article/comments
article/share
Haberler
Dingo'nun Ahırı Deyiminin 1800'lü Yıllara Uzanan İlginç Hikâyesi Ortaya Çıktı

Dingo'nun Ahırı Deyiminin 1800'lü Yıllara Uzanan İlginç Hikâyesi Ortaya Çıktı

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

'Dingo'nun ahırı mı burası?' sözü, girenin çıkanın belli olmadığı, düzensiz ve kalabalık yerler için günlük dilimize yerleşmiş durumda. Deyimin kökeni 19. yüzyıl İstanbul'una, atlı tramvayların atlarını dinlendiren bir Taksim ahırına ve o ahırın içkiye düşkün Rum sahibine uzanıyor. Anlatıya göre ahır bugünkü Fransız Konsolosluğu'nun yakınında bulunuyordu.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İstanbul'da atlı tramvay dönemi 1872'de başladı ve ulaşım ilk kez geniş bir kesime açıldı.

İstanbul'da atlı tramvay dönemi 1872'de başladı ve ulaşım ilk kez geniş bir kesime açıldı.

İstanbul'da atlı tramvay 3 Eylül 1872'de hizmete girdi. O güne kadar şehirde yolculuk, taht-ı revan, tenteli at arabası ya da fayton gibi yalnızca varlıklı kesimin karşılayabildiği araçlarla yapılıyordu. Atlı tramvay bu düzene ucuz bir alternatif getirdi ve halk ilk kez şehir içinde ulaşım için bu kadar geniş bir seçeneğe kavuştu.

Raylar üzerinde ilerleyen vagonları çeken atlardı. Sefer saatleri Azapkapı-Ortaköy hattında sabah 06.30 ile akşam 19.20 arasında işliyordu. Atların her gün aynı güzergâhta yük taşıması ise çok geçmeden ayrı bir sorunu beraberinde getirdi: Hayvanlar yoruluyordu ve yorulan atla sefer yapılamıyordu.

Şişhane yokuşunda yorulan atlar, seferler aksamasın diye Taksim'deki ahıra çekiliyordu.

Şişhane yokuşunda yorulan atlar, seferler aksamasın diye Taksim'deki ahıra çekiliyordu.

En çok zorlanılan nokta Şişhane yokuşuydu. Dik rampayı çıkabilmek için vagonlara fazladan atlar koşuluyor, yorgun düşen hayvanlar ise yeni atlarla değiştiriliyordu. Şişhane-Kurtuluş hattının işlekliği, bu değişimin yapıldığı ahırı şehrin en çok kullanılan duraklarından biri hâline getirdi.

Atlar için ayrılan ahır Taksim Meydanı'na yakın bir noktadaydı. Şoförler yokuşta bitkin düşen hayvanları buraya bırakıyor, dinlenmiş olanlarla yola devam ediyordu. Seferlerin aksamaması tamamen bu ahırın düzenli çalışmasına bağlıydı. Ancak düzen, ahırın başındaki adam yüzünden bir türlü oturmadı.

Ahırın sahibi Dingo adlı bir Rum'du ve kafası pek yerinde değildi.

Ahırın sahibi Dingo adlı bir Rum'du ve kafası pek yerinde değildi.

Ahırın sahibi ve patronu, Dingo adıyla anılan bir Rum'du. Anlatılanlara göre Dingo pervasız biriydi ve içkiye çok düşkündü. Vaktinin önemli kısmını meyhanelerde geçirdiği için ahırı sık sık başıboş bırakıyordu.

Başında bekleyen kimse olmayınca kayıt tutulmuyor, ahıra kimin girip çıktığı, hangi atın kimden alınıp kime verildiği belli olmuyordu. Kapılar herkese açıktı. Sık sık kavga gürültü çıkıyor, işler birbirine karışıyordu. Ahırın bu hâli kısa sürede çevrede dilden dile dolaşmaya başladı.

Hat ağı genişledikçe ahırın hâli de, ondan doğan deyim de şehrin dilinde yayıldı.

Hat ağı genişledikçe ahırın hâli de, ondan doğan deyim de şehrin dilinde yayıldı.

Tramvay ağı Taksim, Tünel, Sirkeci, Bayezid, Ortaköy ve Bebek gibi onlarca durağı birbirine bağlayacak kadar büyüdü. Şehirde bu kadar çok insan atlı tramvayla yolculuk ettikçe, Taksim'deki ahırın düzensizliği de daha çok kişinin gözüne çarptı.

Girenin çıkanın, gelen atın giden atın belli olmadığı bu ahır, zamanla kontrolsüz, karmaşık ve kalabalık yerler için benzetme olarak kullanılmaya başlandı. 'Dingo'nun ahırı' ifadesi halk arasında hızla yayıldı ve şehrin ortak dilinde kalıcı bir deyime dönüştü.

Ahır bugün yok ama "Dingo'nun ahırı mı burası?" sözü hâlâ kullanılıyor.

Ahır bugün yok ama "Dingo'nun ahırı mı burası?" sözü hâlâ kullanılıyor.

Ekrem Tamer'in TRT Belgesel'de yer alan 'Taksim'den Tünel'e' çalışmasında aktarılan anlatıya göre ahır, bugünkü Taksim Sular İdaresi Maksemi ile Fransız Konsolosluğu arasında kalan bölgedeydi. Atlı tramvaylar çoktan tarihe karıştı, ahır da öyle.

Geriye ise günlük konuşmada hâlâ en çok kullanılan deyimlerden biri kaldı. Kalabalık bir pazarda, düzensiz bir ofiste ya da kuralsız bir toplantıda duyulan o tanıdık cümle, yaklaşık 150 yıl önceki bir ahırın hikâyesini bugüne taşıyor: 'Dingo'nun ahırı mı burası?'

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın