Aradığınız Tüyo Ayağınıza Geldi: Kısıtlı Bir Bütçeyle Her Daim Şık Görünmenin Sırlarını Açıklıyoruz!

-
Abone ol

Kapitalist ellerde şık görünmek adeta bir lükse dönüştü, beğenilen her şey cep yakar bir hal aldı. Oysaki şıklık, pahalılık demek olmadı hiçbir zaman. Biz bu oyunu bozmaya geldik a dostlar! 😌

Kısıtlı bir bütçeyle her daim şık görünmenin püf noktalarına biraz yakından bakalım...

Eldeki imkanlarla, kısıtlı bütçemizle şıklığın kitabını yazabilecek tüyolardan demirbaşı: Ruj 💄

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, birçoğumuz evdeki makyaj sepeti rengarenk rujlarla dolu kızlar. 

Zaman, büyük heveslerle alınıp kenara atılan o tüm rujları değerlendirme zamanı. Belki çok makyaj yapmayı sevmiyor olabilirsiniz, belki sadelikten yana bir insansınız ve belki de ruju fazla abartılı buluyorsunuzdur. Ancak tüm sadeliğinizi ve sıradan kombininizi ortaya çıkarıp üzerinizde adeta şıklık havası estirecek en basit şeylerden biri ruj.

Sıkı topuzlar, dağınık topuzlar, balerin topuzları... Biraz da topuzların gücüne inanalım!

Salınmış saçlarınızı biraz toplamaya ne dersiniz? Sımsıkı topuzlar halihazırda giydiklerinizi ortaya çıkarmak, duruşunuza bambaşka bir hava katmak için etkili bir yöntem.

Kendinizi tanıdığınız kadar dolabınızı da tanıyın.

Çünkü herkesin dolabı aslında bilinmediklerle doludur. Zamanında görüp aldığınız ve hiç giymediğiniz kıyafetler, kuytu köşelere atılmış takılar ve daha neler neler... Onları oldukları yerden bir çıkarıp hepsini gözünüzün önüne serin zira hiç ummadığınız parçaları, her daim giydiklerinizle birleştirerek yeni kombinler ortaya çıkarabilirsiniz.

Ceketsiz olmaz, ceketsiz olmaz...

Şıklığın anahtarlarından biri kesinlikle ama kesinlikle ceketler. Kot, deri, nubuk, blazer ve daha birçok modeliyle ceketler her zaman hayat kurtarıcı. İçine bir elbise ya da beyaz sade bir tişört ve kotla eskilerden kalmış herhangi bir ceketinizle yeni bir şıklık yaratmak pek de zor değil.

Hem daha şık hem daha bakımlı hissetmenin en basit yollarından biri, kendi başınıza harikalar yaratabileceğiniz tırnaklardan geçiyor.

Meseleyi tek seferliğe mahsus çetrefilleştirmenin zamanı geldi: Dolabınızda yalnızca bir tane, hayat kurtaran bir elbiseniz olsun!

Diyeceksiniz ki, "bir sürü var ama kurtarmıyor, nasıl olacak bu iş?" Genellikle sağda solda denk geldiğimiz ve fiyatını uygun bulduğumuz türlü elbiseyi almak gibi bir huyumuz var ancak onun yerine şöyle bir rota ilerlemek en doğrusu. Belli bir süre, bir şeyler almayı kesip kenara ufaktan -sizi çok yıpratmayacak- paralar atın. Ve en sonunda oldukça kaliteli, sade ve tek renk (aynı zamanda desensiz) bir elbiseye yatırım yapın. Bu elbiseyi evdeki farklı renkte ayakkabı, ceket (veya ceketsiz) ve takılarla uzun yıllar ilk defa giyiyormuş gibi kullanmanız mümkün olacak.

İkinci el kıyafet dükkanlarına herkes aşina ancak bu alışkanlığı telefon uygulamalarından kurtarıp Balat gibi yerlerdeki dükkanları köşe bucak aramak daha ideal.

Uygulamalar, Instagram hesapları iyi hoş ancak dükkan dükkan gezerek, elinize alıp bakarak daha sağlam hazineler keşfedebileceğinizi unutmamakta fayda var.

Aksesuar konusunda zamansız parçalara yatırım yapmayı ihmal etmeyin.

Günden güne birçok (ve bir o kadar acayip) aksesuar modeli çıkarıyorlar ancak bir hevesin ardından hepsi dolabınızın, çekmecenizin en ücra köşesine yerleşiveriyor. Madem ki meselemiz hem tutumlu hem şık olmak; aksesuar alışverişleri yaparken zamansız parçalara yatırım yapmanın geleceğe yatırım yapmak olduğunu unutmayalım.

Her zaman her şeyle gidebilecek, şıklığın garantisi olan renklere dolapta öncelik vermek gerek!

Desenler ve ara renkler çoğunlukla aklımızı çelse de uzun vadede kullanışlı olduklarını söylemek pek de mümkün değil.

Renklerden konu açılmışken dolabınızda her daim beyaz bir gömlek veya bluz bulundurun.

Her şeyle ama her şeyle sizi tamamlayabilecek yegane parçalardan biri. Hem şık hem spor, hem de yerine göre klasik!

Kafanızın çok karışık olduğu, giydiklerinizin gözüne bir türlü şık görünmediği bir günde siyah bir monokrom stili deneyin.

İşe yaramaması İMKANSIZ.

Tüm bunların yanında en önemlisinin temizlik, bakım...

Ve özgüven olduğunu unutmayın!

Çünkü olay kıyafette değil, onu giyen insanda bitiyor. 💋💜

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bmo

çok güzel tavsiyeler. ancak bir şey aklıma takılıyor, 22 yaşına geldim, bugüne kadar 1 kere bile "wow çok aniden aşşırı süslenip bir yere gitmem lazım hemen dolabımdan acil durum elbisemi çıkarayım" durumum olmadı, sanıyorum ki bu pek çok kişi için de öyle. bence bu little black dress furyası ile başlayan bir kandırma methodu, her gün kapınıza prensler gelip monaco'da yemeğe davet etmiyorsa, farkında olmadan birdenbire üniversiteden mezun olmuyorsanız tamamen gereksiz bir ihtiyaç. şık elbise yerine gezmek daha mantıklı.

hic-iste

27 yaşındayım benim de öyle bir durumum olmadı. Aynen katılıyorum size :)

apollonia-corleone

20 yaşındayım sanırım bir tek alakasız akrabaların düğünlerinde yaşadım o durumu bir tane var 6 senedir kullanıyorum bir şey de olmadı dümdüz siyah bir şey

cherry-patates

27 Yaşındayım (28'e çok az kaldı -_-), kesinlikle çok doğru bir tavsiye kızlar sakın "ameeen nolcak yeaa" demeyin! İş toplantısı, birinin kınası, birinin düğünü, sempozyum kokteyli, birinin ikinci veledinin diş partisi, birinin aşırı şaşalı nişanı... Daha sayayım mı? Güvenin bana özellikle siyah renk bir elbise ceketle yelekle her şeyle kombinleyip türlü türlü yerlerde giydim. Geçenlerde bir arkadaşıma bak hepsi aynı elbise diye fotoğrafları gösterdim fark etmemiş bile. Elbise de Zara yani öyle Vakko falan değil. Zamanında 300'e almıştım benim için elbise maksimum 90 tldir fazlasını vermem. O yüzden pahalı kulvarında ama hep de hayatımı kurtardı minnoş şey. Güvenin bana çok doğru bir tespit! Öpüyorum sizi. :)

Görüş Bildir