Muhtemelen En Sevdiğiniz Şarkı Dahil Dünya Üzerindeki Bütün Şarkıları Besteleyen Müziğin İsveçli Gizli Tanrısı: Max Martin

198PAYLAŞIM

En sevdiğiniz şarkı kime ait? Muhtemelen sesinden duyduğunuz sanatçıya değil, Max Martin'e.

Nasıl mı? Müzik listelerini kasıp kavuran hitlerin gizli yaratıcısı, Bay Viking'i tanıyalım, görelim.

Max Martin, asıl adıyla Martin Sandberg 1985 yılında kurduğu It's Alive ile müzik hayatına başladı. Ama bu bilginin onun kariyeriyle hiçbir alakası yok.

Çünkü çıkardıkları albüm sadece 1.000 kopya satmıştı.

Ücretsiz dağıtılan albümler bile onların parlamasına yetmeyince 1995 yılında dağıldılar. Fakat tam bu albüm denemeleri esnasında onları meşhur edecek parıltıyı ararken birkaç yıl sonra mentoru olacak prodüktör Denniz PoP'un radarına takıldı.

O dönem popüler şarkıların bestecisi olarak anılan PoP, Sanberg'in de benzer bir yeteneği olduğunu gördü. Ayrıca daha akılda kalan bir isime ihtiyaç olduğunu da.

Sağda PoP, solda yeni adıyla Max Martin. Birlikte çalışmaya başladıkları ilk yıllar.

O dönemler prodüktörlüğe dair fikirleri sorulduğunda şöyle demişti Sandberg:

Bir prodüktörün ne yaptığından bile haberim yoktu. İki yıl boyunca stüdyoda gece gündüz çalıştım, sırf neyin içine dahil olduğumu anlayabilmek için.

PoP, Martin'e bünyesinde çalıştığı Cherion Stüdyoları'nda bir iş teklifinde bulundu.

Kabul ettiği bu teklif ona Backstreet Boys'un prodüktörlüğünü getirmişti. Quit Playing Games (With My Heart), onun elinden çıkan ilk eserdi ve Billboard 100 listesinde 2. sıraya, ardından da satış listelerinde ilk sıralara yükseldi.

Aynı başarı 1997'de Everybody (Backstreet's Back) ile yaşandığında Martin dünya çapında bir üne ulaşmanın eşiğindeydi.

Martin'in hikâyesini keşfederken zihinlere kazınan Everybody şarkısına fonda kulak vermek isteyenleri şöyle alalım 👇

Grubun neredeyse tüm imza eserleri Martin'in dokunuşlarıyla listeleri alt üst ediyordu.

'Onu ilk gördüğümde korkmuştum.' dese de Britney Spears albümünde Martin'in bu sihirli dokunuşlarını istiyordu.

İstediğini de aldı, 1998 yılında daha önce Backstreet Boys'a teklif ettiği ve çeşitli sebeplerle reddedilen bir şarkı ..Baby One More Time adıyla piyasaya sürüldü. Sonrasını biliyorsunuz.

Spears bu şarkıyla 30 milyon satış yaparak '90'lı Yılların En İyi 100 Şarkısı' listesinde yer buldu, Martin de bu başarının ardındaki isim olarak ABD'de başka bir ülkenin vatandaşının daha önce almadığı başarı ödülleri aldı.

Birkaç yıl durağan geçse de Martin Kelly Clarkson ve onun Since U Been Gone'uyla listelere döndü.

Clarkson da Martin'e başlangıçta ısınamayanlar arasında, hatta şarkıyı beğenmemişti bile. Ama Martin'e güvenmenin meyvesini yedi. Birkaç hafta içinde Billboard müzik listesinde bu şarkıyla ilk 10'da yerini aldı.

Ardından Pink, Usher, Avril Lavigne derken Martin'in imzası olmadan listelere girmek neredeyse imkânsız hale gelmişti.

Son yıllarda parlayan yıldızların ışığında da payı oldu aslında, örneğin Katy Perry'nin I Kissed a Girl şarkısından Roar'a dek Martin imzasını görmek mümkün.

2010'da ABD listelerindeki ilk on şarkının yedisi onun imzasıyla ortaya çıkmıştı, üç tanesi de vaktiyle bu listede ilk sırada yer almıştı.

Selena Gomez de Ariana Grande de onunla çalıştı, Billboard 100 Listesi'nde tek tek saymaya kalksak hayli uzun sürecek bir listeye, 65 şarkıya hayat verdi. Bu durumu şöyle özetleyelim, Martin ABD müzik listelerinde birinci sırada yer alan 22 şarkının ardında yer alarak aynı listelerde en fazla şarkıyla yer bulan John Lennon'ın ve Paul McCartney'i takip eden üçüncü prodüktör.

Martin'in cilasından nasibini alan son şarkıyı muhtemelen radyoda onlarca kez duydunuz: Weeknd - Can't Feel My Face

Peki milyonların bir anda etkilendiği, satın aldığı ve tekrar tekrar dinlediği şarkıları ortaya çıkarmanın sırrı neydi?

'Tüm gün listeleri takip ediyor olmalı' diyenler aceleci davranmasın. Martin tüm gün neredeyse tüm zamanını prodüktörlüğünü yaptığı şarkıları 'anlamaya' çalışarak geçiriyor.

Aslında onun yaptığının bir sır olduğunu söylemek zor, ortaya çıkan eserleri inceleyen yapımcılar Martin'in her şeyi kitabına göre yaptığı ve asıl başarısının bu olduğunu söylüyor. Sadece bu değil tabii, onun özelliği herkesin ortaya çıkardığı 'bulanık' görüntüleri kendi tarzında 'netleştirmek'.

Dinlerken yeniden ve yeniden duymak için heyecan vermeyen bir eserin ünlü olmasının imkânı yok Martin'in kural kitabına göre.

Ayrıca yine ona göre yenilikleri dinleyicilere sürekli sunmak şart fakat onlarca yeniliği, yeni öğeyi bir anda sunmak yerine sindirilebilir dozlarda sunmalı. Algılanamayanın yükselemeyeceğini Martin'in sözleriyle alıntılayalım:

Şarkı yazarken de tıpkı bir filmde olduğu gibi tüm karakterleri ilk sahnede tanıtamazsınız.

Son yıllarda hip-hop yükselişe geçtiğinde değişen çağda Martin'in kariyerinin de düşüşe geçtiği söylense de bu durum herkesin hayatına temas eden eserlere hayat vermiş ve bugün İsveç'in en zenginleri arasında yer alan Martin'i üzmüş müdür?

Pek sanmıyoruz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Pop müziğin tanrısı💙

Görüş Bildir