Soma Faciasından Yürekleri Yakan 5 Hikaye

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Soma Holding'in düzenlediği basın toplantısında madende yaşam odası olmadığı açıklandı. Var olan yaşam odasının sökülüp henüz yenisinin yapılmadığını öğrendik. Kaçış noktalarını yaşam odalarının muadili gibi göstermeye çalışan şirket yetkililerinden biri "zaten orada yaşam odası olsaydı 5 işçinin yaşamını kurtarırdı" ifadesini kullandı. Gazetecinin cevabı ise şöyle oldu: "5 kişi az mı?" 

İşte Soma faciasında yitip giden madenciler hakkında iç burkan 5 haber, 5 yaşamın ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatan 5 hikaye...

1. Madencinin avucundan çıkan not: 'Oğlum hakkını helal et'

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, cenazelerin teslim alındığı sırasında gördüğü bir manzarayı paylaştı.

Tutkun, “Orada çıkartılan bir cenazede, şehidin avucunun içinde ki kağıtta 'Oğlum, hakkını helal et' yazıyordu.

2. Baba-oğul ölüme birlikte gitti

Patlamanın olduğu gün Fatih Avkaş (19) ile babası Hüseyin Avkaş (46), aynı vardiyada çalışmak üzere işe gitti. Vardiyanın sonunda eve gitmek için hazırlanan baba ve oğul, patlamanın ardından dışarıya çıkamadı. Maden ocağının derinliklerinde yan yana can veren baba ve oğlu ölüm bile ayıramadı. Kurtarma ekipleri tarafından madenden çıkartılan baba ve oğlunun cenazeleri, Soma Belediye Mezarlığı’na yan yana defnedildi.

3. Aynı gün doğdular, aynı gün öldüler...

İkiz kardeşler İsmail (solda) ve Süleyman Çata, Soma maden faciasında yaşamını yitirdi. İsmail ve Süleyman Çata, Bayat köyündeki baba evlerinde düzenlenen cenaze töreni sonrası toprağa verildi.

4. Toprağa verildiği gün oğlu dünyaya geldi

Maden faciasında hayatını kaybeden genç teknikerin toprağa verildiği gün, bir oğlu dünyaya geldi. Hastanede kucağındaki bebeğiyle eşini bekleyen genç anneye kimse acı haberi vermeye cesaret edemedi.

Oğlunun defnedildiği gün torunu dünyaya gelen Dudu Sidal'ın ağıtları yürek burktu. Oğlu ve gelininin fotoğrafının yer aldığı çerçeveyi okşayan anne Sidal, şöyle konuştu: "Oğlumu bir karabulut aldı götürdü. Kaybettim oğlumu ben. 1.5 yıllık evliydi. ah çocuğum, ah yavrum benim biriciğimdin. Birdin, tektin, evimizin gülüydün. 'Babam, annem hasta' diye neden bırakıp gittin bizi yavrum? 'Neden anne, baba siz gidin' demedin. Keşke senin yerine biz gideydik. Benim oğlum elektrik teknikeriydi. Son gün babası, eşini İzmir'e hastaneye kontrole götürecekti. 'Ben işe gideyim, eşimi babam götürüyor anne' deyip evden çıktı."

Oğlunun evinin direği olduğunu söyleyen anne Sidal, "Biz, yeni doğan torunuma, vefat eden oğlumuzun adını koymak istedik. Fakat oğlumun vasiyeti var. 'Oğlum olursa adına babamın adını koyacağım' demişti. O yüzden dedesinin adını koyup oğlumun son isteğini yerine getireceğiz" dedi.

5. 3 arkadaşını kurtardı...

Sağlık teknisyeni Serkan Güneş, mahsur kalan arkadaşlarını kurtarmak için içeri daldı. Annesiyle birlikte yaşayan sağlık teknisyeni Güneş, üç arkadaşını madenden çıkartarak hayatını kurtardı.

Yanındaki üç maskeyi de kullandığı öğrenilen Güneş, yoğun duman ve içerdeki zehirli gazlardan etkilenip, son anda kendini dışarı attı. Buradaki bir masaya yığılan Güneş, yaşamını yitirdi.

Fedakar sağlık teknisyenini cenazesi, Balıkesir'in Savaştepe İlçesi'ne götürülüp, buradaki soğuk hava deposuna konuldu. Evlilik hazırlığı yaptığı öğrenilen Güneş'in mezarı komşuları tarafından kazılırken, ilçe mezarlığında, yıllar önce kanserden ölen babasının yanında dün öğle namazının ardından toprağa verildi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

EvlilikİzmirSomaanneet
Görüş Bildir