Oturduğun Ev Satılırsa Depozito Kimden İstenir? Yargıtay'dan Kiracıları İlgilendiren Karar
Kiracıysan bu senaryo sana hiç yabancı değil: Sözleşme daha bitmeden ev sahibi evi sattı, sen de 'peki benim depozitom ne olacak şimdi?' diye ortada kaldın. Eski ev sahibi 'yeni malike sor' dedi, yeni ev sahibi 'ben senden para almadım ki' dedi.
Sen de iki arada bir derede kaldın.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tam da bu düğümü çözen bir karar verdi. Üstelik karar, çoğumuzun doğru sandığı cevabı tersine çeviriyor. 👇
Depozito, kira ilişkisinin en çok tartışılan kalemlerinden biri.
Bir kiracı, oturduğu ev için ev sahibine 300 dolar depozito veriyor. Kira ilişkisi devam ederken ev satılıyor. Ama işin ilginç tarafı şu: Evi satın alan kişi, kiracının kendi eşi.
Kiracı son kira bedelini ödemiyor, depozitonun kiraya sayılmasını istiyor. Ev sahibi 'zaten böyle anlaşmıştık' diyor. Kiracı ise depozitonun iadesi için icra takibi başlatıyor; ev sahibi takibe itiraz edince iş mahkemeye düşüyor.
Yerel mahkeme: "Sen yanlış kapıyı çalıyorsun"
İlk derece mahkemesi davayı esasa hiç girmeden reddediyor. Gerekçe net: Ev satıldığı anda yeni malik kendiliğinden kira sözleşmesinin tarafı oluyor, dolayısıyla depozito da yeni malikten istenmeli. Eski ev sahibine husumet yöneltilemez.
Dava değeri düşük olduğu için karar 'kesin' olarak veriliyor; yani taraflar normal yoldan temyize gidemiyor. Bunun üzerine devreye Adalet Bakanlığı giriyor ve kararı kanun yararına temyiz ediyor.
Uyuşmazlık, satıştan sonra depozitodan kimin sorumlu olduğu noktasında düğümleniyor.
Yargıtay: Parayı kim aldıysa iade borcu da onda
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önce Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesini hatırlatıyor: Kiralanan el değiştirdiğinde yeni malik kendiliğinden sözleşmenin tarafı olur, eski malikle kiracı arasındaki sözleşme ilişkisi de satış tarihi itibarıyla sona erer.
Ama daire kritik ayrımı tam burada yapıyor: Sözleşmenin devredilmesi başka şey, cebe giren paranın akıbeti başka şey.
Kararın can alıcı cümlesi şu:
'Depozito bedelinin yeni malike devredildiğinin kanıtlanamaması halinde, güvence bedelini teslim alan önceki malik bakımından iade yükümlülüğü devam edecektir.'
Yani ispat yükü eski ev sahibinde. 'Ben depozitoyu yeni malike devrettim' diyorsa bunu belgeleyecek. Belgeleyemiyorsa iade borcu üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu dosyada eski ev sahibinin böyle bir savunması ya da delili de yok.
Ama haberlerde atlanan bir detay var: Bu karar o kiracıya para kazandırmadı
İşin en çok gözden kaçan kısmı burası. Yargıtay'ın verdiği karar bir 'kanun yararına bozma' kararı. HMK'nın 363. maddesine dayanan bu yol, kesinleşmiş kararın sonucunu değiştirmiyor; karar metninde de açıkça 'sonuca etkili olmamak üzere' ifadesi geçiyor.
Yani davayı açan kiracı, bu bozmayla 300 dolarını geri almış olmuyor. Bozmanın işlevi, hukuki yorumu ileriye dönük olarak düzeltmek: Bundan sonra benzer dosyalara bakan mahkemeler bu içtihadı gözetecek.
Bir nokta daha: Yargıtay 'eski ev sahibi kesinlikle öder' demiyor. 'Mahkeme eski malikin sorumluluğunu değerlendirsin ve oluşacak sonuca göre karar versin' diyor. Ev sahibinin 'depozitoyu son kiraya saymıştık' savunması hâlâ masada.
Peki kiracı olarak sen ne yapmalısın?
• Depozitoyu verirken mutlaka belgele: Sözleşmeye madde olarak yazdır, dekontla öde. Elden nakit, ispat açısından en zayıf senaryo.
• Ev satılırsa depozitonun yeni malike devredilip devredilmediğini yazılı olarak sor. Devir yapıldıysa bunu gösteren belgeyi iste.
• Devri gösteren bir belge yoksa muhatabın hâlâ parayı teslim aldığın kişi, yani eski ev sahibi.
• Son olarak: Bu bir karar özeti, hukuki tavsiye değil. Her dosyanın delil durumu farklı; somut bir uyuşmazlıkta bir avukata danışmak şart.
Kaynak karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/3664, K. 2026/2960 sayılı ve 12.05.2026 tarihli karar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın