz İfadelerine DikkatŞüpheleniyorsanız ve içinizden bir ses size gerçekleri söylüyorsa dikkat edin. Karşınızdakinin yüz ifadesinde tahmin ettiğiniz gerçeği görebilirsiniz. Yalan söyleyen kişi ne kadar yalanını saklamaya çalışsa da gizlenmiş duyguları saniyelik de olsa yüzüne yansır. Örneğin bir insan suçluysa ama masum taklidi yapıyorsa, suçluluk ifade bir an bilinçsizce yüzünde belirecektir. İşin sırrı bunu görmekte…7. Çelişkileri ArayınGenel kural, bir insanın anlattıkları, el-kol hareketleri ve sesiyle uyuşmazsa bu insanın yalan söylediği anlamına gelebilir. Bu çelişkiler, sesle kelimeler arasında, sesle hareketler arasında, hareketlerle kelimeler arasında ve surat ifadeleriyle kelimeler arasında görülebilir.8. Tedirginlik DuygusuBir kişi göz temasından kaçınıyorsa ve bu durum kişinin normal haliyle örtüşmüyorsa o kişi yalan söylüyor olabilir. Yalan söyleyenler, başka yöne bakarlar, terlerler, huzursuz görünürler.9. Fazla DetayBirine ‘‘Neredeydin?’’ diye sorduğunuzda size ‘‘Yumurta, süt ve şeker lazımdı. Markete gittim, yolda nerdeyse bir köpeğe çarpıyordum. Bu yüzden arabayı yavaş kullandım …” şeklinde cevap veriyorsa, şüpheleriniz doğru demektir. Kişilerin çok fazla detaya girmeleri, durumdan nasıl kurtulacakları hakkında çokça kafa yordukları ve bunun sonucunda detaylı bir yalan uydurdukları anlamına gelir.10. Doğruyu da Görmezden GelmeyinNewsberry’e göre birinin doğru söylediğini anlamak, yalan söylediğini anlamaktan daha önemli olabilir. Çünkü insanlar bazen doğruyu söylerken, yalan söylüyorlarmış gibi tepki verebilirler.
Reklam
Erkeklerin Aşık Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Onun size aşık olup olmadığı merak mı ediyorsunuz? Erkekler her şeyi dillendiremedikleri için kadınlara olan aşklarını davranışlarıyla gösterirler. Bu yüzden merak ettiğiniz bu sorunun cevabı detaylarda gizli! Onun size aşık olup olmadığını anlamak için hareketlerini izlemeniz yeterli. İşte, onun size aşık olduğunu gösteren işaretler… Özel buluşmalar ayarlar Sizi yemek yemeye ya da kahve içmeye davet etmesinden bahsetmiyoruz. Sizinle birlikte olmak için ayarladığı randevuyu sizin sevdiğiniz detaylarla gerçekleştirmesi önemli… Sevdiğiniz müzik grubunun sahne aldığı bir mekan, en sevdiğiniz yiyeceklerin sipariş edildiği özel bir masa gibi ince detayları düşünüyorsa size sırılsıklam aşık olduğunu bilmelisiniz. Can kulağıyla dinler Szin ağzınızdan çıkan her şeyi önemsiyor ve sizinle konuşmak için her türlü bahaneyi yaratıyor mu? O zaman size aşık olduğunu düşünebilirsiniz çünkü erkekler kadınların çoğu zaman dır dır ettiklerini düşünüp sözlerini çok fazla dinlemezler. Güzel giyinmeye çalışır Eğer moda özel ilgi alanı değilse ve güzel giyinmeye dikkat etmeye başlamışsa bir şeylerden şüphelenmenizin vakti. Özellikle daha önce giyim kuşama önem vermediğini duymuşsanız bu moda sevdasının size duyduğu aşkla alakalı olduğunu düşünebilirsiniz. Tuttuğu takımın maçını izlemez Bu işaret futbol fanatiği erkekler için… Onu test etmek için tuttuğu takımın önemli bir maçı olduğu gün buluşmak istediğinizi söyleyin. Eğer maçı ağzına bile almayıp, sizinle görüşmeye geliyorsa size olan aşkı, futbola olan aşkını geçmiştir! Kendini değil, sizi düşünür Bir erkek kendi rahatını düşünmeyip sizin için fedakarlık yapıyorsa size aşık olduğunu söylemek çok da zor değil. Kendi rahatını sizin için düşünmeden bozduğuna tanıklık ediyorsanız size aşık olduğunu düşünebilirsiniz. Evi her zaman düzenlidir Siz ne zaman evine gitseniz, ortalık pırıl pırıl ve derli toplu ise bunun tesadüf olmayacağını bilmelisiniz. Siz gelmeden evi toparlayıp, belki de evliliğe uygun olduğu mesajını vermeye çalışıyor olabilir.
Erkeklerin Gözünden Kaçmayan Detaylar
Erkekler çoğunlukla içgüdüsel olarak kadınlarda bazı detayları önemsiyor ve bu detayların peşine takılıyorlar. Özellikle aşk ilişkilerinde, sevdikleri kadının bu kriterlere uyması dikkat çekiyor. Biz kadınlar, aslında çok farkında olmasak da bu özelliklere sahip olduğumuz için erkekler tarafından tercih ediliyor olabiliriz! İşte erkeklerin kadınlarda önemsediği o detaylar… 1- Saçınızın gürlüğü: Erkeklerin dikkat ettiği en önemli detaylardan biri… Çocuk sahibi olmak istediği kadınlarda gözlerinden kaçmayan bir detay; gür ve sağlıklı saçlar. Çünkü erkekler, gür ve sağlıklı saçlara sahip bir kadını içgüdüsel olarak seçiyor. Sağlıklı saçlara sahip olan bir kadının doğurganlığının yüksek olduğunu düşünüyorlar. 2- Sesinizin yükseliği: Yine içgüdüsel bir seçimle karşı karşıyayız. Sesi gür, biraz da yüksek sesle konuşan kadınlar erkeklere çekici geliyor. Erkekler yüksek sesi doğurganlığın ve gençliğin bir işareti olarak algılıyorlar. 3- Kalça-bel orantınız: Belinizin kalçanızdan daha ince ve belirgin olması erkekler için doğurganlık sembolü… Bu yüzden daha çok beli ve kalçası orantılı kadınları çekici buluyorlar. 4- Gözler: Gözler kalbin aynası diye boşuna dememişler. Erkekler kadınların göz güzelliğinden etkileniyor ve gözlere dikkat ediyorlar. Ancak abartılı göz makyajı erkeklere itici geliyor. 5- Cildinizin ışıltısı: Pürüzsüz ve sağlıklı rengi olan ciltler erkeklere çekici geliyor. Pürüzsüz cildi olan kadınların neşeli ve sağlıklı psikolojisi olduğunu düşünüyorlar. 6- Arkadaşlarınız: Erkekler arkadaşlarınıza da dikkat ediyorlar. Sosyal çevresi geniş ve çok fazla arkadaşı olan kadınlara tereddütle yaklaşabiliyorlar. Aynı şekilde arkadaşın olmaması da onlara itici gelebiliyor. 7- Sahte şeyler: Erkekler kadınların kullandığı sahte şeyleri fark ediyor ve itici buluyor. Takma saç, takma tırnak ve takma kirpikler erkeklerin itici bulduğu detayların ilk sıralarında yer alıyor.
Reklam
Erkeklerin Hoşlanmadığı Kadın Tipleri
Bütün erkekleri aynı kefeye koymak olmaz ancak burada bahsedeceğimiz kadın tipleri hemen hemen bütün erkekler tarafından itici bulunmuş. Bu kadınlardan bazılarına kendinizi yakın hissediyorsanız işiniz biraz zor olabilir, bizden söylemesi… Karşınızda, erkeklerin hoşlanmadığı kadın tipleri! Bakımsız Kadınlar Saçının dip boyası gelmiş, tırnağında yarısı çıkmış ojeyle dolaşan, epilasyondan hoşlanmayan kadınların erkekleri kaçırdığı bir gerçek… Özellikle kişisel hijyenden yoksun, kilosuna dikkat etmeyen ve vücuduna bakmayan kadınlardan hoşlanmıyorlar. Moda Kurbanları Ne modaysa kendilerine yakışıp yakışmamasına aldırmadan giyinip ortaya çıkan kadınlar erkeklere itici geliyor. Bihter çizmesi ve geyikli tayt gibi akımlara kapılıyorsanız dikkatli olmanızda fayda var. Erkek Fatma’lar Bol küfürlü konuşan, hitap olarak “abi” kelimesini dilinden düşürmeyen, futbol fanatiği olan ve vücut geliştirme ile ilgilenen kadınlar, erkeklere haliyle itici geliyor. Erkekler neden kendilerine benzeyen biriyle birlikte olmak istesinler değil mi? “Ben hiç anlamam” ya da “Ben hiç bilmem”ciler Bu tarz kadınlarda bilgiye karşı anlaşılmaz bir korku vardır. Ekonomi, siyaset, felsefe gibi alanlarda fikir beyan etmek şöyle dursun bu konularda bir şey öğrenmekten de korkarlar. Bu kadınların bazıları yemek yapmayı bilmemekle övünebilirler. Ancak bu tarz kadınlardan erkeklerin arkalarına bile bakmdan kaçtığı da bir gerçek. Yapma Bebekler Takma kirpik, takma saç, takma tırnak, renkli lensler, botoks, estetik ameliyatlar… Ek olarak aşırı makyaj yapan kadınlar da bu listenin başında yer alıyor. Kıskanç Sevgililer Sevgilisi erkek arkadaşlarıyla maça gittiğinde bile 10 kere arayan, ayrı olduklarında yanında kız olmadığına dair kanıt isteyen, eline geçen her fırsatta erkek arkadaşının telefonunu karıştıran “aşırı” kıskanç kadınlar da en baştan kaybediyor. “Para para para” Kadınları Bir diğer adları “zengin erkek avcısı”dır. Erkeğin parası her şeyin öncesinde gelir. Bu tarz zihniyeti olan kadınlardan erkeklerin uzak durduğu bir gerçek. Erkekler artık kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kadınlardan hoşlanıyor.
Erkekler ve Kedilerin Benzer Özellikleri
Kedi dediğiniz zaman, akla hep kadınlarla ilgili benzetmeler gelir… Kedilerin zarifliği, gözleri, kedilerin anlaşılamayan bir sıcak bir soğuk hareketleri, hatta ve hatta tırnakları bile kadınlara benzetilir. Kadın ve kedi arasındaki bu ilişki kimilerine çok doğru bir saptama gibi gelse de, biraz düşünüldüğünde erkeklerin kedilerle kadınlardan daha fazla ortak özellik taşıdığını görmek zor değil. Evet, kediler erkeklerle bir çok benzerlik gösteriyor! Bu benzerlikler neler mi? 1- Kediler ve erkekler, evi severler ve huzuru evde bulurlar. Ev onların kalesi gibidir; bu yüzden hem kediler hem de erkekler evlerinde uzun süreli misafirden de hoşlanmazlar. Rahatlıklarına düşkün olduklarından mutlaka evin baş köşesini onlar kapar. 2- Hem kediler hem de erkekler uykuya düşkündür. Fırsat bulduklarında uyumayı ya da kendilerini uykudan alamayıp yeniden uykuya dalmaya bayılırlar. 3- Kedilerin dökülen tüyleri meşhurdur. Evin her yerinde hatta kıyafetlerinizde bile kedi tüyü bulmak mümkündür. Erkeklerde de durum aynıdır. Evin her yerinde özellikle banyoda, mutfakta, salonda onların saçlarını bulabilirsiniz. 4- Hem kediler hem de erkekler şımartılmaya bayılırlar. Ancak sonu ikisinde de iyi olmayabilir, hem kediler hem de erkeklerden bir maraz çıkabilir. 5- Kedilerin ve erkeklerin önüne sevdiği yemekleri koyduğunuzda size olan sevgilerini gösterirler. Hatta sizi daha çok severler. 6- Kediler de erkekler de uzun süreli oyunlardan hoşlanmazlar. Sıkılırlar ve bırakıp giderler. 7- Hem erkekler hem de kediler kıskançtır. Başkasıyla ilgilendiğinizde kıskanırlar, hatta ikisi de trip atarlar. 8- Kediler ve erkekler çok işiniz olsa da onlarla ilgilenmenizi beklerler. Siz aynı ilgiyi onlardan beklediğinizde, bu sefer onlar umursamaz.
Erkekler Kadınlardan Neden Korkar?
Fransız psikanalizinin önde gelen isimlerinden Jean Cournut’nün, dünyada Çince dahil pek çok dile çevrilen kitabından örneklerle ‘erkekler kadınlardan neden korkar’… 70′lerini sürerken 2003 yılında hayata veda eden Cournut, ruh sağlığının toplumsal yönüyle ilgilendiği ömrü boyunca sayısız kitaba imza atmış ve yine Fransız psikanaliz edebiyatının en önemli ödülü olan Maurice Bouvet’yi de almıştı. Bu en çok ilgi gören kitabında, erkeklerin kadınlardan neden korktuğunu, mitolojiden edebiyata, antropolojiden sosyolojiye, psikolojiden felsefeye kadar pek çok açıdan, neredeyse bir feminist titizliğiyle inceleyen Cournut, şöyle diyor’ ‘Dünyada sağduyudan daha fazla ve en iyi paylaştırılmış şey cinsiyet farklılığıdır. Bu farklılık erkeklerin tarih boyunca kadına hükmetmesine neden olur. Neden? Erkekler kadınları egemenlikleri altında tutarlar çünkü onlardan korkarlar!’ Ona göre söz konusu korkunun pek çok çeşidi var; mesela erkekler kadınlardan, penislerine sahip olmak istediklerini düşündükleri için korkuyorlar. Ya da sadık olmamalarından çekindikleri için… Babalıklarından hiçbir zaman tam olarak emin olmadıkları için… Kadınların şeytansı, gizemli, tılsımlı olduğuna inandıkları için… Edilginliği ‘kadınsı’ buldukları için… Ama hangisi ağır basarsa bassın, ona göre erkekler, aslında kadınlardan gerçekten neden korktuklarını bilmedikleri için korkuyorlar! Hemen hatırlatalım’ Aşağıda bazı alıntılarını bulacağınız bu teze daha başlığı görür görmez karşı çıkacak erkeklerin sayısı milyarları bulabilir; ama görüştüğümüz erkekler bunu itiraf etmekten korkmadılar.. Tatmin edememe korkusuKadınların cinsel açıdan gözü doymaz varlıklar olduğu ve erkeklerin onları tatmin etmede büyük güçlük çekecekleri fikri evrenseldir. (…) Ortaçağ tarihçileri yapıtlarında karıları tarafından zehirlenen bir sürü prensin öyküsüne yer vermişler, harem dairesinde mayalanan binbir çeşit büyüye değinmişlerdir (…) Tarihçiler bu korkuya görünüşe bakılırsa üstü kapalı ama varlığı bayağı hissedilen bir korku daha eklerler’ ‘Her akşam yatağına giren gözü doymaz şehvetini tatmin edebileceğinden emin olmadığı o Havva…’ Kadınlar şeytansıdır korkusuBu konu kadının kutsanmasıyla bir gidiyor, Cournut’ye göre. Meryem Ana, Laura ve Beatrice gibi azizelerin ve şehitlerin karşısında Kirke, Medeia, Erinyes, Lorelei gibi, Çılgın Mag ve hem ilk anne hem de yakıp yıkıcı Pandora olan Hint tanrıçası Kan İçici Kali gibi ne kadar da çok şeytansı kadın var! Hazreti İsa’nın kadınlara gösterdiği saygıya her zaman değiniliyor ancak Cournut onun cinsel yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmediğinin altını çiziyor. Bu şeytansı kadın tasarımının karşısında bir de antitez var’ Meryem Ana. İdeal ana-kadın. ‘Yani hiç günah işlememiş, yani cinselliğe hiç bulaşmamış.’ En azından o kimseyi korkutmuyor! Cinsellik korkusuCournut’ye göre erkekler kadınların erkeklere baktığında kendilerinde bir şeyin eksik olduğuna inandıklarına inanırlar. Kadın ne ister? Sahip olmadığı penisi! Erkekler Freud’a göre kadınların ‘hadım edilmiş dişi’yi simgelediklerine inandıkları ölçüde, onların karşısında hadım edilme korkusuna kapılırlar. Bu korkuyu savmak için de kadınları niteliklerle, mücevherlerle, fetişlerle ve ayrıca annelik vasfıyla süsleyip donatırlar. Korkuyu önlemenin diğer bir şekli de kadınların cinselliğinden yararlanmaktan ibarettir. Bu yararlanma nevroz gelip de ya erkekte ya da kadında süreci aksatmadığı müddetçe iki tarafa da keyif verir. Ancak kabul edilmelidir ki her halükárda gizemli bir geri plan varlığını korur’ Kadın ne ister? Sadık değil korkusuErkeklerin en azından bir kadını kendilerine mal etme, ona sahip olma ya da onun tarafından sahip olunma, onunla birleşme, ona bağlanma, onu koruma konusundaki ısrarları sürer ve bu duygulara genel olarak aşk denir. Ne var ki bu aşk, birazcık bulanık olması halinde, tehdit altında değilse bile daima az ya da çok kırılganlık gösterir. Peki ama neden, her yönüyle bir huzur ortamı ve karşılıklı güven sağlanmış görünürken bile sürekli bir sadakatsizlik kuşkusu erkekleri kemirir? Bunun altında her erkeğin hayatının ilk kadınıyla yani annesiyle yaşadığı geçmiş yatar. Erkeğin kalbine bir mülkiyet duygusu kök salmıştır ama yitirilmiş bir mülkiyet; çünkü o kadın ona daha doğmadan önce ihanet etmiştir. Erkek o andan itibaren güvensizdir artık. Kendisi baba olduğunda ise anne-çocuk ilişkisinde dışlanmış olduğunu görür ve güvensizliği daha da artar. Zamanında bu anne bu çocuğa kendisiyle ihanet etmiş olsa dahi… Herakles’in kadınlığı, Helene’in muzafferliğiEski Yunan’da, yani Atina’da kadın yoktur, kadın yurttaş kabul edilmez. Ama muzaffer erkeklikli kahraman Herakles kendi içinde kadınlığın da olduğunun farkına varır. Kraliçe Omphale’nin dizlerinin dibinde iplik büker, onun entarisini giyer ve Nessos’un gömleğini sırtına geçirdiğinde ‘bir kadın olarak acı çeker.’ Erkekler Herakles’in acılı kadınlığından korkar. Helene ise en güzel ve en arzu edilen kadındır ama onca yiğit -erkek- savaşçının hayatına malolan Truva savaşı onun yüzünden patlak vermiştir. Erkekler Helene’in muzaffer kadınlığından da korkar. Baba gerçekten ben miyim korkusuHamileliğin ve doğumun çıplak gerçeğinden erkekler hiçbir şey anlamazlar. İçinden önce acı, sonra mutluluk içinde küçük bir canlı varlığın çıktığı şişmiş bir karın karşısında erkekler kendi kendilerine böylesi olayların nasıl gerçekleşebildiğini sorarlar. Bilimsel yaklaşımın uyanışıdır bu; arzunun nedeni unutulur ve araştırılır. Kuşkusuz hiçbir şeyden emin olunamaz. Bu durumda erkekler anlamadıkları sürece karşılık simgeseli icat etmişlerdir. Ben bebeğe sadece bir yaşam vermiyorum, ona bir ad da veriyorum. Kendi adımı, atalarımın, kanımın, toprağımın adını. Kadınlar kadın kalsınlar ve anneler bebeklerini emzirsinler. Bundan böyle fallik düzen hüküm sürsün. Bununla birlikte, anneliğin tartışılmaz olmasına karşılık, biyolojik babalığın kaynağında, belirsizlik, kendinden menkullük, dilek, günahsız bakire hamileliği ve kutsal hukukun egemenliğine ilişkin büyüsel düşünce yatar. Korkar ama yine de severlerErkekler kadınlardan korkarlar ve yine de çoğu kez onları sevmekten alamazlar kendilerini, diyor Cournut. İşin bu yanı, erkeklerin kadınlarla ilişkilerinde en apaçık biçimde gün ışığına serilebilir paradokslardan biri’ Aşk… Cournut, aşkın tüm hallerini, sorularını, paradokslarını anlattıktan sonra, şöyle bir sonuca varıyor’ Aşk duygudur, eylemdir, doruktur, paradokslardır ve karşılıklı söylenen sözcüklerdir. Bu, çoğu kez, anlaşılmayan şeyden daha az korkulmasını sağlar… Tehlikesiz hale getirmeye çalışırlarErkekler; onları kadınlara açıkça ya da sinsice egemen olmaya kışkırtan bu dişiyi şeytandan arındırmayı denemek üzere birbirlerine her zaman hikayeler anlatıp durmuşlardır’ Kuramsal, bilimsel, ahlaki vs. hikayeler. Yani korkuyu setlemek ve iktidarı haklı çıkarmak üzere anlatılan, aldatıcı girişimler olmaktan öteye gitmeyen hikayeler… Hiç kuşkusuz sayılamayacak kadar çok olan bu hikayeler dünyanın her tarafında, çeşitli mitlerde, ideolojilerde ve dünya görüşlerinden sayısız biçimler altında ama ortak temeller çerçevesinde boy gösterirler. Bunlardan da korkuyorlar’ Kadınların hayvani, vahşi bir cinselliğin ete kemiğe bürünmüş hali olduğuna inanırlar. Kadınlar cinsel doyuma ulaştığında, bunun hiçbir zaman noktalanmayacağı izlenimine kapılırlar.Sırlara ve tılsımlara sahip, gizemli varlıklar olduklarını düşünürler.Ölümün (ama aynı zamanda yaşamın ve ‘gerçek’ değerlerin) ete kemiğe bürünmüş hali olduklarına inanırlar.Kadınlardan korkan erkekler, gerek onları ülküleştirdikleri, gerekse tehlikeli buldukları için onlara yaklaşmakta tereddüt ederler.Erkekler edilginlikten korkarlar; çünkü edilginliğin aşırı kadınsı olduğunu düşünürler.
Reklam
Erkekleri Mutlu Eden Kadın Özellikleri
Çekicilik Bir erkeğin sizi fark etmesini sağlayan ilk nokta dış görünüşünüzdür. Onu etkilemeniz için gereken ilk şey de haliyle biraz çekiciliktir! Bunun için olağanüstü bir çabaya gerek yok. Bakımlı ve kendinden emin bir ifadeye sahip olmanız, sizi yeteri kadar çekici kılacaktır çünkü… “Kendinden emin” tanımını kesinlikle ukalalık ya da havalı davranmak olarak algılamayın. Mesela aranızda kendinizi ifade etmenizi engellemeyecek kadar mesafe bırakın. Gizemli durmanızda ve her şeyi apaçık konuşmamanızda yarar var. İdeal vücut Karşınızdaki erkeğin sizde ikinci olarak dikkat edeceği şey vücut hatlarınızdır. Göğüsleriniz, kalçanız ya da boyunuzun uzunluğu onu cezbedebilir. İdeal vücut hatları olarak yorumladıkları 90-60-90’a yaklaşabiliyorsanız, zaten birçok rakibinizi geride bıraktınız demektir. Ancak unutmayın ki bazı erkeklerde ideal vücut anlayışı değişir. Kısa boylu, küçük göğüslü ya da çok uzun boylu olmanız tercih sebebi olabilir; o da sizin şansınıza kalmış! Güzel bir yüz Sıra geldi yüzünüze… Tanıştığınız erkeğin yavaş yavaş incelemeye başladığı yüzünüzün doğal bir güzelliğinin olması, gözlerinizin, kulaklarınızın ve burnunuzun yüzünüzle orantılı olması, sizi bu elemeden geçirecektir. Gözlerinizin ve dudaklarınızın güzelliği, bu aşamada ayrı bir önem taşır. Dudak kalınlığınız, konuşurken kullandığınız mimikler, gözlerinizin iri ya da ufak olması yine tercihleri etkileyecektir. Tutku Bunca adımdan sonra partneriniz sizden tutku ve şehvet de bekleyecektir. Kendisine pozitif yaklaşmanız, birlikte olduğunuzun her anı keyifli kılmanız iyi olur. Bu şartlar altında yanınızdaki erkek, en mutlu erkek sayılabilir. Saygı Diğer hemcinslerinin yanında onu küçük düşürecek şakalar yapmanız büyük dezajantaj! Erkekler böyle bir hareketi saygısızlık olarak yorumlar. Gözündeki değerinizin azalmasını istemiyorsanız, ona başkalarının yanında saygılı davranmalı, hatta arada bir pohpohlamalısınız. Espri anlayışı Karşınızdaki erkeğin yüzünü güldüren her şeye iyi bir tepki vermelisiniz. Eğer çok şakacı bir insan değilse, zaten bu kadar gülümsemesine saygı göstererek sizin de gülmeniz bir jesttir. Hele de yaptığı kötü esprilerde bile ona iyi tepkiler vermeniz, kendisini yanınızda rahat hissetmesini sağlayacaktır. Eğer güldüren kişi sizseniz, arkadaşlarının en sevdiği insan olabileceğinizden sizi asla yanından ayırmayacaktır. Zeka ve kendine güven Zeki kadın genellikle erkekler için problemdir, ama bu sadece kısa süreli ilişkiler için geçerlidir. Eğer karşınızdaki erkek uzun süreli bir ilişki arayışındaysa, zeki olmanız ve kendinize güvenmeniz sizi daha çekici kılacaktır. Dürüstlük ve güven Karşınızdaki adamın uzun süre yanınızda olmasını istiyorsanız, önce ona güvenmeli ve kademeli olarak dürüst olmalısınız. Bu kelimeden kasıt, eskide kalan ilişkilerinizi ve kötü anlarınızı ilk günlerde anlatmamak, birbirinizi tanıyıp ne kadar güvenebileceğinizi anladıktan sonra aşama aşama paylaşmaktır. Erkek kendine güvenen ve dürüst bir kadınla birlikte olmaktan mutlu olacak, hatta size söylemese de sizinle gurur duyacaktır. Altın gibi bir kalp Erkeklerin kötü günlerinde kadınlar genellikle gündelik planlarını uygulamaya devam ederler. “Ne, neden, niçin, neyin var” gibi soruları kullanmadan kendilerini anlayacak bir kadına ihtiyaç duyan erkekler, böyle birini bulduklarında ise asla bırakmak istemezler. Ve tabii ki aşk! Bazı erkekler ilk üç maddede mutluluğu yakalarken, çoğu erkek ise aşk arar. Kendisine sadık, çekici, tutkulu, güzel, güvenilir, şefkatli ve en önemlisi kendisine aşık bir kadın bulduklarında, aradıkları mutluluğu bulmuş olurlar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunduğu bir kadın bulmak oldukça zor olduğundan, genellikle karma 5 şık ile uzun süre hayatlarına devam ederler!
Beren Saat ve Kenan Doğulu Evlendi
Beren Saat ve Kenan Doğulu dün Los Angelesta sade ve romantik bir düğünle evlendi. Malibuda kumsalda gerçekleşen düğüne çiftin yakın arkadaşları katıldı.Beren Saat, Mira Zwillinger tasarımı sade hatlara sahip gelinliğini inci aksesuarlar ve şapkayla tamamladı. Kenan Doğulu ise buz mavisi damatlık tercih etti.Beren Saat ve Kenan Doğulu çiftini tebrik ediyoruz!kaynak:http://www.instyle.com.tr/
İç Çamaşırlarında Nelere Dikkat Etmeli?
Hamilelik döneminde hem kendiniz, hem de bebeğiniz için dikkatli olmamız gerekiyor. Bu nedenle en ufak ayrıntıyı bile çok dikkatle takip etmeli ve buna uygun davranmalısınız. Gebeliğin ilk üç ayında göğüsler ileri derecede büyüyecektir. Bu dönemde meme dokusuna tam destek sağlayacak şekilde ne büyük ne küçük tam ölçüsünde geniş balenli ve geniş askılı sütyenler tercih edilmelidir. İleri derecede büyümüş göğüsler için gebelere gece yatarken de destek sağlama amaçlı sütyen kullanmaları önerilir. Hamilelikte meme deformasyonunun sebebi zamanında meme dokusuna uygun destek vermemektir. Hiçbir zaman unutmayınız meme bağ dokusu bir kez deforme olduğunda, geri dönüş mümkün değildir. Halk arasında emzirmenin memeyi deforme ettiğine inanılmaktadır. Bu inanç yanlıştır. İç çamaşırları genellikle
Reklam
Bacak Sağlığınız İçin Muz Yiyin!
Gebelik sırasında toplardamarların taşıması gereken kan miktarı % 20 oranında artar. Bir litreye yakın olan bu artış, gebeliğin son aylarında kan hacmindeki artışla birlikte hızlanır. Artan kan hacmini taşımakta zorlanan toplardamarlar, aynı zamanda gebeliğin devam etmesi için salınan hormonların toplardamar duvarında esneme ve gevşemeye neden olmasıyla normal fonksiyonlarını yapamaz. Gebeliğin sonuna doğru ise anne karnındaki bebeğin başının kalça kemiklerine oturması ve buradaki damarları sıkıştırmasıyla kanın kalbe taşınması iyice zorlaşır. Kanın toplardamarlarda göllenmesiyle damarlar genişler, varisli damarların oluşma riski artar. Bacak ağrısının anneye etkileri nelerdir? Bacaklarda göllenen kan artar, bebeğe yeterli kan göndermeyi amaçlayan anne kalbi daha hızlı çalışır. Toplardamarlarda kan göllenmesinden dolayı azalan kan hacmi; baş dönmesi, şuur kaybı ve düşmelere neden olabilir. Anne adayının varisli damarları varsa, hamilelik boyunca bu damarlar genişler ve göllenen kan pıhtılaşabilir. Bacaklardaki derin toplardamarlarda pıhtıların oluşması ölümle sonuçlanabilir. Doğumdan sonra varisli damarların çoğu kaybolsa da, göllenen ve böylece pıhtılaşma riski artan kanın, bebek ve annenin hayatını tehlikeye sokacağı bilinmelidir. Ayakta kalan anne adaylarının kalbe giden kan miktarında azalma ve bebeğe yeteri kadar kanın ulaşamaması, prematür doğumların nedenleri arasındadır. Bacak ağrısı için neler yapılabilir?
Gebeliğin 5 Faydası
Hamilelik, güzel bir bekleyiş olsa da sabah bulantıları, mide ekşimesi, bacak krampları gibi birçok sorunla beraber geliyor ne yazık ki. Anne adayları için mutsuzluk verici tarafları olduğu kuşkusuz. Ama inanın, bebeğin gelişimi için üretilen hormonlar, kendinizi pek çok konuda daha iyi hissetmenizde de etkili oluyor. Hamileliği sevmeniz için, kavuşmayı beklediğiniz bebeğinizin yanı sıra tam 5 güzel nedeniniz var! 1- Daha zevkli cinsellik Hamileyken seks yapılmaz diye düşünmeyin. Yapılır, hem de daha çok zevk alınır. Çünkü hamileliğin ikinci üç aylık döneminde pelvik bölgesine kan akışı artar. Bu da birliktelik boyunca daha çok hassasiyet ve daha büyük orgazm anlamına gelir. Uzmanlar, pek çok kadının hayatları boyunca ilk kez hamilelikte orgazm ve zincirleme orgazm duygusunu yaşadığını söylüyor. Hamilelikte sadece cinsel yaşam daha zevkli olmakla kalmıyor, kendinizi daha çekici de hissediyorsunuz. Çünkü hamilelik hormonlarının yanı sıra androjenler (kız ve erkek fetusların ikisi tarafından da üretilen erkeklik hormonları) libidoyu artırır. Hamilelik döneminde ilişkiye girmenin bebeğe zarar vereceğinizi düşünmeyin. Sadece kocaman bir karınla özellikle hangi pozisyonların uygun olduğunu kestiremeyebilirsiniz. Bunun için hamileler için seks pozisyonlarını öğrenin. 2- Adet sancılarına veda Doğumdan hemen sonra adet döngüsü yeniden başlar. Ama beraberinde hayatınıza bir yenilik de getirir’ Daha az adet sancısı yaşama ihtimali. Bazı kadınlar hamilelik ve doğum sonrasında adet sancılarının tamamen kesildiğini söylüyor. Bu ağrı azalması ya da kesilmesi durumu iyi bir gelişme olarak bilinirken, böyle bir şeyin neden gerçekleştiği tam olarak bilinmiyor. Bir teoriye göre doğum, rahimdeki prostaglandin reseptörünün etkisini ortadan kaldırıyor. Prostaglandin hormonlarının, doğum esnasında rahmi yönlendirmek gibi çeşitli görevleri var. Bu hormonların aynı zamanda adet sancılarında da rol oynadığı biliniyor. Sonuç olarak, daha az ağrı reseptörü, daha az kramp anlamına geliyor. 3- Sağlıklı alışkanlıklar edinme
Reklam
Hamile Kalma Şansınızı Arttırın
Hamile kalma şansınız ovulasyon (yumurtlama) sürecinde nasıldır, hangi günler bu şans daha yüksektir? Ovulasyon genellikle adet döneminden 14 gün sonra yaşanır. Ancak adet döngünüz 28 günden az veya çoksa ovulasyonun zamanında da değişiklik gözlenebilir. Her aylık döngüde vücut hamile kalmak için gerekli tüm olayları gerçekleştirir. Vücut ısınız düşer ve ovulasyondan hemen önce yükselir. Isınız yükseldikten sonraki bir gün sizin en doğurgan olduğunuz dönemdir. Rahminizde de değişiklikler meydana gelir. Spermin daha rahat hareket etmesi ve yumurtaya ulaşabilmesi için rahminiz kayganlaşır ve gerginleşir. Ovulasyonda bir bezecik yırtılır ve yumurta bırakılır. Ovulasyondan sonra çeşitli hormonlar devreye girer. Progesteron ve östrojen miktarında değişimler gözlenir. İşte 28 günlük döngüye göre vücudunuzda olanlar ve hamile kalma şansı…
Reklam