Görüş Bildir

Milli Eğitim Eski Bakanımız Hasan Âli Yücel'in Çocukken 1 Sene Konuşmadığını ve Kaçırıldığını Duymuş muydunuz?

Anasayfa > Iq

Türk aydınlanmasının yüz akı, bir felsefeci olduğu kadar hümanizm teorisi ile bir filozof ve bütün bunların yanı sıra aileden Mevlevi olan Hasan Âli Yücel'i anlatmak için kim bilir kaç içerik lazım? Gelin Can Yücel'in 'hayatta en çok sevdiği babası'nın başına gelen enteresan iki olaya bakalım.

Kaynak: Hasan Âli Yücel - Tanıl Bora

Daha 2 yaşındadır Yücel, annesinin üvey büyükannesi ölmüş ve evlerinde bir kargaşa vardır. Bu kargaşanın içinde mahalleli bir kadın "Kim bu oğlan?" diye sorar. Küçük Hasan Âli de...

Daha 2 yaşındadır Yücel, annesinin üvey büyükannesi ölmüş ve evlerinde bir kargaşa vardır. Bu kargaşanın içinde mahalleli bir kadın "Kim bu oğlan?" diye sorar. Küçük Hasan Âli de...

"Ali Rıza Bey'in oğluyum." diye cevap verir. Kadın, küçük çocuğun cevabını pek beğenir ve "Bu yaşta ne güzel konuşuyor." diyerek Hasan Âli'yi "aferinler." Ve ne olursa o akşam olur.

"Ali Rıza Bey'in oğluyum." diye cevap verir. Kadın, küçük çocuğun cevabını pek beğenir ve "Bu yaşta ne güzel konuşuyor." diyerek Hasan Âli'yi "aferinler." Ve ne olursa o akşam olur.

Küçük Yücel babasına bir şey söylemek ister ancak ağzından tek kelime çıkmaz. Can Yücel'in deyimiyle "Bıcır bıcır konuşurken, birden susar." Aile telaşlanır ve eczanenin yolunu tutarlar.

Küçük Yücel babasına bir şey söylemek ister ancak ağzından tek kelime çıkmaz. Can Yücel'in deyimiyle "Bıcır bıcır konuşurken, birden susar." Aile telaşlanır ve eczanenin yolunu tutarlar.

Eczacı Dalmatiko Bey, "Aman üstüne varmayın, çocuk da olsa sevdiği bir insanın ölümünü görmüş, siniri bozulmuştur, geçer." der. Yücel gerçekten ölen hanımefendiye "cici anne" der ve onu çok sever.

Eczacı Dalmatiko Bey, "Aman üstüne varmayın, çocuk da olsa sevdiği bir insanın ölümünü görmüş, siniri bozulmuştur, geçer." der. Yücel gerçekten ölen hanımefendiye "cici anne" der ve onu çok sever.

Hasan Âli Yücel ise yıllar sonra dilinin tutulmasının nedenini mizahi bir dille şöyle ifade eder: 'Dilimin tutulmasındaki sebep meydanda. Kim olduğumu soran kadının bana nazarı değmesinden hiç kimse şüphe etmemiş.'

Can Yücel'e göre "söylememe perhizinin" nedeni, babasının, vücutça zafiyeti nedeniyle anasının memesinden ayrılıp süt analarına teslim edilmesidir. Can Yücel bunu bir travma olarak görür.

Can Yücel'e göre "söylememe perhizinin" nedeni, babasının, vücutça zafiyeti nedeniyle anasının memesinden ayrılıp süt analarına teslim edilmesidir. Can Yücel bunu bir travma olarak görür.

Hasan Âli Yücel'in çocukluğu ile ilgili bir bildiride Akademisyen Serap Yılmaz ise danıştığı nörologlara istinaden 2 yaşındaki çocuğun böyle bir travma yaşamayacağını yazar. Yücel'in yaşadığı şey muhtemelen enfeksiyona bağlıdır.

Bu arada Hasan Âli Yücel'in anılarına göre 1 yıl boyunca ailesi kurşun döktürür, büyüler yaptırır, hatta sadrazam pabucuyla ağzına vurulması tavsiyesine uyarak soluğu sadrazamın yanında alırlar.

Bu arada Hasan Âli Yücel'in anılarına göre 1 yıl boyunca ailesi kurşun döktürür, büyüler yaptırır, hatta sadrazam pabucuyla ağzına vurulması tavsiyesine uyarak soluğu sadrazamın yanında alırlar.

Neyse ki sadrazam kıyamaz ve yalandan eliyle vurur. Ve nihayet bir kandil gecesi Kudümzenbaşı Ahmed Dede'nin suda erittiği bir tozu içirip okuyup üflemesi ile bir yıllık sessizlik biter.

Hasan Âli yıllar sonra bu suskunluğun muhasebesini şöyle yapar: "O gün bugün sustuğum yok. Elli üç senedir durmadan söylüyorum. Şimdiye kadar konuşmamın ikinci bir ârızaya uğramaması..."

Hasan Âli yıllar sonra bu suskunluğun muhasebesini şöyle yapar: "O gün bugün sustuğum yok. Elli üç senedir durmadan söylüyorum. Şimdiye kadar konuşmamın ikinci bir ârızaya uğramaması..."

'Bu yarım asır içinde nazar değecek bir şey söylememiş olduğuma delâlet etmez mi?' Kendisiyle ve yaşadıklarıyla bir nevi dalga geçer Yücel böylece.

Gelelim kaçırılma hadisesine... Yücel 3 yaşındayken kaçırılır. Küçük Hasan Âli'yi kaçıran ise annesinin kendisini emanet ettiği bir bakıcıdır. Eğer polis fark etmese küçük çocuk Yedikule'de...

Gelelim kaçırılma hadisesine... Yücel 3 yaşındayken kaçırılır. Küçük Hasan Âli'yi kaçıran ise annesinin kendisini emanet ettiği bir bakıcıdır. Eğer polis fark etmese küçük çocuk Yedikule'de...

Halı yıkayan Hasan Âli Yücel'e göre 'Acemlere' Can Yücel'e göre ise 'Çingenelere' satılacaktır. (Tanıl Bora'ya göre bu tanımlamalar o tarihte politik doğruculuk olmadığı için normaldir.) Yücel'in kaçırılması ile ilgili yorumu ise ilginçtir:

Ben bu hikâyeyi anneme anlattırmaktan pek hoşlanırım. Anne duygusunun nasıl her zaman taptaze olduğunu bu kaybolma olayını söylerken ondaki heyecandan bir kere daha anlarım.

Ben bu hikâyeyi anneme anlattırmaktan pek hoşlanırım. Anne duygusunun nasıl her zaman taptaze olduğunu bu kaybolma olayını söylerken ondaki heyecandan bir kere daha anlarım.

Hele satılabilir bir mahlûk olduğumu hiç değilse kendimi hatırlamadığım devirlerde birkaç para ettiğimi, kaybolduğum vakit bulana elindeki bütün parayı verecek bir babam olduğunu düşündükçe kendime göre biraz böbürlenir, şimdiki halimi düşünüp avunurum.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
24
12
2
1
1
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?