article/comments
article/share
Haberler
Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur: Ta Ki Kapan Kapanana Kadar

etiket Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur: Ta Ki Kapan Kapanana Kadar

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bu sözü hepimiz biliriz. Ama kimse şunu sormaz: Fare o kapana neden girer?

Açgözlü olduğu için mi? Yoksa aç olduğu için mi?

Cevap önemli. Çünkü açgözlü fareye kızarsınız, aç fareye üzülürsünüz. Birine 'oh olsun' dersiniz, öbürüne 'yazık' dersiniz. Kapana düşen insanlara da hep bu iki cümleden biri söylenir.

Bu sorunun cevabı, daha büyük bir sorunun içinde saklı. İnsanın aklından hiç çıkmayan o sorunun: Para mutluluk getirir mi?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Bu soruyu bilim de sordu.

Bu soruyu bilim de sordu.

2010'da Princeton Üniversitesi'nde iki Nobelli bilim insanı, psikolog Daniel Kahneman ile ekonomist Angus Deaton, 450 binden fazla Amerikalının cevaplarını inceledi. Buldukları şuydu: Gelir arttıkça insanlar hayatlarından daha memnun oluyordu. Ama günlük keyif, yani neşe, huzur, stres, yıllık 75 bin dolar civarında duruyordu. O noktadan sonra gelen para günü daha güzel yapmıyordu.

'Mutluluğun fiyatı 75 bin dolar' diye manşet oldu, bütün dünyayı dolaştı.

On bir yıl boyunca herkes buna inandı. Sonra biri çıktı ve bu manşeti değiştirdi.

Pennsylvania Üniversitesi'nden genç bir araştırmacı, Matthew Killingsworth, 33 bin çalışana telefonlarındaki bir uygulama üzerinden gün içinde rastgele saatlerde tek bir soru sordu: 'Şu an nasıl hissediyorsun?' Topladığı 1,7 milyondan fazla cevap bambaşka bir şey söylüyordu. 75 binde duran bir şey yoktu. Gelir arttıkça mutluluk da artmaya devam ediyordu.

Şimdi elimizde birbiriyle çelişen iki araştırma vardı. Biri Nobelli bir efsaneye, öbürü genç bir araştırmacıya aitti.

2023'te Kahneman ile Killingsworth, aralarına hakem olarak bir psikolog daha alıp aynı verinin başına birlikte oturdular. Çıkan sonuç ikisini de haklı çıkardı. İnsanların büyük çoğunluğunda para arttıkça mutluluk da artıyordu. En mutsuz kesimde ise mutluluk 100 bin dolar civarına kadar yükseliyor, sonra duruyordu. Çünkü onların derdi başkaydı.

Kahneman bunu şöyle özetledi: İyi kazanıyorsan ve hâlâ mutsuzsan, derdin paranın çözebileceği bir şey değildir.

Bu, Kahneman'ın son büyük sözlerinden biri oldu. Bir yıl sonra, 2024'te hayatını kaybetti.

Para mutluluk getirir. Bilim bunu söyledi. Ama paranın nereden geldiğini sormadı.

Bazen de dert paranın ta kendisidir.

Bazen de dert paranın ta kendisidir.

Daha doğrusu, onu kaybetme korkusu. Bunu da en iyi yine Kahneman anlatmıştı. Hem de mutluluk araştırmasından otuz yıl önce.

1979'da arkadaşı Amos Tversky ile ortaya koydukları fikir basitti: Kaybetmenin acısı, kazanmanın sevincinden yaklaşık iki kat büyüktür. Yolda 100 lira bulsanız sevinirsiniz. 100 lira kaybetseniz akşama kadar içiniz kıyılır.

Şimdi bunu kendi hayatımıza koyalım.

Maaş yatıyor, eriyor. Kenara para koyuyorsun, eriyor. Market fişine bakıyorsun, geçen ayı özlüyorsun. İnsan her ay biraz daha kaybettiğini hissediyor. Kahneman'ın anlattığı insan tam olarak bu. Kaybetmekten korkan, kaçacak bir yer arayan insan.

Kaçıyor. Koşuyor. Koştuğu yerde de peynir duruyor.

Yazının başındaki sorunun cevabı da burada.

Fare açgözlü olduğu için kapana girmez. Aç olduğu için girer.

Fare açgözlü olduğu için kapana girmez. Aç olduğu için girer.

Kaybetmekten korkan insanı kandırmak zor değildir. Ona sadece kaçacak bir yer göstermek yeter. Bunu ilk keşfedenlerden biri, 1920'de Boston'daydı.

Adı Charles Ponzi'ydi. İnsanlara '45 günde paranızı yüzde 50 büyüteceğim' dedi. Ortada gerçek bir kazanç yoktu. Yeni gelenin parası, eskilere kâr diye ödeniyordu. İlk gelenler gerçekten kazandı. Kazananlar anlattı, duyanlar geldi, kuyruklar uzadı. Birkaç ay sonra her şey çöktü. Adamın soyadı da bu dolandırıcılığın adı oldu.

İnsan böyle bir şeyin bir daha yaşanmayacağını düşünür. Yaşandı. Hem de çok daha büyüğü.

2008'de New York'ta Bernie Madoff yakalandı. Borsanın en saygın isimlerinden biriydi. Fonu hiç zarar etmiyor, her yıl düzenli kazandırıyordu. Sonra ortaya çıktı ki insanların ekranda gördüğü paranın büyük kısmı hiç var olmamıştı. O hayali para, insanları yıllarca mutlu etmişti. Ta ki biri çekmeye kalkana kadar.

Amerika'da olmuş diye rahatlamayın. Kapanın dili, dini, milleti yoktur. Tek bildiği dil peynirdir.

Amerika'da olmuş diye rahatlamayın. Kapanın dili, dini, milleti yoktur. Tek bildiği dil peynirdir.

Bizde de oldu. Oldu, oluyor, olacak. Adı bazen çiftlik oldu, bazen kripto borsası, bazen parlak getirili bir fon. Adı değişti, hikâyesi hiç değişmedi. Önce birkaç kişi kazanır. Sonra herkes duyar. Sonra herkes girer. Sonra kapı kapanır.

Ve her seferinde aynı soru sorulur: 'Bu kadar yüksek getiriyi görüp neden şüphelenmediniz?'

Soru haklı. Ama eksik.

Çünkü asıl soru şu: Kim suçlu? Fare mi, kapanı kuran mı?

Bedava peynir sadece fare kapanında olur. Ama kapanı kimin kurduğunu da sormak lazım.

Kahneman haklıydı. Para mutluluk getirir.

Tek bir şartla: Paranın gerçek olması gerekir.

Ponzi'de peynir hiçbir zaman bedava değildir. Parasını arkadan gelen fare öder. En son gelen fare ise kapanın ta kendisini öder.

Peynir hep aynı peynir. Kapan hep aynı kapan.

Değişen tek şey sıradaki fare.

Instagram

X

LinkedIn

Web

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Konuşuyorum, anlatıyorum, düşünüyorum. İletişim, satış, pazarlama ve bilim dünyası adeta benim sınırsız oyun alanım. Podcast dünyası ve internet yazarlığı da benim için sürekli cezbedici bir alan.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam