Baharın Gelişi Engellenemiyor! Vatanım Sensin ve Son Bölümü #SevdaUğruna

-
8 dakikada okuyabilirsiniz

"Tüm çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz" demişler bazı güzel insanlar... Mücadele de tıpkı böyle ivme kazanıyor!

Farklı bir yorum getirmek isterdim zira üç hafta boyunca üst üste aynı tepkiyi vermek sıkıcı oluyor fakat elden ne gelir: Yine şahane bir bölümdü! 

Herkes evlerinde Misak-ı Milli kararlarını alkışlar eşliğinde kabul etti, bundan eminiz. Veronika ağlattı, Azize kalbimizi pır pır attırdı.

Haydi bölümü didiklemeye...

Geçen bölüm Kara Fatma karakteriyle aklımızı almıştı. Bu bölüme damgasını vuran ise yine bir yan karakter sahnesi oldu...

#SeviyorumOnu! Vatanım Sensin'den Kalplerimizi Fetheden Bir Bölüm Daha! - onedio.com
#SeviyorumOnu! Vatanım Sensin'den Kalplerimizi Fetheden Bir Bölüm Daha! - onedio.com

Rıza Bey resmen yıktı geçti! Lakin buna aşağıda değineceğiz. Şimdilik bölümün şampiyonuna hakkını vermekle başlayalım: Rıza Bey ve Misak-ı Milli sahnesi!

Bölüm hiç hız kesmeden, Cevdet'in sinir harbiyle başladı: Cevdet artık hainin kim olduğunu biliyor.

Açıkçası bu gerçeği öğrendiği an için daha dramatik bir sahne bekliyorduk lakin öyle bir ortamdaydı ki, yine adeta bir sınavın içerisinde buldu kendisini.

Bir an gerçekten kontrolünü kaybedecek diye korktuk resmen. Sabrı taşmak üzere, çok çok az kaldı. Neyse ki söz konusu Cevdet olunca demir gibi iradesini unutmak olmaz. Yine dişini sıktı; lakin bu sefer çok sert bir intikam yemini etti. 

Artık mesele sadece vatan kurtarmak değil; aynı zamanda Tevfik'ten kişisel intikamını da alacak.

Tevfik'in düşüşü ise yakındır arkadaşlar!

Bu yorumu da sadece Cevdet'in edindiği malumatlar yüzünden yapmıyorum; Tevfik, daha düne kadar (Azize ile evlenene kadar) kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamdı. Lakin artık aşık olduğu kadın ile evli, hatta "aile babası" rolüne soyunmaya çalışıyor.

Hamilton'a nasıl da diş gösterdi mesela! Tevfik'ten beklenmeyecek bir hareketti! Çünkü artık Tevfik'in de yumuşak bir karnı var. İşte bu yüzden Tevfik'in düşüşü çok ama çok yakın. Ay hadi inş!

Zaten yükselen rütbesi ile beraber egosu da iyice şiştiği için, bir taraftan Azize'nin de pışpışlamaları eklenince, artık Tevfik için kerizlenme zamanı!

Azize ilk başta hiç beceremese de (sonuçta her hissi suratına yansıyan, içi dışı bir kadın) yavaş yavaş rol yapmayı ve ajanlığı öğreniyor. Kocasını sırtından vuranın Tevfik olduğunu bilerek, o da kocasıyla aynı intikam yemini etti. Allah be!

Önümüzdeki bölümlerde Tevfik'in sürünmelerini görüp bol bol içimizin yağlarını eriteceğiz, rahat olun!

Leon'un kurbanlık koyun gibi teslim olmuş, boşvermiş hali üzdü...

Lakin Leon'un bu halinde ince bir "rahatlama" da sezdik biz. Zira bu vicdanlı bir çocuk; artık kimseyi öldürmeyecek olmaktan -kendisinin ölecek olmasına rağmen gayet memnun. 

Yaşasa ya masum insanları öldürmek zorunda kalacaktı, ya da ailesini üzecekti; sevdiği kıza da zaten asla ama asla kavuşalamayacaktı. Hani bu çocuk ölmek istemesin de ne yapsın?! Yalnız ve güzel Leon!

Vasili... Daha önce Leon'un hayatı için orduya ve ülkesine ihanet ederek Nazilli'den çekilen Vasili, bu defa Leon'dan vazgeçti.

Zira bu ihaneti "Yunan ordusuna" yönelik olarak değil, kendisine yönelik olarak gördü. Haksız da sayılmaz! Çünkü Leon'un daha ilk başta orduya katılma sebebi de babasıydı; Yunanistan değil! 

Yine de zaten ölmeyi bekleyen bir çocuğa böylesine psikolojik işkence yapması şaşırttı... Hayır yani, Türk çocuklarına bunu yaparken dahi bir sebebi vardı: Malumat almak! Kendi oğlundan ise sadece intikam almak istedi. Kötüsün Vasili...

Cevdet sen ne yüce gönüllü bir adamsın!

Burada gözyaşları sel!

Leon'un edebiyat ve sanat aşkından dolayı Türklerle nasıl da ortak bir alan bularak anlaşabildiğini görüyor musunuz?! Bunda Cevdet'in inceliği de elbette ki muazzamdı; bu çocuğunun kızına aşık olduğunu bal gibi de biliyor! Üzerine vazife olmamasına rağmen bu ezik büzük duran çocuğa iki dakikada "baba şefkati" nedir, gösterdi!

"Dostumuzla beraber yaralanır kanarız."

Her nefeste aşk ile yaradanı anarız. 

Erenler meydanına vahdet ile gir de gör. 

Kırk budaklı şamdanda kırkımız bir yanarız.

Hacı Bektaş-i Veli'nin dizeleri tüylerimizi diken diken etti. Dizide yeniden vurgulandı: Felsefesi, sanat ve aşk kurtaracak bizi!

Cevdet ve Leon'un dizinin ilerleyen bölümlerinde de muhteşem sahneler çıkaracağına eminiz. Abisini evlatlık aldı, Leon'u da alır!

Kenara not alın: #CevLeon 'u! :)

İki kız kardeş ne zaman böyle bir patlama yaşayacaklar diyorduk. Hilal'in tokatladığı insanlar listesine Yıldız da girdi.

Zira Hilal, öfke konusunda Yıldız'a pek benzemiyor. Yıldız gibi sakin kalıp ince ince düşünüp hesaplayarak harekete geçmiyor. Taktik maktik yok, çat çat çat! Vallahi dövdü ablasını!

Gerçi öfkesi saman alevi gibi; birkaç sahne sonra hemen affetti, "senin artık bir kardeşin yok!" diye gider yapmasına rağmen...

Çünkü bu iki kız birbirilerini gerçekten çok seviyorlar.

Şimdi izninizle "ben demiştim!" demek istiyorum! Çünkü ben demiştim!

"Yıldız'ın hemen günahını almayın; Mehmet de yapmış olabilir, çünkü kalbi kırıldı!" demiştim. Haklı da çıktık nitekim. Şimdi herkes soruyor, "Mehmet böyle bir hareketi nasıl yapar, Yunan ile nasıl muhatap olur?!" diye... Şahsi görüşüm şu yönde: Bu Leon meselesi, Mehmet için vatan ile alakalı bir mesele değil. Gönül ile, duyguları ile alakalı. Mehmet, Hilal'e baya baya yangındı, hatırlarsanız. Bu yüzden "aşkta her yol mübah" diye düşünmüş olmalı. Bu gördüğümüz Mehmet, asker Mehmet değil! Aşık Mehmet!

Yıldız yapmadı evet, çünkü Yıldız küskün!

Yıldız herkese küstü; Yunan'a da, Türk'e de... Dolayısıyla "ne haliniz varsa görün" diye düşünüyor ve kendine tek başına bir yol çizmeye çalışıyor. Leon meselesinde de masum olduğunu söylemedi çünkü bu aile üyelerinin kanında feci bir İNAT var. 

Ayrıca Yıldız, evet, sevilmeyen bir karakter ama tek başına o öfkeli ve linççi heriflerin karşısına geçip "sana ne?! Size ne?!" diye atar yapması muhteşem değil miydi ya? Ben Yıldız'ın bu yönüne bayılıyorum şahsen.

Lütfen, kendi halkı tarafından bile hırpalanan Yıldız, Stavro ile iş birliği yapmasın. Duy bizi, sevgili senarist!

Haftalardan beri beklenen sahne nihayet geldi: #YılKe çifti nihayet yüzyüze!

Artık gayet açık! Yıldız da Ali Kemal'e feci aşık. Neden mi şimdiye kadar açık etmedi? Leon'u ihbar edenin kendisini olmadığını söylememesiyle aynı sebepten! İnattan! Artık ikisi de birbirini biliyor. Ali Kemal'in "yanımda dur" cümlesine, "ne sıfatla?" cevabını veriyor örneğin. Durum vahim!

Ayrıca bu ikilinin arasındaki kimya fena, çok fena! Hilal ve Leon'u sollayabilecek kadar hem de! Aradaki fark: #HiLeon, milliyet farkı olmasa gül gibi geçinip gidebilecek, gayet iyi anlaşabilecek uyumlu bir çiftken, #YılKe her daim kavga edecek ve buna rağmen asla birbirlerinden vazgeçemeyecek, tutku ve ateş dolu bir çift! İleride Yıldız ve Ali Kemal'i ağzımız açık izleyeceğiz, görün siz! Asıl dramayı onlar yaratacak!

Hilal'i imkansız aşkların adamı olarak Ali Kemal'den başka kim daha iyi anlayabilir ki?! :)

Yine de kızcağızın üzerine fazla gitti bence. Hilal alt tarafı "Leon ölmesin" diye diretiyordu. Evlenmek, beraber olmak için falan değil! Ayrıca hiç de kendisinden ve davasından ödün vermedi. Çok gittiler Hilal'in üzerine, çok!

Zaten bu bölümde Hilal'i hiç olmadığı kadar pasif ve ağlak gördük. O kendisini tanıyamıyordu, biz de onu tanıyamadık! Duyguları Hilal'i esir alıyor!

Veronika'nın da jetonu nihayet düştü!

Toplamda iki Türk kızı tanıyan oğlunun, Yıldız'a değil Hilal'e aşık olduğunu nihayet anladı. Ve açıkçası tam da bu noktada Veronika'nın yüce gönlünü gördük. Kadın devleşti:

Hilal'i oğlunun başına gelenlerden dolayı suçlamak bir yana dursun, aksine sevgiyle sardı sarmaladı, "demek onun sevdiği sensin" diye... Ah ya!

E bunlar sevgili oldu artık!

#HiLeon bir hayaldi ve gerçek oldu :) Bariz sevgililer artık! Fakat öyle bahtsız sevgililer ki, en sık buluştukları yer bu nezarethane. 😢

Bu sahnede ne olduğunu kaçırmış olanlar olabilir, derhal açıklayalım: Veronika'nın ayarlamasıyla Leon'u ziyarete giren Hilal, Leon'a Veronika'nın verdiği mini kereste/anahtar gibi bir şeyi teslim etti...

Fragmanda yüreğimizi ağzımıza getiren sahne de Azize'nin kaçırılmasıymış!

Hilal'e de yazık ya! Bir taraftan sevgilisini öldürüyorlar, ablası linç ediliyor, annesi kaçırılıyor... Of!

Azize'nin kaçırılması ise "kızlarda yatıya kalma" tadında güzel bir geceyle sonlandı :)

Ayrıca bir kere daha: Demet Evgar! ❤️

Kara Fatma nasıl da tuttun kendini öyle ya... Azize'nin o hayranlık duyduğu "kumandan"ın Cevdet olduğunu bilmemesi, bilmeden aynı intikam yeminini etmesi, aynı çetede birlikte savaşıyor oldukları gerçeği... Öyle güzel ki!

"'Vatanım sensin' derdim ona"...

"Kadın başınıza ne yapıyorsunuz?!" diyen Tevfik'e cezasını bu kadınlar çetesi verse ne güzel olur!

Peçesiyle suratını kapatan Kara Fatma rolü için o koca mavi gözleriyle Demet Evgar'dan daha iyisi olamazmış gerçekten! Bu sahnede yeniden hatırladık. Dosta güven, düşmana korku saçan pörtlek gözleri! ❤️

"Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez!"

Ve işte bölüme damgasını vuran sahne! 

Rıza Bey'in "ihanetten geçtim de geldim" itirafı, oğlunun kendisini seve seve feda etmesi, her şeye rağmen -Hamilton, Yunan ordusu ve padişah desteğine rağmen yenilmeyen halk iradesi... Ne muhteşem bir sahneydi! 

Rıza Bey nasıl da kürsüde devleşti!

Cevdet'in "Bu milletin kaderi değişecek. Olacak. Biz kazanacağız!" iddiası! İnancı! Bu bölüm de kalbimizi umutla ve gururla doldurdu!

Bir taraftan da Vasili, diziyi İçerde'ye çevirmeye kalktı.

Leon, aslanlar gibi, nasıl da reddetti! 

Resmen "sevmek suçsa, cezamı idam isterim" dedi.

Veronika...

Sert tavırların ardına gizlediği hassas kalbi daha çok dayanamadı. Sadece oğlu için yaşayan Veronika, kendi varlığının oğlu için sadece bir engel, ağırlık olacağının farkındaydı. İşte bu yüzden kendisini öldürdü. Oğlu için kendisini feda etti. 

Çok ince ruhlu kadındı. Rahat uyu, Veronika.

Leon ise tahmin ettiğimizden daha sert bir karakter kırılması yaşadı...

Artık gitmek, kaçmak niyetinde değil. Kaçamayacağını biliyor. 

Bence Leon kuvvacılara katılacak; lakin babasının ajanlığını yapmak için değil! Annesinin intikamını babasından almak için!

Anne, vatandır... Leon annesini kaybetti ve Hilal'e geldi. Bir "Vatanım Sensin" diyen de Leon olacak...

Ah ya...

Çok güzel bir aşkın başlangıcı bu! Bir bitiş ve başlangıç...

Dobralığın için de ayrıca teşekkürler, Kara Fatma!

Demet Evgar, anladığımız kadarıyla, diziye şimdilik veda etti. Lakin giderken de hepimizin içini rahatlatarak Azize'ye Cevdet'in hain olmadığıyla ilgili bir ipucu vererek!

Azize, Cevdet'in hain olmadığını anladı mı?

Aynen böyle, Azize'nin Kara Fatma'nın arkasından baktığı gibi biz de ekrana bakakaldık!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yagmur-ates2

bence Veronika Dimitri olayı çözülmeden ölmez ölürse baya saçma olur çünkü

lazi-bozo

Kirya veronika öldü mü ya izlemiyordum ne zamandır:(

yagmur-ates2

intihar etti ama öldü mü göstermediler tam

raven.

Normalde televizyonda dizi izlemeyen biri olarak her perşembe izlediğim dizi. Rıza Bey'in o sahnesini gözlerim dolu dolu izledim. Yıldız ve Yılke konularında katılmıyorum. Hele de Yılke nin Hileonu sollayacağı hakkında, o kısmı okurken kahkaha attım :) Çünkü yıldız konak, para, güç uğruna Leonla nişanlanamadığı için hala pişman sırf insanlar sempati duysunlar diye de Mehmet gibi bir karakteri Stavroya Leonu ihbar ettirerek harcadılar.

kayra-umut-miralay

su ozetler de olmasa yerli diziler 3 saat giy giy giy hic cekilmez

ryuzaki

Ay bence bu azize kesin anlamadı ya 😓

Başlıklar

'İçerde'AleviAşkİdamYunanistananneaşkkadınlarsevgililer
Görüş Bildir