Uzun Süreli İlişkide Sevgilisini Hala Sevse de Eski Aşkı Bulamayanlara İlaç Gibi Gelecek Tavsiyeler

-
Abone ol

Kalbinizi ona verdiniz... Onu çok seviyorsunuz fakat aradan geçen zaman aşkınızı yaraladı... Her şeyi nasıl eski haline getirebilirim diye merak ediyorsanız bu tavsiyelere mutlaka kulak verin!

Kaynak: https://www.theguardian.com/lifeandstyle...

Relate İlişki Kliniği'nde yönetici olarak görev yapan Ammanda Major'a göre, terapiye gelen çiftlerin birbirlerini sevdiklerini ancak birbirlerine “aşık olmadıklarını” söylemeleri oldukça sık görülen bir durum.

"İnsanların uzun süre birlikte geçirmesi ya da farklı etkenler sonucunda böyle hissetmesi aslında doğal." diyor Major. 

Belki de sizi aşık eden şeyleri unuttunuz ya da tutkuyu kenara bırakıp rahat bir arkadaşlık seviyesine ulaştınız. Ama aynı kişiye yıllardır aşık olmayı beklemek gerçekçi mi? 

Cinsel ilişki ve ilişki psikoterapisti Kate Moyle Aşk, samimiyet ve seks yaşam boyunca dalgalanıyor ve yakınlık aşamaları olması çok normal. Bence gerçekçi olmayan şey tutarlılık beklemek.” diyerek konuya açıklık getiriyor.

"Fakat bunların kendi kendine çözülmesi imkansız, bu yüzden mutlaka bazı noktaların üzerinde durmalısınız."

Gerçekçi olmakla işe başlayabilirsiniz!

Kim, ilişkisinin ilk dönemindeki heyecana ve cinsel çekime dönmek istemez ki? Fakat unutmayın, o dönem farklı bir hayatınız vardı. İşiniz bu kadar yoğun değildi, çocuğunuz yoktu, geliriniz daha yüksekti vb...

Ayrıca, karşınızdaki kişinin sizi rahatsız eden özelliklerini henüz böylesine yakından görmemiştiniz. 

"Bazı terapistler, aşkın sadece çiftin bir araya gelmesi sırasında olduğunu söyler ve bu da giderek soluklaşan bir şeydir. Fakat yerini buna bırakan duygunun daha derin, daha zengin ve heyecanlı olması tercih edilir. Ayrıca tüm hislerin dalgalandığını da aklınızdan çıkarmamak gerekir."

Partnerinize, hayatınıza ve ilişkinize yeniden 'bir alıcı gözü ile, merak ile bakın".

Bir sabah uyandığınızda uzun zamandır yapmadığınız bir şeyi aklınıza getirip, 'bunu neden yapmıyoruz' acaba diyebilirsiniz. 

Muhtemelen hayat sizi fazla zorladı ve heyecanlı aktivite aramaktan bıktınız. Fakat hem onun ilgisini çekebilecek şeyleri araştırmak hem de yenilikleri kovalamak, birbirinizi yeniden keşfetmenize yardımcı olacaktır.

İlişkinizi hayatınızdaki önem sırasında en üstlere koyun!

Uzun vadeli ilişkilerde kendimizi daha az heyecanlı hissetsek de daha güvende ve rahat hissederiz. Bu iki his de ilişkimizi kimi zaman 'çantada keklik' olarak görmemize yol açabilir. 

Bunun olmasını engellemek için, ilişkinizi her zaman takviminizin hayat planınızın en üstünde tutmaya özen gösterin.

"Partnerimden eskisi kadar hoşlanmıyorum galiba?" demek yerine "Partnerimde artık şunlardan da hoşlanıyorum" demeyi deneyin.

Erkek ya da kız arkadaşınızdan eskisi kadar hoşlanmamanızın sebebi aslında çok daha derinlerde yatıyor olabilir. Sadece 'aşk ya da heyecan bitti' diyerek bu tür sorunları fazla hafife almamak gerekiyor. 

Aslında konuşulduğu zaman çözülecek küçük 'sinir bozuklukları' belki de sizi giderek daha da soğumaya itiyor. Peki birbirinizi eskisi kadar destekliyor musunuz? Farkında olmadan birbirinizi üzmeniz de aşkınıza zarar veriyor olabilir.

İşte bu noktada birbiriniz ile konuşmanın önemi ortaya çıkıyor. İlişkinizde açık konuşun!

Günlük hayattaki sıkıntılar, işsiz kalmak, çocuk ya da ebeveyn bakmak zorunda olmak bir kişiyi yorar. Bu tür zorlu dönemlerde ilişkinizdeki iletişimi açık ve net tutmak çok önemli. 

Major şöyle anlatıyor; "Her ilişkide öyle zamanlar olur ki, partneriniz odağınızın merkezinde olamayabilir. Fakat ona sizin için özel olduğunu söylemek, iletişimi açık ve net tutmak her zaman ikinize de iyi gelecektir."

Fakat 'açık iletişim' kısmını abartmayın.

Partnerinize 'artık sana eskisi gibi aşık değilim' demek oldukça istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden olumlu etkenleri bahsetmeyi ihmal etmeyin.

"Eğer hassas bir şey söyleyecekseniz, mutlaka bir sonraki cümleyi düşünerek yol alın. Örneğin, 'Sana bir şey söylemek istiyorum, benim için de zor ama ikimizin de daha iyi olmasını istediğim için bunu söylüyorum... ilişkimizin geleceğini önemsiyorum' gibi cümlelerle hislerinizi açıklayabilirsiniz."

Bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsanız, hemen bir şeyler yapın.

"Aranızdaki kıvılcımı yeni baştan keşfetmek için asla iş işten geçmiş değildir" diyor Moyle, 

"Bunu bir an önce yapmalısınız. Birbirinize karşı duyduğunuz kötü ya da negatif duygularınızı bir an önce halletmelisiniz. Aslında bu tür konuşmalardan kaçarken ilişkinize daha çok zarar verirsiniz."

Partnerinize nasıl ve niye aşık olmuştunuz, bunu kendinize sık sık hatırlatın.

İlişki terapisti Woodward Thomas şöyle diyor;

"Partneriniz ile ilgili bir 'minnet listesi' hazırlayın. İnsan olmak karmaşık ve zor bir iştir. Herkesin çok çekici ya da itici olduğu anlar olabilir. Fakat herkesin oldukça asi ve ihtişamlı durduğu, sanki silahlarını kuşanmış bir savaşçı gibi göründüğü anlar da vardır. İşte siz bu anlara odaklanmaya çalışın."

Partnerinizin de kendini 'sevmiyor' olma ihtimalini göz önünde bulundurun. Onu yalnız bırakmayın!

"Sevgiliniz de kendindeki değişikliklerden mutlu olmayabilir, kendi ile çatışıyor olabilir. Bu yüzden bu duruma sabretmelisiniz. Kendini sevmekte zorlanan birinin karşı taraftan sevilmediğini hissetmesi de çok zorlu bir durumdur.""Ona saygı duyduğunuzu, ona destek olduğunuzu, onun kendini yeniden inşa etmesinde yanında olacağınızı ona belli edin".

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arslanoglu

evlilik aşkı yok eder

cardig

Her iliskinin dinamigi farklidir ama insan olmanin dinamikleri cok da farkli degil. Zamanla degismek, ilginin azalmaya baslamasi.. Bu noktalarda bilincliysek ve farkindaligimiz yuksekse zaten o iliski icin cabayi veriyoruz. Peki ya biz boyleyken partnerimiz bu denli farkindaligi olan biri degilse? Iste o zaman ayrilma canlari caliyor.

seydi

zorlamaya gerek yok, ayrılık vakti gelmişse ayrılmalı.

Görüş Bildir