Emekli Maaşlarında Gizlenen Büyük Tehlike: SGK Uzmanı Açıkladı
Türkiye’deki milyonlarca emeklinin gözü kulağı en düşük emekli maaşına yapılan artışa çevrilmişken, yürürlüğe giren yeni torba kanun yasasında dikkat çeken değişiklikler yer aldı. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren torba kanunla mevcut finansman modeline de son verildi. SGK uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki köşesinde söz konusu değişikliğin emekli maaşlarını nasıl etkilediğini açıkladı.
"Bütün emeklilerin kök aylığını 23.552 TL’ye yükseltmedi."
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL’ye çıkarılmasını öngören düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Ancak 7590 sayılı Torba Kanun, sadece maaş artışıyla sınırlı kalmadı; Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2008 yılından bu yana uyguladığı devasa bir finansman modeline de son verdi.
SGK Uzmanı Özgür Erdursun, yeni yasal düzenlemenin perde arkasında kalan ve uzun vadede tüm sistemi etkileyecek olan bu kritik değişikliği anlattı. Erdursun, yapılan düzenlemenin teknik detaylarına dikkat çekerek sistemin çalışma şeklini netleştirdi.
Erdursun’un aktardığı bilgilere göre, kök aylığı ve ek ödemelerinin toplamı 23 bin 552 TL’nin altında kalan emeklilere, aradaki farkı kapatacak şekilde Hazine desteği sağlanacak. Yani maaşlar kökten artmadı, sadece taban fiyat Hazine katkısıyla bu seviyeye eşitlendi.
Erdursun, şunları dedi:
'En düşük emekli aylığı değil, ödenecek tutar değişti! Öncelikle teknik bir ayrımı yapmak gerekiyor. Kanun, bütün emeklilerin kök aylığını 23.552 TL’ye yükseltmedi. Düzenleme, kök aylığı ve ek ödemeleri bu tutarın altında kalan emeklilere Hazine desteğiyle 23.552 TL ödenmesini öngörüyor. Dolayısıyla emeklilerin kök aylıkları değişmiş değil. Bugün 23.552 TL olarak belirlenen taban ödeme de otomatik olarak artmayacak. Gelecek zam dönemlerinde bu tutarın yeniden yükseltilebilmesi için yine ayrı bir yasal düzenleme yapılması gerekecek.'
18 yıllık finansman modeli tarih oldu.
2008 yılındaki büyük sosyal güvenlik reformundan bu yana kesintisiz uygulanan 'otomatik devlet katkısı' modeli, bu kanunla birlikte tamamen yürürlükten kaldırıldı. Eski sistemde devlet, SGK’nın topladığı primlerin dörtte biri (yüzde 25) oranında bir tutarı kanuni güvence altında, otomatik ve sabit bir gelir olarak kuruma aktarıyordu.
Yeni dönemde ise bu otomatik formül artık uygulanmayacak. Kurumun yıl sonunda açık vermesi durumunda, oluşan bütçe açığının merkezi yönetim bütçesinden karşılanmasına devam edilecek ancak devletin buradaki rolü ve desteğinin hukuki niteliği kökten değişmiş olacak.
Söz konusu değişikliğin devletin desteğini tamamen sıfırlamadığını, fakat finansal güvenceyi esnek hale getirdiğini ifade eden Erdursun, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bu düzenlemenin en önemli sonucu, devletin SGK’ya yaptığı katkının kaldırılması değil; kanunda tanımlanmış, otomatik ve öngörülebilir finansman mekanizmasının sona erdirilmesi oldu. Bunun yerine gelecek yıllarda SGK’ya yapılacak katkının büyüklüğü ve zamanı, artık bütçe uygulamaları ve maliye politikası tercihleriyle belirlenecek.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın