Sen Yağmur Ol Ben Bulut, Trabzon'da Buluşalım: Trabzon'un Korunması Gereken Güzellikleri

4PAYLAŞIM

İnsanıyla, doğasıyla, tarihiyle ve lezzetleriyle ilk gittiğiniz andan itibaren sanki yıllardır orada yaşıyormuş ve bir daha hiç ayrılmayacakmış gibi hissettiren Trabzon, yağmurlu ve gri havasına rağmen aslında sımsıcak bir şehir. Ayrıca yeni başlayanların Trabzon'un tertemiz havasına ilk etapta alışmakta biraz zorlanacaklarını belirtelim.

1. Şehrin kuşbakışı izlenebilecek en güzel yeri olan Trabzon Kalesi

Osmanlı'dan kalma eserlerden olan kalenin surları bugün hala ayakta. Aslında kalenin geçmişi milattan önce 5. yüzyıla dayanıyor. Ancak içindeki yapılar maalesef tahribat sebebiyle bugünlere gelememiş. Trabzon'un yeşilini, kentin kendine has yapısını ve denizin dalgalarını izlemek isteyenler için enfes bir yer.

2. Uzun bir yolculuğun ardından sizi büyüleyici güzelliğiyle karşılayan Sümela Manastırı

Sümela Manastırı'nın milattan sonra 365 ile 395 yılları arasında yapıldığı düşünülüyor. Aslında ilk kurulduğunda kilise iken üstünden geçen bin yılın ardından manastıra dönüşmüş. Kilisenin yapımı konusunda da çeşitli efsaneler var. Efsaneye göre aynı rüyayı gören iki keşiş birbirlerinden habersiz şekilde bugünkü manastırın olduğu yere geliyorlar ve aynı rüyayı gördüklerini anladıklarında tam da o noktada kilisenin temelini atıyorlar. Ayrıca iki keşişin de rüyasında gördüğü ve Sümela Manastırı'nın bulunduğu yer Hazreti Meryem'in İsa'yı kollarında tuttuğu ikonun olduğu yer.

3. Bir doğa harikası: Uzungöl

Yamaçlardaki kayaların derenin önünü kapatmasıyla meydana gelen Uzungöl, doğal güzelliği ile Trabzon'un en çok turist çeken yerlerinden biri. Birbirinden leziz Trabzon yemeklerinin tadına baktıktan sonra doğada yürüyüşe çıkmak Uzungöl'de yapılacak en güzel aktivitelerden.

4. Doğanın ortasında bir müze: Trabzon Ayasofya Müzesi

1250 ile 1260 yılları arasında Kral I. Manuel tarafından manastır kilisesi olarak yaptırılan Ayasofya, 1584 yılında camiye dönüştürülmüş. Oldukça görkemli bir mimariye sahip olan Ayasofya 1964 yılından beri müze olarak kullanılıyor. Yani İstanbul'da bulunan Ayasofya Müzesi ile benzer bir geçmişe sahip.

5. Karadeniz havası almak isteyenler için Altındere Vadisi

Hırçın dereleriyle meşhur Karadeniz'in eşsiz doğasını iliklerinize kadar hissetmek için en ideal yerlerden olan Altındere Vadisi, neredeyse yeşilin her tonunu içinde barındırıyor. Ayrıca Sümela Manastırı da Altındere Milli Parkı'nın içerisinde bulunuyor.

6. 8 milyon yılda oluşmuş Çal Mağarası

Dünya'daki en uzun ikinci mağara olan Çal Mağarası, esrarengiz yapısı ile gerçekten büyüleyici bir atmosfere sahip. Uzmanlar mağaranın 8 milyon yılda şimdiki haline geldiğini düşünüyor. Aynı zamanda mağaranın astım ve sinüzit hastalarına da iyi geldiği söyleniyor.

7. Güneşi batırabileceğiniz en güzel yer: Boztepe

Tüm şehre hakim bir konumda olan Boztepe, sabah güneşin doğuşunu ve akşamüstü ise batışını izlemek isteyenler için güzel bir alternatif oluyor. Manzaraya karşı semaver ile gelen çayı içmek de ayrı bir keyif doğrusu.

8. Güzelliğine hayran bırakacak Trabzon Atatürk Köşkü

20. yüzyılın başlarında yapılmış olan köşk, Atatürk tarafından 1934 ve 1937 yılları arasında Trabzon'a yaptığı ziyaretlerde kullanılmış. Atatürk'ün vefatının ardından ise Atatürk'ün kullandığı eşyalar ile dekore edilerek müze haline getirilmiş.

9. Türkiye'nin ilk manastırı olan Vazelon Manastırı

Milattan sonra 270 ile 317 yılları arasında inşa edildiği düşünülen manastır aslında Sümela Manastırı'ndan bile eski. Ancak bugün maalesef oldukça tahrip edilmiş durumda. Ulaşımı bir hayli zor olan Vazelon Manastırı Yahya Peygamber'e adanmış.

10. Dağın içine gizlenmiş Peristera Manastırı

Sümela Manastırı'nın ihtişamının gölgesinde kalmış bir diğer manastır olan Peristera Manastırı, Kuştul Manastırı ve Hızır İlyas Manastırı isimleri ile de biliniyor. 8. yüzyılın ortalarında yapılmış olan manastırdan bugüne çok az yapı kalabilmiş.

11. En sevimli müzelerden olan Trabzon Müzesi

20. yüzyılın başlarında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından ev olarak yaptırılan bina, yıllar boyunca hükümet konağı, müfettişlik binası, kız meslek lisesi olarak kullanılmasının ardından müzeye dönüştürülmüş. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk Trabzon'u ilk ziyaret ettiğinde burada konaklamış.

12. Geçmişin en afili alışveriş merkezlerinden Trabzon Bedesten Çarşısı

15. yüzyılın sonrasında Gülbahar Hatun tarafından yaptırıldığına dair bilgiler olan Bedesten Çarşısı, tarihi dokusuyla geçmişi günümüzde halen daha yaşatan önemli eserlerden bir tanesi. Fakat bazı kaynaklarda bu yapının 11. yüzyılda Cenevizliler tarafından yapılmış olduğu ve Osmanlı'nın Trabzon'u fethetmesinin ardından çarşıya dönüştürüldüğü söyleniyor.

13. Kendinizi yeşilin kucağına atabileceğiniz yaylalar

Trabzon'un birbirinden popüler ve birbirinden güzel yaylaları bulunuyor. Özellikle Haldizen Yaylası, Şekersu Yaylası, Garester Yaylası ve Lapazan Yaylası, Trabzon'a gidenlerin uğramadan geçmediği yerler.

Tüm bu güzellikler kaybolmasın, gelecek nesillere güvenle aktarılabilsin diye seni de sürdürülebilir yöntemlere sahip çıkmaya, doğamızı, dünyamızı ve ülkemizi korumaya davet ediyoruz.

Ülker olarak, “Önce Ülkem, sonra Ülker” ilkesiyle “Güzel Ülkem İçin Doğa Bize Emanet” diyoruz ve sürdürülebilirlik konusunu önemsiyoruz!

#GüzelÜlkem #DoğaBizeEmanet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fatmagul_cnp

Köyüm diye demiyorum ama tek kelimeyle harika.

nightmare5

Uzungöl artık arap mekanı ve otellerle dolu gitseniz de zevk alamazsınız gittiğinizden

darkosman

Maçka değilmiydi la o? Sen yağmur ol ben bulut maçkada bulişalum maçkada bulişalum vayyyy..

Görüş Bildir