Çocukluğunu Sitede Değil Mahallede Geçirenlerin Gözlerini Dolduracak 13 Unutulmaz Anı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Burada yazanlar genç arkadaşlara bir ütopya gibi gelebilir. Çünkü mahallelerimizde biriktirdiğimiz güzel anılar, güven ve fedakarlık kokan dostluklar, gerçek olamayacak kadar güzeldi.

1. İstediğiniz saate kadar sokakta kalıp özgürce oyun oynayabilirdiniz.

O zamanlar sokaklar bile daha güvenliydi. Anneniz, iki dakikalığına sizi göremediği zaman paniklemez, mutlaka buralarda bir yerdedir diye düşünürdü.

2. Asla aç kalmazdınız.

Çünkü mutlaka bir arkadaşınızın annesi yemek yapmıştır ve kendi çocuğunu eve çağırırken sizi de çağırır. O melek gibi kadının evine girdiğinizde asla yemek seçmezsiniz. Normalde asla yemediğiniz yemek bile olsa mutlulukla yersiniz.

3. Anneniz evde olmadığında, evine gidebileceğiniz güvenilir pek çok insan vardı.

Sokakta kalmak ihtimaller dahilinde değildir. Hemen bir komşunun evine gidersiniz. Size çocuğunun kıyafetlerinden verir, birlikte yemek yersiniz. Anneniz gelene kadar güvenle ve huzurla orada bekleyebilirsiniz.

4. Her köşe başında, oyunu bırakıp eve gitmek istemediği için salçalı ekmekle açlığını yatıştıran çocuklar görürdünüz.

Şimdi salçalı ekmek yeseniz, o zamanki tadı almanız mümkün müdür bilinmez ama o zaman aldığım tadı en harika, en pahalı yemeğe değişmem.

5. Kolasına yapılan sokak arası maçlarda, ya oyuncu ya izleyici olmuşsunuzdur.

Kimin kazandığının da çok önemi yoktur aslında. Maç bitince hep birlikte kaldırıma oturup o kola içilir, gülüp eğlenilir.

6. Yorgun haliyle elinde poşetlerle pazardan gelen teyzenin en büyük umudu siz olurdunuz.

Çünkü bilir ki çocuklar onu gördüğü an koşup poşetleri taşımasına yardım eder. Hem de hiç karşılık beklemeden. Teyze de durur mu, hemen poşetinden birkaç meyve yıkayıp çocuklara verir ki, enerji toplasınlar.

7. Maç yaparken topunuz yola kaçtığında üzülmenize gerek kalmazdı. Daima topu size atacak kahramanlar vardı.

"Abiiii topu yakala abi topu at" diye bağırdığınızda, abi topu almakla kalmaz, işten dönmesine aldırmadan, gömlek ve pantolonla beş dakika sizinle top oynar. O abinin günlük mutluluk takviyesi o beş dakikadır.

8. Kötü gününüzde de iyi gününüzde de onlarca insan yardımınıza koşardı.

Hani derler ya hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde diye. Bu söz evlilik için değil komşuluk için söylenmiş olabilir. Her anınızda yanınızda olan bu karşılıksız dostluk ilişkisi her şeyden kıymetlidir. Siz istemeden, derdinizi söylemeden, onlar sizin imdadınıza koşar.

9. Bayramlarda erkenden evden çıkıp şeker toplamaya gitmek için sabırsızlanırdınız.

Belki şimdi bayramlarda erken uyanmak size çok saçma geliyor. Hayır sanki geç uyansak ne olacak diye düşünüyor olabilirsiniz ama o zamanlar her şey gibi bayram da bizim için çok kıymetliydi. Tüm apartmanı gezip şeker toplamak, her bayram çocuklara ufak harçlıklar veren emekli albay amcaya uğramak, ne çok mutluluk verirdi.

10. Sokakta halı yıkamak ise favori eğlencenizdir.

Düşüp bir yerinizi sakatlama riskine rağmen, o köpüklü halıların üstünde kaymak ve saatlerce suyla oynamak her şeye değerdi.

11. İnsanı uyuşturan ve yaratıcılıktan uzak tutan tablet oyunlarıyla değil, kendi ürettiğiniz oyuncaklarla oynamışsınızdır.

Çamurdan tencerelerle, çöpe atılmış tahtalardan yapılmış tornetle, rastgele dizdiğiniz taşlarla oyunlar yaratırsınız. Size sunulanla yetinmek yerine, her an yeni oyunlar yaratıp, kendinize eğlence çıkarırsınız.

12. Çocuk sesinden rahatsız olup, sürekli cama çıkarak size kızan teyzenin bile kendine özgü bir sevimliliği vardır.

Mahallenin huysuz ve tatlı teyzesidir o. Kızsa da bağırsa da çok seversiniz onu. Aslında o da sizi çok sever ama kim bilir ne derdi vardır ya da belki yalnızlıktan sıkılıp sizinle uğraşıyordur, bilirsiniz bunu.

13. Eve gelene kadar vaktin nasıl geçtiğini anlayamazdınız.

Okuldan çıkıp evde son bulacak o yolculuk asla kısa sürmez. Her sokakta farklı bir oyun oynayıp, gördüğümüz her insana gülümseyerek, dolu dolu geçiririz o dakikaları. Belki de yitirdiğimiz en önemli değerimiz bu, insanlara gülümsemek.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Evlilikmeyveoyunşekertatlı
Görüş Bildir