Kadınların Otomobille Özgürce Gezip Tozmasını Engelleyen Erkek Egemen Kültür Baskısından Bıkmadık mı?

51PAYLAŞIM

Beyler, biraz da siz sorumluluk alsanız nasıl olur?

Artık otomobil dendiğinde aklımıza şuna benzer haberler geliyor olsa da...

...Otomobillere dair tartışmaların özü sadece onların fiyatları, performansları ya da bize sunduğu teknolojilerde değil. Otomobillerin neden ortaya çıktığından tutun da ortaya çıkış sürecinde yaşananların tümü bir kitap gibi okunmalı.

Örneğin günümüzde kent sosyologları otomobil ve kentin birbirini dönüştürdüğünü söylüyor.

Trafiğin yapısı, kentlerin büyüme tarzı artık otomobillerin de cinsiyet rollerini pekiştirdiğinden bahsediliyor, yani otomobiller bedenselleşiyor. Bu günümüzde yapılan ve tarihsel köklere sahip tartışmalardan biri, otomobilin ortaya çıktığı vakitlere döndüğümüzde cinsiyetlerle bağlantılı ilginç bir tartışma daha var.

Otomobilleri kullanmanın daha ilk zamanlarda toplumsal olarak cinsiyetlendirildiğini biliyor musunuz?

Yer Amerika Birleşik Devletleri, yıl 1898 ve sonrası. Bu dönemde otomobiller tıpkı bugün Türkiye'de olduğu gibi ateş pahası ancak o vakitler sadece zenginler binebiliyor. Kadınların kullandıkları otomobillerle erkeklerin kullandıkları aynı değildi.

Kadınlar onlara özel üretilmiş elektrikli otomobiller kullanıyordu.

Tahmin ettiğiniz üzere erkekler de benzinli otomobiller kullanmaktaydı. Bugünün elektrikli otomobilleriyle kıyaslamayın o zamanları, kadınların kullandığı otomobiller bariz olarak daha güçsüzdü. Hızları çok düşüktü, basit yokuşları bile çıkmakta zorlanıyordu.

İlginçtir, kullanımları çok daha kolaydı, sessizdi, benzinli otomobillere göre gayet lükstü.

Dış görünüşlerinden tutun da iç tasarımına dek zevk sahibi birinin elinden geçtiğini hissettiriyordu bu otomobiller. Şimdi bu ayrımı yaratan otomobilleri övmeyeceğiz çünkü elektrikli otomobiller o vakitler "evinin kadını, çocuklarının annesi" olarak görülen kadınların evden çok da uzaklaşmamasını amaçlayacak biçimde üretilmişti.

Hem evden çok uzaklaşmasınlar hem de kısa mesafelerde ulaşmaları gereken yere ulaşsınlar...

Zaten şarj istasyonları çok yaygın da değildi, her yer benzin istasyonu olmasına karşın şehirlerin belli noktalarında şarj istasyonu vardı. Erkekler o dönem başka şehirlere otomobilleriyle gidip yeni keşifler yapıyordu, kadınlar erkekler olmadan bu tip bir girişimde bulunamıyordu.

Sonra ne oldu? 1900'lerin başından itibaren benzinli otomobiller öyle ucuzlamaya başladı ki elektrikli olanları üretmek çok büyük bir maliyet oluşturur oldu.

Kadınlara yönelik benzinli otomobiller üretildi, elektrikli otomobiller rafa kaldırıldı. Fiyat düşüşleri talep arttıkça sürdü ve 1920 sonrasında kadınlar oy kullanma hakkı da elde ettikten sonra "kadın otomobili" gibi kavramları çöpe atmışlardı. Yeni yerler keşfediyorlar, özgürce dolaşıyorlardı.

Erkeklerin medyaya egemenliği halen orada bir yerde olduğu için kadınların özgürlüğünü "güncellemek" gerektiği düşünüldü.

Taktik basitti, kadınların otomobil kullanımı onların evdeki rolleriyle uyumlu hale getirildi, çocuklarını okula götürüp gelen, alışveriş için otomobil kullanan kadın profili övülmeye başlandı.

Otomobillerdeki ufak tamirlerin de kadınlara göre olmadığı anlatılmaya başlandı.

Halbuki önceki dönemde kadınlar otomobillerinin lastiklerini değiştirmek ya da ufak tamirleri yapmak gibi işlerden kaçınmıyordu. Bu roller öyle köklendi ki bugün bile değişebilmiş değil. Erkekler işe gidip gelirken otomobil (veya servis, toplu taşıma) kullanıyor, kadınlar ise çocuklarını alıp bırakmayla ilgileniyor ve bu normalmiş gibi düşünülüyor.

Geçmişten bugüne uzanan ve hiçbir mantıklı temeli olmayan bu görüşü çöpe atmanın zamanı gelmedi mi? Beyler, biraz da siz sorumluluk alsanız? 

Kaynak

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
faruk-sutuseven

abi 1900den önce olan olayları anlatıyorsun bunun neresinde sorumluluk alalım trafikte tamam "kadın şoför" deyip ezikleyen hıyarlar var ama emin olun onlar trafiğin berbat şoförleri ve azalıyorlar bizim bi suçumuz yok. 250 gram sarayım çok mu?

Gizli Kullanıcı

sarın ordan 250 gr meriç kardeşime.

Görüş Bildir