Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Emre Yusufi Yazio: Ben Bunu Daha Önce Görmüştüm

15PAYLAŞIM
Yazio Banner

Size bu sorguyu yaptıran şey aslında esinlenmek ve kopyalamak arasındaki kalın çizgidir. Sanatla ilgili ortamlarda bulunan ya da çeşitli sanatsal sosyal medya hesaplarını takip edenlerdenseniz illa ki karşılaşmışsınızdır birbirine benzeyen işlere. Bu işlerin kimi konu, kimi biçim, kimi renk kullanımı, kimi kompozisyon, kimi teknik olarak benzerlikler gösterebilir. Bu da size “ben bunu daha önce görmüştüm” dedirtir.

Bu benzerlikler tehlikeli olanlar ve masum olanlar olarak ikiye ayrıldığını söyleyebiliriz.

Önce masum olanlardan bahsetmek gerekirse, renk kullanımı, kompozisyon ve teknik olarak (tabii sanatçının özgün bir tekniği değilse) benzerlikler gösterenlerdir. Bu durumda sanatçı özgün tavrını ortaya koyarken bu saydıklarımı kullanır ve işinde esinlenmiş diyebiliriz. Tehlikeli olanlar ise konu ve biçimsel benzerlik taşıyan işlerdir. Konu çok güncel, politik, evrensel değilse yani hepimizi etki altına alan genel bir konu değilse, uygulamanın içindeki biçimler, birbirine çok yakınsa bu artık esinlenmenin ötesinde kopyalamaya girer diyebiliriz.

Tam bu noktada Pablo Picasso’nun şu sözü aklıma geliyor “iyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.”

Bu sözü yorumlamayı size bırakıyorum.

Bir sanatsal işin yaratım sürecinde bilinmesi gereken şeylerden biri de yaratıcılık ile mucitlik arasındaki farktır. Belki de Picasso’nun “çalmak” derken neyi kastettiğini şimdi daha iyi anlamlandırabiliriz. Mucitler daha önce bilmediğimiz, görmediğimiz, keşfetmediğimiz şeyleri icat edenlerdir. Yaratıcılar ise mucitler tarafından icat edilen şeyleri daha önce hiç olmadığı ahenkte bir araya getirip, göze hoş gelen özgünlüğü ortaya koyanlardır. Belki de “çalanlardır” diyebiliriz. Bu bakış açısı bu sözün negatif etkisini biraz törpülüyor, ne dersiniz?

Gelelim esinlenmenin faydalarına ve gücüne.

Her sanatçı özgün yolculuğunda sanatsal kimliğini ararken esinlenir. Bu esinlenme, bazen o sanat kimliğini bulmuş sanatçıların işlerinden, bazen durum ve olaylardan bazen de objelerden olur. Günün sonunda bu uzun bir yolculuktur ve sanatçılar bu yolculukta özgün tavırlarını yansıttıkları doğru harmanı bulana kadar esinlenebilirler. Burada kanımca en önemli şey dürüstlüktür. Başta sanatçı kendine karşı dürüst olmalıdır. Bazen dünyanın ne kadar küçük ve haber almanın ne kadar hızlı olduğunu unutan ve kendini inandırıp başkalarını kandırabileceğini sananlar, sunumlarını yaparken bu dürüstlük ilkesinden uzaklaşıp, işi fazlasıyla kendilerine mal etme gafletinde bulunurlar. Ki sıkça karşımıza çıkmıştır. Halbuki kredisi ve işin aslının referansını vererek sunum yapmak ne kadar da yüceltici bir davranıştır. Zaten amaç, bu sunumların toplamının günün sonunda, sanatçıyı özgün ve eşsiz yapmak olmalıdır.

Tabii konumuz “ben bunu daha önce görmüştüm” olunca kolektif yaratım bilincine de biraz değinmek gerekir diye düşünüyorum.

Dünya öyle bir hale geldi ki, coğrafya fark etmeksizin olaylardan haber alma hızımız artık saniyelerle ölçülür şekilde. İnternetin ırk, din, dil, etnik köken ayırt etmeksizin insanları birbiriyle bağlaması, toplumsal olaylar karşısında evrensel empati gelişimine yol açıyor. Artık tüm dünya iyisiyle, kötüsüyle her şeyden haberdar ve aynı oranda etkileşimde. Bu durum bazen dünyanın çeşitli yerlerinde sanat yapanların, birbirlerinden habersiz yaptıkları üretimlerin yaklaşımını, konusunu, biçimini oldukça benzemesine sebep oluyor. Aynı toplumsal konuyla alakalı bambaşka ülkelerin bambaşka sanatçıları yaklaşık aynı zamanlarda aynı işleri üretebiliyor. Bilinç altı etkileşimimiz aslında o kadar yüksek ki bu benzeşlik kimi zaman toplumsal olayları konu alan sanat üretiminde değil tamamen içten yapılan ve akla gelen ilham sonucu çıkan sanatta bile karşımıza çıkabiliyor. Bu o kadar sihirli bir durum ki ilk kimin yaptığının hiç önemi yok aslında.

Belki de tüm bunların toplamı sonucu, “ben bunu daha önce görmüştüm” diyoruzdur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
jr.aykut

Fuckter :D

Görüş Bildir