Sadece “Atanamayanlar”ın Anlayabileceği 13 Şey

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Esasında doğru tanım “Ataması yapılmayanlar” iken, halk dilinde kısaca “Atanamayanlar” olarak bildiğimiz, her ne kadar kulağa doğaüstü güçleri olan metal kostümlü kahramanlar gibi gelseler de, her biri evrimlerini sabır taşı olarak tamamlamaya yüz tutmuş, içlerinden “Yeter!” diye bağırmak gelirken kibar cevaplar vermeye çalışan ve inançla hak ettikleri başarıya ulaşacakları günü bekleyen halk kahramanlarıdır.

Eğer siz de bir “Atanamayan” iseniz, ya da çevrenizde en az bir ataması yapılmayan arkadaşa sahipseniz, az sonra okuyacaklarınız size epey tanıdık gelecek ve kendinizi “Eveeet, aynı kaynım!” derken bulacaksınız.

1. Anne ve babanın yanıtlanması zor soruları...

Atanamayanlar’ın sıkıntısı hiç kuşkusuz öncelikle evde başlıyor. Bir yandan “Bak Ayşe Teyze’nin oğlu hemen atandı, sen niye atanamıyorsun?” diyen annenize, işletme diploması ile öğretmen atamalarına başvurulamayacağını açıklamaya çalışırken, diğer yandan babanızın “Mülakatlarda terbiyesizlik mi yapıyosun ne yapıyosun artık…” serzenişine tercih motorunun mülakat yapmayan bir sistem olmadığını belirtmek durumunda kalabilirsiniz.

2. Komşu teyzenin bir anda İŞKUR görevlisine dönüşmesi...

Ailenizin sorularından bunalıp kendinizi dışarı atmaya hazırlanırken, daha evin kapısını kapatmadan komşunuzla karşılaşır bir de onun sorularıyla uğraşırsınız. “Evladım ne yaptın işe giremedin mi hala? Bankalara, şirketlere başvuruyor musun? Bak şu kurum eleman alıyor...” diyerek derdinizi dert edinmiş bu dünya tatlısı (!) teyzenin kalbini kırmadan bir cevap vermenin bir yolunu bulmak pek kolay olmamakla birlikte, isterseniz derin bir nefes alıp “İnşalah atanacağım teyzeciğim…” diye başlayarak derdinizi anlatabilir, isterseniz dünya rekoru elde edecek hızda koşup kaçarak ortamdan uzaklaşabilirsiniz!

3. Forumlara üye olma zorunluluğu...

Bir "Atanamayan" için en önemli hususlardan biri ilgili forumlara üye olmak ve burada bir iletişim ağı sağlayarak haberlerden, iş fırsatlarından haberdar olmaktır. Bunun yanında sınav ve mülakat tecrübelerini paylaşan diğer üyelerden de yararlanma şansınız olur. Hatta "O kurumun mülakatları çok zor oluyor ya, bence hiç gitme yani..." diyerek rakiplerinizi bile eleyebilirsiniz!

4. Bir ihtimal daha var; torpil...

Genellikle uzunca bir atama bekleme sürecinden sonra etrafınızda yavaş yavaş “Acaba torpil bulunabilir mi?” sesleri yükselmeye başlar. Siz kahramanca “Hayır, ben kendi hakkımla kazanacağım!” diye haykırırken, etrafınızdakiler  “Hani Sami Dayı vardı ya, onun yeğeninin kocasının küçük kardeşinin karısı şu kurumda müdürmüş, o kadar da yakınımız yani bizi kırmayacaktır…” diyerek çıldırmanıza sebep olabilir. Sakin olun.

5. Sevenleri sevdiğine vermiyolar, çünkü istihdam yok...

Siz kendinize ve ideallerinize uygun olacak bir kariyer şekillendirmeye çalışırken, diğer yandan yaşınızın da kemale eriyor olması münasebetiyle yavaş yavaş “Ne zaman evlenceksin?” soruları gelmeye başlar. Siz daha kendinizi geçindirecek bütçeye sahip değilken, müstakbel eşinizle beyaz eşya mağazaları gezip buzdolabı seçecek miktarı bulabileceğinizi düşünmeleri epey inanılmaz olsa da, bu soruyu geçiştirmenin en kolay yolu evliliğe hazır olmadığınızı söylemektir. Hiç değilse cool görünürsünüz.

6. Yetkililere ulaşabilme çabası...

Atama sürecini hızlandırmanın en önemli yolu yetkililere sesini duyurmaktır. Bu uğurda nice heştegler kasılır, nice eylemler yapılır ise de çoğunlukla kalıcı bir çözüm sağlanamaz. Peki ne yapacaksınız? İçinizden balkona çıkıp evrene doğru "Sesimi duyan var mı?" diye bağırmak geliyor olabilir, ama buna alacağınız cevap büyük ihtimal komşulardan gelecek ve "Ne bağırıyosun kardeşim?" olacaktır.

7. Farklı iş alanlarına yönelmek...

Beklemekten sıkıldığınız an aklınıza ilk gelen fikir genellikle yeni bir iş aramak olur. Bütün gün kariyer sitelerinde dolaşıp kendinize uygun olsun olmasın her türlü ilana başvurursunuz. Bu tür başvurular sonucunda çağırıldığınız mülakatlar genellikle "Benim burada ne yapıyorum ya?" demenizle netice bulacak ya da hayal ettiğinizden farklı bir kariyer yoluna girmenize neden olacaktır.

8. Bir günde üç sezon dizi izlemek...

Yapacak hiçbir işiniz olmadığı için bütün gün dizi izleyerek vakit geçirebilir ve bu süreç sonucunda yönetmenlik, senaristlik gibi mesleklere niyetlenebilirsiniz.  Bu durumda yapmanız gereken kendi kariyeriniz planınıza sadık kalmak ve kumandayı yavaşça yere bırakmaktır.

9. Gündüz kuşağı bağımlısı olmak...

Dizi izlemeyi sevmeyenleri ise anneleriyle birlikte izleyecekleri birbirinden güzel gündüz kuşağı programları bekliyor. Beşinci talibini de beğenmeyen hanım için "Ay sen evde kalırsın!" dediğinizi duyar gibiyiz. Çünkü pek çoğunuz itiraf etmese de biz sizin evlilik programları adaylarını yakından tanıdığınızı, yemek programlarından muhteşem tarifler öğrendiğinizi biliyoruz!

10. "Sabah erken kalkıp çalışırım ya..."

Siz bir sınav sonucunda atama beklerken neredeyse ikinci sınav yaklaşır ve bir yandan da kendinizi o sınava da hazırlanmak zorunda hissedersiniz. Akşam olduğunda sabah erken kalkıp çalışmayı, sabah olduğunda ise akşam kesin çalışmayı planladığınız bu kısır döngü sınav günü yaklaşana kadar sonlanmaz ve kendinizi bir anda aralıksız çalışırken bulursunuz.

11. Gecenin gündüze karışması...

Sabah uyanıp işe gitmeniz gerekmediği için gece erkenden yatmanız da gerekmez. Bu durum ilk başta kulağa şahane gelse de bir süre sonra tamamen bozuk bir uyku düzeni, geceyi gündüze karıştırmak gibi sonuçlar doğurur. Ama merak etmeyin, "Gece uyuyamayanlar zeki oluyormuş ya..." diyerek bu durumu avantaja çevirebilir, zeki insan çekiciliği ile gönülleri fethedebilirsiniz!

12. Arkadaşların ofis fotoğraflarını iç geçirerek beğenmek...

Atama bekleme sürecinin en kötü yanlarından biri ise devamlı arkadaşlarınızın ofis fotoğraflarını "Burcucum çok güzel çıkmışsın" diyerek beğenmek durumunda kalmanızdır. Her an ofiste parti varmış gibi eğlendikleri görülen bu fotoğraflar, iş hayatının inanılmaz zevkli olduğunu düşünmenizi sağlayarak bu zevkten nasıl da mahrum kaldığınızı hissettirebilir. Ama bunlara kanmayın, o fotoğrafları çekmek için harcadıkları 10 saniyeden arta kalan zamanda köle gibi çalışıyorlar.

13. Asla umudu kaybetmeden mutlu sonu beklemek...

Atama beklemekten sonunda psikolojiniz yerle bir olur. Çevrenizdekilere aslında başarısız olmadığınızı, bu durumun yaşadığınız ülkenin bir gerçeği olduğunu anlatabilmek, ne kadar uğraşırsanız uğraşın bazı şeylerin sizin elinizde olmadığını kabul ettirebilmek epey güç olduğundan, arabesk bir ruh haline bürünüp depresyona girebilirsiniz. Ama girmeyin. En azından birazcık girin. Çünkü hayalinizdeki işe kavuştuğunuz gün bunların hepsi geride kalacak. Merak etmeyin, güzel günler yakın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hukumran

ülkemin acı gerçekleri, 400bine yaklaşmış atanamayan "üniversite mezunu"öğretmen. hala yüksek okul ve lise mezunu öğretmenler yerlerimizi işgal ededururken...

cakma-trakyali

önce gömmüş sonra topraktan geri çıkarmış bu galeri :)

enk-capital

Hayatımın özeti... Sınav için ona çalış buna çalış derken şu an rahatlıkla bi hukuk danışmanlığı yapabileceğimi fark ettim. Biçok hukuçudan daha iyi hukuk biliyorum. Anayasayı yaladım yuttum. Üstüne üstlük mali danışmanlık da yapabilirim. Finans ve muhasebede yardırıyorum. Sınavlara çalışa çalışa on ayrı dalda yüksek lisans yapabilecek seviyeye geldim.

whitequeen

boşuna uğraşmayın ve önünüze bakın!

ugur-deniz-kutlu

Power Rangers kapak fotosu ile ne alakası var ki ?

Başlıklar

EvlilikÖğretmenTercihannedizi
Görüş Bildir