Bir Daha Asla Eskisi Gibi Olmayan Metal Grupları
Bazı metal gruplarında bir şey olur ve o andan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Bazen bir üye hayatını kaybeder, bazen grubun en önemli ismi çekip gider, bazen de yıllardır devam eden bir kadro değişikliği grubun müziğini tamamen başka bir yere taşır. İşte metal tarihinin kaderini değiştiren o kırılma anlarından bazıları...
1. Black Sabbath - Ozzy Osbourne'un ayrılması.
Black Sabbath denince akla ilk gelen isimlerden biri Ozzy Osbourne olsa da onun ayrılması grubun hikayesini tamamen bitirmedi. 1979'da Ozzy'nin yerine Ronnie James Dio geldi ve Heaven and Hell ile grubun sound'u daha melodik ve epik bir hale geldi. Böylece Black Sabbath tarihinde Ozzy ve Dio dönemleri arasında belirgin bir ayrım oluştu.
2. Metallica - Cliff Burton'ın ölümü.
Metallica'nın yükselişinin ortasında Cliff Burton'ın ölümü, grubun tarihindeki en büyük kırılmalardan biri oldu. 1986'da turne otobüsünün İsveç'te kaza yapması sonucu hayatını kaybeden Burton, grubun müzikal gelişiminde de önemli bir role sahipti. Metallica Jason Newsted ile yoluna devam etti ama Burton'ın ardından grubun içinde yeni bir dönem başladı.
3. AC/DC - Bon Scott'ın ölümü.
AC/DC'nin karakteristik seslerinden Bon Scott'ın 1980'de hayatını kaybetmesi, grup için büyük bir dönüm noktasıydı. Grup daha sonra Brian Johnson'la devam etti ve kısa süre sonra Back in Black geldi. Albüm, Scott'a adanırken AC/DC'nin de yeni dönemini başlattı. Yani grup yoluna devam etti ama Bon Scott dönemi bir daha geri gelmedi...
4. Iron Maiden - Paul Di'Anno'nun yerine Bruce Dickinson'ın gelmesi.
Iron Maiden'ın ilk iki albümünde vokalde Paul Di'Anno vardı ve grubun sound'unda daha sert, punk etkili bir enerji hissediliyordu. 1981'de Bruce Dickinson'ın gelişiyle işler değişti ve Maiden çok daha melodik, teatral ve yüksek perdeli bir vokal anlayışına yöneldi. Ardından The Number of the Beast gibi albümler geldi ve grubun klasik dönemi başladı.
5. Sepultura - Max Cavalera'nın ayrılması.
Max Cavalera'nın Roots sonrasında Sepultura'dan ayrılması, grubun tarihinde büyük bir kırılma yarattı. Yerine Derrick Green geldi ve grubun müziği zamanla farklı bir yöne evrildi. Max'in gitmesi yalnızca vokalin değişmesi değil, grubun çalışma ve beste anlayışının da değişmesi anlamına geliyordu. Böylece Sepultura'nın Max öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı dönemi oluştu.
6. Nightwish - Tarja Turunen'in ayrılması.
Tarja Turunen'in 2005'te Nightwish'ten ayrılması, grubun karakteristik sound'unda büyük bir değişim yarattı. Tarja'nın operatik ve klasik eğitimli sesi, grubun ilk döneminin en ayırt edici özelliklerinden biriydi. Sonrasında Anette Olzon ve Floor Jansen gibi farklı vokalistlerle yeni dönemler başladı. Nightwish yoluna devam etti ama Tarja dönemi grubun tarihinde ayrı bir sayfa olarak kaldı.
7. Alice in Chains - Layne Staley'nin ölümü.
Layne Staley'nin 2002'deki ölümü, Alice in Chains'in ilk dönemini fiilen kapattı. Staley'nin karanlık ve kırılgan vokali grubun sound'unun en önemli parçalarından biriydi. Grup yıllar sonra William DuVall ile yeniden sahneye çıktı ve albümler yaptı ama Staley'nin dönemindeki Alice in Chains'in yerini tamamen başka bir kimlik aldı.
8. Dissection - Jon Nödtveidt'in ölümü.
Dissection'ın hikayesi, metal tarihindeki en karanlık ve sıra dışı hikayelerden biri. Jon Nödtveidt'in 2006'da hayatını kaybetmesiyle grup da tamamen sona erdi ve geride yalnızca iki stüdyo albümünden oluşan kısa ama son derece etkili bir miras kaldı. Özellikle Storm of the Light's Bane, black ve death metalin kesiştiği noktada bugün bile kült kabul edilen albümlerden biri. Nödtveidt'in ölümünden sonra Dissection'ın yeniden kurulması ya da eski haline dönmesi de mümkün olmadı, grubun hikayesi onunla birlikte kapandı...
9. Slipknot - Paul Gray'nin ölümü.
Slipknot'ın kurucu üyelerinden ve önemli bestecilerinden Paul Gray'nin 2010'da ölümü, grup için ağır bir dönemin başlangıcı oldu. Grup bir süre sonra yoluna devam etti ve 2014'te çıkan .5: The Gray Chapter albümü doğrudan bu kaybın izlerini taşıdı. Ardından Joey Jordison'ın da ayrılmasıyla Slipknot'ın klasik kadrosundan uzaklaşan yeni bir dönem başladı.
10. Death - Chuck Schuldiner'ın ölümüyle bir dönem kapandı.
Chuck Schuldiner'ın 2001'de hayatını kaybetmesiyle Death grubu sona erdi ancak hikaye tamamen orada bitmedi. Yıllar sonra eski Death üyeleri, Chuck'ın müziğini yaşatmak için Death To All adı altında bir araya geldi ve grubun klasik parçalarını sahneye taşımaya başladı. Bugün Death To All, yeni Death şarkıları üretmek yerine Scream Bloody Gore'dan The Sound of Perseverance'a kadar grubun mirasını konserlerde yaşatıyor. Yani Chuck'ın Death'i bir daha geri dönmedi ama müziği hala eski grup arkadaşlarının ellerinde sahnede yaşamaya devam ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın