Brokoli ve Karnabahar Bu Kez Bilimin Gündeminde: Akneye Eğilimli Ciltler İçin Dikkat Çeken Araştırma
Biota Laboratuvarları Ar-Ge Merkezi’nin akneye eğilimli ciltler üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmalar dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Brokoli ve karnabahar içeren bitkisel ekstrelerin laboratuvar ortamındaki etkileri araştırılırken, bitmiş ürün üzerinde gerçekleştirilen dört aylık dermatolojik çalışmada siyah nokta sayısında yüzde 70’e, tıkanmış gözenek ve pürüzlü görünümde ise yüzde 100’e varan azalma bildirildi.
Mutfaklarda görmeye alışık olduğumuz brokoli ve karnabahar, bu kez beslenme özellikleriyle değil, cilt bakımındaki potansiyelleriyle bilimsel araştırmaların konusu oldu. Biota Laboratuvarları Ar-Ge Merkezi tarafından yürütülen çalışmalarda, akneye eğilimli cilt bakımında değerlendirilen farklı bitkisel aktifler laboratuvar ortamında incelendi. Araştırmalardan birinde ceviz kabuğu, mersin, papatya, ısırgan ve gül gibi bitkisel kaynaklardan oluşan bir ekstre grubu ele alınırken, diğer grupta brokoli ve karnabahar kullanıldı.
Brokoli ve karnabahar laboratuvarda mercek altına alındı
İn vitro çalışmalarda bitkisel ekstrelerin, akneye eğilimli ciltlerin doğal florasını destekleme ve cilt pürüzlerine karşı koruyucu bariyer oluşturma potansiyeli araştırıldı. Brokoli ve karnabahar içeren ekstre grubunun ayrıca ciltteki hassasiyet, kızarıklık görünümü ve toleransla ilişkili faktörler üzerindeki etkileri incelendi.
Hücre kültürü çalışmalarında, cildin sebum (yağ) dengesini ve toleransını etkileyen parametrelerde meydana gelen değişimler değerlendirildi. Brokoli ve karnabahar içeren ekstre grubunun, araştırma kapsamında incelenen bu faktörler üzerinde yatıştırıcı ve dengeleyici bir etki gösterdiği gözlemlendi. Bu bulgular, günlük yaşamda daha çok beslenmeyle ilişkilendirilen bitkisel kaynakların, içerdikleri aktif bileşenler açısından cilt araştırmalarına da konu olabileceğini ortaya koyuyor.
Dört aylık dermatolojik çalışmada dikkat çeken sonuç
Laboratuvar araştırmalarından ayrı olarak, bitkisel aktifler içeren bitmiş ürünün etkinliği ve güvenliliği de dermatolojik olarak değerlendirildi.Almanya Dermatest’te gerçekleştirilen dört aylık çalışmanın sonuçlarına göre siyah nokta sayısında yüzde 70’e, tıkanmış gözenek ve pürüzlü görünümde ise yüzde 100’e varan azalma bildirildi.
Araştırma modeli böylece bitkisel aktiflerin önce laboratuvar ortamındaki mikrobiyolojik ve hücresel etkilerinin incelenmesi, ardından bitmiş formülün dermatolojik olarak değerlendirilmesi şeklinde iki farklı bilimsel aşamayı bir araya getirdi.
Bitkisel aktiflere çok aşamalı bilimsel yaklaşım
Çalışmalar, bitkisel kaynakların cilt bakımındaki potansiyelinin yalnızca geleneksel kullanım bilgileri üzerinden değil; mikrobiyolojik testler, hücre kültürü araştırmaları ve dermatolojik değerlendirmelerle birlikte incelenebileceğini gösteriyor.
Brokoli ve karnabahar gibi alışılmışın dışında görülebilecek iki bitkisel kaynağın laboratuvar ortamında araştırılması da çalışmanın dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Biota Laboratuvarları Ar-Ge Merkezi’nin yürüttüğü araştırmalar, bir bitkisel aktifin laboratuvar ortamındaki biyolojik etkileri ile tüketiciye ulaşan son formül üzerindeki sonuçlarının birbirinden ayrı aşamalarda değerlendirilmesine dayanan çok aşamalı bir araştırma yaklaşımı ortaya koyuyor.
Araştırmanın kaynakları
Brassica breakthrough. Herbal anti-acne alternative proves clinically effective. Cosmetics and Toiletries®, 132, No. 4, 2017.
Efficacy of two plant extracts against acne vulgaris: initial results of microbiological tests and cell culture studies. Journal of Cosmetic Dermatology, 18(4), 1061–1065, 2018.
Dermatest, Almanya, 2010.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın