Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Yüzyıllarca Yanı Başımızda Yaşayan Ancak Artık Yok Olma Noktasına Gelen Topluluk: Bataklık Arapları

-
1 dakikada okuyabilirsiniz

Irak'ta Saddam Hüseyin yönetimi altında baskıya uğrayan Kürtler, Türkmenler ve  Asuriler, kendi aralarında bir örgütlenmeye gidip çeşitli siyasal oluşumlar göstermiştir. Tıpkı bu azınlıklar gibi olan bir grup ise herhangi bir örgütlenme faaliyeti göstermemiş ve diğer gruplara göre, görece daha fazla baskıya maruz kalmıştır. Bu grup Batalık Arapları'dır.

Egzotik bir tatil yöresini andıran bu fotoğraf yanı başımızda çekilmiş; Irak'ın güneyinde.

Dicle ve Fırat nehirlerinin birleşmesi ile oluşan Şatt-'ül Arap nehri çevresindeki bataklık alanlarda yaşayan Şiiler, Bataklık Arapları olarak anılır.

5 bin yılı aşkın süredir aynı bölgede ve köklü gelenekleri temelinde bir yaşam sürerler.

Evlerini kondurdukları tepecikleri, bataklığın ortasına yığdıkları çamur ve saz ile inşa etmişler.

Bu toprağında üstüne cam, çivi ya da tahta gibi şeyler kullanmadan sadece sazları kullanarak evlerini kurmuşlar.

1991’deki Körfez Savaşı sonrasında, Saddam’a karşı ayaklanan Şiiler, buradaki su yolları ve sazlar arasına gizlenmiş.

Bu sebeple Saddam hükümeti, Fırat ve Dicle'den gelen su kaynakları önüne setler kurarak bölgeyi kurutmuş ve sazlıkları yaktırmış.

Hızla kuraklaşan bölgede yaşayan topluluk da zamanla buraları terk etmiş.

Bataklıklar bölgesinde yaşayan yarım milyona yakın insandan geriye böyle bir virane kalmış.

Son yıllarda Irak hükümetleri bölgeyi tekrar eski haline kavuşturmak için önlemler alsa da su seviyesi, eskisinin ancak yarısı seviyesine gelebildi.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
musikisinas-don-vito

Doğu, asimilasyonu Batı'dan öğrendi. Avrupa ülkeleri azınlık problemlerini asimilasyonlarla çözdü İngiltere haricinde. İngilizlerin de becerememe sebebi İrlanda'lıların Avrupa'nın en yoğun (kalabalık değil, yoğun) nüfusuna sahip olmasıydı. Asimile edememenin acısını da İra gibi bir örgüt yoluyla acı bir şekilde deneyimlediler. İşte Batı ne zaman ki genel olarak asimilasyon politikalarını tamamladı işte o zaman çok kültürlülük gibi kavramları ortaya attı. Bu politika, kültürlere saygılarından değil çok kültürlülüğün kendi başlarını ağrıtmayacağından (azaltılmış ve sindirilmiş azınlık tehdit oluşturmuyor) ve başka toplumlar üzerinde bu politika yoluyla tahakküm kurmak istemelerinden doğmuştu. Kültürel çatışmalar yoluyla diğer ülkeleri istikrarsızlaştırmak kendileri tarafından sömürülmelerini kolaylaştıracaktı.

musikisinas-don-vito

Avrupa'yı geriden takip eden bir ülke olarak biz de bu yollara uğradık bir ara. Sanayi devrimini yüzyıllar sonra yakalamaya çalışmak gibiydi. Avrupa çoktan asimilasyon işlemlerini tamamlayıp bir ana kültür oluşturmuşken bizim salaklar modern çapın ortasında asimilasyon politikası denediler. Hepiniz biliyorsunuz dillerin yasaklanması vs. Tabi doğal olarak beceremediler çünkü yüz yıl öncesinin beyinlerini taşıyan bir avuç andavaldan ibarettiler. Türkiye bölünmezse bir 70 yıl sonra da başka gerizekalılar çok kültürlülüğü deneyecek Avrupa başka yollara çoktan girmişken... Tabi böyle bir salaklık tıpkı asimilasyon denemesi gibi başka problemlere gebe olacak, ülkede daha daha fazla kan akacak. Ülke içi dinamikleri okumadan Avrupa Tarihi kitaplarından seçmece taklit politikalar geliştirdikçe değişmeyecek bu düzen. Bkz. Açılım enayiliği, Bkz. Hdp özerklik talepleri ve rolmodel sunumları... Herkes Cahil... Gözünü seveyim İlber Hoca'nın.

musikisinas-don-vito

Saddam'a gelirsek... Irak zaten başından beri boktan bir ülkeydi. Koltuğunda, döşeğinde ölen bir tane liderleri yok. Her lider ya bir generali tarafından, ya bir danışmanı tarafından ya da bir akraba tarafından öldürtülüyordu liderlik uğruna. Saddam da böyle bir darbeyle başa geldi, kendi halkının ihanetiyle de gitti. Hani böyle bir ülkede zaten insan hakkı hak getire de... Şunu belirtmek isterim, Saddam Amerika'nın önemli bir müttefiğiydi. Amerika ve Irak arasındaki sıkı ilişkiler çok daha öncesine dayansa da Saddam döneminde seviyesini korudu. Rumsfeld ve Saddam iki yakın dosttu ama Irak işgal edilirken Rumsfeld Savunma Bakanıydı. Halepçe Katliamı yapılırken Abd Saddam'ın müttefiğiydi mesela. Ona İranla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Halepçe'ye karşı kimyasal silah kullanma izni kim verdi? Saddam bu Şii Araplara da müttefiklerinden öğrendiklerini uygulamıştır. Artık Doğu ve Batı birdir asimilasyon suçlarında.

lahme

Ağzına sıçtığımın pis batı kültürü yayılır başka kültürler yok olur

Gizli Kullanıcı

tuhaf yani ne desem bilemedim.

isyankar-koyun

Aydınlatıcı bir galeri olmuş. Hazırlayanın eline sağlık. Hiç duymamıştım daha önce bu insanları.

viomatrix

Bu dünyada hayatta kalmak için iyi veya kötü bir taraf seçilmesi gerekir malesef. Yoksa olan tarafsıza suçsuza oluyor. Kurunun yanında yaş da yanıyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Iraktatil
Görüş Bildir