article/comments
article/share
Haberler
Ergenlik Fırtınasına Hazırlık: Çocuğunuza Ergenlikte Nasıl Davranmalısınız?

etiket Ergenlik Fırtınasına Hazırlık: Çocuğunuza Ergenlikte Nasıl Davranmalısınız?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bir zamanlar kucağınızdan inmeyen, her sözünüzü dinleyen o minik yavrunuz büyüdü ve evet, o meşhur döneme adım atıyor: Ergenlik! Korkutucu mu geliyor? Hiç endişelenmeyin. Bu fırtınada geminizi sağ salim limana yanaştırmak, hatta bu yolculuğu çocuğunuzla aranızdaki bağı güçlendirecek bir fırsata çevirmek sizin elinizde. 

Gel, derin bir nefes alalım ve bu fırtınalı ama bir o kadar da özel dönemde onlara nasıl rehberlik edebileceğimize, onlarla nasıl daha iyi bir iletişim kurabileceğimize birlikte göz atalım.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Önce derin bir nefes alıyoruz sonra da tepkilerimizi kontrol altına alıyoruz!

Bazen sizi çileden çıkaracak şeyler yapabilirler. İşte tam o anda, o derin nefesi alın. Karşınızdaki, yetişkin bedenine sıkışmış, duyguları darmadağın bir çocuk aslında ve beyni inanılmaz değişimlerle boğuşuyor. Siz de onunla beraber fırtınaya kapılırsanız, ortada sığınılacak güvenli bir liman kalmaz. Sakinliğinizi korumak, onlara da kriz anlarının nasıl atlatılacağını öğreten en güçlü örnektir.

2. Evet, o kapı çalınarak girilecek.

Odaları artık onların sığınağı, kendi dış dünyadan soyutlandıkları özel krallıkları. Kapalı bir kapı sizden uzaklaştıkları anlamına gelmez; sadece kendileriyle baş başa kalmaya, büyümeye ve düşünmeye ihtiyaçları var. Lütfen o kapıyı çalmadan içeri dalmayın.

3. Eleştirmek yerine taktir etmeyi dene.

Ergenlik dönemi, çocukların zaten aynaya bakıp kendilerinden rahatsız olmak için bolca bahane buldukları oldukça kırılgan bir zaman dilimi. Bir de sizin sürekli 'Odan ne kadar dağınık', 'Bu notlar ne böyle?' demeniz inanın hiçbir işe yaramıyor ve onları daha çok içlerine kapatıyor. Odasını toplamadıysa da, akşam yemeğinde sofrayı kurarken yardım ettiğinde o küçük detayı görüp teşekkür edin. Başarılarını, çabalarını ne kadar küçük olursa olsun kutlayın; kendilerini iyi ve değerli hisseden çocuklar çok daha uyumlu oluyorlar.

4. Birlikte zaman geçirin ama asla zorlamadan.

'Hadi gel ailecek bir şeyler yapalım' cümlesi bazen onlara büyük bir işkence gibi gelebilir. Bunun yerine onların dünyasına ufak adımlarla, onları darlamadan dahil olmaya çalışın. 'Hayır' derlerse de sakın bozulup surat asmayın, denemeye devam edin ama kendi alanlarında kalmalarına da müsaade edin. O ince çizgiyi tutturduğunuzda, sizinle vakit geçirmekten aslında keyif aldıklarını göreceksiniz.

5. Kuralları birlikte belirleyin.

Kurallar koyarken, 'Ben böyle istiyorum!' demek yerine oturun ve bunu bir yetişkinle konuşur gibi konuşun. Onların da fikirlerini dinleyin, mantıklı pazarlıklar yapmalarına izin verin ve ortak bir noktada buluşun. Kuralları kendileri de onayladığında, işin içine kendi iradeleri girdiği için o kurallara uymak konusunda çok daha istekli olacaklardır.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Arkadaşları konusunda hassas olun.

Arkadaşlarını eleştirmek, dış görünüşlerini yargılamak veya görüşmelerini sert bir dille yasaklamak, çocuğunuzu sizden uzaklaştırıp direkt o grubun içine itecektir. Arkadaşlarını tanımaya çalışın, evinizde onlara sıcak bir ortam sunun ve kapılarınızı açık tutun. Eğer endişelendiğiniz bir arkadaşlık ilişkisi varsa, bunu suçlayarak değil, kendi endişeleriniz üzerinden şefkatle ifade etmeyi deneyin.

7. Güvenli sınırlar içerisinde hata yapmalarına izin verin.

Her düştüklerinde koşup onları kaldırmak istersiniz, bu dünyanın en doğal ebeveyn içgüdüsü. Ancak artık yavaş yavaş kendi eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Hayati veya kalıcı zararlar verecek durumlar dışında, bazen tökezlemelerine ve kendi kendilerine ayağa kalkmalarına izin verin.

8. Bedenlerindeki değişimi normalleştirin.

Bedenleri bu dönemde inanılmaz bir hızla değişiyor ve bu durum onları çoğunlukla utandırıyor, kendilerini garip hissetmelerine sebep oluyor. Bu fiziksel değişimlerin çok doğal olduğunu, sizin de zamanında benzer şeyleri yaşadığınızı onlara hissettirin.

9. Hobilerini ve tutkularını destekleyin.

Belki elektro gitar çalmak, resim yapmak istiyorlar, belki kod yazmaya veya daha önce hiç duymadığınız bir spora merak sardılar. 'Bununla mı uğraşacaksın şimdi, derslerine bak' demek yerine, gözlerindeki o heyecana ortak olun.

10. Mükemmel olmasını bekleme çünkü sen de değilsin!

Dersleri hep harika olmayabilir, her zaman en mantıklı kararları veremeyebilirler ve bu çok normal. Onları sadece 'onlar' oldukları için sevdiğinizi, hiçbir başarısızlığın bu sevgiyi zerre kadar değiştirmeyeceğini onlara derinden hissettirin.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

11. Kendine iyi bakmayı asla ihmal etme!

Uçaklardaki o meşhur ve hayat kurtaran kuralı hatırla: 'Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın.' Sen bedenen ve ruhen iyi olmazsan, fırtınanın ortasındaki o dalgalı denizde çocuğuna nasıl güvenli bir deniz feneri olabilirsin ki? Kendine vakit ayır, ihtiyaçlarını erteleme; çünkü mutlu bir ebeveyn, bir ergenin sahip olabileceği en büyük şanstır.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın