Hülya Avşar Sordu, Nur Yerlitaş Cevapladı: İşte Nurella Hakkında Tüm Merak Edilenler!

-

Bir Hülya Avşar Sohbeti programının bu haftaki konuğu Nur Yerlitaş'tı. Hülya Avşar sordu, Nurella cevapladı. Biz de sizler için bu sohbetin önemli noktalarını ele aldık. Gelin bakalım neler sorulmuş, ne cevaplar verilmiş, neler konuşulmuş?

1. Önceden çok kiloluydun, şimdi çok zayıflamışsın! Bambaşka bir kadın olmuşsun.

"Şimdi ekran 7 kilo koyuyor, diyecekler 'Bunun neresi zayıflamış'. Ben de şaşırdım nasıl zayıfladığıma. Allah kahretmesin, dünya para verdim yemek aldım, şu diyet yemeklerinden. O yemek ilk gün geldi, 'Ay ben bunu nasıl yiyeceğim?' dedim. Tabii açım, yedim. Parayı düşündüm yine, ertesi gün yine yedim. Tekrar geldi, 'Yemeyeceğim, döner söyleyeyim kendime' dedim sonra tuttum kendimi derken 1 ay geçti. Bu 1 ayda kilo vermişim. Sonra o yiyecekler benim damak zevkimi bozdu. Normalde ben gurmeyimdir. Yemek düzenim bozuldu, küçük küçük, az az yemeye başladım ve kendime geldim. Normalde ayağa kalkmam 3 dakika falan sürerken şimdi daha iyiyim, daha mutluyum. 10-15 kilo daha vermeyi düşünüyorum. Koca bulacağım!

2. Bu kilolu halin, bu sempatikliğin sayesinde ünlü oldun. Yıllardan beri de öyle!

"Ben hep sizin gibi güzel kadınları, zayıf kadınları giydirdim. Eğer ben zayıf bir kadın olsaydım o elbiseleri yapamazdım.O elbiseler benim giyemediklerimdi, yapamadıklarımdı."

3. Peki neden yapamadın, o ölçülerde olabilirdin?

"Ben bir sabah uyanıp Nur Yerlitaş olmadım. Uzun yıllar çok emek verdim bu mesleğe. Artık ben giydiremeyeceğim sizleri zayıflayınca. Belki biraz doğru bir zaman şimdi. Biraz da korkudan yemeyi kestim. Önceden demek ki korkmuyordum. "

4. Nelerini engelledi kilo? İlişkilerini engellemiştir bence.

"Belki, evet. Bir gün zayıflayacağımı düşünüyordum ancak o bir gün yıllar sonra geldi. Bana kızdıklarında 'Amaan, pis şişko!' diyorlardı. Benim de onlara cevabım içimden hep 'Şişmanlık geçici bir kusur, mücadele edersin, zayıflarsın. Ama beyin hastalığının, ruh hastalığının tedavisi yok.' derdim ve kendimi öyle teselli ederdim."

5. Birçok ünlüyle ahbapsın, dostsun. Onların arasına girme maceran nasıl gelişti?

"İçimde artist bir kadın olduğu vardı. Mesela ben bazen Hülya Avşar oluyorum bazen de Ajda Pekkan. Daha önceden ben butikçiydim. Hayalim atölye kurmaktı. Ben hep büyük hayalleri olan bir kadınım. Bir gün hiç unutmam Milano'da bir butikte, vitrinde kırmızı bir elbise gördüm. O kadar çok beğendim ki içimden 'Allah'ım bir gün ben de böyle şeyler yapabilecek miyim, bir ünlüyü giydirebilecek miyim?' dedim. Sonra geldi o vitrinde ben birçok elbiseyi beğenmedim."

6. İlk giydirdiğin ünlü kim?

"Seda Sayan. O da benim butikten müşterimdi. Oğulcan daha 1 yaşındaydı, Seda o zamanlar çok çalışmıyordu. Heyecandan ölüyordum neredeyse! Klipte adım yazacak 'Kostüm: Nur Yerlitaş' diye, böyle kıyamet kopuyor!"

"Seni de Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir konserin vardı, o zaman giydirmiştim ilk. Sonra bana telefon açıp 'Bu işi yırttın sen!' demiştin. Unutmuyorum bunları hiç."

"Tabii bunlar kolay olmadı. Bir sabah uyandım ve atölyeyi tuttum. Kız kardeşimle kuzenim delirdiğimi düşündü. 'Nasıl yapacak, nasıl olacak?' Rahmetli annem de makineleri almıştı bana. Duvar bana bakıyor, makineler bana bakıyor. Para tükenmiş. Kumaş alsam kime, ne dikeceğim? Müşteri nerede? Sonra zamanla işte her şey yoluna girdi."

7. Çok pahalısınız ama hakikaten siz de! Ünlü de oldun, yakında oyuncu da olursun artık.

"E tabii, Cem Yılmaz! Flört ediyoruz. Ben çok severim onu. Daha önce de teklif gelmişti sinema oyunculuğu için Kahpe Bizans'tan. İstediğim para yüzünden çok kızmışlardı bana. Dediler ki 'sinemada para yok'. Ben de 'Eğer para yoksa ben de yokum.' dedim. Ama oynayacağım bir gün! Gerçi ben oyuncu falan olamam, o çok ayrı bir şey."

8. Ben bunca yıldır sanatçıyım, senin kadar star hayatı yaşamadım. Sen kesin yatağına kahvaltı getirtiyorsundur!

"Doğru, çoğu zaman öyle. İçimde Roman kadını var. O saraylardan çıkma kadın da var. Her türlü kadın var! Mesela pazara gidiyorum, oturuyorum adamla sohbet ediyorum. Domatesimi, patlıcanımı seçiyorum. Öyle yaşamayı da seviyorum yani. Bazen lüksü de seviyorum."

9. Şimdi ne yapıyorsun, başladın mı kostümlere?

"Şu an çok mutluyum. Programdan ayrıldıktan sonra toparlandım, çok iyiyim. Çok yorucuydu program. Belki program yaparım Eylül-Ekim gibi, iyi bir yapım olursa. Kıyafet yapmaya da başladım. Atölyem, bütün ekibim hepsi hazır. Şimdi tamamen oraya konsantre oldum. İşimi çok seviyorum."

10. Kendinde eksik gördüğün ne var?

"Bazı yarım kalmış şeylerim var. Atölyede çok mutsuzum bazen. Zor beğenirim çünkü. Her şeye en baştan 'Ay bu olmamış' diye bakarım. Çok mükemmeliyetçilik de var. Böyle tuhaf olaylarım var işte."

11. Evlenip çocuk sahibi olma hayali kurdun mu hiç?

"E, tabii ki kurdum. Olmadı, olamadı, olduramadık. Yeğenlerime çok düşkünüm, onlar benim çocuklarım oldu. Artık onları düşünüyorum. Ben artık evlenemem diye düşünüyorum. Bir adamla her gün aynı karyolada yatmak çok acı bir şey. Mesela görüyorum dizi oyuncularını, hemen evleniyorlar. Bakıyorum, 15 gün sonra ayrılırlar diyorum, öyle de oluyor. Neden evleniyorlar çok merak ediyorum. Beraber yaşasınlar biraz."

"Şimdi heyecan diye bir şey kalmadı, dijital bir dünyada yaşıyoruz. Kim, nerede, ne yapıyor anında biliyoruz. Kadınlar müthiş kıskanç, perişan ediyorlar adamları. Hasret diye bir şey yok artık."

12. Senin içinde oyunculuktan çok şarkıcılık vardı, sesin de çok güzel. Neden bir tane albüm yapmıyorsun, ya da single?

"Önceden ailecek gazinolara giderdik. Neşe Karaböcek'in o taklitlerini yapmaya bayılırdım ayna karşısında. Arabeskçiyim. Orhan Gencebay hep beni bekledi ama onun karşısında okuyamam ben. Onun bir tane eski şarkısını okumamı istedi ama hep erteledim. Yıllardır var bu hazırlık. Bir gün okuyacağım."

13. Televizyon programın bitti mi şimdi tamamen?

"Hayır ben ayrıldım devam ederken. Önümüzdeki 4-5 ay olmaz bir daha herhalde. Eylül-Ekim gibi düşünüyorum, teklifler geliyor. Jürili değil de benim kendimi ön plana koyabileceğim bir program. Birkaç planım var. Tasarım ağırlıklı daha çok. Bu işe gönül vermiş çok genç kanlar var. Onlara yardımcı olmak istiyorum."

14. Sen ünlü insanlarla oturup kalkmayı seviyorsun, onlarla iç içe olmak hoşuna gidiyor.

"Ben başarılı ünlü insanları seviyorum. Ben daha doğrusu başarılı insan seviyorum. Çünkü öğrenmenin yaşı, sonu, gururu yoktur. Her birlikte oturduğum kişiden bir şey öğrenmek isterim. Öğrenmeyi seviyorum."

15. Sen televizyona yakışıyorsun, bundan da keyif alıyorsun anladığım kadarıyla?

"Sahiciyim, filtrem yok. Televizyonu da seviyorum. Ben öğlenleri gezmelere, yemeklere gitmek yerine televizyonda olmayı tercih ederim. Oralarda çanta, tektaş konuşmaktansa, televizyonda daha eğitici bir şeylerde olmak istiyorum. Biraz hayata dair yani."

"İçimde bir kadın vardı Nurella diye yıllardır. Hayata farklı bakan, kendini de hayatı da ti'ye alan bir kadındı. O kadınla Nur Yerlitaş küstü. O bitti. Biraz dinlenmesi lazım onun."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
numan-kongur

Türkiye'nin taçsız kraliçesi Hülya Avşar'ın eski haberlerini öğrenmek isyenler aşağıdaki linkten ulaşabilirler... https://www.tozlumagazin.com/?s=H%C3%BClya+Av%C5%9Far

ezgisen

şizofren gibi bişe olmuş içimde ki kadınlar derken..

leydiburj

Ben şöyle bi kadınım ben böyle bi kadınım derken normal olmayı unutmak...

textn

Bu Hülya'nın "Bunları herkes soramaz, ben sorarım!" diye düşünüp insanları üzecek sorular sorması çok saçma değil mi prim vermeyin şu kadına

Başlıklar

Cem YılmazDiyetSeda SayanSinemaStar tvTercihdizikadınlar
Görüş Bildir