Hollywood Dünyasının Yalnız Adamı: Daha Önce Hiç Konuşulmamış Trajik Hayat Hikayesi ile Keanu Reeves

-

Peçeteleri hazırlayın, Keanu Reeves'in hayat hikayesi de en az filmleri kadar etkileyici.

Artık onu tanımayan yok, Keanu Reeves, mütevazi yapısı, sempatik davranışları ve muhteşem oyunculuğu ile kalbimizde taht kurdu.

Milyonlarca dolarlık servetine rağmen, oldukça mütevazi bir hayat sürüyor, magazin haberleriyle değil, yaptığı başarılı işlerle gündeme geliyor.

Onu bu hale getiren belki de hüzünlerle dolu hayat hikayesi.

Beyrut'ta dünyaya gelen Reeves'in başına gelen talihsiz olayların ilki, henüz 3 yaşındayken babasının evi terk etmesi ile başlıyor.

Babası, Hawaii'de eroin sattığı gerekçesiyle tutuklanmıştı, Keanu 3 yaşındayken evlerini terk etti. Son görüşmeleri ise 13 yaşındayken oldu.

Erken yaşlarda zaten zor olan eğitim hayatı, bir öğrenme bozukluğu olan disleksi nedeniyle iyice zorlaştı.

Annesi Patricia, Reeves'in çocukluğu boyunca sürekli farklı yerlere taşınıyordu, bu sebeple henüz 17 yaşında 4 lise değiştirmek zorunda kaldı. Hawaii, Avustralya, New York ve Kanada'da yaşadı. Bu sırada disleksi, onun eğitim hayatını çok daha zor bir hale getiriyordu.

1988 yılında geçirdiği motosiklet kazası onu ölümle yüz yüze getirecekti.

Asfaltın üzerinde yarı baygın yarım saat yatmış ve öleceğini düşünmüş, hatta yoldan geçen bir tır nefes alamadığı için çıkardığı kaskını ezip geçmiş. Motosiklet tutkusu nedeniyle, daha sonradan, 1996 yılında da ayak bileğini kırmış ve kalıcı şekilde yaralanmış. Belki o ölümü bir şekilde atlatmıştı ancak hikayenin ilerisinde, ölüm onu ve çevresini bırakmayacaktı.

Adını duyurmaya başladığı yıllar, onun için kolay geçmeyecekti. En yakın arkadaşı River Phoenix'i kaybettiğinde henüz 23 yaşındaydı.

River Phoenix, döneminin en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul ediliyordu, eğer yaşasaydı bugün tanıdığımız Hollywood yıldızlarından biri olma ihtimali yüksekti. Jacqueline Phoenix'in kardeşi olan River Phoenix, Keanu ile 'I Love You to Death' filminin setinde tanışmıştı. Kısa sürede yakın arkadaş olan ikilinin arasından su sızmıyordu.

Arkadaşını o kadar seviyordu ki, aynı filmde rol almak adına 1600 kilometre motosiklet yolculuğu yaparak onu ikna etmeye gitti.

1991 yapımı film için 'My Own Private Idaho' için Reeves'a teklif gelmişti ve bir başka isim daha aranıyordu. Reeves, senaryodaki rolün arkadaşı River Phoenix için biçilmiş olduğunu gördü, 1600 kilometrelik bir motor yolculuğu ile yanına gidip onu ikna etti.

Ne var ki filmden iki yıl sonra, 1993'te, Phoenix aşırı dozdan dolayı ölü bulundu. Reeves en yakın arkadaşını kaybetmişti.

Yakın dostunun ölümünün ardından, 1998 yılında Jennifer Syme ile tanıştılar ve yıldırım aşkına tutuldular, hatta bir yıl sonra Syme hamileydi, Reeves baba olacaktı.

Jennifer Syme ünlü yönetmen David Lynch'in asistanlığını yapıyordu. Ancak 1999 yılında, The Matrix'in çekimleri sırasında beklenmedik bir felaket gerçekleşti.

İsmi Ava Archer olacak bebek hamileliğin 8. ayında ölü doğdu, çift yıkılmıştı. Trajedi burada bitmedi.

Bu olay ilişkilerine mal olmuştu ancak yakın arkadaş olarak devam ediyorlardı. Ta ki Syme 2001 yılında, henüz 28 yaşında korkunç bir trafik kazası ile hayata veda edene dek.

1 Nisanda kahvaltı yapmışlardı, ertesi gün Syme'a ulaşamayan Reeves, acili arayıp onun orada olup olmadığını sordu. Ne yazık ki Jennifer Syme oradaydı: Marilyn Manson'un evindeki bir partiden dönerken aracının kontrolünü kaybederek defalarca takla atmış ve hayatını kaybetmişti.

'Acı şekil değiştirir, ancak asla bitmez.'

2006'da verdiği bir röportajda bu cümleleri kullanmıştı Reeves.

İnsanlar acı ile başa çıkabileceğimiz inancına sahip, 'İşte bitti, daha iyiyim' diyorlar. Ancak yanılıyorlar. Sevdiğiniz insanlar öldüğünde, yalnızsınızdır.'

Sevdiklerini kaybettikten sonra, bağlanmaktan ve ciddi ilişkilerden uzak durmayı seçti.

Ancak yaşadığı onca acıya rağmen, neşeli yapısından, naif karakterinden bir şeyler kaybetmediği ortada.

Hala dünyaya iyilik saçmaya devam ediyor!

Zorlu hayatının işini ve potansiyelini engellemesinin önüne geçti ve onlarca birbirinden harika filme imza attı.

The Matrix gibi bir kült yapımın seçilmiş kişisi Neo'nun yanı sıra Sweet November, Şeytanın Avukatı, Constantine ve John Wick serisinde boy gösterdi.

Hatta bu acılar, karısını ve köpeğini kaybetmiş ve intikam almak isteyen bir karakteri portrelediği John Wick karakterini canlandırırken ona ilham kaynağı olmuş.

Belki de bu rolle arasında kurduğu psikolojik bağ, John Wick'i bu kadar başarılı bir karakter haline getiriyor, ne dersiniz?

Daha uzun yıllar beyaz perdede ve artık oyunlarda da bizimle olması dileğiyle!

Tam Anlamıyla Aziz Olduğunu Kanıtlayan, Güzel İnsan Keanu Reeves - onedio.com
Tam Anlamıyla Aziz Olduğunu Kanıtlayan, Güzel İnsan Keanu Reeves - onedio.com
Her Hareketi ile Kalplerimizi Tekrar Tekrar Kazanan Keanu Reeves İçin Yapılan Birbirinden Eğlenceli 23 Paylaşım - onedio.com
Her Hareketi ile Kalplerimizi Tekrar Tekrar Kazanan Keanu Reeves İçin Yapılan Birbirinden Eğlenceli 23 Paylaşım - onedio.com
Yakışıklılığı ve Karakteriyle Dövizden Daha Hızlı Yükselen Popülaritesiyle Bir Hollywood İkonu: Keanu Reeves - onedio.com
Yakışıklılığı ve Karakteriyle Dövizden Daha Hızlı Yükselen Popülaritesiyle Bir Hollywood İkonu: Keanu Reeves - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
iyiherif

Annesine ne oldu onu merak ettim...

yeldas

keanu'nun annesi mi ? taş gibi maşallah :) fırt fırt geziyor :)

cyanide

Bu adam yaşlanmıyor lan. Hepimizi gömer üstüne John Wick 4 çeker

yeldas

21 mayıs 2021 :) jw4 vizyon tarihi :)

cyanide

Ben demiştim :D

gok-han-snmz

daha önce hiç konuşulmamış. ilginç. paylaşılmayan pardon PAYLAŞILMIYAN mecraa kalmadı be genç editör kardeş.

vladimir

adam!

eceozgecetin

çok yapıldı bu artık, hayırdır içerikler kısır döngüye mi girdi?

Görüş Bildir