article/comments
article/share
Haberler
Hiç Yaşamadığın Bir Geçmişi Özleyebilir Misin?

etiket Hiç Yaşamadığın Bir Geçmişi Özleyebilir Misin?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Garip bir soru bu biliyorum. Özlem dediğimiz şey bir anıya ihtiyaç duyar; kaybettiğin bir şeyi özlersin, hiç sahip olmadığını özleyemezsin. En azından böyle öğretildi bize. Ama bunun çok ilginç bir örneğini görmek için telefonunuzu açın ve  TikTok'a girin. 2000 tarihli bir Fransız dans parçası olan 'Lady', milyonlarca gençle yeniden viral oldu — ve o gençlerin çoğu şarkı ilk çıktığında doğmamıştı bile. Neyi özlüyor olabilir bu çocuklar? Hiç girmedikleri bir kulübü veya hiç yaşamadıkları bir geceyi mi? Bu sorunun cevabı yirmi yıl önce öldüğünü söyleyebileceğimiz ama bir türlü gömülemeyen bir müzik türünde bulunabilir. French house.

Kısaca hatırlayalım; doksanların sonunda Paris'te bir avuç genç babalarının plak koleksiyonlarındaki disco ve funk parçalarını aldı, birkaç saniyelik döngülere böldü ve üzerine bir filtre bindirip o meşhur "açılıp kapanan" sesi yarattı.

Kısaca hatırlayalım; doksanların sonunda Paris'te bir avuç genç babalarının plak koleksiyonlarındaki disco ve funk parçalarını aldı, birkaç saniyelik döngülere böldü ve üzerine bir filtre bindirip o meşhur "açılıp kapanan" sesi yarattı.

Daft Punk'ın Homework'ü, Stardust'ın mucizesi 'Music Sounds Better with You'su, Modjo'nun 'Lady'si, Cassius, Alan Braxe... Tarif çok basit olmasıyla birlikte etkisi bir çığ gibi büyüdü; ortaya çıkan tabloda geçmişin müziğiyle yeni bir şey söylenmeye başladı. Böylelikle Nile Rodgers'ın gitar akorları yirmi yıl sonra bir Paris bodrumunda başka bir bedende yeniden doğdu. İlginç, basit ama etkili.

Gelelim sorumuzun cevabına; evet o Parisli gençler de yetmişlerin New York disco kulüplerini hiç görmemişti. Özledikleri şey bir anı değildi ama ortada kurulan hayaller vardı. Plaktan gelen cızırtılar, filtrenin boğuklaştırdığı ses — bunlar mesafenin ta kendisiydi belki de. İşte tam bu noktada müzik çok güzel bir mesajla var oldu; 'uzakta olanın, ulaşılamaz olanın duyulabilir olması'ydı bu mesaj. Yani French house daha doğduğu gün yaşanmamış bir geçmişe duyulan özlemin sesi olarak var oldu. Bugün o parçaları keşfeden gencin bu duyguyu iki katmanlı olarak yaşadığını söyleyebiliriz. Bu genç doksanların Paris'ini özlüyor, ki o Paris de yetmişlerin New York'unu özlüyordu. Ne kadar ilginç değil mi… Nostalji de matruşka gibi iç içe.

Bizim buradan hikâyeye dahil oluşumuz da zaten gecikmiş bir karşılaşmaydı.

Bizim buradan hikâyeye dahil oluşumuz da zaten gecikmiş bir karşılaşmaydı.

Bu parçalar bize Paris'teki kulüplerden ulaşmadı, onun yerine müzik kanallarının gece kuşağından, arkadaştan arkadaşa elden ele dolaşan karışık CD'lerden veya cızırtılı radyo frekanslarından ulaştı. 'Lady'yi ilk duyduğumuzda klibin nerede çekildiğini bilmiyorduk ama o şarkının bizim olmayan bir yaza ait olduğunu belki de hissediyorduk. Hatta tam da bu yüzden bu kadar o parçayı sevdik. Mamafih, French house zaten uzaklığın müziğiydi ve biz ona bir kat daha uzaktan bakıyorduk. Özlemin üstüne özlem — türün vaadi neyse, biz onu fazlasıyla yaşadık.

Sonra French House türlerin başına gelen hazin sonu yaşadı ve zirvesi mezarı oldu. Daft Punk Discovery ile formülü öyle mükemmelleştirdi ki geriye taklit etmekten başka yol kalmadı. İkili bunu herkesten önce gördü; Random Access Memories'te sample'ı bırakıp stüdyoya bizzat o eski müzisyenleri çağırdılar. Hayaletle yaşamaktansa hayaletin kendisini davet ettiler. 2021'de bir patlama görüntüsüyle veda ettiklerinde ortada tuhaf bir boşluk oluştu, French house'un artık ne öncüsü kalmıştı ne de tam anlamıyla kendisi ortalıktaydı.

Ama biliyoruz ki ölen türler kaybolmuyor; hayalete dönüşüp yeniden dolaşıma giriyor.

Ama biliyoruz ki ölen türler kaybolmuyor; hayalete dönüşüp yeniden dolaşıma giriyor.

Mesela bugün radyoda çalan pop müziğin yarısında o filtreli disco döngüsünün izini sürebilirsiniz. Dua Lipa'nın tüm bir albümü adıyla bile bu durumu itiraf ediyor: Future Nostalgia — yani geleceğin nostaljisi. Sample'dan yapılmış bir müziğin şimdi kendisi sample'lanıyor. Kopyanın kopyası, hayaletin hayaleti. Tanıdık değil mi, özlemin üzerine özlemi oluşturan o parçalar işte…

İşin üretim kısmında bahsetmek gerekir ki, French house parçası yaparken insan besteciden çok medyum gibi hissediyor diyebiliriz. Eski bir plaktan iki saniyelik bir dilim alıyorsunuz ve o dilimin içinde aynı anda ölmüş bir orkestra, kapanmış bir stüdyo ve dağılmış bir dans pisti saklı. Yaşanmışlıklar yerli yerinde ama filtreyi açtığınızda fark ediyorsunuz kikonuşan sizin melodiniz değil, o odadaki insanların hayaleti. Türün büyüsü de laneti de bu işte; hiçbir zaman tam anlamıyla 'şimdi'de olamıyorsunuz. Yaşanmış anlar yeniden yaşanırken anlam bütünlüğünü kayıp mı ediyor, yoksa yeniden farklı bir anlam mı kazanıyor? Belki de asıl soru burada.

Peki bu kötü bir şey mi?

Peki bu kötü bir şey mi?

Kültür eleştirmenleri yıllardır popüler müziğin geçmişe saplandığından yakınıyor. Haklı oldukları yerler de var aslına bakarsanız. Ama French house başka bir ihtimali de gün yüzüne çıkarıyor; geçmişle kurulan ilişki her zaman bir saplanma olmayabilir. O gençler disco'yu müzelik bir nesne gibi korumadı sonuçta; kesip biçti, hızlandırdı, bağlamından kopardı ve yniden yarattı. Saygısızlık gibi görünen bu eylem aslında en kuvvetli saygı biçimlerinden biriydi. Bu minvalde belki de French house bir müzik türünden ziyade bir öneriydi: 'Geçmiş bitmiş değildir, bir hammaddedir.'

Şimdi en baştaki sorumuza geri dönelim. Hiç yaşamadığın bir geçmişi özleyebilir misin? Evet — hatta belki de en saf özlem bu özlem olur. Çünkü anılarla kirlenmemiştir; hayal kırıklığı yoktur içinde ve sadece “ihtimal” vardır. O yüzden bir pop şarkısında o tanıdık, boğuk, açılıp kapanan sesi duyduğunuzda kulak kesilin ve dikkatle dinleyin. Duyduğunuz o ses Paris'te bir bodrumdan çıkmış, New York'taki bir dans pistinden geçmiş, size kadar gelmiş bir hayalet olacaktır. Ve hayaletler ancak birileri onları özledikçe yaşar.

Barış Erbil Onedio Yazio 2026

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0