Dünya Mitolojilerinden 7 İlginç Benzerlik
Mitoloji deyince akla genellikle Yunan Mitolojisi gelir. Oysa biz Türklerin de dahil olmak üzere, bütün Homo Sapiens Sapiens kültür gruplarının kendine has bir mitolojisi vardır. Ulusların mitolojilerini oluşturan öykü, inanış ve fikirler özgün olsa da, bazı temalar, figürler, karakterler birbirlerine çok benzer. Eskiden, bu benzerliğin bir kaynaktan diğer coğrafyalara yayılma yoluyla ortaya çıktığına inanılıyordu. Artık, 'insan her yerde insan' prensibinden hareketle, benzerliklerin düşünce yapımız benzediği ve neticede aynı dünyada yaşadığımız için ortaya çıktığı fikri ağırlık kazanmaya başladı. C. G. Jung'un arketipler kuramı da, her mitolojik karakterin, kolektif hafızadaki arketiplere karşılık geldiğini iddia ederek, bu teze bir temel oluşturdu.Bu çalışmada, 'oha ya!', 'hadi canım!', 'vay arkadaş' diyeceğiniz 7 benzer motif ya da figür bulacaksınız.
Unutulmaya Yüz Tutmuş 11 Meslek
Geçmişten günümüze, insanların evlerine ekmek götürmelerini sağlayan birçok meslekler geldi geçti. Öyle meslekler vardı ki; zamanla gelişen teknolojiye ve değişen kültürel yapıya daha fazla direnemediler. Bazıları halâ birileri tarafından geçen yıllara inat, aşkla sürdürülmeye devam etse de bu kadar şanslı olmayan meslekler de oldu.
Duygusal Anlamda Güçlü İnsanların Asla Yapmayacağı 15 Şey
Bir insanın iyi bir hayat yaşayıp yaşamayacağı kişinin zihinsel güç ve dayanıklılığı ile oldukça yakından alakalıdır. Zihinsel güç birkaç kademeden oluşan bir bütündür ve mutlu ve başarılı olmak için bütün bu kademelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kademelerden en belirleyici ve güçlü olanı ise kişinin duygusal gücüdür.Duygular, insanın tartışılmaz bir parçasıdır ancak duyguları diğer zihinsel özelliklerimizden ayıran yönü bizleri en direk şekilde etkiliyor oluşudur. Fiziksel benliklerimiz olan vücudumuzu ve yaptığımız en ufak eylemi duygularımız doğrultusunda yönlendirmekteyiz. Duygularımız olmasa, herhangi bir eylemi gerçekleştirecek ya da bizi kendimiz için bir şeyler yapmaya yöneltecek hiçbir sebebimiz olmazdı.Duygularımız bizleri motive eden en büyük etmenlerdir. Ancak ne yazık ki, herhangi bir konuda bizleri motive edebilirler ve bunlara kötü kararlar da dahil. Bu nedenle, duygusal güç her bir birey için elzemdir. Duygusal anlamda güçlü olan insanların bu doğrultuda kesinlikle kaçındıkları bir çok durum ve asla yapmadıkları bir sürü şey mevcut, işte sizler için derlediğimiz 15'i:
Bunca Yıldır Yanlış Bildiğinize İnanamayacağınız 10 Bilimsel Gerçek
Yanılgılar hayatlarımızın bir parçasıdır. Çoğumuzun beyni aslında doğru olmayan birçok fikir ya da düşünce ile doludur. Ve bu yanılgılar zamanla kök salarak bilincimizin en derinlerine yerleşirler. Okuyarak bu yanlış bilgilerin bazılarından kurtulabiliriz. Şayet okumak ilginizi çekmiyorsa, sizi çevrenizle yanlış bilgiler paylaşmaktan kurtaracak, 'Yanlış Bildiğimiz 10 Bilimsel Gerçek' :
55 Yıllık Gizem! 9 Rus Dağcıyı Uzaylılar mı Öldürdü?
Dyatlov Geçidi vakası , 9 kayakçının Ural Dağları'nda 2 Şubat 1959 cumartesi gecesinde gizemli ölümlerini belirtmek için kullanılır. Olay, Kholat Syakhl (Bölge yerel halkı olan Mansilerin dilinde Ölüm Dağı anlamına gelir) dağının doğusunda bulunan ve yaşanan trajedinin sonrasında, grubun lideri olan Igor Alekseieviç Dyatlov'un soyadını alan, Dyatlov Geçidi'nde gerçekleşmiştir. Üzerinden 55 yıl geçmesine rağmen, 2 Şubat 1959 gecesi, Ural Dağları'nda yaşanan vahşet, gizemini hala koruyor. 9 genç dağcının korkunç bir şekilde ölümüne sebep olan büyük trajediye; kimilerine göre uzaylılar, kimilerine göreyse gizli bir Sovyet silahı sebep olmuştu. Her iki şekilde de, ortada aydınlatılmayı bekleyen bir gizem var! O da, bu 9 genç dağcının nasıl öldürüldüğüdür. 'Dyatlov' geçidinde o gece yaşananlar hakkında çok şey konuşuldu. Ve ortaya onlarca iddia saçıldı. Bu iddialardan bazılarının, kasıtlı bir biçimde, bilgi kirliliği yaratmak amacıyla ortaya atıldığı artık biliniyor. 50 yılı aşkın süredir, olayın gizemini çözmeye çalışan araştırmacıların büyük bir bölümü, bugün artık olayın içinde dünya dışı varlıkların parmağı olabileceğini, yüksek sesle dile getirmeye başladılar.
Devlet Yöneticilerine Örnek Olması İçin 9 Maddede İslam Hukukunda Şatafat, Hırsızlık ve Yolsuzluk
Kays îbn Hazim şunu anlattı: Bir adam Peygamber'e (s.a.v.) geldi. O'nun karşısında durunca adam korkudan titremeğe başladı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): 'Korkma rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum.' dedi. (Hakim, Müstedrek, H/4366; Hatib, Tarih, VI/277, 279; Zebîdî,- İthafu's-Sadeti-Muttakîn, VI1/142; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, IX/20.)Hz. Muhammed'in sarayı olmadığı billiniyor. Çok mütevazi koşullarda yaşayan peygamber, öldüğünde arkasında zaruri olarak kullandığı elbisesi, birkaç su kabı, içinde yıkandıkları tekne, iki adet kilim, bir çarşaf, makas, tarak, misvak gibi eşyaları, kılıç, ok, zırh, mızrak, miğfer'den oluşan silahları, “Düldül” adındaki bir devesi, savaş ganimeti olarak payına düşen ve devlet reisi olarak bundan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermekle yükümlü olduğu; “Fedek” arazinin yarısı, Ümmü’l-Kura’nın üçte biri, Hayber’den kendisine düşen beşte biri olan payı ve Ben-i Nadir’den bir kaleden ibaret olan arazîyi bırakmıştır. Bunların tamamını da Müslümanlara tasadduk etmiştir. (bk. Tirmizî, Şemail, s.149)Yani Hz. Muhammed İslam Peygamberi ve devlet reisi olmasına rağmen elindeki bu yetkileri kendisine servet edinmek için kullanmamış, kendi geçimine uygun bir sadelikle yaşamıştır.