Çalışanlardan Maksimum Verim Alınabilmesi İçin Ortaya Çıkarılan Japon Kuramı: Z Teorisi

-

Japonların hemen hemen her konuda neden bu kadar başarılı olduğunu düşündünüz mü? 

Hayat kalitesinden, yaşam standartlarına, teknolojiye, üretime ve felaketlere karşı aldıkları dahiyane önlemlerle hemen hemen herkesin saygısını kazanan Japonların bu başarılarının ardında çok sıkı bir kuram var: Z teorisi. 

Bilinen akımlar içerisinde oluşturulan X ve Y kuramlarına alternatif olarak ortaya çıkarılmıştır ve “Z” isimi de buradan gelmektedir.

1. Kabul edelim. Millet olarak çekik gözlü dostlarımızı çok seviyoruz. Japonlara olan hayranlığımız dillere destan.

2. Bu kadar kalabalık bir ülkede, böylesine refah içinde yaşamalarının belli başlı sırları olmalıydı.

www.japantimes.co.jp

100 milyonun üstünde nüfusa rağmen suç oranı neden minimum düzeyde olabilir ki? Alt maddelerde bunların da birkaç açıklaması var. 

Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan 2016 verilerinde Japonya'da Suç Oranı II. Dünya Savaşı sonrası en düşük düzeydeymiş. 

Bakanlık tarafından açıklanan verilere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

3. Peki neden tecavüzler, adam öldürmeler, silahla yaralamalar bu kadar düşük? Temelinde belli başlı birkaç neden var. Bunlardan ilki eğitim. Japonya'da okuma yazma oranı %100!

4. Aynen öyle %100 okuma oranı olan bir ülkede iyi, çalışkan, kurallara tümüyle ayak uyduran ve anlayışlı bir insan olmak hiç de zor olmasa gerek.

5. İş hayatında, teknoloji ihracatında, patronların çalışanları mutlu etmesindeki temel sırlardan birisi de Z Teorisi.

Z Teorisi, bilinen görüşlerin (X ve Y) insanı neredeyse hiç dikkate almayan, tümüyle örgüt odaklı görüşlerinin aksine bireyin, önemsendiği hatta her türlü yönetim sürecine aktif olarak dahil edildiği bir bakış açısı getirmektedir. 

Bu açıdan bakıldığında klasik teorilere daha yakın bir anlayış sergilemektedir. Ancak bilinen yaklaşımların aksine bütüncü bir bakışla toplum içindeki bireyin kendisi de dikkate alınır. 

Z Teorisi, klasik teorilerin şekillendiği bir dönemde Douglas McGregor tarafından oluşturulan X ve Y kuramlarının verilerinden de yararlanılarak bir alternatif oluşturulmuştur.

6. Z teorisinin insan davranışları hakkındaki 5 farklı varsayımı çok etkileyici.

  • İnsan tembel veya çalışkan değildir; düşünme, karar verme ve azmetme yeteneklerine sahiptir.

  • Salt felsefi açıdan bakıldığında insan doğuştan ne iyidir, ne de kötüdür yani dürtülere göre her ikisine de yatkındır.

  • İnsanı motive eden en temel unsurlar çalıştığı ortam ve çevresel koşullardır.

  • Motivasyon iç veya dış zorlamalarla (mobbing) sağlanamaz, insan ancak mantık yoluyla ve açıklamalarla ikna edilebilir.

  • İnsanı iyimser veya kötümser olarak değil, tarafsız olarak değerlendirmek gerekir.

7. Z Teorisine esas teşkil eden Japon Yönetim Sistemi ise başlı başına büyüleyici unsurlar içeriyor.

  • Ömür Boyu İstihdam / İş Güvencesi

  • Uzmanlaşmamış (Yarı Uzmanlaşmış) Mesleki Gelişme

  • Yavaş Değerleme ve Terfi

  • Ortak Karar Verme / Katılımcılık

  • Ortak Sorumluluk

  • İşletme İçi Örtülü Denetim Mekanizmaları

  • Rotasyon / İşletme İçi Yer Değiştirme

İnanılmaz öyle değil mi? Ne kadar da bize uzak ve hayal gibi görünen şeyler...

8. Şu aşağıda gördüğünüz fotoğraf bir işkence ya da eziyet değil. Tamamen iyi bir insan olarak yetişmenin, daha doğrusu yetiştirilmenin ilk adımı.

Japonya'da temel eğitimin ilk 4 yılını ağır dersler öncelikli olmaz. Çocukların algılama çağlarını iyi bilen Japonya Eğitim Bakanlığı, müfredatlarına bireylerin gelecekte yapması gereken temel temizlik ve anlayış duygusunu işliyor. 

Ülkesinin kurtarıcı ve kurucularını tanıyarak büyüyen bu çocuklar, gelecekte iyi bir insan oluyor. 

Z Teorisinde, klasik yönetimlerin anlayışındaki emir-komuta zinciri ve hiyerarşik yapı ilkelerinin aksine, ortak karar verme ve karar almalar söz konusudur.

9. Devletle ilgili işlerin yürütülmesi yaklaşımdaki formelleştirilmiş (biçimsellik) ve kişisel olmayan iş anlayışının büyük oranda reddedildiği Z Teorisinde, çalışanların işlerini benimsemeleri en önemli unsurdur.

Hal böyleyken yukarıda uyuyakalmış insanlar toplum tarafından anlayışla karşılanır ve ellerinden geldiğince yardım edilir. 

Japonya'da çalışma esnasında uyumak kabul edilebilir ve kurallara aykırı olmayan bir eylemdir. 

Bu, personelin işini benimsediğini ve daha iyi motive olmasını sağlamak için işveren tarafından da onaylanan, kabul edilen bir durumdur. 

Bireysel sorumluluğun esas olduğu Bürokratik yönetimlerin tam tersine Japonlarda Ortak Sorumluluk duygusu vardır. 

İşin en küçük parçalarına kadar ayrılarak yapılması anlayışı Z Teorisine göre gerekliliktir. Ancak çalışanın iş bütünü hakkında bir bilgiye sahip olması her durumda önemlidir. İşin hangi kolunda olursanız olun ama yapılan işin bütününe hakim olmanız gerekir. 

Nasıl olacak bu diye sakın  dert etmeyin. Çünkü, iş hayatında da eğitim ilk sırada yer alıyor.

10. Kusursuz mu? Elbette hayır! Uzmanlaşmış mesleki çalışmanın da Z Teorisinde kısmen de olsa terk edildiği görülür.

20. Yüzyılın ortalarında itibaren ortaya çıkan ve “Aşırı Uzmanlaşma” olarak da bilinen problemin çözümünü Z Tipi yönetim anlayışının kendi bünyesinde doğal olarak taşıdığı görülmektedir. 

Aşırı Uzmanlaşmada birey tek bir alanda konuya derinlemesine hakimken ve tüm becerileri bu alanda gelişmişken, bütünsel bir bakış açısından yoksundur. Hatta bağlantılı yan dallarda bile yetersiz bilgisi vardır hatta hiçbir bilgiye bile sahip olmayabilir. Ancak farklı alanları kapsayan rotasyona dayalı Z tipi yönetim bu sorunun büyük oranda üstesinden gelmiş durumdadır.

11. Z Teorisi, bütünsel bir bakış açısını ve özellikle bireyi çevresi ile birlikte değerlendirmeyi benimsemiştir, çalışanı etkileyen çevresel faktörlere önem vermiştir. Örneğin iş yeri içindeki sosyal olanaklar gibi.

12. Bireyin veriminin, işletmenin verimine yansıyacağı ve olumlu katkı sağlayacağı öngörülmüştür. Bu yönetim anlayışında özellikle çalışanların sorumluluk ve karar almada etkin olmaları ise sisteme doğrudan katılımları sağlamaktadır.

13. Teoriyle ilgili harika kitap önerileriyle içeriğimizi sonlandıralım.

  • Ouchi, William, Teori Z, Japon Yönetim Tarzı

  • Wolferen, Karen von, Japon Gücünün Sırrı

  • Bacarr, Jina. How to Succeed in a Japanese Company.

  • Genç, Nurulllah, Yönetim ve Organizasyon.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Mükemmel gerçekten, insana değer verme! İşte bunun adı medeniyettir. Neden bizim ülkemizde olmasın diyoruz ama gel gör ki imkansız olduğunu biliyoruz. Ülkemizde çalışanı bırak insana değer verilmiyorken biz anca böyle izleriz medeni ülkelerin hızla ilerlemesini. %100 okuma oranı ne kadar güzel. Umarım elit bir lider gelir de eğitim sistemimizi düzeltir zira gençlerimiz saftalar ile zehirleniyor okul sıralarında. En saçması da kendi yazdıkları safsatalara inanmak istemeyen öğrencilere istedikleri kitapları alıp gerçek bilgiye ulaşmaları durumunda ceza veriliyor. Bunun adı yobazlıktır, gericiliktir. Bir Hasan Ali Yücel daha gelse de MEB'in başına geçirilmeyeceğini bilmek çok üzücü.

zangoccocuk

1, 6 ve 7. fotolar. İşte rüku budur, sanılanın aksine rüku namazda olmayıp karşınızdaki insana ve topluma olan saygıda ifade edilir. Bizde nerdee?? Eve yemek getiren kuryelere merhaba hoşgeldiniz nasılsınız diye soruyorum adamlar şaşırarak cevap veriyor. Belli ki hiç nezaketle karşılanmamış.

Gizli Kullanıcı

Bizdeyse erken çağda ülkenin kurucu ve kurtarıcılarına karşı nefret aşılayıp ülkeye aidiyeti azaltıyoruz. Sonrasında birey işlediği her suç ve hatanın sorumluluğunu sisteme atarak kendi vicdanını aklamaya meyilli oluyor. Keza eğitimin her safhasında aşırı yükleme yapmaya çalışıyoruz, herkese standart eğitim vermeye çalışıyoruz. Öğrencileri sözel-sayısal-eşit ağırlık diye üçe bölüp farklı yetenek ve ilgilerini göz ardı ediyoruz. Bütün eğitim hayatlarını gelecek kaygısıyla geçirmelerine sebep oluyoruz. Dahası hoşunuza gitsin ya da gitmesin öğrencilerin sınıflarını başarı düzeylerine göre derecelendirmiyoruz. İt kopukla kendi hâlinde dersi dinlemeye çalışan kişileri aynı sınıfa koyarsan verim alamazsın. "İt kopuk" diye tabir edilen öğrencilere de öğretimden önce eğitim odaklı bir program hazırlaman gerekiyor topluma kazandırabilmek için.

sarlok-holms

Güzel güzelde sıkıcı evetevet sıkıcı

ilteber.hayat

Çalışmaya o kadar uzağım ki tembellikten yazıyı okumadım tşk üniversiteye kadar bana test çözmekten başka bir şey öğretmeyen milli eğitim

corpse-bride

aıleler test cozdurmemızı dersanelerdekı gıbı teknıgını ogretmemızı ıstıyor buna ne dıyeceksın?

ilteber.hayat

"aıleler test cozdurmemızı dersanelerdekı gıbı teknıgını ogretmemızı ıstıyor " ne demek istedin anlamadım anlasam cevaplardım

ahmet-okdem

eğer sen öğretmensen ki hiç sanmıyorum, sen öğretme teknik felan

Başlıklar

2016JaponyaKitap
Görüş Bildir