Yapraklar Neden Sonbaharda Renk Değiştirir? Asıl Sebep Soğuk Değilmiş
Günler kısalıp havalar serinlemeye başladığında parklar ve ormanlar birkaç hafta içinde bambaşka bir görünüme bürünüyor. Yaz boyunca yemyeşil duran yaprakların önce sararması, ardından kızarması ve sonunda dökülmesi aslında ağacın kışa hazırlanma planının bir parçası. Üstelik o sarı ve turuncu tonlar sonbaharda ortaya çıkmıyor, bütün yaz yaprağın içinde saklı duruyor. Bu yıl ormanların ne kadar renkli olacağını ise büyük ölçüde yazın yağan yağmur belirliyor.
Kaynak: WBUR
Yapraklar yaz boyunca ağacın besin fabrikası gibi çalışıyor
Bu değişimi anlamak için önce yaprağın ne iş yaptığına bakmak gerekiyor. Ağacın en önemli organlarından biri olan yapraklar, fotosentez sayesinde ağacın besinini üretiyor. Yaprak, havadaki karbondioksiti ve kökten gelen suyu güneş ışığının enerjisiyle glikoza dönüştürüyor, bu sırada da oksijen açığa çıkıyor. Ağacın büyümek için kullandığı şeker işte bu glikoz.
İşin kilit maddesi ise klorofil. Klorofil güneş ışığının kırmızı ve mavi kısmını emip yeşil kısmını geri yansıttığı için yapraklar gözümüze yeşil görünüyor. Ağaç yaz boyunca harcadığı klorofilin yerine sürekli yenisini ürettiği için o yeşil hiç solmuyor.
Gün kısalınca yeşil çekiliyor, saklı duran sarılar ortaya çıkıyor
Sonbaharı ağaca haber veren şey sanıldığı gibi soğuktan çok kısalan günler. Geceler uzadıkça ve güneş daha alçaktan geldikçe ağaç besin üretimini yavaşlatıyor, klorofili yenileyemiyor ve yapraktaki klorofil parçalanmaya başlıyor. Yaprakların her yıl aşağı yukarı aynı haftalarda dönmesinin nedeni de bu: Gün uzunluğu, hava sıcaklığına göre çok daha şaşmaz bir işaret.
Yeşil çekildikçe yaprağın içinde baştan beri bulunan karotenoid adlı pigmentler görünür hale geliyor. Havuca turuncu rengini veren bu maddeler bütün yaz yapraktaydı ama baskın yeşilin altında gözden kayboluyordu. Kavak ve huş gibi ağaçların sonbaharda altın sarısına bürünmesi bu yüzden.
Kırmızı tonlar ise sonbaharda sıfırdan üretiliyor
Sarılardan farklı olarak akçaağaçlara o koyu kırmızıyı veren antosiyaninler yaz boyunca yaprakta bulunmuyor. Sonbaharda yaprağın sapıyla dal arasında bir ayrılma tabakası oluşmaya başlıyor ve yaprağa giden damarlar yavaş yavaş tıkanıyor. Gündüz üretilen şeker yaprakta hapsoluyor, ağaç da bu şekerden antosiyanin üretiyor. Ilık ve güneşli gündüzlerin ardından gelen serin ama dondurmayan geceler bu yüzden en canlı kırmızıları ortaya çıkarıyor.
Bilim insanları ağacın kışa hazırlanırken neden yeni bir pigmente enerji harcadığını hala tam olarak çözebilmiş değil. Öne çıkan açıklamalardan biri, bu pigmentin yaprağı güçlü güneşe karşı koruyarak ağaca besinleri geri çekmesi için zaman kazandırdığı yönünde. Meşede baskın olan kahverengi ise yaprakta kalan tanen ve atık maddelerden geliyor. Renk değişimini ilk dona bağlayan eski inanış da doğru değil; sert bir don renkleri canlandırmak yerine yaprakları vaktinden önce kurutabiliyor.
Ağaç yapraklarını kışı sağ salim atlatmak için döküyor
Renk değişimi aslında büyük bir toparlanma sürecinin görünen yüzü. Ağaç, yapraktaki değerli maddeleri geri çekip kış boyunca kullanmak üzere gövdesinde ve köklerinde depoluyor. Ayrılma tabakası tamamlanıp bağlantı dokuları kapandığında yaprak, hafif bir rüzgarla dalından kopuyor.
Yaprakları dalda tutmak ağaca pahalıya patlayabilirdi. Kışın yaprak hücrelerindeki su donup genleşeceği için hücreler zarar görüyor, ölü yapraklar da ağaca hiçbir besin sağlamıyor. Yaz sonuna gelindiğinde yaprakların önemli bir kısmı zaten böcekler tarafından kemirilmiş ya da yıpranmış oluyor. Ağaç eskiyi döküp baharda tertemiz yapraklarla yeni bir sayfa açıyor.
Çam ve göknar kışın da yeşil kalmayı mumsu bir kalkana borçlu
Her ağaç bu döngüye uymuyor. Çam, göknar ve ladin gibi her dem yeşil ağaçların iğne yaprakları kalın, mumsu bir tabakayla korunuyor. Bu sayede yapraklar soğukta donup çatlamıyor ve ağacın her sonbahar bütün yapraklarını yenilemesine gerek kalmıyor. Bolu Yedigöller gibi karışık ormanlarda sarı ve kızıl örtünün arasında yemyeşil kalan ağaçlar işte bu türler.
Her dem yeşil ağaçlar da yaprak döküyor ama bunu bir anda değil, yıl içine yayarak yapıyor. Bir de yarı her dem yeşil denen türler var. Bunlar yapraklarını yalnızca hava yeterince soğuduğunda döküyor, kış ılık geçerse yeşil kalmayı sürdürüyor.
Renklerin ne kadar canlı olacağını yazın yağan yağmur belirliyor
Sonbahar renklerinin her yıl aynı canlılıkta olmamasının nedeni hava koşulları. ABD Orman Servisi'ne göre yaz boyunca yeterli yağmur alan ağaçlar sonbahara güçlü giriyor ve daha parlak renkler veriyor. Kurak geçen yıllarda ise yapraklar tam renklenmeden kahverengiye dönüp erkenden dökülebiliyor. Erken gelen sert bir don, şiddetli rüzgar ya da renklerin zirve yaptığı günlere denk gelen sağanak da gösteriyi kısaltıyor.
ABD'de sonbahar manzaralarıyla ünlü New England bölgesi bunun en güncel örneği. WBUR'un 22 Eylül'de yayımlanan tahminine göre bölgede geçen yıl kuraklık yüzünden renkler soluk kalmış, yapraklar da erken dökülmüştü. Bu yıl karlı kış, yağışlı bahar ve yaz fırtınaları toprağı yeniden nemlendirdiği için renklerin belirgin şekilde daha canlı olması bekleniyor.
Döngü baharda yeniden başlıyor. Günler uzayıp hava ısındığında, genellikle mart ve nisan aylarında, tomurcuklardan ilk yapraklar çıkıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın