Tüm Evi Sirkeyle Temizlemek Ne Kadar Doğru?
Doğal temizlik denilince akan suların durduğunu, o meşhur beyaz sirke şişelerinin tezgahlardan inmediğini biliyoruz. Kimyasal deterjanlardan kaçıp doğaya sığınmak harika bir fikir olsa da, her şeyi sirkeyle temizlemek aslında göründüğü kadar masum olmayabilir.
Peki, ev temizliğinde sirke kullanımı hakkında dilden dile dolaşan efsaneler ne kadar doğru?
İlk olarak şu mermer ve doğal taş meselesini bir netleştirelim.
Mutfağın o şık mermer tezgahı veya banyodaki doğal taş karolar sirkenin en büyük düşmanı. Sirkedeki asit, bu taşların yapısındaki kalsiyum karbonatla tepkimeye giriyor ve sonuç: kalıcı matlaşmalar, lekeler ve hatta çukurcuklar!
Peki ya parkeler?
'Sirke mikrobu kırar' diye kovaya bolca sirke boşaltıp yerleri silmek kulağa çok sağlıklı geliyor olabilir. Ancak ahşabın üzerindeki o koruyucu cila, asitli suyla her buluştuğunda biraz daha aşınıyor. Bir süre sonra parkelerin o ilk günkü parlaklığını kaybediyor.
Gelelim o meşhur çamaşır makinesi efsanesine.
Evet, sirke yumuşatıcı yerine harika bir alternatif ve kireci çözüyor, buna lafımız yok. Ama o makinenin içindeki lastik aksamlar ve contalar sirkeden pek hoşlanmıyor. Sürekli sirke kullanımı o lastiklerin sertleşip çatlamasına, haliyle de bir sabah banyoyu su basmış şekilde uyanmana neden olabilir.
Bulaşık makinesi için de durum pek farklı değil.
Bardaklar parlasın diye sirke koyuyoruz ama o asit makinenin metal parçalarına ve fıskiyelerine uzun vadede zarar verebiliyor. 'Kimyasal kullanmayayım' derken makineyi çöpe atmak pek de karlı bir ticaret sayılmaz.
Bir de şu her şeyi sirkeyle karıştırma durumu var.
Özellikle çamaşır suyuyla sirkeyi aynı kapta buluşturma! Ortaya çıkan zehirli klor gazı seni hastanelik edebilir. 'Daha güçlü temizlesin' diye simya yapmaya çalışırken sağlığından olma, temizlik yaparken adrenalin aramaya gerek yok.
Elektronik cihazlar konusunda da var.
Akıllı telefon ekranları, tabletler ve televizyonlar üzerinde parmak izi bırakmayan özel kaplamalar bulunmaktadır. Sirke, bu kaplamaları adeta kazır. Eğer ekranın bir süre sonra garip bir gökkuşağı rengi almasını istemiyorsanız, sirkeli bezi bu cihazlardan uzak tutun. Onlar için mikrofiber bez ve hafif nem yeterli olacaktır.
"Peki hiç mi kullanmayalım bu sirkeyi?" dediğini duyar gibiyim.
Tabii ki kullanacağız ama doğru yerde! Mesela camlar ve aynalar... İşte sirkenin şov yaptığı yer tam da burası. Gazete kağıdı ve sirkeli su ikilisiyle elde edeceğin o parlaklığı en pahalı cam silme deterjanı bile zor verir.
Su ısıtıcılarındaki kireç katmanlarını dökmek için de sirke hala bir numara.
Kimyasal kireç çözücülerin o geniz yakan kokusuna maruz kalmaktansa, sirkeyi kaynatıp kireçlerin dökülmesini izlemek tam bir terapi. Üstelik durulaması da çok kolay ve gıdaya uygun.
Uzun lafın kısası; sirke bir mucize olabilir ama her mucize gibi onun da kullanma kılavuzu var.
Evi temizlerken bir yandan da eşyalarını eskitmek istemiyorsan, sirkeyi sadece camda, kireçte ve durulamada kullanmaya odaklan. Doğal olayım derken evdeki mermerleri ve makineleri feda etmeye gerek yok.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın