Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Karpat Polat Yazio: Başka?

1PAYLAŞIM
Yazio Banner

Önce isimle başlayalım. Neden ‘başka?’ 

‘Başka’ benim yıllarca meslek hayatımdaki sloganım oldu. Kreatif bir reklamcı olarak, yaptığımız her kreatif toplantı bu kelime ile başladı ve bu kelime ile bitti.  

Yurt dışında reklamcılık yaptığım dönemde; aynı anlama gelen ‘What else?’ ve ‘Que mais’ dedim yıllarca.  

15 yıl çalıştığım Amerikan şirketlerindeki dost ve ekiplerime beni neyi hatırlattığını sorduğumda en çok bu cevabı aldım; ‘başka?’

Kendi ajansımı kurduğumda, tüm felsefemiz yine buydu; farklı ne yapabiliriz?

Ele aldığımız her işe ‘başka’ bakmaya çalıştık, bakmaya da devam ediyoruz.  

Çünkü çok iyi biliyoruz ki; ‘başka’ olan fark edilir. ‘Başka’ olan beğenilir. ‘Başka’ olan liderdir.

Liderlik Türkiye’de yanlış anlaşılıyor; en büyük sanılıyor. Oysa lider izlenen, takip edilendir.

‘Başka’ hem farklı demektir hem de ötesi demektir. Bu bakımdan bu tek kelime bize bir çalışma disiplini vermiştir yıllarca.  

Var olanla tatmin olmama, daha iyisine ulaşma fikridir.  

Türkiye’den dünyanın en başarılı reklamlarına nasıl imza attığımız, Cannes’da hala kırılamayan bir rekora nasıl imza attığımızı soranlar oluyor.  

Dünyanın en büyük markalarını daha önce hiç yapmadıkları cesur hamleleri yapmaya nasıl ikna ettiğimizi merak edenler oluyor.

Hepsine tek şey söylüyorum; ‘Başka?’

‘Başka’ sorudur.  

‘Başka’ cevaptır.  

‘Başka’ sıfattır.  

‘Başka’ nesnedir.  

‘Başka’ geriye bakmamaktır.  

‘Başka’ farklı düşünmektir.  

‘Başka’ fark yaratmaya çalışmaktır.  

‘Başka’ Picasso’nun bisikletidir.  

‘Başka’ Ronaldo’nun çalımıdır. Ama orijinal Ronaldo’nun.  

‘Başka’ Tarantino’nun diyaloglarıdır.  

‘Başka’ Harry Belafonte’nin vokalidir.  

‘Başka’ Yesari Asım Arsoy’un bestesidir.

Kolay görünse de ‘başka’ bakabilmek, ‘başka’ olanı bulabilmek, ‘başka’ya ulaşmak herkesin harcı değildir.

Cesaret ister, tutku ister, adanmışlık ister, ısrar ister. İster de ister.   

Bundan böyle bu köşede, başta kendi gözlem ve deneyimlerimi paylaşacağım.  

Başka bakabilmenin sırlarını, bunu ileriye dönük olarak yapabilmenin yollarını paylaşacağım.   

Reklamcılara, pazarlama yöneticilerine, iş insanlarına iyi yapıldığında pazarlama iletişiminin ne kadar güçlü olabileceğini anlatacağım.  

Daha önce pek çok kez düzenli yazma teklifi almış olmama rağmen ilk kez evet dedim.  

Çünkü burada yazmanın keyif bir ‘başka’.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
grikedi

çok başarılı. emeğinize sağlık.

Görüş Bildir