Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bitmeyen Balayına Çıkarak Gelinlik ve Damatlıkla Dünyayı Gezen Harika Bir Çift: Aylin ve Yavuz Ali

-

Aylin ve Yavuz Ali çifti belki de hepimizin hayali olan şeyi gerçekleştirdiler... Evlenince ev ve araba al, şaşalı düğün yap, pahalı mobilyalar satın al diye dayatan sisteme aldırmayarak o bütçeyle dünyayı gezmeye başladılar...

Sırtlarında birer sırt çantası, ceplerinde interrail biletleriyle 17 ülke gezdiler ve gezmeye de devam ediyorlar.

Gezerken yanlarına gelinlik ve damatlıklarını da aldılar.

Evet, sırt çantalarına koydular onları da...

Gelinlikli ya da değil; hep otobüs, tren, metro, bisiklet kullandılar ulaşım için...

Ya da yürümeyi tercih ettiler.

Aylin ve Yavuz Ali çifti, gittikleri her ülkede müzelerin altını üstüne getiriyor.

Gelinlik ve damatlığı bazen giyim mağazası kabinlerinde, bazen de müze ve kafelerde giyiniyorlar...

Fotoğraflarını çekmesi için ise, o esnada oradan geçen insanlara ricada bulunuyorlar.

Kendilerini; 'yeryüzünde beyaz izler bırakan çift' olarak tanımlıyorlar...

Ne kadar da nahif değil mi...

Sizi bu tatlı çiftimizin rengarenk fotoğraflarıyla baş başa bırakıyoruz...

View this post on Instagram

👰🏻 🤵🏽 Gelinlik ve Damatlıkla Nasıl Geziyoruz? 🧳 İki ellişer litrelik sırt çantasıyla yaptık tüm yolculuğumuzu. Anılarımızı ölümsüzleştirecek bir fotoğraf makinemiz vardı birde aksiyon kameramız. Gelinlikli gelinliksiz fark etmeksizin, hep toplu taşıma kullandık metro, belediye otobüsü, tren, bisiklet, bolca da yürüme. Hem bütçemizin kuvvetli olmamasından dolayı hem de böylesi daha keyifli ve heyecanlı. Her şeyi kendimizce hallettik. Epey zorlu geçen yolculuğu nasıl tamamlayabildik derseniz, birbirimize olan aşk ve hayalimize olan tutkumuz bize bu alışık olunmamış şeyleri yaptırdı. İyi ki de yapmışız ve yapıyoruz. 🎒 Gelinlikle interrail çılgınlığımızın fikirden uygulamaya geçiş aşamasında ilk sorunsalımız; gelinliği nerede taşıyacağımız oldu. İllaki bir yerlere girerdi ama asıl sorun geniş hacim kaplamasıydı. Gerçi sonradan anladık ki damatlık kadar yer kaplıyormuş. Bir ayı aşkın tur planımız için ihtiyacımız olan; havlular, çarşaf, yastık kılıfları, kozmetik ürünler, terlikler, kıyafetler, acil durum için kutu kutu ilaçlar, elektronik uzatma kablolarından, çoğaltıcı prizlerden powerbank ve yedekleriyle birlikte kablolarıyla, fotoğraf makinesi ve ekipmanlarına kadar birçok eşyayı sırt çantamıza yerleştirerek uçaklarda kabinde bizimle birlikte gelmelerini sağlamamız önemliydi bizim için. Tabi bide gittiğimiz yerlerden alacağımız anılar için de yer kalmalıydı. Tekerlekli valizle yürürken eziyete dönüşebilir bize ayak bağı olabilirlerdi, öyle düşünmüştük ve de bagaj kısmına verip inişte havalimanında bantta valizimizi görememe yani kaybolma olasılığı da ortadan kalkmış oldu. Sırtımıza takıp çantalarımızı yollara düşecektik.. 🔎yazımızın devamı için yeryuzundebeyazizler.com #yeryuzundebeyazizler #gelinlik #damatlık #interrail #balayırail #travel #travelcouples

A post shared by Aylin & Yavuz Ali 👰🏻🤵🏽 (@yeryuzundebeyazizler) on

View this post on Instagram

Evlenince gezilmez miymiş? Gezmenin medeni hali olmaz diyoruz biz. Evlenmeden önce de geziyorduk, bekarken, öğrenciyken, parasızken. Götür beni belediye otobüsünün gittiği yere öğrenci kartım diyerekten. Otel falan isteyen kim, üç kişilik çadırımızda iki kişi yatmanın konforu dururken. Yürümek de önemli tabi, kondisyon sağlam olmalı, tabanvay en iyi ulaşım aracı hem sağlığa da faydalı. İşte böyle yaşarken bir gün sevdiceğimden o malum teklifi aldım ve evet dedim. Samimi aile arasında nişanımız oldu. İki yıl nişanlılıktan sonra dünya evine girin artık denildi e tamam nikah yapalım dedik. Yok düğün olsun dedi aileler. Nikahımızı arkadaşlar ve çekirdek ailemizle yaptık, nikahta şeker yerine nikah fidanı dağıttık. Düğün için baktık, her türlü araştırmayı yaptık. Organizasyon firmaları, düğün salonları, pastacılar, gelin arabası, kostümler falan derken kocaman bir kazanın içine düştük. Bir ara telefonda bir kadın bana sunumu plastik tabakta mı yoksa porselen tabakta mı istediğimi sordu, anlamadım dedim, fiyat farkı var hanfendi, birde gelin yolu için ekstra ücret alıyoruz, konfeti de ister misiniz? Bindallı aldınız mı isterseniz kiralayabilirsiniz bizden, tefe isminizi yazalım mı Aylin Gelin diye bu sıralar moda ve daha bir sürü soru. Karar veremedim ben sonra arayayım teşekkürler, kırmızıya bas, kapandı. Usulüne göre istiyor aileler malum, üzülmesinler diye de yapılacak bazı şeyler. Kemeraltı’na gittim kendime daha sonra da giyebileceğim kırmızı bir elbise aldım, payetli bindallı kumaşından da bir buçuk metre aldım, sevdiğim bir gömlekten kalıp çıkartarak bindallı kaftanı diktim kendime, içine de aldığım elbiseyi giydim. Gelin buketini plastik çiçek satan yerden birkaç çiçek alarak etrafına tül dolayıp kendimiz hazırladık. Araba süslemesini evde sağda solda duran yapay çiçekleri derleyerek tül bezlerle kendimiz süsledik. Damatlık değil şık bir takım elbise aldık daha uyguna. Gelinliği uygun fiyata diktirmek için bir hafta gezdik, bulduk. Düğün için bir derneğin mekanını tuttuk her şey vardı ve gereksiz pahalı değildi, ayrıca servis porselen tabakta yapıldı. Kuaföre gitmedim saçımı makyajımı kendim yaptım. Bunun g..devamı yorumda--> #yeryuzundebeyazizler #balayırail

A post shared by Aylin & Yavuz Ali 👰🏻🤵🏽 (@yeryuzundebeyazizler) on

View this post on Instagram

creation of the travel 🐈 👉🏻🌎👈🏻 Biz hep gezdik, İzmir’de okuyorduk eshotla gezdik, bisikletle gezdik, tabanvay gezdik… Çünkü ikimizde böyleydik, sokağın tadını almıştık, hayat duvarların arasında değil bizzat güneşin altında yeşilin üzerinde ve ufuk çizgisine baktığınız her yerde idi. Aynı ruha sahip olmanın mutluluğuyla gezdik. Tanıştığımız ilk zamanlardan beri, farklı yerler, farklı hayatlar görmeyi sevdik, böyle gelişti bizim ilişkimiz. Böyle gelişen bir ilişkiden de gezmekle bağlantısız olan bir evlilik düşünülemezdi ve tabi ki balayı… Karar verdik balayımızı öyle otel odasında, lüks bir yerlerde değil, sevdiğimiz gibi sırtımızda çanta, ayaklarımız ağrıyana kadar gezerek yeni yerler şeyler görerek geçirecektik, böyle başladı bizim hikayemiz. Gelinlikle gezmek ise tamamen anılarımızı biriktirme şeklimizin dışavurumsal bir şekli. İşin içine biraz daha eğlence kattığımız kısım. Böylelikle geride bıraktığımız her bir şehirde, ülkede bir iz bıraktık, imkânımız oldukça da buna devam ettik. Ertesi yıl farklı bir ülke ve yaşantılara kanat açtık. Beyaz izler bıraktık her gittiğimiz ve terk ettiğimiz yerde. Bunu yaptıktan tam üç yıl sonra dedik ki, artık bu anılar birikti, tıpkı bir koleksiyoncunun artık koleksiyonunun eve sığmaması ve onları ya ufak bir müzede sergilemesi ya da bir antikacı açarak onları değer veren insanlarla buluşturmasıyla benzer bir hisle bir site açtık, acı, tatlı ve ekşi anılarımızı paylaşmak, yapılabilir olduğunu düşündürmek için. yeryuzundebeyazizler.com 🌻 #yeryuzundebeyazizler #interrailturkiye #gezmekgüzeldir #michelangelo #creationofadam #travel #sistinechapel

A post shared by Aylin & Yavuz Ali 👰🏻🤵🏽 (@yeryuzundebeyazizler) on

View this post on Instagram

Belçika Kraliyet Sarayı'na gelin girdim 👰🏻🤵🏽 Balayı-Railimizin sekizinci durağı Brüksel’e, Paris’ten Amsterdam’a giderken uğradık konaklama yapmadan akşam trenle Amsterdam’a geçtik. Yani gezimiz günübirlikti ama dopdolu ve çok eğlenceliydi. Sabah erkenden çıktığımız Paris Nord’dan, üç aktarmayla öğlen Brüksel tren istasyonuna geldik, gelinliği ve bazı eşyaları yanımıza alarak çantalarımızı istasyondaki dolaplara 4.50 Euro’ya kilitledik. Acıkmışız, her zaman ki gibi orada büyük bir marketten atıştırmalık bir şeyler aldık, metroyu keşfedip 8.40 Euro’ya bilet alıp merkeze geçtik. Metrodan indik Royal Palace’a yürüyoruz etrafta bir curcuna, her yerde insan çoluk çocuk kalabalık, bando denemeleri, etrafta kocaman çizgi film karakterlerinin balonları, palyaçolar biraz ilerleyince broşürlerini gördük Comic Strip Fest’e denk gelmişiz, yüzümüzde kocaman bir gülümseme oldu hemen. Etraf ısınana kadar Royal Palace’ı gezelim dedik. Royal Palace yani Brüksel Kraliyet Sarayı binası görkemli neoklasik bir bina, kraliyet koleksiyonunu barındırıp aynı zamanda da resepsiyonlar burada yapılıyormuş... eğlenceli Comic Fest yazısının devamı yeryuzundebeyazizler.com da 🤓 #yeryuzundebeyazizler #brüksel #belçika #comicfest #brussels #interrail #balayırail

A post shared by Aylin & Yavuz Ali 👰🏻🤵🏽 (@yeryuzundebeyazizler) on

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayca-doga1

ben düğün yapmayacağım dediğimde saygıyla karşılayan annesi babası olan tek insan ben miyim yahu.. bu arada bu güzel insanları kutluyorum, nice güzel yolları olsun.

zepsrn

Kendi haberlerini yapmaları peki..

rasit-can-aydin

kıskanma

creepy-owl

Bu tatava ne zaman bitecek yav.

alf

Aile kurmanın bir de çocuk yönü var. Döndüklerinde çocuğu anneanne veya babaanne bakacak demek ki bu şekilde büyütülenlerin ailelerini anlar gibiyim sadece kendilerini düşünenler işte...Allah annemden babamdan razı olsun kendi keyifleri yerine benim mutluluğumu düşündükleri için bana her imkanı sağladıkları için.

yumirta

Bendede para olsa bende dolaşırım olmayan bir parayla Kadıköy'e dolaşmaya bile gidemiyorum.

Görüş Bildir