Güneşli Tatil Cenneti Bodrum'un Karanlık Yüzü: İşçi Koğuşları

-

Bodrum, akın akın gelen turistleri, ilçe olarak bir marka olması, kendisine yazılan şarkılar şiirlerle Türk turizminin göz bebeği. Kafamızda oluşan tüm bu ışıltılı imgelerin arka yüzünde ise çok farklı hayatlar var. Bodrum'daki otellerde, plajlarda, dev resortlarda çalışan emekçilerin çalışma ve barınma şartları. 

Ruken Demir ve Gökhan Öner'in haberine göre Bodrum'da çalışan işçiler çok zor şartlar altında hayatlarını idame ettiriyor.

'Tatil cenneti' olarak anılan Bodrum, herkes için cennet değil. Kentteki işçilerin yaşam koşulları, Türkiye'deki emek sömürüsünü gözler önüne seriyor.

Türkiye’nin “Tatil cenneti” olarak adlandırılan Muğla’nın Bodrum ilçesi, burada çalışan inşaat işçileri için cehennemi andırıyor.

Bodrum’a bağlı Gümbet, Yalıkavak ve Sanayi bölgesinde bulunan işçi koğuşlarında yaşam mücadelesi veren inşaat işçileri, yazın kavurucu sıcaklarında adeta ölüme terk edilmiş durumda. Yüzde 90’ı Ağrı ve Van’dan gelen işçiler, 11 ile 18 kişilik koğuşlarda kalıyor.

Koğuşlarda elektrik ve su bulunmazken, işçiler tankerlerle taşıdıkları sular ile 100 kişinin kullandığı bir banyoda yıkanıyor.

Koğuşlarda kışın 2 binin üzerinde, yazın ise 500 civarına işçi bulunuyor. Kapasitesi 320 kişi olan koğuşlarda 500 kişi barınmak zorunda iken yaklaşık 300’ü çocuk ve öğrencilerden oluşuyor. İnşaatlarda kaçak çalıştırıldığı belirtilen çocuk ve öğrencilerin sigortaları yapılmıyor, güvenceleri yok.

Ağrı’dan çalışmaya gelen Abdurrahim Bozkurt, 50 dereceyi bulan kavurucu sıcaklarda çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

İnşaatta en zorlu işlerin Kürt işçilere yaptırıldığını belirten Bozkurt, çalışma şartlarını “Günün yorgunluğunun üzerine rahat uyuyamıyoruz. İş çıkışı yemek yap, temizlik yap, banyo yap derken saat gece 12.00 oluyor. Hastalanan işçilerden imkanı olan sadece hastaneye gidebiliyor. İmkanı olmayan ise hasta haliyle inşaata gitmek zorunda. Şu an dizimdeki rahatsızlıktan kaynaklı ameliyat olmam lazım ama olamıyorum. Çünkü imkanım yok” sözleriyle anlattı.

Her bir işçi koğuşuna 500 TL kira ödediklerini aktaran Feyzi Bozkurt (34) da, koğuş başına her ay 50 lira da sanayi bölgesinde barındıkları gerekçesi ile “Güvenlik aidatı” ödemek zorunda olduklarını söyledi.

“Bu iş memleketimizde olsaydı çalışmak için 3 bin kilometre gelir miydik?” diyen Bozkurt, “Bir yıldır eşim ve 4 çocuğumu göremiyorum. Yoksulluktan kaynaklı buralardayız. Ailem için buraya katlanıyorum. Geçtiğimiz gün inşaat alanında elime akrep soktu. Hastaneye gittim ancak hemen ardından çalışmak için inşaata döndüm. Mecburdum buna” ifadelerini kullandı.

Ağrı’dan gelen 2 çocuk babası Galip Demir (35) de, kışın soğuk, yazın ise kavurucu sıcakların hayatlarını katlanılmaz hale getirdiğini aktardı.

Kışın inşaatlardan getirdikleri tahta parçalarını sobada yakarak ısınmaya çalıştıklarını, fakat her tarafın açık olmasından kaynaklı koğuşların ısınmadığını aktaran Demir, yazın ise kavurucu sıcaklardan kaynaklı gece yarılarına kadar beton koğuşlara giremediklerini vurguladı. İşçi koğuşlarında hijyenin olmadığının altını çizen Demir, “Bir odada 11 kişi yatarsa nasıl hijyen olur? Mermer yapımında çalışıyorum. Çok ağır bir iş. Ters bir harekette belim kırılabilir. Çok zorlanıyoruz. İş kazası geçiren arkadaşlarımız oluyor” diye konuştu.

3 yıldır inşaat işçiliği yapan 17 yaşındaki M.Y. ise, çocuk işçilerin çocukluk düşlerinin işçi koğuşlarında son bulduğunu aktardı.

M.Y., “Aldığımız para bizi 1 yıl idare etmiyor. Eğitim için mi ayıralım, ailemize mi verelim? Yaşıtlarım dışarıda oyun oynarken biz inşaatlarda, bu koğuşlarda çocuk işçi olarak sömürülmeye mecbur bırakıldık” ifadelerini kullandı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
islak-hela-terligi

ülkemize işçilerin nasıl sömürüldüğünün kanıtıdır bu fotoğraflar.yetkililerin buna bir el atması lazım.bunlar fakir olabilir ama İNSANLAR ve insanca yaşamayı insanca muamelle görmeyi ve insanca barınmayı hak ediyorlar .ama nerdeeeee bizimkiler ağızları açık reislerini dinlesin.bu bir ,insanlık ayıbıdır

se_sinor

bu ülkenin en büyük sorunu herkesin ota boka siyaset karıştırması ve ne yazık ki haklılar çünkü siyasiler her boka karışıyor.

nazlimu_21

yine her zamanki gibi insanca düşünmek yerine siyasete bulaşıyorsunuz . herkes en ala siyaset bilimci . burda yanlış giden sadece siyaset degil sizde öylesiniz hanginiz tatile gidip otel calışanını yada ayagınıza kadar limonata nızı getiren garsonu küçük görmediniz ki ? şunu düzelteyim onlar size degil bakmak ta yükümlü oldukları ailelerine hizmet ediyorlar sadece ince düşünün

Gizli Kullanıcı

Yaşasın rahatsız edici gerçekler...

sevim-asli

sırıtan emoji bırakan yaratıklar var ,o dahada kötü...

Başlıklar

BodrumMuğlaVanoyuntatil
Görüş Bildir