Çocuğunuzla İletişiminizi Güçlendirecek 10 Şey
Çocuklarla iletişim kurmak bazen bugün okul nasıldı deyip iyi cevabıyla duvara çarpmaya benzeyebilir. Hatta bazı günler çocuğunuzdan bilgi almak için dedektiflik belgesi almanız gerekiyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ama merak etmeyin güçlü iletişim uzun ve ciddi konuşmalar yapmak değil çocuğun kendini güvende, duyulmuş ve değerli hissetmesini sağlamaktır. İşte iletişiminizi güçlendirecek etkili yollar.
1. Anlat bakalım demeden önce gerçekten dinlemeye hazır olun.
Çocuğunuz size bir şey anlatmaya başladığında telefon, televizyon ya da mutfaktaki yarım kalan iş bir anda çok cazip görünebilir. Ama çocuklar dikkatin başka yerde olduğunu sandığımızdan çok daha hızlı fark eder. Göz teması kurmak, başınızı sallamak, araya hemen çözüm sıkıştırmamak ve sonra ne oldu diye devam etmek ona değerli hissettirir. Çocuğunuz beni gerçekten dinliyorlar hissini aldığında daha önemli konuları da sizinle paylaşmaya daha açık olur.
2. Soruları sorgu odası havasından çıkarıp sohbet moduna alın.
Ödevini yaptın mı, neden böyle yaptın, kimle konuştun derken fark etmeden konuşmayı mini bir polis sorgusuna çevirebiliriz. Bunun yerine daha yumuşak ve meraklı sorular iletişimi kolaylaştırır. Çocuklar bazen direkt sorulara kapanır ama oyunlu, eğlenceli sorularda kendilerini daha rahat ifade eder. Sohbet havası yakalandığında cevaplar da iyi seviyesinden çıkıp gerçek hikayelere dönüşür.
3. Duygusunu düzeltmeye çalışmadan önce duygusuna yer açın.
Çocuğunuz üzgün, kızgın ya da hayal kırıklığına uğramış olduğunda ilk refleksimiz genelde abartma, bunda üzülecek ne var, geçer demek olur. Niyetimiz iyi olsa da bu cümleler çocuğun duygusunu küçültülmüş hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine bu seni bayağı üzmüş, kızman normal, anlatmak ister misin gibi cümleler çok daha destekleyicidir. Duyguyu kabul etmek yanlış davranışı onaylamak anlamına gelmez. Sadece çocuğa şu an ne hissediyorsan bunu konuşabiliriz mesajı verir.
4. Küçük sohbetleri hafife almayın büyük kapılar oradan açılır.
Çocuğunuz size sevdiği oyun karakterini, izlediği videoyu ya da arkadaşının yaptığı komik hareketi anlatıyorsa bu sadece boş muhabbet değildir. Çocuklar çoğu zaman önemli konulara küçük ve güvenli sohbetlerle yaklaşır. Siz onun dünyasına ilgi gösterdikçe o da sizinle daha rahat bağ kurar. Bugün oyun konuşursunuz, yarın arkadaşlık sorununu anlatır iletişim böyle böyle büyür.
5. Eleştiriyi azaltıp rehberliği artırınca evdeki hava yumuşar.
Sürekli bunu yanlış yaptın, yine mi böyle oldu, kaç kere söyledim demek çocuğun kendini savunmaya geçmesine neden olabilir. Elbette sınırlar ve kurallar önemli ama iletişim sadece hata yakalama oyunu gibi ilerlerse çocuk konuşmaktan kaçınabilir. Daha yapıcı bir yaklaşım için davranışa odaklanmak işe yarar. Çocuk kendini suçlanmış değil yönlendirilmiş hissettiğinde sizi daha rahat duyar.
6. Kendi hatalarınızı kabul etmek çocuğa güçlü bir örnek olur.
Ebeveyn olmak her zaman sakin, bilge ve belgesel anlatıcısı tonunda konuşmak demek değil. Bazen yoruluruz, sesimiz yükselir, yanlış anlarız ya da aceleyle sert bir şey söyleyebiliriz. Böyle zamanlarda az önce biraz sert konuştum, kusura bakma demek iletişimi zayıflatmaz tam tersine güçlendirir. Çocuk, yetişkinlerin de hata yapabileceğini ve hatadan sonra onarım yapılabileceğini görür. Bu da ona özür dilemeyi, sorumluluk almayı ve ilişkilerde tamir etmenin mümkün olduğunu öğretir.
7. Beraber gülmek iletişimin en tatlı kısayollarından biridir.
Her konuşma ciddi, planlı ve masa başında yapılmak zorunda değil. Bazen birlikte komik bir video izlemek, saçma bir şarkı uydurmak ya da mutfakta küçük bir felakete kahkaha atmak ilişkiyi güçlendirir. Mizah çocuğun kendini yanında rahat hissettiği insanlarla daha çok paylaşım yapmasını sağlar. Tabii burada önemli nokta çocuğa gülmek değil çocukla birlikte gülmektir. Evde güvenli ve neşeli bir atmosfer olduğunda konuşmalar da daha doğal akar.
8. Kuralları sadece söylemeyin birlikte anlamlandırın.
Çünkü ben öyle dedim cümlesi bazen çok pratik görünür ama uzun vadede iletişimi pek beslemez. Çocuklar kuralların nedenini anladıklarında daha kolay iş birliği yapar. Mesela ekranı kapatıyoruz çünkü uykuya geçmeden beynimizin biraz sakinleşmeye ihtiyacı var demek kuralı daha anlaşılır hale getirir. Elbette her kural pazarlığa açık olmak zorunda değil bazı sınırlar net olmalıdır. Ama mümkün olduğunda açıklama yapmak çocuğun kendini sürece dahil hissetmesini sağlar.
9. Özel zaman yaratmak için büyük organizasyonlara gerek yok.
Çocuğunuzla iletişimi güçlendirmek için her hafta dev etkinlikler planlamanız şart değil. Bazen 15 dakikalık yürüyüş, birlikte çay hazırlamak, yatmadan önce kısa bir sohbet ya da market yolunda yapılan küçük muhabbet yeterlidir. Önemli olan o sürede gerçekten orada olmanızdır. Şu an sadece seninleyim hissi çocuğun kalbine hızlıca ulaşır. Düzenli ve küçük anlar büyük jestlerden çok daha kalıcı olabilir.
10. Sevginizi sadece kriz anlarında değil sıradan günlerde de gösterin.
Çocuklar sevildiklerini bilmek ister ama bunu sadece büyük başarılar, hastalıklar ya da sorunlar sırasında duymak yeterli olmaz. Sevgi gösterisi her zaman uzun konuşmalarla da olmaz sarılmak, saçını okşamak, küçük bir not bırakmak ya da sevdiği atıştırmalığı hatırlamak da güçlü mesajlar verir. Çocuk sevginin koşula bağlı olmadığını hissettiğinde sizinle iletişim kurarken daha rahat olur. Güçlü iletişimin temelinde de tam olarak bu güven duygusu vardır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın