Çocukken Hiçbir Yeri Kırılmamış Biri Olarak Bu Deneyimi 20 Yaşından Sonra Yaşamak

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Yaşı 20'den büyük olup da henüz ayağını kırmamış olan varsa buyursun dinlesin. Şahsen bütün çocukluk ergenlik ve gençlik hayatım boyunca hiçbir yerimi kırmamıştım. Üstelik 7 yıl kadar normal paten, 4 yıl kadar da buz pateni yapmış biri olarak hiçbir yerimi kırmamış olmak fazlasıyla gurur vericiydi, taa ki bu yaz 3 basamaktan düşüp ayağımı kırana kadar. Peki sizce ayağımı kırmamla birlikte hayatımda neler oldu? İşte o trajikomik anlar...

Her şey merdivenlerden düşmemle başladı...

Buradaki gibi düşsem muhtemelen boynumu da kırıp aranızda olmazdım ama olay çok basitti. Önümde 3 adet basamak ve ayağımda oldukça rahat, düz taban bir ayakkabı vardı. Ama nasıl olduysa o ayaklarım bir anlık birbirine dolandı ve ben kendimi yerde buldum!

Yerde kıvranmaya başladığımda herkes dalga geçtiğimi düşündü!

Yanımda olan birkaç arkadaşım ilk başta bana anlam veremeyip dalga geçtiğimi düşündüler çünkü sadece 3 basamaktan düşmüştüm! ÜÇ ÜÇ ÜÇ! Ama yerde bu şekilde kıvranmaya başladığımı görenler durumun biraz ciddi olduğunu anlayıp çevreden buz falan istediler ve ağrım bir miktar hafifledi.

Sonra bileğim kendi özgürlüğünü ilan etti

Evet olay saniyeler içinde gerçekleşti, bileğim bir anda kendi özgürlüğünü ilan etti, şişip iki katı hale gelmesi yetmezmiş gibi bir de mosmor oldu.

Ve beklenen tepki geldi "kırık olsa duramazdın!"

Güzel bir yaz akşamı tam da dışarı çıkmak için merdivenlerden inerken düşerseniz, arkadaşlarınız ayağınızın kırık olduğuna inanmaz. Arkadaşlarınızı da geçtim, siz de kırık olabileceğine inanmazsınız ve "kırık olsa duramazdın" lafı size bile mantıklı gelir. Nitekim ben "kırık olsa duramazdın" denilen ayağımla 24 saat kadar durdum ve hatta yürüdüm, demek ki neymiş durulabiliyormuş. 😄😄

Sonrası malum alçı...

Tatilimin son 24 saatini doldurduktan sonra evime gitmeden bir de doktora uğrayayım dedim, çünkü bileğim kendisini aşıp 2 katı olmuştu bırakın ayakkabıyı, terlik bile giyemez haldeydim. 

İlk defa ayağını alçıya aldıran biri olarak içimde saçma bir heyecan vardı. Bir yandan doktordan azar işitip diğer yandan da alçıyı bekliyordum. 

Öyle kalıp gibi gözüken alçı aslında sargı bezlerinden yapılıyormuş bilginize. Alçıyı ayağınıza uygulamadan önce çorap giydiriyorlar bu da alçıdan ayağınızın zarar görmesini engelliyormuş. Alçı yapılırken hafif bir sıcaklık hissediyorsunuz ama merak etmeyin ayağınız yanmıyor. Bir de kırık tipine göre değişen bir durum ancak çoğu zaman yarım alçı yapılıyor yanı ayağınızın taban kısmına alçı konuluyor üzeri sargı bezi le sarılıyor ki sabit dursun.

Ben tam kalmış şu arkadaş gibi rahat rahat yürüyordum ki...

Doktor bir anda çıldırdı!

Ama şimdi bakıldığında ben de haklıyım 24 yıldır alçı ne bilmeyen bir insan alışanlık olarak hop diye iki ayağının üzerinde yürümeye başlıyor. 

Doktordan yediğim ikinci azar ve birçok tembihle birlikte ayağımın üzerine basmamam gerektiğini anladım. Ancak arabaya gidene kadar 3 defa daha bastım ama dedim işte alışkanlık.

Eve gelene kadar sek sek oynadığınız günlere teşekkür ediyorsunuz...

Evet ilk başta eğlenceli gözükse de ayağınızda yarım kilo alçıyla dengede kalmak sandığınız kadar kolay değil. Eh durum böyle olunca çocukluğunuzda oynadığınız sek sek oyununa içinizden teşekkür ediyorsunuz.

İşin bir de merdiven boyutu var!

Apartmanın kapısına güç bela gelmiş biri olarak asansöre kadar daha önünde 7 basamak olduğunu görmek insanın canını sıkmıyor değil. O asansörü hemen girişe yapmayanlara en içten dileklerinizi sunuyorsunuz. Neyse daha sonra acaba nasıl çıkarım bu merdivenleri diye bütün yaratıcılığınızı kullanıyorsunuz.

Ben iki elimle tırabzana tutunup tek ayağımla zıplayarak çıkıyordum. İniş kısmını ise merdivene oturarak yapıyordum.😄😄

Bir de koltuk değnekleri var ki sormayın başa bela

Size "daha rahat!" yürümeniz için koltuk değnekleri veriyorlar ama sanmayın ki onlarla yürümek dünyanın en kolay şeyi. Zaten benim gibi boyunuz 1.60'sa hiç girişmeyin tek ayağınızın üzerinde seke seke gidin daha kolay. Çünkü o değnekler zaten boyunuz kadar bir de evde halı/kilim varsa düşüp üstüne diğer bacağınızı da kırmanız an meselesi.

Nihayet evdeyim oh be!

Doktor sadece iki şey söyledi, birincisi "ayağının üzerine sakın basma" ikincisi de "ayağını yükseğe koy". Durum bu olunca işte aynen bu şekilde yatmaya başladım. Günün büyük bir kısmını tek başıma geçirdiğim için, kendime bir yaşama alanı oluşturmuştum. Bana gerekli her şey yanı başımda duruyordu böylelikle çok sık kalkmak durumunda kalmıyordum.

Bir de küçüklüğümden aklıma kazınmış şu görüntü vardı ki sormayın...

Küçükken birinin ayağı kırıldığında herkes alçısına bir şey yazar ya da imzalardı. Benim de alçıyla ilgili 24 yıllık hayalim bu yöndeydi ama yeni nesil alçılar eskileri gibi olmuyormuş. Üzeri bezle kaplı olduğundan ne güzelce yazı yazılabiliyor, ne de o yazılan yazılar kalıcı oluyor. 😔

İşin en meşakatli kısmı: Banyo zamanı!

Eğer tek yaşıyorsanız her şeyin üstesinden gelebilirsiniz, ancak bu banyo işi aşırı tehlikeli o yüzden ya pis kalın ya da bir yakınınızı çağırın. 

İlk olarak alçınızın üzerine bol bol poşet geçiriyorsunuz ve hiç bir yerinden su sızmayacağına emin oluyorsunuz. Daha sonra da alçılı ayağınız dışarıda kalacak şekilde banyo yapıyorsunuz.

Hava 30 derece de olsa o açıkta kalan parmaklar üşüyor!

Evet maalesef bu doğru. Ayağımı kırdığımda hava sıcaklığı 30 derecenin üzerindeydi ama o acıkta kalan parmaklarım üşüyordu. Üstelik ayakları 36 numara olan biri olarak o alçının üzerine çorap giyene kadar bir de akla karayı seçtim.

Ve mutlu son! Alçının çıktığı o an!

Alçınız çıktığında işte aynen böyle yürüyorsunuz. Neden mi en azından 3 hafta kadar üzerine basmanızın yasaklandığı ayağınızdan alçı ilk çıktığında yürümeye korkar oluyorsunuz. Hatta ilk bastığınızda ayağınız fazlasıyla karıncalanacaktır, hiç telaş yapmayın 15 dakika sonra geçiyor. 

Eğer ayağı kırık olanlar varsa şimdiden geçmiş olsun! 😊

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
umut-deniz-aytas

14 yasındayım hiç bi yerimi kırmadım :POP

katilice

2 hafta alçılı durmuştum. Sanmayın ohh yatıyorum evde ne güzel felan demeyi. Can sıkıntısından patlamıştım. Resmen ayağım olduğu için şükretmiştim,alçı çıktığında parti vericektim,ayağıma canım benim diyip öpüyordum... Evet evet gerçekten kafayı yiyorsunuz... Hele vizelere giremediyseniz iyice...

lahme

Ben hiç bir yerimi kırmadım daha ama top oynarken camın üstüne düşüp evi kan gölüne çevirmişliğim,etin sıyrılıp kemiğimin bile gözüktüğü oldu.Hala fasulye gibi duruyor o iz

mrnobody

g.olsun ,bir psikopat olarak biyerini kırmanın tecrübesini,acısını,duygusunu merak ediyorum -_- yeri gelmişken diz kapağımın orayı kesmiştim 12 dikiş vardı 30 gün yatakta kaldım öyle berbat şey yaşamadım.

Gizli Kullanıcı

öncelikle geçmiş olsun da ben olsam mümkün değil duramam alçıyla yürürüm kesin bileğimi incittiğimde yaptığım gibi

mignon

Teşekkürler (: ben de yürüyordum ama sonradan alıştım maalesef :(

Başlıklar

olay
Görüş Bildir