Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Serda Kranda Yazio: Çok da Artistlik Yapmamalı*

306PAYLAŞIM
Yazio Banner

Ben Editör Serda Kranda Kapucuoğlu… Ben Editör Serda Kranda… Ben Editör Serda… Ben Editör. Ben Serda. İsimlerimiz, unvanlarımız, soy isimlerimizdeki evlilik bekârlık imaları… Şapkalarımızın altında oldukça rahat olmalıyız. Kendini başka bir şeyle var etmek ve anca tamam etmek. Böyle miydi esas hikâye? Kendini neyle açıklıyorsun? Peki ama neden kendini “Ben Karbüratör Ustası Amil Yılmaz,” diye tanıtan biri yok. Karbüratör ustası olmak az iş mi?

La Manchalı Don Quijote

Don Quijote’den bir farkımız var mı sizce? Benim tüm şüphelerimin en büyük kaynağıdır kendisi: Ya sandığım gibi değilse? Öyle ya da böyle olduğumuz kişi olduğumuza inanıyor ya da inandırılıyoruz. Bir sanma hali. Ve bir şekilde dışarıdan da destekleniyoruz. Çünkü bir yerden sonra bu, bir çeşit mış gibi haline dönüşüyor. İnsan kendinin ne olduğunu, ne kadar olduğunu biliyor. Bir pencere önü çiçeği olduğunu hiç unutmuyor, unutamıyor.

Mini Mini Birler Çalışkan İkiler

Bazen, insanları anlamaya çalışırken sanki onlarla bir ilkokul sırasını paylaştığımı düşünürüm. Sınıfın hangi çocuğu olurlardı acaba? Her şeyden sıyırdığımızda kendimizi, geriye kalan özün ne olduğunu bulmaya çalışırım. Yaşamın içinde biz, kendimizi etiketlerimizle var ederken onlardan azade olanın ne olduğunu görmeye çalışırım. Ve en büyük korkum olan, “Ya bana öyle geliyorsa?” sorusu, her fırsatta kafasını çıkarırken en mutlu anımda bir yandan da kendimi hep şüphede hissetmeme neden olur. Sanırım insan, aklını da özünü de bu yolla koruyor…

İki Deli Bir Araya Gelmemeliydik!

Don Quijote… Sancho Panza onunla yollara düşmese, hancı onu yalancıktan şövalye ilan etmese ve o, kendine bunca inanmasa… Ne olurdu acaba?

Sahi sen kimsin? Seni sıradan bir köylü olmaktan, La Manchalı Asilzade Don Quijote olmaya götüren o yolda sana kurulan oyunların, altın tepside sunulanların bir düzmece olmadığını kim söyleyebilir? Ve her şeyin aslında sadece sana öyle gelmediğini?

Kendin Olarak Kendine Gelmek

Hiç pazara gider misiniz? Ben çok severim. Mağazada fahiş fiyatlara satılan şeyleri, etiketleri kesilmiş olarak sadece on-on beş liraya alabilirsiniz ve o küçücük etiketin ne kadar değersiz olduğunu fark edersiniz.

Aynısıdır ama etiketi yoktur. O da örter, o da ısıtır, o da yakışır. Anlarsın, aslında bir etikete de ihtiyaç yoktur.

Kendini uzakta bir yerde anca bulacağını sanarak geçen yılların ardında bir gün, Gregor Samsa gibi uyanmak da var Don Quijote olarak uyanmak da…

Ve emin olduğumuz bir şey var: Bir şeyler oluyor ve biz, olayın tam olarak neresindeyiz, bilemiyoruz.  Yani, Ah Muhsin Ünlü’nün dediği gibi, “İnsan acizdir, muhtaçtır. Çok da artistlik yapmamalıdır.”

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Güzel laf çok artislik yapmaya gerek yok her şeyin bir sonu var. çok biliyorum dersin bir sabah uyandığında ismini unutmuşsun

ersan-sariyildiz

Fevkaladenin fevkinde, bir solukta okunacak yazılar. Ellerinize sağlık.

Görüş Bildir