Sigmund Freud'dan Duyduğumuz, Okudukça Yüzümüze Tokat Gibi Çarpan Enteresan Bilgiler

-
Abone ol

Keskin tespitleriyle insan ruhunun en derinlerinde gizli kalmış ve pek çoklarının dile getirmeye dahi korktuğu şeyleri gün yüzüne çıkaran Freud der ki...

Bu içerik oluşturulurken PavlovsPartner'daki şu yazıdan yararlanılmıştır.

Freud der ki,

İfade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan daha korkunç şekillerde tezahür ederler.

Freud’a göre hiçbir şey kaza veya tesadüf değildir. Zihnimize öylesine gelen hisler, düşünceler veya istekler bile aslında bilinçaltına ait bir arzunun anlaşılmaz biçimidir. Eğer bir gün önemli bir konuşma yaparken diliniz sürçtüyse, bilin ki bir ‘Freud Sürçmesi’ yaşadınız. 

Sevgilinizin evinde eşyalarınızı unutmuş olmak belki sizi zora soktu, ama belki de bu, oraya geri dönmek istediğinizin bir belirtisidir. Rüyalardan ve ‘Freud Sürçmelerinden, serbest çağrışıma gitmek bilinçaltındaki fantezilerinizi, travmalarınızı veya motivasyonlarınızı ortaya çıkarmak için Freud’un öncüsü olduğu bir yöntemdir.

Freud der ki,

Sağlıklı veya hastalıklı hiç fark etmez; konu cinsellik olunca, hepimiz sadece birer ikiyüzlüyüz.

Cinsellik, her ne kadar -özellikle bizim toplumumuzda- kafamızı çevirdiğimiz bir olgu olsa da, tüm insanların yemek içmek gibi ortak noktası. Ancak, özellikle de muhafazakar toplumlarda bile nereye baksak cinselliği görmemiz, cinselliğe getirilen yasaklar, veya daha vahim haliyle cinsel sapkınlıklar ve perversiyonlar aslında insanlarda cinselliğin ne kadar önemli bir motivasyon olduğunu gösteriyor. 

Freud’a göre çocuk cinselliğinin yetişkin psikanalizinde işlenmesi ise bu tip perversiyonların veya sansürlerin önüne geçiyor.

Freud der ki,

Alınan zevkin sınırlılığı, zevkin değerini artırır.

Modern psikolojide artık karakter ve kişiliğin çok farklı parametrelerle belirlendiği kabul edilmiş durumda. Yani hiçbir şey göründüğü kadar basit değil. Öyleyse Freud’un kendi puro içme alışkanlığına ithafen dediği gibi “Puro bazen sadece bir purodur.” mu yoksa puro veya ağzınızdaki sigara başka anlamlara geliyor mu? Bir çeşit yetişkin emziği? Bir zamanlar aç veya kaygılı hissettiğinizde emdiğiniz anne memesi? Ya da sadece puro veya sigara işte.

Freud der ki,

Bir insan bir yere bakıyorsa; orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa; orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.

Freud’a göre bebekliğinizde ilk olarak ağzınız; 2 yaş dolaylarında anüsünüz; 4-5 yaşlarında ise cinsel organınız erotik hazda rol oynar. Bu bilgiler sizi rahatsız mı etti? Freud bu teorisini “çocuk cinselliği” başlığı altında sunduğunda kendisinin Viktoryen meslektaşları da aynı tepkiyi vermişti. Hatta onun bir doktor olarak itibarını sarsmak için girişimlere başlamışlardı. 

Ancak Freud’un şu sözleri belki ne demek istediğini daha iyi açıklar: “Bir bebeğin annesinin memesini emdikten sonra yüzünde kızarıklık ve tatlı bir gülümsemeyle uykuya dalan bebeği gördükten sonra, kimse bu görüntünün yetişkin cinselliğinin bir prototipi olduğunu yadırgamaz.”

Freud der ki,

Düşünebilen herkesin insan olması; insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki!

Freud sadece düşüncenin veya hayal etmenin bile insan için tatmin edici bir süreç olduğunu fark etmişti. Yani bugün sosyal medyada sıklıkla gördüğümüz, “Hayaller …., gerçekler ….” kalıbının gerçek hayattaki işlerliğini Freud bundan 100 yıl kadar önce tahmin etmişti. 

Freud bu yüzden fantezinin belki de asla gerçektekine ulaşamamasını veya fantezi bir şekilde gerçek olsa bile fantezinin kendisi kadar doyurucu olmamasını buna bağlar.

Freud der ki,

Birisi konuştukça rahatlar.

Freud’un psikanalize giriş konferanslarından birinde söylediği bir söz bu. Psikanalitik bir terapi olsun veya olmasın fark etmiyor, bugünkü araştırmalar gösteriyor ki konuşmaya dayalı terapi, kişinin duygusal semptomlarını ve kaygısını azaltıyor. İlaç tedavisi ve kısa dönemli terapiler etkin olmakla birlikte, psikanalitik terapiler psikoterapist ve danışan arasındaki ilişkiyi de önemli bir araç olarak kullanıp kişinin değişimine katkı sağlıyor.

Not: Bu içerik oluşturulurken şu siteden yararlanılmıştır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
selen-ergunalp

bişey dicem... annesin memesinden süt içen bebeğin yüzünün kızarması ve tatlı uyumasını nasıl cinselliğe bağlamış ??? bebeğin aç karnın doyması sonuncu çıkan şekeri (tansiyonu) yüzünü kızartıyor olamazmı ?? aynı şekilde bebek açken ağlar huzursuz olur, ee doydu şimdi karnı tok sırtı pek ztn günün 18 saatını fln uyarak geçiyor, şmdı tatlı tatlı uyumasında napsın ?? bence bu kısmın cinsellikle alakası yok.. freud artık olmadığına göre, fikri olan psikolog vs görüşünü belirtebilir. ben sadece mantık yürüttüm..

mintika-bekcisi

öyle büyük cinselliği değil o freuda göre o dönem bebeklerin haz bölgesi ağzıdır oral dönem deniliyor. bebeklerin doyuma ulaştığı ve haz aldığı organı ağzı olduğu için beslendikten sonra bebek tatmin olmuş bir şekilde rahatlıyor ve gerilimi azaltıyor. bu içerik çok eksik freudu merak ediyorsanız bilimsel makaleleri daha faydalı olacaktır.

selen-ergunalp

evet yani bu şekilde okuyunca cunku asırı sacma gelıyor. dedıgın gıbı adamın kendı makalelerıne goz atacagım...

ozmarangoz

Sıkıcı görseller

spiritorbs

Düşünebilen herkesin insan olması; insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki!

Görüş Bildir