Americano İsmi Nereden Geliyor?
Her sabah bir kafeye girip ya da ofise girer girmez 'Bi' Americano alayım' diyoruz ama aslında bu kahvenin çıkış hikayesi tam bir komedi. İtalyanların sert espressosuyla Amerikan askerlerinin damak tadı birbirine girince ortaya nasıl bir dünya markası çıkmış, gel beraber bakalım.
Savaşın ortasında bir lezzet arayışı başladı.
Hikayemiz bizi 1940’lara, İtalya’daki Amerikan askerlerine götürüyor. Savaşın ortasında, evini özleyen Amerikan askerleri sabahları o bildikleri, koca kupa filtre kahvelerini içmek istiyorlar. Ama karşılarına ne çıksın? İtalya’nın o meşhur, sert mi sert, küçücük bardaktaki Espresso’su!
İtalyan espressosu askerlere ağır geldi.
Amerikan askerleri, kendi ülkelerindeki o su gibi akan filtre kahvelere alışıktı. İtalya'da karşılarına çıkan o küçücük fincandaki espresso, onlara göre kahveden ziyade bir 'zehir' gibiydi. Bu kadar yoğun ve acı bir tadı sabahları koca kupa içmeye alışık bünyeler haliyle bu sertliğe bir türlü alışamadı.
Kahveyi seyreltmek için su eklendi.
Askerler bu sertlikle başa çıkamayınca pratik bir çözüm buldular: Espressoyu alıp üzerine bolca sıcak su eklediler. Bu hareketle hem o keskin tadı kırdılar hem de kahvenin miktarını tam istedikleri gibi koca bir kupa boyutuna getirdiler. Böylece o tanıdık, yumuşak içimli Amerikan tarzı kahveye en yakın lezzeti yakalamış oldular.
İtalyan baristalar duruma isim koydular.
Kahve konusunda aşırı hassas olan İtalyan baristalar, o güzelim yoğun espressonun suyla 'mahvedildiğini' görünce gözlerine inanamadılar. Sürekli su isteyen askerlerle hafiften dalga geçmek için bu karışıma bir isim taktılar. İtalyanca 'Amerikan usulü' anlamına gelen 'Caffè Americano' diyerek bu yeni tarzı tanımladılar.
Alay konusu olan isim markalaştı.
Aslında ilk başta 'Amerikalı işi işte' diyerek biraz küçümsemeyle söylenen bu isim, hiç beklenmedik bir şekilde tuttu. Amerikan askerleri bu adı hiç garipsemediler, aksine her gittikleri yerde 'Bana bir Americano' diye sipariş vermeye başladılar. Zamanla bu ifade bir alay konusu olmaktan çıkıp tüm dünyadaki menülerin başköşesine yerleşti.
Filtre kahve ile farklar netleşti.
Pek çoğumuz hala 'E bu bildiğin filtre kahve değil mi?' diye soruyor olabilir, ama aslında çok farklılar. Filtre kahve yavaş yavaş süzülerek demlenirken, Americano basınçla hazırlanan espressonun suyla buluşması. Bu yöntem sayesinde espressonun o karakteristik aroması ve üzerindeki hafif krema dokusu hala fincanın içinde gizli kalır.
Dünya bu pratik lezzeti çok sevdi.
Savaş bittikten sonra askerler evlerine döndü ama Americano kültürü Avrupa’da ve Amerika’da hızla yayılmaya devam etti. Hazırlanmasının pratik olması ve damak tadına kolayca hitap etmesi, onu üçüncü dalga kahvecilerin de vazgeçilmezi yaptı. Bugün dünyanın en ücra köşesindeki bir kafeye bile gitseniz, menüde bu savaş hatırasını mutlaka ilk sıralarda görürsünüz.
Hikayesi olan lezzetler bir başka!
İşte her yudumda tadını aldığımız o Americano, aslında evini özleyen askerlerin ve onlara biraz tepeden bakan İtalyan baristaların ortak mirasıdır. Bir dahaki sefere kupanızı elinize aldığınızda, bu küçük tarihi yolculuğu hatırlayın.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın