İlhan Gülay Yeni Nesil Perakende Vizyonuna Dair 8 Detay
Türkiye’de alışveriş merkezleri artık yalnızca mağazaların yan yana sıralandığı kapalı alanlar olmaktan çıkıyor. Spor etkinliklerinden gastronomiye, çalışma alanlarından topluluk buluşmalarına kadar birçok farklı deneyim aynı projede bir araya getiriliyor.
Bu dönüşümün arkasında çoğu zaman kamuoyunun çok yakından tanımadığı yöneticiler bulunuyor. WAM Asset Management İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet İlhan Gülay da son dönemde özellikle City’s Nişantaşı ve Meydan İstanbul’da gerçekleştirilen perakende yatırımlarıyla dikkat çeken isimlerden biri.
Peki İlhan Gülay’ın perakendeye yaklaşımında hangi detaylar öne çıkıyor?
1. Alışveriş merkezini yalnızca alışveriş yapılan bir yer olarak görmüyor
İlhan Gülay’ın açıklamalarında en sık öne çıkan konulardan biri, alışveriş merkezlerinin değişen rolü.
Bugün ziyaretçiler bir AVM’ye yalnızca belirli bir ürünü satın almak için gitmiyor. Yemek yemek, arkadaşlarıyla buluşmak, spor yapmak, etkinliklere katılmak veya günün bir bölümünü geçirmek de ziyaret kararının parçası haline geliyor.
Bu nedenle yeni yatırımlarda yalnızca mağazanın büyüklüğü değil, ziyaretçiye nasıl bir deneyim sunduğu da önem kazanıyor.
2. Global markaların “flagship” mağazalarına odaklanıyor
Son dönemde City’s Nişantaşı ve Meydan İstanbul’da dikkat çeken yatırımların ortak noktası, standart mağazalardan daha büyük ve kapsamlı flagship konseptlerinin tercih edilmesi.
Flagship mağazalar genellikle bir markanın ürünlerini sergilediği sıradan satış noktalarından farklı olarak tasarlanıyor. Daha geniş ürün seçenekleri, özel mimari uygulamalar, etkinlik alanları ve markaya özgü deneyimler bu mağazaların temel özellikleri arasında bulunuyor.
İlhan Gülay’ın açıklamalarında da global markaların Türkiye’ye yalnızca mağaza açmasının değil, kapsamlı marka deneyimleriyle gelmesinin önemli olduğu görülüyor.
3. City’s Nişantaşı’ndaki Lululemon yatırımı bunun en dikkat çekici örneklerinden biri
City’s Nişantaşı için duyurulan Lululemon mağazası, yaklaşık 950 metrekarelik alanıyla Türkiye’deki en büyük Lululemon mağazalarından biri olarak planlandı.
Ancak mağazayı dikkat çekici hale getiren tek detay büyüklüğü değil.
Yoga, koşu, antrenman ve premium spor giyim ürünlerinin yanı sıra wellness buluşmaları, özel etkinlikler ve topluluk deneyimleri de mağaza konseptinin parçaları arasında yer alıyor.
Bu yaklaşım, perakendede ürün satmanın yanında marka etrafında bir topluluk oluşturma fikrinin giderek önem kazandığını gösteriyor.
4. Nişantaşı’nın mevcut yaşam kültüründen yararlanılıyor
Lululemon gibi spor, wellness ve yaşam stili odaklı bir markanın City’s Nişantaşı’nı tercih etmesi tesadüf değil.
Nişantaşı uzun süredir moda, gastronomi, tasarım ve şehir yaşamıyla özdeşleşen bölgelerden biri. Bölgeyi ziyaret eden kitlenin global trendleri takip etmesi ve premium markalara ilgi göstermesi de bu tür mağazalar için uygun bir ortam oluşturuyor.
İlhan Gülay da City’s Nişantaşı’nı yalnızca bir alışveriş merkezi olarak değil, zaman içerisinde kendi ziyaretçi alışkanlıklarını ve yaşam kültürünü oluşturan bir şehir markası olarak tanımlıyor.
5. Meydan İstanbul’daki Sephora mağazası rakamlarıyla öne çıkıyor
İlhan Gülay’ın açıklamalarında yer verdiği bir diğer dikkat çekici yatırım, Meydan İstanbul’da açılan yeni nesil Sephora mağazası.
Yaklaşık 800 metrekarelik mağaza alanına sahip olan Sephora, 400 metrekarenin üzerindeki net satış alanında 10 binden fazla ürünü ziyaretçilerle buluşturuyor.
Makyajdan cilt bakımına, parfümden saç bakımına kadar farklı güzellik kategorilerinin tek mağazada bir araya getirilmesi, mağazanın yalnızca ürün satın alınan bir nokta değil, kapsamlı bir beauty destinasyonu olarak tasarlandığını gösteriyor.
Açılış günü mağaza önünde binden fazla kişinin kuyruk oluşturması da fiziksel mağazacılığın doğru marka ve doğru lokasyon bir araya geldiğinde hâlâ güçlü bir ilgi yaratabildiğini ortaya koyuyor.
6. Mağaza kadar doğru ziyaretçi kitlesi de önem taşıyor
Global bir markayı bir alışveriş merkezine getirmek tek başına başarı anlamına gelmiyor.
Markanın hedef kitlesiyle projenin ziyaretçi profilinin örtüşmesi gerekiyor. Aksi halde büyük ve gösterişli bir mağaza açılsa bile beklenen ziyaretçi trafiği ve satış performansı oluşmayabiliyor.
City’s Nişantaşı’nda premium spor ve wellness kategorilerinin, Meydan İstanbul’da ise beauty ve lifestyle markalarının öne çıkarılması bu açıdan farklı ziyaretçi profillerine göre oluşturulan iki ayrı strateji olarak değerlendirilebilir.
İlhan Gülay’ın perakende yaklaşımında da marka seçimiyle lokasyon arasındaki uyumun önemli bir yer tuttuğu görülüyor.
7. Açık hava ve topluluk deneyimi yeniden önem kazanıyor
Meydan İstanbul’un açık hava mimarisi, City’s Nişantaşı’nın ise şehir merkezindeki konumu iki projeyi klasik kapalı alışveriş merkezi anlayışından ayırıyor.
Özellikle son yıllarda ziyaretçiler doğal ışık alan, açık havayla bağlantısı bulunan ve uzun süre geçirilebilen alanlara daha fazla ilgi gösteriyor.
Bu değişim nedeniyle alışveriş merkezleri de mimari yapılarını, etkinliklerini ve mağaza karmalarını yeniden şekillendiriyor. Global markaların büyük mağazaları da bu dönüşümün ziyaretçiyi çeken temel unsurlarından biri haline geliyor.
8. İlhan Gülay’ın gündeminde yalnızca mağazacılık bulunmuyor
Mehmet İlhan Gülay’ın görev yaptığı WAM Asset Management’ın portföyü yalnızca alışveriş merkezlerinden oluşmuyor.
City’s Nişantaşı, City’s İstanbul ve Meydan İstanbul gibi perakende projelerinin yanında rezidans, ofis, lojistik, turizm ve yurt dışı gayrimenkul yatırımları da portföyde yer alıyor.
Bu çeşitlilik, İlhan Gülay’ın perakende yatırımlarını daha geniş bir gayrimenkul ve varlık yönetimi perspektifi içerisinde değerlendirdiğini gösteriyor.
Dolayısıyla mağazalar yalnızca kiralanan ticari alanlar olarak değil, projenin ziyaretçi profilini, marka değerini ve uzun vadeli konumunu etkileyen stratejik yatırımlar olarak ele alınıyor.
İlhan Gülay’ın perakende yaklaşımını farklılaştıran ne?
İlhan Gülay’ın açıklamalarından çıkan temel sonuç, fiziksel perakendenin sona ermediği; ancak eski yöntemlerle devam etmesinin giderek zorlaştığı.
Bugünün ziyaretçisi daha büyük mağazalar veya daha fazla ürün seçeneği kadar, kendisine sunulan deneyimle de ilgileniyor. Etkinlikler, topluluk buluşmaları, özel mimari uygulamalar ve farklı yaşam stili kategorilerinin aynı projede bir araya gelmesi bu nedenle önem kazanıyor.
City’s Nişantaşı’ndaki Lululemon ve Meydan İstanbul’daki Sephora yatırımları da Türkiye’de yeni nesil perakendenin hangi yönde ilerlediğini gösteren iki güncel örnek olarak öne çıkıyor.
İlhan Gülay ise bu projelerde global markalar, doğru lokasyon ve ziyaretçi deneyimi arasındaki ilişkiye dikkat çeken yöneticilerden biri olarak konumlanıyor.
#işbirliği
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın