Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hasta Galatasaraylı Olarak 6-0'lık Maçı Fenerbahçe Tribünlerinde İzlememin Aşırı Acıklı Hikâyesi

-

Süper Lig'in ateşi sonlara doğru daha da harlanırken, bugün sizleri yaklaşık on yedi yıl öncesine götüreceğim. Büyük umutlarla gittiğim Kadıköy'de hayatım boyunca asla unutmayacağım o mağlubiyeti anlatacağım. Çayınızı çekirdeğinizi alın, gelin!

Editör notu: Onedio üyesi tarafından hazırlanan bu içeriğe imla ve noktalama düzeltmeleri dışında herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.

Önce size biraz kendimden bahsedeyim: Kırk yaşıma birkaç ay kaldı, evliyim, bir oğlum var, işimde gücümdeyim ama en önemlisi hasta bir Galatasaraylıyım!

Tabii ki kendimi pek çok yönden tarif edebilirim. Okumayı, yazmayı, gezmeyi, ailemle vakit geçirmeyi severim. Her ne kadar her maça, deplasmana gidemesem de çocukluk aşkım, ilk gözağrımdır Galatasaray!

Dedim ya bir oğlum var diye... Aslanım diye sevdiğim oğlum okula başlayana kadar her top gördüğünde "Hagi" diye bağırdı, çünkü öyle öğrettim!

Evet, oğluma onun bir top olduğunu söylemektense her gördüğünde "Hagi" demesini sağladım, çünkü Hagi... Anlatmaya gerek var mı? Sağ ayağına kitap yazılır, son satırına solaktı diye eklenir!

Ne kadar Galatasaraylı olduğumu yeterince anlatabildiysem, artık o kara güne dönebiliriz: 6 Kasım 2002...

Fenerbahçe maçlarında her zaman çok heyecanlanırım, hele ki söz konusu Kadıköy'se... Bu nedenle olabildiğince totem yapar, maçı izlememeye çalışırım ama o gün bir düzine tesadüfle kendimi Kadıköy'de buldum.

Çok sevdiğim bir arkadaşımın acil bir işi çıktığı için şehir dışına gitmişti ve bana da biletini bırakmıştı.

Buraya kadar sorun yok ama o arkadaşım Fenerbahçeli ve bilet tabii ki Fener tribününden! Okul tribününde, Hasan Şaş'a atılan yumurtayı bile net bir şekilde gördüğüm nefis bir yerdeydim.

Totem demiştim ya, bu sefer olacaktı; biliyordum ama hemen 9. dakikada Tuncay golü takmıştı.

"Bıçak kemiğe dayandı, her gece yeminler ediyorum" diyen Serbest gibi geziyordum ortalıkta ama ilk golü kısa sürede yemiştik. Olsundu, daha önümüzde kocaman 82 dakika vardı; top yuvarlaktı, saha düzdü ve futbol asla sadece futbol değildi. 

Mecburen sevindim. Fener tribünlerinde dayak yemeyi hiç istemediğim için yanımda hiç tanımadığım insanlarla kalktım ve sevindim. Aslan Tuncay be! Yok, pardon, aslan değildi...

Yas sürecinin psikolojik evrelerini değerlendirdiğimizde, 38. dakikada Ortega'nın attığı gol ile inkar safhasına geçmiştim.

İki golü de yok sayıyordum, daha ilk devre bile bitmemişti sonuçta, bu işler hiç belli olmazdı. Fatih hoca zaten devre arasında o meşhur konuşmalarından birini yapardı, "Siz benim gönlümde hep kazandınız, hep şampiyonsunuz" derdi.

Ben de Fatih hoca gibi gaza geldim, "Allah yardımcınız olsun" diye bağırdım. Fenerbahçe gözümün önünde çocukluk aşkım, ilk gözağrıma iki gol atarken ikinci devrede olacaklardan henüz habersiz bir şekilde seviniyordum. Mecburdum, çünkü yanımda aşırı iri Fenerliler vardı ve stadyumu terk edersem her şey anlaşılırdı!

"Fatih hoca nasılsa devre arasında konuşmasını yapmıştır, 'Haydi çocuklar!' demiştir, artık toparlanırız" diyordum ama Serhat 6 dakika arayla iki gol attı.

Maçın 4-0'a geldiğine hâlâ inanamasam da Fenerlilerle birlikte içim kan ağlayarak, gözyaşlarımı içime akıtarak o gollere sevindim. Kızgınlık aşamasındaydım, kafamda binlerce taktikle maçı kazanmaya çalışıyordum ama yok, olmuyordu!

Onlarca Fenerli etrafımı sarmışken, marşlar dilden dile söylenirken aklımda tek bir soru vardı: "Allahım neden ben?"

Ve 79'da Ceyhun, 87'de Ümit Özat son noktayı koydu. Artık kabullenmiştim. Tribünü terk edemediğim gibi marşlarla oradan ayrılmak zorundaydım.

Binbir duygu geçişi içinde gördüğüm 6 golün sonunda derin bir depresyona sürüklensem de kabullenmek zorundaydım. Maç bitmişti, deliler gibi seviniyordum ve galiba gerçekten de delirmiştim. Bunun başka bir açıklaması olamazdı!

Ama her şeye rağmen: "Kimseyi, kimseyi sevmedim senin gibi! Sevdanın uğruna terk ettim her şeyi! Hayatın anlamı Galatasaray..."

Hem bizim UEFA Kupamız var! 😂

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
efsaneromeo33

Ligin son sıralarına demir atmışsınız. Saçma sapan bir kurgu ile dalga mı geçiyorsunuz. Madem tariha bakılarak dalga geçiliyor biz de fb yi 7-1 gibi büyük bir skorla yendik. Pardon siktik. Tecavüz ettik. O dalgaya aldığınız UEFA kupası sizde yok dikkatinizi sikerim. Süper kupa da yok. Ben bugün itibariyle fenevi puan tablosunda bulamazken Galatasarayımız hemen ilk sırada göze çarpıyor. Üstelik bugün bir de kupa finali oynayacağız. Avrupada sizden öndeyiz. Türkiye Kupasında sizden öndeyiz. Lig şampiyonluğunda sizden öndeyiz. Müzemizde kupa koyacak yer kalmadı. Tarihte sizi 7-1 yenmişiz. O abarttığınız kadıköyde şampiyonluk kupası kaldırmışız. sizin neyiniz var. Bizi 6-0 yenmişsiniz. Siktirin dalyaraklar.

gokcen-sena-acar

ahahhahaa ya bir Beşiktaş'lı olarak çok keyiflenerek okudum bu satırları. Ama en çok o arkadaşın yerinde olmak istedim.. Fanatik gs'lı arkadaşına kendi sahanda tribünün en civcivli yerlerinden 6-0'lık bir maç izletmek.. Allahım nasip et be hahahaha Yalnız o arkadaş kendi izlese bu kadar keyif almazdı bence :D

efsaneromeo33

Goller 1-Tuncay 2-Ortega 3-Benayoun 4-Benayoun 5-Gerrard 6-Babel 7-Babel 8-Crouch Hahahahahaha :)

Gizli Kullanıcı

bir futbol takımı nasıl da hayatın anlamı olur lan? bu kadar mı boş hayatlar var?

mydomain

o maçı bende radyodan dinlemiştim :(

tbn57

Hagi nin gönlümde apayrı bir yeri vardır; "Sağ ayağına kitap yazılır, son satırına solaktı diye eklenir!" ifadesi durduk yere duygulandırdı şimdi

Görüş Bildir