Ahmet Ümit ile Agatha Christie Yan Yana
Polisiye roman türünün ustası Ahmet Ümit’in ismi, Pera Palace’ın 410 numaralı odasına verildi. Greta Garbo, Ernest Hemingway, Agatha Christie gibi dünyaca ünlü konuklarının isimlerini odalarında ölümsüzleştiren Pera Palace Hotel Jumeirah tarihinde ilk kez, yaşayan bir Türk yazarın ismini bir odaya verdi. Üstelik Agatha Christie’nin 411 numaralı odası ile yan yana… Sabitfikir'in haberine göre Pera Palace Hotel Genel Müdürü Pınar Kartal Timer, konuya ilişkin şunları söyledi: 'Tarihi önemi, köklü geçmişiyle, İstanbul’un sosyo kültürel yaşamına önemli katkılar sağlayan, her dönemin zamansız hoteli Pera Palace, bu bilinç doğrultusunda, kültür-sanat hayatımızın önemli temsilcilerini hatırlamak, hatırlatmak ve bir anlamda ölümsüzleştirmeyi misyon edindi. Bunun ilk adımı, değerli yazarımız Ahmet Ümit’in adının 410 numaralı odaya verilmesidir. Ayrıca bu çalışmayla yabancı misafirlerimize, sanatçılarımızın tanıtımı açısından bir fırsat sağlıyoruz. Bundan dolayı da hem mutlu hem de gururluyuz.'Sabitfikir
Irina Shayk Katalog Çekiminde!
Cristiano Ronaldo'nun sevgilisi seksi manken Irina Shayk, Karayiplerdeki katalog çekiminde güzelliğiyle yine büyüledi...
Herkes Bir Çalışırken Ben On Çalışıyorum
İnternete Mahir İpek yazınca çıkan ilk ayrıntı halk ozanı İsmail İpek’in oğlu olduğu. Onun için oyunculuk macerasından önce müzikle dolu çocukluğunu konuşuyoruz, sıcak detaylar çıkıyor. Mesela en büyük keyfi Aşık Mahsuni’yi telefonla arayıp işletmekmiş. Babanız halk ozanı. Onun türkülerini dinleyerek mi büyüdünüz? Biraz öyle, biraz da yasaklarla, darbe döneminin baskılarıyla geçen bir çocukluğum oldu. Tuhaf tabii… O zamanlar hayat hep böyle gidecekmiş gibi geliyordu. Babam söylediği türküler, hayata bakışı ya da tercihlerinden dolayı dönemin darbeci zihniyeti tarafından pek hoş karşılanmıyordu. Sık sık başı belaya giriyordu. Gözaltıları, tutuklamalar... Çocukluğum bunların arasında geçti. Zaman zaman hapishane ziyaretlerine gidiyorduk. Dışarıda olduğu dönemlerde de pek karşılaşamıyorduk. Yurtdışı konserleri oluyordu. Sizi götürüyor muydu yanında? Hayır. O zamanlar halk ozanlığının çok kabul gördüğü, popüler olduğu dönemdi. Babam, Mahzuni Şerif, Nesimi Çimen, Selda o dönemin önde gelen ozanlarıydı. O yüzden yoğun bir trafik içinde yaşardı. Evimize hoş ziyaretler olurdu. Âşık Mahzuni gelip gidermiş, doğru mu? Tabii. O zamanlar cep telefonu yok ya, en büyük keyfim Mahsuni amcayı evden arayıp işletmekti. Rahmetli de her seferinde tongaya düşerdi. Telefon paranızı ödememişsiniz. Bu konuşmadan sonra telefonuz kesilecek, derdim. Delirirdi: ‘Ali’ye verdim, yatıracaktı, nasıl yatırmadı?’ Sonrasında ‘Ulan beni yine kandırdın, üçkâğıtçı!’ derdi. Müthiş keyifliydi... Her seferinde inanması beni daha da eğlendiriyordu. Ozanların gelip gittiği evde keyifli müzik ortamı vardır. Gecekondu mahallesinde oturuyorduk, Bedia Akartürk gibi popüler isimler uğrardı. Tek kanallı dönem… Cumhurbaşkanı gelince sokaklarda karşılama töreni olur ya, aynen öyleydi. İnsanlar onları görmeye gelirdi, ev kalabalık olurdu. Adeta konser havası esiyordu. Böyle bir ortamda neden müziğe yönelmediniz? Abim söyler çalar, bağlama-nota hocalığı yapar. Amerika’da yaşayan kız kardeşim muazzam bir sese sahip, öbür ablam da öyle. Küçük olarak kendimi hep kenara ittim. Babam sesimi yıllar sonra tiyatroda duydu, “Oğlum, sende de ses varmış. Niye böyle sakladın.” demişti. Çocukken kalabalığın içinde çok çabuk iletişim kurabilen biri değildim. Hâlâ da öyleyim. Bir ortamda pat diye kendi varlığımı ortaya koyamam. İlk tanıyanlar soğuk, soluk algılar, sonrasında öyle değilmişsin, derler. Kapalı Mahir nasıl açıldı, oyunculuğa yöneldi? O da ilginç. Lise yıllarında bir şey olmak gibi bir niyetim yoktu. Üniversiteye hazırlıklar başlamış, biri uluslararası ilişkiler, tıp okuyacağım diyordu. Hiçbiri beni çekmiyordu. Bir şeye yönelemedim, durdum. Okuldan soğumaya başladığım sıralarda edebiyat hocam, “6. sınıflar tiyatro yapacak. Erkek sayısı az. Sizin sınıftan var mı orada oynayacak.” dedi. Hiç oralı olmadım. Sınıftakiler bastırdı, hocam ısrar etti, gittim. İlk provada piyesin ilk cümlesini okurken işin keyfine vardım. O provadan ne istediği bilen biri olarak çıktım. Sonra tiyatro kurslarına gittim, hiçbir şey bilmediğimi anladım. Ankara ile doğunun harmanlanmış bir şivesi vardı bende. Onu düzelttim. Bir insan bir çalışıyorsa, ben on çalıştım. O günden itibaren hedeflediğim şeylerin büyük çoğunluğu oldu. Halk Oyuncuları tiyatrosunda ilk profesyonel oyunumu oynadım, Anadolu Sanat Merkezi’nde çalıştım. Ankara Sanat Tiyatrosu’na (AST) geçişiniz nasıl oldu? 1991’de Ayak Takımı’nı izlemiştim. Tiyatronun girişinde oyuncuların fotoğrafları vardı. Arkadaşlarıma demiştim ki, en geç bir yıl içinde benim de fotoğrafım burada olacak. Bir yıl sonra fotoğrafım orada vardı. Hep böyle hırslı mıydınız? Hırsı sevmem. Bu tip şeylerin çalışmayla olacağına inanan biriyim. Gerçekten çok çalıştım. AST’ye gidip ‘merhaba ben oyuncuyum’ deyince almıyorlar. Profesyonel tiyatro yapmama rağmen sıfıra döndüm, tiyatronun sınavlarına girdim, yeniden eğitim aldım. Kurs bitmeden beni oyuncu ekibine dâhil ettiler. Demet Akbağ ile Hükümet Kadın filminde Partiye yaslanmış tiyatro değiliz Türkiye’de politik tiyatro yapan ekiplerin sayısı neden bu kadar az? Son 30 yılda politik tiyatro yapan isimlere bakın, hep aynı isimler. Neden yeni isim çıkmıyor, bilemiyorum. Politik tiyatro deyince akla sağ-sol karşılaştırması, slogancı tiyatro algısı geliyor ama böyle bir durum yok. Bunlar politiktir ve politik tiyatro yapıyor diye ayırmak istemiyorum. Shakespeare de politiktir, bu politikadan ne anladığınızla ilgili bir şey. Macbeth’le bugünün dünyasına bir şey gönderebilirsin. Politik tiyatro yapmıyorum diyen bunu derken politika yapıyordur. Son dönemde revaçta olan ‘in your face’ akımıyla yapılan tiyatrolar da politik. Siyasi ile politiği ayırmak lazım. Biz siyasi değil, politik tiyatro yapıyoruz. Bir partinin arkasına yaslanmış, onun ideolojisini sahneye getirmiş bir tiyatro da değiliz. Kültür Bakanlığı tiyatrolara destek verirken ‘aileye uygunluk’ şartı getirdi. Ne dersiniz? Sanat, sonsuz özgürlüklerin içinde olmalı. Sanatı bu anlamda kısıtlarsanız, onu köreltir ve yok edersiniz. İpin ucu kaçırılmış şeyler yapılsın. İnsanları tahrik eden, olaylar çıkaracak şeyler yapılsın, demiyorum. Devlet yardımı insanların vergilerinden ayrılan fonlardan oluşuyor. Dünyanın her yerinde olan bir şey. Yaptığı tiyatroyu ya da içeriğini beğenmeyerek destek vermiyorum demek işi siyasallaştırır. Şu an ne kadar siyasi? AST olarak biz destek alamadık, 9. maddeden dolayı. Açtık, baktık. Tiyatroda süreklilik şartı var. 50 yıldır devam ediyoruz. Salonun olması zorunluluğu. 50 yıldır aynı salondayız. Personel bulundurma şartı var. Bizim de personellerimiz var. Bu maddeden dolayı yardım alamamak bizi çok şaşırttı, Türkiye’de sanatın geleceği adına üzüldüm. Bu hatanın önümüzdeki yıllarda düzeltileceğini umut ediyorum. Bu maddeden dolayı yardım alacak birkaç tiyatrodan biriyiz. 50. yılına giren tiyatromuz başka bir ülkede olsaydı, değil devlet desteği, koruma altına alınırdı. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun Halktan Biri oyununda Dört gün İstanbul’da yaşıyorum, üç gün Ankara’da Bütün aileniz müzikle haşir neşir. Siz hangi enstrümanları çalabiliyorsunuz? Amatör düzeyde bağlama çalarım. Telli çalgıları ufaktan tıngırdatırım ama hiçbir zaman profesyonel seviyeye taşımadım. Kendi kendime çalar, söylerim. Babamın karşısında söyleyemem, utanırım. Birinizin çalıp birinizin söylediği olmadı mı hiç? Valla yapmadık. Birgün televizyon programına çıktık, söyle diye ısrar ettiler. Babamın parçalarını da söyleyemedim. Evdekiler çok iyi olduğu için ben de varım diyemedim. Kalkıp öyle bir ligde yarışmak doğru olmaz. Maraş doğumlusunuz. Maraş katliamının ailenize yansıması nasıl oldu? O zaman Ankara’daydık. 7-8 yaşlarındaydım. Çok hüzünlü bir dönem. Birçok akrabamız orada yaşıyordu, katliamın mağduru oldu. Etkisi evden uzun süre gitmedi. Hatırlıyorum, sağ kurtulanlardan evimize gelenler olmuştu. Kulak misafiri olduk, belli bir yaşa geldikten sonra olayın şiddetini anlamaya başlıyorsun. Hâlâ sorumluları tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Aileden size miras kalan neler var? İsmail İpek’in oğlu olduğum için hep gurur duydum. Bende insani ilişkiler birinci dereceden akrabalıkla ilgili değildir. Bir insanı akrabam olduğu için sevmem. Annem, babam bile olsa. Babamı duruşuyla, özverisiyle, tavrıyla doğru bir adam olduğu için seviyorum. Bizi de doğruluk ve dürüstlük üzerine yetiştirdi. Eve dair alınacak kararlarda ‘böyle bir şey var, ne dersin?’ diye bana danıştığı çok olmuştur. Ekonomik durumumuz pek iyi değildi. Kız kardeşime mont alınacağı zaman toplantı yaptığımızı hatırlıyorum. Sizin çocuğunuzla olan ilişkiniz nasıl? Benziyor. Evde oğlum, annesi ve ben bütün kararları beraber alırız. Olumsuzsa ikna ederiz. Oğlum inanılmaz yaratıcı. Sanata çok düşkün. Resim çiziyor, filmler çekiyor, program indirip montajını yapıyor. 11 yaşında. İnanamıyorum. Aileniz Ankara’da mı, İstanbul’da mı? İstanbul’da yaşıyoruz. Haftada üç gün tiyatro için Ankara’ya gidiyorum. Anne-babam Ankara’da. Bazen onlarda kalıyorum, bazen AST’nin yönetimindeki arkadaşlarda. Ömrünüz yollarda mı geçecek böyle? AST’nin Ankara’da yaşaması gerekiyor. Orada doğdum, büyüdüm diyebilirim. Ustalarımızdan devraldık, bir şekilde yönetim kurulu üyeliği yapıyoruz. Biraz yorucu bir hayat ama tiyatronun içinde olmak, merdivenlerinden aşağı inip problemleriyle boğuşmak beni mutlu ediyor. Yıllardır İstanbul’dayım ama Ankara’ya karşı zaafım var. Bir kente aidiyet diyorsanız, orası Ankara’dır. AYHAN HÜLAGÜ
Amerikan Dizisine Türk Oyuncu!
Türk dizileri Asya, Avrupa ve Afrika'ya ihraç edilirken, oyuncular da gözlerini dünyanın her yerinden milyonlarca izleyiciye ulaşan Amerikan dizilerine dikti. Broadway'de aldığı rolle adından söz ettiren Esin Varan, en iyi televizyon dizisi dahil birçok Altın Küre'nin sahibi 'Homeland'de rol alacak. Varan, Showtime kanalının haftalık ortalama 4.4 milyon izleyicisi bulunan dizisinde Ortadoğulu bir mülteciyi canlandıran rolüyle birkaç hafta misafir oyuncu olarak ekranlarda boy gösterecek. AA muhabiri Tuğba Özgür Durmaz'a açıklama yapan Varan, uzun zamandır sahnenin yanı sıra ekranlarda da ye almak için uğraştığını belirtti. Dünyanın en çok izlenen dizilerinden Homeland'de seçmeleri kazandığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Varan, Türkiye'de de izleyicisi bulunan dizideki çekimlerinin mart ayından itibaren başlayacağını bildirdi. Varan, Amerika'daki oyunculuk serüvenine ilişkin ise şunları dile getirdi: 'Orada kalmak çok zor. Bambaşka bir kültürde bu işi yapmak kolay değil ve insanlar bir süre orada yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönünce işlerin çok daha kolay yürüyeceğini düşünüyorlar. Burada ünlü olmak ve çevre edinmek daha kolay. Orada ben gerçekten çok zorlandım, Amerikalı bir çabalıyorsa senin on çabalaman ve her zaman bir adım önde olman lazım. Sanırım insanlar uğraşmak istemiyorlar ya da umduklarını bulamıyorlar. Ama benim hedefim yurt dışında devamlılığı olan bir başarı elde edebilmek.' 'İşin mayası inanma' Varan, 'başarılı olabilmek için işin mayası kesinlikle inanma ve çabalamak' olduğunu da vurgulayarak, inanan kişinin daha çok çabaladığını ve başardığını söyledi. New York Theatre Academy'e girmek istediğinde '130 yıldır kimse girmemiş sen mi gireceksin' denildiğini aktaran Varan, 'Bana güvenen arkadaşlarım bile bu şüpheyi barındırıyordu ama ben bunları hiç düşünmedim. Ben neyi başarmayı istediğimi biliyordum. Hedeflerimle oraya gittim ve inandım' diye konuştu. Varan, yaklaşık on senedir tiyatroyla uğraştığını, Türkiye'de de bazı özel tiyatrolarda ve bir dizide küçük bir rol aldığını anlattı. Haber Türk
Mert Fırat'ın Bilinmeyen Sırrı Ortaya Çıktı
İntikam dizisinin yakışıklısı Mert Fırat'ın ikinci ismini gizlediği öğrenildi! Adı nüfus cüzdanında Şehabettin Mert Fırat olarak yazan ünlü oyuncu birçok meslektaşı gibi ilk adını kullanmıyor. Fırat'ın adı bir ara ders verdiği üniversitenin akademik kadrosunun listesinde yazılınca ortaya çıktı.acunn
'Penis' Sorusuna Canlı Yayın Tokadı!
Tatlı tatlı giden muhabbet bir anda çirkinleşti sandık... Ünlü şovmenin sohbet programında seyirciler önce çok şaşırdı sonra da güldü.Jimmy Kimmel'in sunduğu sohbet programına Modern Family ile kariyerinde yepyeni bir döneme giren Sofia Vergara konuk oldu. Kimmel ile Vergara'nın internette kendileriyle ilgili yapılan yorumları birbirlerine okudukları bölümde bir anda tansiyon yükseldi. BİR ANDA ESPRİNİN RENGİ DEĞİŞTİ Vergara ve Kimmel önce gülümseyerek biraz da abartılı bir biçimde birbirleriyle ilgili yorumları okudular. Ancak, Kimmel'in kendisi hakkında okuduğu cinsel içerikli espriye sıra geldiğinde Vergara'nın ifadesi bir anda değişti. Kimmel, Vergara için 'Penisi olup olmadığını kontrol eden var mı?' deyince Kimmel'ın yüzüne bir tokat atan 41 yaşındaki oyuncu kızgın bir biçimde stüdyoyu ter etti.gercekgundem.com
Reklam
Sinan Akçıl: "Eurovision'a Talibim"
Sinan Akçıl, Türkiye'yi Eurovision'da temsil etmek istediğini açıkladı.Number One Türk TV'de Michael Kuyucu'nun konuğu olan Ebru Şallı'nın yeni aşkı Sinan Akçıl, Türkiye'nin Eurovision şarkı yarışmasına katılması gerektiğini İşte Sinan Akçıl'ın açıklamaları.... 'Bence Eurovision heyecanının tekrar Türkiye'ye gelmesi gerekiyor. Eurovision şarkı yarışması ile İki senedir yaşadığımız bu birbirimizden soğuma döneminden sonra tekrar flört zamanı olmalı diye düşünüyorum . Ne olursa olsun ülke müziğine bir katkısı oluyor, şarkıların aylarca konuşulması, önemli bir platformda Türk bayrağının dalgalanması çok önemli bir şeydir. Ben bestecilik dışında artık solist olarak da bu göreve gerçekten talip olabilirim. Ben Fransız ekolünden geliyorum, uzun süre İngiltere'de yaşadım. Orada ne tarz şarkıların tutacağını ve nasıl temsil edilebileceğini iyi biliyorum. Ama tabii ki önce TRT'nin oraya gitmesi gerekiyor, akla gelecek birkaç aday olacaksa da onlardan biri ben olmalıyım?' Sinan Akçıl'ın bu açıklamaları sosyal medyayı salladı. İşte Akçıl için yapılan Eurovision yorumlarından bazıları...Sinan Akçıl Eurovision'a talipmiş. Eğer teklifi kabul edilirse bende Uganda vatandaşlığına talibim, bu utançla bu ülkede yaşayamam.. Sinan Akçıl, Eurovison'a Talipmiş! Şaka Değil Gerçek:))) Bu ülke şu durumda sinan akçıl faciasına hazır değil. Sinan Akçıl Eurovision'a talipmiş, 2014 eğlenceli başladı :)) acaba orda playback olmadığını biliyormu ki:) Aman! Sinan Akçıl, Eurovision'a bulaşma bari... Orada canlı söyleniyor, bilgisayar ile ses oynaması yaptırmazlar adama Sinan akçıl'ın eurovisiona katılma ihtimali ülkedeki yolsuzluk iddalarından daha tehlikeli.En Son Haber
Esra Erol Bebeğini Kaybetti
Sabah saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Esra Erol, bebeğini kaybetti. Ekranların sevilen sunucusu Esra Erol sabah saatlerinde aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.Ünlü sunucunun eşi Ali Özbir gazetecilerin Esra Erol'un sağlık durumuna ilişkin sorularını ' Bebek ile ilgili bir sıkıntı oldu. Sabah hastaneye gittik . Şimdi doktorlar ilgileniyor' diyerek yanıtlamıştı. 4 aylık hamile olan Esra Erol'un, akşam saatlerinde bebeğini kaybettiği öğrenildi. Esra Erol'un ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Radikal
Reklam
Skandallar Kralı Dennis Rodman!
NBA yıldızı Dennis Rodman, aykırı kişiliğinin yanı sıra sivri diliyle de gündemin tepelerinde yer almaya devam ediyor.Kaynak: AMKSpor
Ece Erken Akın Altan'ı Tokatladı
Ece'den eski nişanlısı Akın Altan'a sert tokat. Ünlü sunucu Ece Erken, kendisinden ayrıldıktan onra adı Özlem Yıldız ve Ivana Sert'le anılan Akın Altan'ın hızına dayanamadı. İddiaya göre, eski nişanlısını kulüp ortasında tokatladı. Bengü'den ayrıldıktan kısa süre sonra Ece Erken'le evlilik planları yapmaya başlayan Akın Altan, özel yaşamındaki hızının bedelini ödedi. Nişanın bozulmasından kısa süre sonra Altan'ın adının Özlem Yıldız ve Ivana Sert'le anılması, Erken'i çileden çıkardı. Çağla Şıkel'in doğum günü partisinden Yıldız'la ayrılan, ama aynı gece Sert'le yakınlaştığını açıklayan Akın Altan, ertesi akşam Albüm'de yine Özlem Yıldız'laydı. Aynı mekanda bulunan Erken, onları görünce Twitter'a 'Çocuklu, yeni boşanmış, makarnacı sevgilisinden ayrılmış biri; eski kocasının arkadaşıyla öpüşemez. Yeni boşanmış kadından kork ' yazdı. Ama iddiaya göre bu tweet'le hıncını alamadı ve kulüp ortasında Altan'a tokat attı. Albüm'ün ortakları Şazi Şekergümüş ve Mustafa Sirmen'in kavga büyümeden ayırdığı çift, hırsla mekanı terk etti. Ece Erken, Akın Altan hakkında ağır konuştu: 'Onun ne iş yaptığını bilmiyordum, iş kurmasını söylediğim için ayrıldık. Bazı insanları biz kadınlar meşhur ediyor, havaya sokuyoruz. Sanki birkaç kadının paylaşamadığı bir adam var ortada. Akın şu an playboy vaziyetinde.' En Son Haber
Necati Şaşmaz'ı Hiç Böyle Görmediniz!
Kurtlar Vadisi'nin efsane ismi Necati Şaşmaz, dalışa merak saldı. 'Kurtlar Vadisi: Pusu' dizisinde 'Polat Alemdar' karakterini canlandıran Necati Şaşmaz'ın müziğin yanı sıra su sporlarına düşkün olduğu da ortaya çıktı. KIYAFET SEÇİYOR Yaz tatillerinde su kayağı yaparken görüntülenen Şaşmaz'ın dalış sporunu da sevdiği öğrenildi. Ünlü oyuncu, geçtiğimiz günlerde dalış malzemeleri satan bir mağazaya giderek alışveriş yaptı. Dalmayı çok seven oyuncu, kıyafetlerini de kendisi seçmeyi tercih ediyor. Dünya serbest dalış rekortmeni Şahika Ercümen ile de bir araya gelme fırsatı bulan Necati Şaşmaz, boş zamanlarını dalış yaparak değerlendiriyor. En Son Haber
Reklam
Nebahat Çehre'nin Aylığı 120 Bin TL
Kurtlar Vadisi'nin efsane ismi Necati Şaşmaz, dalışa merak saldı.'Kara Para Yalan Aşk' dizisinin oyuncu kadrosuna dahil olan Nebahat Çehre, yeni dizisinde zam istedi. AŞK dizisinde rol alan Nebahat Çehre, dizinin bitmesinin ardından gelen ilk teklifi kabul etti. Nebahat Çehre eski dizisi Aşk'ta 25 bin lira alırken, yeni dizisinde zam istedi. 30 bin lira alacak olan Nebahat Çehre, başrol karakterinin annesini canlandıracak. Engin Akyürek'in başrolünde oynadığı dizinin oyuncu kadrosu da belli oldu. Başrol oyuncusunun aşk yaşadığı Pınar karakteri için bir çok isme teklif götürüldü. Tuba Büyüküstün ve Cansu Dere ile anlaşma sağlanamayınca, Öykü Karayel'e de teklif götürüldü. Ay Yapım'dan Kerem Çatay'ın yapımcılığını üstleneceği 'Kara Para Aşk' dizisinde ünlü oyuncu Nebahat Çehre de yer alacak.En Son Haber
"5 Çocuk İstiyorum"
Ünlü oyuncu Gonca Vuslateri'den samimi açıklama.'Yalan Dünya' dizisinin Vasfiye Teyze'si Gonca Vuslateri, evlenince 5 çocuk istediğini açıkladı. Gonca Vuslateri, 'Aşık olunca evcilleşiyorum! Evlenirsem 5 çocuk isterim. Kalabalık aile seviyorum.' dedi. Güzel oyuncu sözlerine, koca adayının olmadığını da ekledi.En Son Haber
Engelli Mankenler ile Güzellik Algımıza Gönderme
İsveçli Pro Infirms engelli insanlar için kurulmuş bir yardım vakfı. Vakıf insanların aklındaki güzellik anlayışını tersine çevirmek  ve engelli insanların da farkındalığına dikkat çekmek için bir reklam kampanyası oluşturmuş. Kampanyanın sloganı “ Kim Mükemmel Ki? Yaklaş.” olarak belirlenmiş ve engelli birçok kişinin mankeni yapılmış. Sonra bu mankenler Zürih’teki bir alışveriş sokağındaki ünlü mağazaların vitrinlerine koyulmuş. Gerçekten dikkat çekici ve başarılı bir çalışma. Bu sayede engelli insanlarında aramızda olduğu ve duyarsız kalmamamız gerektiğini tekrar bizlere hatırlatmıştır. Özellikle projenin yapılış aşamalarını anlatan videoyu mutlaka izleyin.
Reklam
İyi ki Doğdun Simone de Beauvoir!
Fransız yazar filozof Simone de Beauvoir'un 106. doğum günü bugün özel bir Doodle ile kutlanıyor. SIMONE DE BEAUVOIR KİMDİR? Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908 ile 14 Nisan 1986 yılları arasında yaşamış ünlü bir yazardır. Simone de Beauvoir'un en önemli eseri ise 1949 yılında yazdığı İkinci Cins eseri ile tanınmıştır.Bu baskıda kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelenmesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini ayrıca “Kadın doğulmaz kadın olunur' prensibini anlatmaya çalışmıştır. Simone de Beauvoir'un hayatı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908’de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Geleneksel bir ailenin büyük kızıdır. Otobiyografisinin ilk bölümünde (Bir Genç Kızın Anıları) dinine ve ülkesine bağlı ataerkil bir ailenin sorumluluklarla donatılmış kızı olarak yaşadığı dönemden bahseder. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenebilir. Çocukluk ve ergenlik çağını etkileyen iki ilişkisinden biri kardeşi Helen diğeri arkadaşı Zaza ile olan ilişkisidir. Helen’in küçüklüğünden itibaren ona sürekli bir şeyler öğretmeye onu yetiştirmeye çalışmış ilişkisinde öğretici bir kaygı içinde olmuştur. Zaza ise trajik yaşamı ve ölümü ile Simone’nun karşılaştığı ilk sorunu oluşturuyordu. Matematik ve felsefede Baccalauréat sınavını geçtikten sonra Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Saınte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde yazın eğitimi gördü. Daha sonra Sobone’da felsefe eğitimi aldı. 1929’da seçkin Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sabone’da kurs almakta olan Jean-Paul Sartre ile tanışır. Beavuvoir’un Ecole Normele’de eğitim gördüğü yanlış ve yaygın olan bir bilgidir. Ancak bu okuldaki Sartre ve felsefe gurubundaki diğer insanlar tarafından iyi tanınmaktadır. 1929’da felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olur. Sartre o yıl birinci olur, Simone ise ikinci. Ancak herkes bilir ki de Beauvoir felsefede en iyi idi. Sartre’a birincilik erkek olduğu için verilmişti. Sorbonne’da iken hayatı boyunca bilinecek lakabı Castor(Cesur) edinecektir. 1943 yılında Simone Konuk Kız (L'Invitée) adlı Rouen okulundaki öğrencilerinden Olga Kosakiewicz ile olan kronik lezbiyen ilişkisinin öyküsünü yayınladı. Bu öykü aynı zamanda de Beauvoir ile Sartre arasındaki karmaşık ilişkiyi ve ilişkinin bu üçlü ilişkiden nasıl zarar gördüğünü anlatır Ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra De Beauvoir Sartre’ın Maurice Merleau-Ponty ve diğer arkadaşları ile kurduğu Modern Zamanlar (Les Temps Modernes ) adlı politik gazetede çalışmaya başladı. De Beauvoir bu gazetede kendini geliştirdi ve ölümüne kadar editör olarak çalışmaya devam etti. Haber Türk
Ünlü Sunucu Haberleri Ağlayarak Sundu
Ntvspor spikeri Tuğba Dural 17:00 haberlerini sunarken bir anda göz yaşlarına boğuldu. Dural, Di Maria'nın Real Madrid'li taraftarlara yaptığı hareketle ilgili haberi sunarken ''Marca gazetesi''ni doğru telaffuz edememesi sonucu yönetmeninden azar işittiği iddia edildi.Ünlü spiker duyduğu sözlerin ardından gözyaşlarına hakim olamadı.
Reklam
Güneşi Beklerken'den Aşk Çıktı!
'Güneşi Beklerken' dizisinde yakışıklılığıyla genç kızların dikkatini çeken Kerem Bürsin, dizide sevgilisini canlandıran Yağmur Tanrısevsin'le aşk yaşamaya başladı. Rol aldıkları dizide iki sevgiliyi canlandıran Kerem Bürsin ve Yağmur Tanrısevsin gerçek hayatta da aşk yaşamaya başladı. Uzun süre Amerika'da oyunculuk eğitimi alan ve Eric Morris'in öğrencisi olan Kerem Bürsin, Türkiye'deki ilk oyunculuk deneyimine 'Güneşi Beklerken' dizisindeki 'Kerem' rolüyle yaşadı. Yakışıklığıyla genç kızların dikkatini çeken Bürsin'in dizide sevgilisini oynayan Yağmur Tanrısevsin'le aşk yaşadığı ortaya çıktı. Türkiye'ye adapte olmaya çalışan Bürsin'e en büyük desteği Yağmur Tanrısevsin'in verdiği öğrenildi. İkilinin arkadaşlıkla başlayan ilişkileri de kısa süre sonra aşka dönüştü.Birlikteliklerini basından gizleyen Bürsin ve Tanrısevsin'in aşklarını sadece yakın çevresi biliyor. Gözlerden uzak yerlerde buluşan çiftin çok mutlu oldukları konuşuluyor. Geçen günlerde Nişantaşı'nda esmer bir güzelle görüntülenen Bürsin'in ise hedef şaşırtmak için özellikle basının karşısına çıktığı iddia edildi. Milliyet
Sosyal Medyayı Sallayan Fotoğraf
Oyuncu Enis Arıkan'ın paylaştığı bu fotoğraf sosyal medyada büyük ilgi gördü. Ünlü oyuncu Enis Arıkan Instagram hesabından paylaştığı bu fotoğrafla şaşırttı. Bülent Ersoy'un makyajlı bir halde uyurken çekilen fotoğrafı ile kendi fotoğrafını yan yana koyan Arıkan fotoğrafın altına 'Sabah güneşi bize vurdu' diye de not düştü. Genç oyuncunun bu karesi takipçileri tarafından büyük ilgi gördü.Star Gazete
Shakira Kıvrımlarıyla Barışık
Glamour dergisinin şubat sayısına konuşan Kolombiyalı şarkıcı Shakira, futbolcu sevgilisi Gerard Pique'nin, kendisini etine dolgun haliyle sevdiğini söylüyor. 'Şu anda çok iyi bir örnek olmaya çalışıyorum. Ama aynı zamanda hayatımı yaşıyorum… Bence artık pop yıldızları, rock yıldızı olamıyor çünkü rol model olmak zorundalar ve bu işin eğlencesini kaçırıyor. Ama biz sanatla eğlenmek istiyoruz.” Barbadoslu şarkıcı Rihanna, ‘Loud’ albümü piyasaya çıktıktan sonra bir dergiye böyle demişti. Pop yıldızlarının rol model olmaya zorlanması bilinen bir durum. Sektörün şart koştuğu diğer kriterler ise her daim güzel ve zayıf kalmak... Bir diğer pop şarkıcısı Shakira ise bu ‘kurallara’ direniyor. Glamour dergisinin şubat sayısına konuşan Kolombiyalı şarkıcıya her daim konuşulan kıvrımları da soruldu. Hayranlarından kilosuyla ilgili eleştiri alıp almadığını sorulan Shakira, kariyerimin başlarında Latin hayranlarının çok zayıf olduğu için üzüldüğünü anlattı. Ancak kıvrımlarıyla ünlü Latinlerin artık üzülmesine gerek yok. Zira Shakira, futbolcu sevgilisi Gerard Pique’nin, kendisini etine dolgun haliyle sevdiğini ve aşırı zayıflıktan hoşlanmadığını söylüyor! Radikal
Reklam